Yaşanan bu tablo, 1983 yılından bu yana kaydedilen en uzun süreli düşüş serilerinden biri olarak ekonomi tarihine geçti. Yatırımcılar "Altın artık güvenli liman değil mi?" sorusunu sorarken, ABD'li finans devi Wells Fargo ve Barclays gibi kurumlardan piyasanın yönünü değiştirecek kritik analizler geldi.
BRENT PETROL ALTININ ÖNÜNÜ KESTİ
Altın fiyatlarını baskılayan temel unsurların başında, ABD dolarının küresel ölçekte güç kazanması ve yükselen tahvil getirileri yer alıyor. Normal şartlarda jeopolitik krizler altını beslese de, bu kez makroekonomik baskılar savaş haberlerinden daha baskın hale geldi. Özellikle Orta Doğu’da tırmanan gerilim nedeniyle Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik aksamalar, Brent petrolün varil fiyatını 105 doların üzerine taşıdı. Enerji maliyetlerindeki bu sıçrama, dünya genelinde enflasyon korkularını yeniden tetikledi.
DEV BANKALARIN "SABIR" REÇETESİ: 2026 SONUNDA YENİ ZİRVE BEKLENTİSİ
Ekranlardaki karamsar tabloya rağmen dev yatırım bankaları, altına olan güvenini yitirmiş değil. Wells Fargo tarafından yayımlanan güncel raporda, mevcut geri çekilmenin kalıcı bir çöküş değil, sağlıklı bir "taktiksel alım fırsatı" olduğu vurgulandı. Banka analistleri, merkez bankalarının fiziki altın talebinin devam etmesi ve önümüzdeki süreçte dolar endeksinde yaşanabilecek olası bir gevşeme ile altının yeniden şahlanacağını öngörüyor. Wells Fargo’nun 2026 yıl sonu projeksiyonunda ons altının 6 bin 100 ile 6 bin 300 dolar aralığına ulaşarak tarihi bir rekor kıracağı tahmini yer alıyor.
ANALİSTLERDEN "FIRSATI DEĞERLENDİRİN" ÇAĞRISI
Altın piyasasındaki volatiliteyi (oynaklığı) yorumlayan Barclays stratejisti Ajay Rajadhyaksha da benzer bir iyimserlik içinde. Rajadhyaksha, enflasyon dinamikleri ve jeopolitik belirsizliklerin altını orta vadede desteklemeye devam edeceğini belirterek, fiyatlardaki bu geri çekilmenin uzun vadeli portföy oluşturmak isteyenler için "altın değerinde" bir fırsat sunduğunun altını çizdi.