Gitti Kötekli'nin Güzelim Gülibrişimleri

Abone Ol

Geçen yıl Eylül ayında ilk kepçe vurularak Kötekli’de hafriyata başlandı.

Vaktiyle yapılmayan su tahliyesi için güzel bir işe başlanmıştı…

Hatırlayanlar vardır… Devrant Geçidi tarafında yere düşen yağmur, kampüste önce dere oluyor; C kapısı çıkışında ise neredeyse göl oluyordu. Oralarda doğru-dürüst su tahliyesi yapılmadığı için, gençler kampüse girip-çıkarken suya batıyorlardı. Sonra insaf sahibi güvenlik görevlileri, kulübede oturdukları iki sırayı su birikintisinin üzerine koydu ve öğrenciler kapıdan sıralar üzerinden geçerek çıktı. Tabii bu manzarayı görür de espriyi yapıştırmaz mıyız: “Üniversitede sıra’t köprüsü” diye bir sosyal medya paylaşımı yaptım. Basın da çok sevdi ve “sıra’t köprüsü”nü kullandı. (Helal ü hoş olsun…) Bunun üzerine zamanın üniversite yönetimi orada su birikmemesi için tedbirler aldı. Şimdi C kapı’da su birikmiyor ama o su Kötekli’ye inip ışıklarda göl oluşturuyor. Zaman zaman gençler “Belediye bot seferi düzenlesin” diye oranın görüntüsünü paylaşıyor.

Tabii Kötekli’de yağmur suyu sadece orada dert değil; mahallenin tamamında bir su birikme sorunu var. Demek ki, 2010 yılında başlayan yeniden yapılanma esnasında, su giderleri için yeteri kadar tedbir alınmamış ki 15 sene her tarafı su bastı. 2009’da Kötekli’ye belediye el atmış ve iş makinaları ile yolları dümdüz etmişti ama bir türlü yol kaplama işine girişilmediğinden öğrenciler bir iki sene çamurla boğuşmuşlardı. Hiç unutmam 2011 Ocak ayında bir grup üniversite genci küçük bir eylem düzenlemiş ve “Kötekli çamur Gölü Balesi, Kötekli Zeybeği Nasıl Çıktı?” gibi sempatik gösterilerle, Kötekli’nin çamuruna dikkat çekmişti de Osman abi, ertesi hafta ihale ve işleyişle ilgili levhalar asmıştı Kötekli’ye…

Sonra işler düzeldi… Sokaklar asfalt veya parke taşı ile kaplandı ama bu defa Devrant Geçidine düşen yağmur asfalt ve parke yoldan hızla Kötekli’ye indi ve yollarda yürümek imkânsız hale geldi…

AĞACA SAYGI İLE BAŞLANDI

İşte bu olumsuzluğu gidermek için Eylül 2025’te iş levhaları asıldı. İş maliyeti ve fiyatı ilan edildi…

Ne yalan söyleyeyim, yollardaki su birikmelerinin önüne geçileceğini zannetmiştim başta ama kazın ayağı öyle değilmiş: Kötekli’nin bir ucundan bir ucuna tünel inşa edilip alt yapı buraya yerleştirilecekmiş ve bu tünel ile sokaklar su birikmelerinden kurtarılacakmış. Bu duruma kim sevinmez ki… Kötekli’yi nitelikli olarak kullanan hepimiz sevindik. Tabii her hafriyat, yanında ağaçlara zarar vermeyi de getirdiğinden, en başta o zamanın Park-bahçeler Müdiresi Ebru Akın’ın büyük bir heyecan ve özenle 2013 yılında yollara diktirdiği güzelim gülibrişimlere, erguvanlara ve akasyalara zarar verilmesini de yazımızda dile getirdik.

Hafriyat Yoğurtçu Parkı’nda da başlayınca sayın belediyemizin ağaç kurtarma operasyonuna şahit olup sevindik. 3 ağaç toprağı ile birlikte Kötekli kent Lokantası’nın yanına nakledilmişti. (Maalesef bu ağaçlar kurudu.) Sevgili yöneticilerimizin bu hassasiyeti karşısında çok mutlu olmuştuk. Âdetâ “Ağaçlara saygı duyuyoruz. Dalına-yaprağına zarar gelmeyecek” havasında fotoğraflar çekildi. Biz de hafriyat esnasında ağaç telefatı olmayacağı düşüncesiyle müsterih olduk… Tabii güvenden dolayı rahat davranıp hafriyatı takip etmedik…

VE GÜLİBRİŞİMLER YOK EDİLDİ

Keşke etseymişiz…

Yoğurtçu Parkındaki 3 ağacın nakli ile bizler rahat rahat durup yurtların oraya hiç bakmazken (zaten yol kapalıydı), Kötekli Gençlik Parkı ile 112 Acil İstasyonu arasındaki sağlı sollu bütün gülibrişimler yok edilmiş. “Yok edilmiş”… Bir yere nakledilmemiş… Bildiğiniz kesilip-köklenip yok edilmiş. Bende neredeyse bütün ağaçların fotoğrafları var. Çünkü uygun mevsimde ve gülibrişimler çiçek açtığında, akşamüstü yürüyüşlerimi ben hep bu ağaçların altında yaptım. Harika şekli, diriltici gölgesi ve mis gibi kokusuyla yürüyüşümüze ayrı bir estetik kattı o ağaçlar…

Bazılarının fotoğraflarını sosyal medyamda paylaştım ama Google Earth’ten bakıp görebilirsiniz. Sıtkı Koçman Caddesinin bu kesiminde iki taraftaki kaldırımlarda kırkar tane kadar gülibrişim vardı. 13 yılda güzel bir kıvama gelmişlerdi. Maalesef Eylül 2025’te başlayan yol yapımı esnasında bunların hiç birisi kalmamış. Yazık etmişler o güzelim ağaçlara…

“Efendim; yeniden ağaçlandırırız…” falan denecek. (Bir de ağaçlandırmasaydınız bari.)

Tamam… Ağaçlandırılır ama 13 yılda bir kıvama gelen ağaçların tekrar aynı kıvama gelmesi için bir 13 yıl daha gerekir. Peki ben 13 yıl yaşayacak mıyım? Benim feryadım bencillik amaçlı değil; kaybolan seneler içindir.

Yazık oldu gülibrişimlere!...