Gazze’ye Giden Tekneler, Protokole Takılan Vicdan…

Abone Ol

CHP İL DE SAHİP ÇIKAR MI?!

Dünkü yazımın ara başlıklarından bir buydu; ‘CHP İl De Sahip Çıkar Mı?’ …

CHP Muğla Milletvekili Av. Gizem Özcan’a, kendisine atılan iftira karşısında CHP Muğla İl Başkanlığı’nın sahip çıkmaması, söz söylemesi söz konusu bile olmaz. Ama belli de olmaz…

Bunu bu köşeden kaç kere söyledim bilmiyorum, ben yazılarımı her gün gazetemizin yazı işlerine saat 16.00 da teslim ederim. Başta CHP olmak üzere bazı kişi ve kurumlar bunun ya farkında değiller ya da çok da umurlarında değil…

Ben yine de önceki gün saat 16.00’da CHP Muğla İl Başkanlığı’nın Basın WhatsApp paylaşımına baktım, ama bir şey yoktu. Ne yalan söyleyeyim fırsatı ganimet bilir gibi, ‘CHP İl De Sahip Çıkar Mı?’ ara başlığını attım.

Dün CHP İl Başkanlığı’nın bu konuda açıklaması olduğu uyarısını yapanlar oldu. Meğer CHP Muğla İl Başkanlığı’nın paylaşımı o gün saat 16.26 da partinin Facebook sayfasından yapılmış, şöyle:

Muğla Milletvekilimiz Gizem Özcan’a yönelik hiçbir ahlaki sınır tanımayan kirli iftiraları ve haysiyet cellatlığını şiddetle kınıyoruz. Siyaseti hizmet üretmek değil, çamur atmak ve kumpas kurmak sanan bu yozlaşmış anlayış, bugün bir kez daha karşımıza çıkmıştır. Kendi karanlık ajandalarına meze arayanlar, gerçeklerin sarsılmaz gücü karşısında mahcup olmaya mahkumdur. Bu saldırılar sadece Sayın Gizem Özcan’a değil; Onun şahsında Türk kadınına, Muğla halkının iradesine ve onurlu siyaset anlayışına yapılmıştır. Muğla İl Başkanlığı olarak Milletvekilimizin onurlu duruşunun yanındayız ve bu alçakça kurguların hukuk önünde hesap vermesi için sürecin takipçisi olacağız.

Açıklama dün saat 15.59 da Basın WhatsApp gurubunda da yapıldı…

*

GÜNDEM HEP YOĞUN

Dün Muğla’da gündem oldukça yoğundu.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanları Özgür Özel’in kararı ve talimatlarıyla başlayan “Sahaya ve Meydanlara Çıkma” programı çerçevesinde dün Muğla CHP örgütleri CHP İzmir Milletvekili ve CAO Kültür ve Turizm Politika Başkanı Seda Kaya Ösen'i ağırladı.

Ösen, CHP Marmaris İlçe Başkanlığı, Marmaris Belediye Başkanlığı ve Ticaret Odası'nı ziyaret etti Ziyaretler arasında Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi ile Kültür ve Sanatevi ziyareti de vardı.

Çin Büyükelçisi Jiang Xuebin önceki gün de Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ı makamında ziyaret etmişti.

Ziyarette Büyükelçi Jiang, Valilik Şeref Defteri’ni imzalayarak başta turizm olmak üzere iki ülke arasındaki ilişkileri daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etmişti. Vali Dr. Akbıyık ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti dile getirirken, Muğla’nın doğal, tarihi ve kültürel zenginlikleri hakkında bilgi verip, özellikle Çin’den gelen turist sayısının artırılmasını arzu ettiklerini kaydetmişti…

Bir de Girit Adası açıklarında İsrail Deniz Kuvvetlerinin sabote ettiği Küresel Sumud filosu Gazze Seferi için dün Marmaris’ten demir aldı. Akdeniz’e açılan 54 tekneden oluşan filoda 70 ülkeden Yönetim Kurulu Üyeleri Dr. Imane el Makhloufi, Said Abukeshek, Sümeyra Akdeniz Ordu, Ko Tinmaung ve Nathalia Maria’nın bulunduğu 500’e yakın aktivist yer alıyor…

*

Evet iki gündür Çin Halk Cumhuriyeti Ankara Büyükelçisi Jiang Xuebin Muğla’daydı.

Büyükelçiye ev sahipliği yapan Muğla Büyükşehir Belediyesi, Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yılı kapsamında düzenlenen etkinlikte diplomasi, kültür ve sanatı bir araya getirdi. Büyükelçisi Xuebin’in katıldığı programda iki ülke arasındaki dostluk, kültürel iş birlikleri ve kardeş şehir ilişkileri vurgulandı. Program kapsamında yöresel ürünler ve Çin çayı ikramı yapılırken, Muğla’nın kardeş şehri Leshan Belediyesi ve Muğla’yı tanıtan fotoğraf sergisinin açılışı gerçekleştirildi. Etkinlikte milli marşlar okundu.

Günümüzde şehirlerin yalnızca ülkeler arası ilişkilerin izleyicisi olmadığını vurgulayan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, kentlerin kültürel diplomasi, sürdürülebilir kalkınma, turizm ve teknoloji alanlarında önemli rol üstlendiğini ifade etti. Muğla’nın sahip olduğu doğal, tarihi ve kültürel değerlerle Akdeniz’in önemli merkezlerinden biri olduğuna dikkat çeken Başkan Aras, “Muğla; 13 ilçesi, 1484 kilometrelik kıyı uzunluğu, antik kentleri, doğal zenginlikleri, tarımsal üretimi ve turizm potansiyeliyle Türkiye’nin dünyaya açılan en özel kentlerinden biridir.” diye konuşmuş…

*

54 TEKNE UĞURLANDI

Muğla gerçekten de Akdeniz’den Dünyaya açılan önemli bir kapı… O kapıdan dün Gazze için, insanlık için, vicdanların sesi olarak Küresel Sumud Filosu Akdeniz’e açıldı…

Uğurlamada Marmaris Kaymakamı Nurullah Kaya vardı. Marmarisliler vardı… Turistler uğurlamayı ilgiyle izledi… Elbette Dünya Basını da oradaydı… Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık Malatya’da olduğu için katılamadı. Gözler ise Muğla Milletvekillerini, siyasi parti yöneticilerini ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ile Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü’yü aradı…

Tabii meşgullerdi. Doğu Türkistan politikaları tartışmalı Çin Halk Cumhuriyeti’nden konuklarını ağırlıyorlardı…

Marmaris’te dün aynı gün iki farklı fotoğraf vardı. Birinde Gazze’ye insani yardım götürmek için yola çıkan 54 teknelik Küresel Sumud Filosu ve aktivistlerin aileleri, Gazze dostları, Siyonizm karşıtları vardı. Elbette İçlerinde doktorlar, aktivistler, insan hakları savunucuları, farklı ülkelerden, farklı dinlerden, farklı siyasi görüş sahiplerinden gönüllüler…

Diğerinde ise CHP’nin “Marmaris Sahası”ndan görüntüler, Muğla’da gerçekleştirilen diplomatik temaslar… Çin Halk Cumhuriyeti’nin Türkiye Büyükelçisi Jiang Xuebin’in katılımıyla düzenlenen ziyaretler, kültürel iş birliği mesajları, kardeş şehir ilişkileri ve turizm odaklı görüşmeler…

İki fotoğraf da meşruydu belki. Ama siyasette bazen mesele ne yaptığınız değil, neye öncelik verdiğinizdir…

*

Aslında iki gelişme de kendi içinde olağan. Bir yerel yönetimin uluslararası diplomatik temas yürütmesi de doğal, Gazze’ye yönelik insani yardım girişimlerinin kamuoyu oluşturması da…

Ancak siyaset yalnızca yapılan işlerden değil, verilen sembollerden de oluşuyor.

Tam da bu nedenle, 54 tekneden oluşan Küresel Sumud Filosu Marmaris’ten Gazze’ye doğru uğurlanırken Muğla Büyükşehir Belediyesi ve Marmaris Belediyesi’nin görünür bir şekilde sürecin içinde yer almaması dikkat çekti. Çünkü Türkiye’de özellikle son yıllarda yerel yönetimler yalnızca altyapı hizmetleriyle değil, toplumsal ve uluslararası meselelerde aldıkları pozisyonlarla da değerlendiriliyor. Depremlerden çevre mücadelelerine, kadın haklarından uluslararası krizlere kadar pek çok konuda belediyeler artık yalnızca “yerel yönetim” aktörü değil; aynı zamanda siyasi ve vicdani mesaj üreten kurumlar olarak görülüyor.

Nitekim daha geçenlerde Muğla Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde “Muğla COP-2026 İklim Değişikliği 2. Yerel Taraflar Konferansı” gerçekleştirildi. Konferansta, iklim değişikliğiyle mücadelede yerel yönetimlerin, sivil toplum kuruluşlarının ve uluslararası paydaşların ortak çalışmaları ele alındı. Yerel ve Uluslararası Paydaşlar aynı masada yer aldı. Avrupa Birliği Delegasyonu Sivil Toplum, Temel Haklar, Yargı ve İç İşleri Bölüm Başkanı Jean Barbe’nin de katıldığı programa Avrupa Birliği Delegasyonu Bölüm Başkanı Christian Ballaro, ICLEI Avrupa Bölge Müdür Yardımcısı Ruud Schuthof da katılım gösterdi…

*

ÇİN HEYETLERİYLE GÖRÜŞMELER

Bu nedenle kamuoyunda oluşan soru basit ama önemli:

Gazze’ye doğru yola çıkan uluslararası bir insani yardım filosu uğurlanırken yerel yönetimlerin görünür destek vermesi beklenir miydi? Üstelik aynı günlerde belediye başkanlarının sosyal medya hesaplarında Çin heyetleriyle yapılan görüşmelerin öne çıkması, tartışma yaratmaz mı?

Burada asıl mesele Çin’le diplomatik ilişki kurulması değil. Türkiye ile Çin Halk Cumhuriyeti arasındaki ekonomik, kültürel ve diplomatik temaslar zaten devlet politikası düzeyinde yürütülüyor. Yerel yönetimlerin turizm, yatırım ve kültürel iş birlikleri geliştirmesi de kendi görev alanları içinde değerlendirilebilir. Ancak eleştirilerin merkezinde başka bir konu var:

Çin’in Uygur Türklerine yönelik politikaları uzun süredir uluslararası insan hakları örgütlerinin raporlarında ağır eleştirilere konu oluyor. Batılı ülkelerden bazıları bu politikaları “insan hakları ihlali” ve “sistematik baskı” olarak tanımlıyor.

Türkiye’de ise Doğu Türkistan meselesi hem milliyetçi hem muhafazakâr çevrelerde toplumsal hassasiyet oluşturan başlıklardan biri olmayı sürdürüyor…

*

MESELE SADECE FİLO UĞURLAMASI DEĞİL…

Hal böyle olunca kamuoyunda oluşan algı şu soruya dönüştü:

Gazze konusunda sembolik dayanışmanın öne çıktığı bir atmosferde, aynı anda Çin’le verilen sıcak diplomatik kareler nasıl okunmalı?

Bu soru yalnızca Muğla’ya özgü de değil.

Türkiye’de siyaset giderek daha fazla “semboller”, “fotoğraflar” ve “görünürlükler” üzerinden okunuyor. Kiminle yan yana durulduğu, hangi etkinliğe katılım gösterildiği ya da hangi konuda sessiz kalındığı artık doğrudan siyasi mesaj olarak değerlendiriliyor.

Bu yüzden mesele sadece bir filo uğurlaması değil.

Mesele, yerel yönetimlerin küresel vicdan tartışmalarında nasıl pozisyon aldığı… Ve toplumun, seçilmiş yöneticilerden yalnızca hizmet değil, ahlaki görünürlük de bekleyip beklemediğidir.

Marmaris Limanı’ndan ayrılan tekneler belki Gazze’ye ulaşacak, belki yeniden engellenecek.

Ancak geride bıraktıkları tartışma şimdiden Türkiye siyasetinin güncel sorularından birini görünür hale getirmiş durumda:

Bir yönetim için bazen en güçlü mesaj, katıldığı program değil; katılmadığı program olabilir mi?

--------------- --------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bazen öyle diplomalı insanlar görüyorum ki, içimden bu kadar cehalet ancak eğitimle mümkündür. --Vedat Türkali