Gün Yüzüne Çıkarılan Tarih

Değerli dostlarım, ilçem Ula’da yapılan yatırımlar ile yapılması planlanan yatırımlar hakkında kısa kısa da olsa paylaşım yapmaya bugün de devam edeceğim.  Zira Ula ilçemiz adeta kaderine terk edilmiş, Muğla merkez ilçeye ( Menteşe) yakınlığı avantaj gibi görünse de çok yönlü bakıldığında dezavantaj a dönüşen, başka bir deyişle arada sıkışan bir yerleşim merkezi haline dönüşmüştür.

Burada bir anekdot paylaşmak istiyorum. 2016 yılları idi. Ula ilçemin tek kubbeli camisi olan Yeni Koçarlı Camisinin önünde ıhlamur ağacı vardır. Yaz günü idi. Bir takım dostlarımla ıhlamur ağacının altında otururken, baba ve oğul geldi ve yanımıza oturdular. Yabancı oldukları belli idi. Gelen baba hemen lafa girerek bizlere buralı mısınız dedi. Evet dedik buralıyız. Oğlum üniversite imtihanını kazandı ve buradaki (Ula ilçesi) yüksek okula geldik. Gelmeden önce de haritadan baktık, çok sevinmiştik. Batıda, denize yakın, gelişmiş bir yerleşim yerine gidiyoruz diye dediler. Ama geldik gördük ki, burası hakikaten bir ilçe merkezi mi diye kendi kendilerine sormuşlar ve bize de aynı soruları sordular.  Bizler evet dedik, burası bir ilçe ve merkezi de burası.  İstanbul Zeytinburnu ilçesinden geldiklerini ve hayal kırıklığına uğradıklarını söylediler baba ve oğul. Bizler de katıldık dedik ki, burası böyle kaldı. Hakikaten böyle kaldı kaderine terk edildi ilçem Ula.

Rahmetli Belediye Başkanımız İsmail Akkaya Beyefendinin bir sözünü hiç unutamam. Ağabeyler ben Ula’nın bir ilçe merkezi olduğunu insanlara anlatmaya çalışıyorum. Burasının bir ilçe olduğunu yeniden tüm kamu kurumlarına izah ediyorum demiş idi. Mekanı Cennet olsun.

Hakikaten 2019 yılında yapılan yerel seçimlerde kazandı belediye başkanlığını, Hiç durmadı duraksamadı. Koştu koştu, oldukça yüklü hem yatırımlar aldı hem de ileriye dönük topluma faydalı olan projelerin alt yapısını antlaşmalarını imzaladı. Ömrü kısa imiş, iki buçuk yıl çalıştı adeta Ula’nın çehresini değiştirdi diyebiliriz. Allah rahmet eylesin.

Yerine meclis içinden Mimar Mühendis Özay Türkler Beyefendi kardeşim Ula Belediye Başkanı olarak görevi devraldı ve başarı ile yürütüyor. Oldukça manidar projelere de imza atıyor.

Geçen yazımda bahsetmiştim. Bizim Ula’nın tarihi, sosyal ve kültürel geçmişi vardır. Kendi kendime şu soruyu sormadan edemiyorum. Neden geçmiş belediye başkaları bu işlere eğilmemişler, neden ilgilenmemişler diye soru soruyorum ama cevap yok. Sağdan olsun soldan olsun belediye başkanlarının hepsini Ula ilçesine neden neden daha fazla kafa yormadılar diye sorguluyorum. Ama nafile, geldiğimiz nokta belli.

Belediye demek sadece çöp toplamak, kaldırım taşı döşemek, yandaş olan ya da partidaş olan kişilere göre imar düzenlemesi yapmak, yollara beton dökmek olmadığını öğrendik ama yıllar geçti.

Önceki Valimiz sayın Orhan Tavlı Beyefendi İlçem Ula’yı ve Belediye Başkanımız Sayın Mimar Mühendis Özay Türkler’i çok severdi.  Ula ilçesinde bulunan antik dediğimiz kazıların başlatılmasına vesile oldu.

Ula ilçemin Batısında Okkataş diye bir mevkii vardır. Orada Thera Antik kazılar başlatıldı. 250 dönümlük bir arazi üzerinde kazı çalışmaları sürüyor. Burada teknik/antik terimleri kullanmayacağım, Ula Belediye Başkanı Sayın Özay Türkler teknik bir kişilik olmasını da katarak önderlik etti ve kazı çalışmaları ham Ula’da Okkataş (Thera) hem de Akyaka da kale bozuntusu denilen mahallede kazı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor. Bugünler de mahalli seçim hazırlıkları da başlatıldı. Ula Belediye Başkanlığı olarak yaptıkları yatımlar ile yapacakları yatımları kapsayan çok güzel bir kitapçık hazırlamış.

Google amcadan sordum, Idyma Antik Kenti hakkında kısa da olsa aşağıdaki bilgiyi verdi. Hazırlanan kitapçıkta da var.

“Idyma Antik Kenti, günümüzde Muğla ili, Ula ilçesi, Akyaka beldesi sınırları içinde kalmaktadır. Kentin Azmak kıyısında Bizans Dönemi’ne tarihlenen bir kale yapısı yer almaktadır. Idyma Akyaka Kale Kazısı çalışmalarında sarnıç sistemi, ana kapı girişleri, kuleler ve farklı fonksiyonlarda kullanıma sahip mekanları kapsayan kale mimarisini oluşturan öğelerden kalenin inşa ve kullanım evrelerini gösteren seramik buluntuları ele geçmiştir. Idyma Kalesi’nin modern seyyah ve araştırmacıların da belirttiği üzere Roma Dönemi yerleşim alanının üzerine kurulduğu ve kentin bu bölgesinde yerleşimin 8. yüzyıla kadar devam ettiği Roma Dönemi’ne tarihlenen İtalyan, Kıbrıs ve Doğu Sigillataları ile Afrika, Foça Kırmızı Astarlı seramikleri, Knidos kökenli ve yerel/bölgesel kökenli seramikler üzerinden kanıt bulmaktadır. Seramik buluntular yapının bulunduğu alanın Roma Dönemi’nde kullanımını göstermesi ve kronolojiye bağlı olarak kentin ticari ilişkiler kurduğu merkezlerin değişimini göstermesi açısından da önemlidir.”

Thera Antik kazı hakkında da şöyle bir bilgi var.

Denizden 800 metre yüksekteki, yöredekiler tarafından Okkataş adı verilen tepenin güney yamacında yer alan antik kent, akropolisi çevreleyen iç sur ile yerleşim alanını tepe yamacında sınırlayan bir dış savunma duvarına sahip. Akropolis zirve kısmında Kybele tahtı olarak tanımlanabilen bir kaya anıtı, tapınağa ait olabilecek bir temel kalıntısı ile sarnıç olabilecek harçlı duvarlara sahip iki yapı kalıntısı bulunduruyor. Tepenin güney bitimindeki düzlük kısım, kentin agorası ve agorada yer alan ve kaçak kazıcılar tarafından büyük oranda tahrip edilmiş olan bir eksedra yapısı kazılarak açığa çıkartıldı. Agoranın batısındaki doğal kaya yükseltisinin güney yamacında tiyatro yer alıyor. Oturma sıraları anakayadan işlenmiş, büyük oranda tahrip edilmiş olan tiyatro şu an için zorlukla görülebilir durumda. Tiyatronun batısındaki terasta yer alan kısmen görülebilir durumdaki bir yapı kalıntısı anakayaya işlenmiş giriş basamakları ile oldukça dikkat çekici ve muhtemelen idari bir yapı ya da tapınak. Kentin güney yamacının orta kısmında destek duvarının büyük bölümü korunmuş durumda bir teras üzerinde, daha sonradan kiliseye dönüştürülmüş bir tapınak yapısı yer alır.

Bu kazılarda toplam 300 civarında gencimiz çalışmaktadır. İş sahası olarak değerlendirmek, iş sahası olarak tanımlamak belki çok doğru değil ama ortada bir gerçek var, bu saklı duran saklı kalmış olan antik kentleri gün yüzüne çıkararak sonraki nesillere aktarmak ve turizm gelirlerine destek vermek ayrıca alkışlanacak bir çalışma diye nitelendirmek doğru olur.

Hoşçakalınız. Sağlıcakla kalınız…