Sonra şöyle devam etmiş:
"... Bahattin Gümüş ile sürekli görüşüyoruz. Bakın Bahattin Gümüş o ruhsatı vermek zorunda. Vermeyebilir de gerekçe gösterir. Ben Çevre ve Şehircilik'e giderim. 60 günde ruhsatımı keserim ama Çevre ve Şehircilik, Gümüş hakkında suç duyurusunda bulunur. Ruhsatı vermek ya da vermemek keyfi bir şey değil. Bahattin Gümüş 'Biz odalardan vize istiyoruz' dedi. Biz 2021 Mart ayında ruhsatı içeri verdik. Bahattin Gümüş, odalara gönderdi. Mimarlar Odası benim ruhsatımı 7 ay kendinde bekletti. Hukuken böyle bir şey yapamaz. Ben aradan bir 4 ay geçince Temmuz gibi geldim Bahattin Gümüş'e, bakın siz bunu göndermişsiniz, bu adam keyfi olarak göndermiyor böyle bir hakkı yok ben şimdi suç duyurusunda bulunacağım dedim. 'Cemal bey biz kimseyle kötü olmak istemiyoruz, rica ederim' dedi. Biz de tamam dedik. İkimizinki de iyi niyet. Bir oda 7 ay bir ruhsatı bekletemez. Mimarlar odası da çekinceli olarak imza atmış, sen teknik olarak uygun mu değil mi ona bakarsın. Biz 7 aylık süreçte de Mimarlar Odasından randevu istedik, vermediler."
xx xx xx
Sayın Karakurt sürekli Bahattin Gümüş ile görüştüklerini ve ruhsat sürecini neden anlatmış anlayamadım. Ama ruhsat süreci ile ilgili anlattıkları doğru. Bir belediye başkanı keyfi olarak ruhsat vermemezlik edemez. Bu tamam... Mimarlar Odası vize vermek için 7 ay bekleyebilir mi, ne kadar bekleyebilir, beklerse ne olur bilemem. Ancak Menteşe Belediyesi yapı ruhsatını geciktirebilirdi... Belediyenin ruhsat biriminden ruhsatların kaç günde değil, kaç ayda çıktığını müteahhitler, inşaat sahipleri biliyor... 2022 Ocak ayının son günlerinde " Menteşe'de 16 yıldır yaptırılmayan çimento fabrikası yeniden davalık " diye yazmayan gazete kalmadı. Haberlerde şu ifadeler yer almıştı:
"ÇED (geçerlilik) süresinin dolmasına iki gün kala Menteşe Belediyesi'nin ruhsat verdiği çimento fabrikasına bölge halkı tepkili. Yürütmeyi durdurma davasına ek olarak ruhsat iptali davası da açılacak..."
Bu şu demek; ÇED Raporlarının bir geçerlilik süresi var. Süre dolunca raporun yeniden çıkarılması gerekiyor. Onca ay bekleyen belediye iki gün daha neden beklememiş olabilir?
Mimarlar Odası vize verirken şerh koyabilir mi koyamaz mı onu da bilmiyorum, ama ruhsat veren, üstelik seçimlerde meslek odalarına " Sizden onay almadan hiçbir şey yapmayacağız " diyen bir belediyenin o " şerhi " dikkate alması gerekmez miydi?
xx xx xx
Dünkü yazımı " Ama ÇED'de sorun var... " diyerek şöyle noktalamıştım:
"Mahkeme kararı ile iptal edilen Ado Çim A.Ş. ÇED Raporu ile Çevre Bakanlığı'nın onayladığı Muğla Çimento A.Ş. ÇED Raporu aynı rapor olabilir mi? Ki ÇED Raporunun iptali için açılan yürütmeyi durdurma davasına o rapora dayanarak yapıp ruhsatı veren Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş'te 'müdahil' olmuştu... Acaba neden?"
Dün " O sorunun yanıtı sende var mı? " diye soranlar oldu. Sorunun yanıtı ben de yok. Ancak Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Muğla İl Müdürlüğü köylülerin açtığı dava sonucu iptal edilmiş olan Ado Çim A.Ş. ÇED Raporu ile bakanlıklarının onayladığı Muğla Çimento A.Ş. ÇED Raporunu yan yana koyup karşılaştırıp yanıt verebilir.
Herkes biliyor, gazeteler yazdı; Çevrecilerin ve Deştinlilerin Muğla 2. İdare Mahkemesi 'nde ÇED ile ilgili açmak istediği " yürütmeyi durdurma " talepli dava, mahkeme tarafından böyle bir " davanın açılabilmesi ile ilgili sürenin 2015 yılında sona erdiğ i" gerekçesiyle reddedildi.
Muğla 2. İdare Mahkemesi 'nde reddedilen davaya, Menteşe Belediye Başkanı Bahattin Gümüş , bu 2015 'i biliyor ve " Nasıl olsa mahkeme bu davayı açmaz " diye müdahil olmuş olabilir mi?
Yanıtı en çok merak edilen soru da şu;
"Çimentoculara yapı ruhsatı vermek için 2 gün daha bekleyemeyen bu belediye Muğla 2. İdare Mahkemesi'nde açılmak istenen davaya müdahil olurken, ÇED'de eksikler bulduklarını gerekçe gösterirken, o 'eksikler' nedeniyle 2015'den önce bu davayı neden kesmemiş olabilir?"
Sokaktaki vatandaş merak ediyor...
xx xx xx
Muğla Çimento A.Ş. Başkanı Cemal Karakurt adını vermeden AK Parti Muğla Milletvekili Yelda Erol Gökcan 'ın TBMM 'de yaptığı konuşmadan söz ederken, " AK partili bir milletvekili bizi mecliste topa tutunca, 'Allah Allah bu onların da adamı değil' dediler. Biz hiç kimsenin adamı değiliz. Biz sanayiciyiz. " diyor.
Yine şaştım... Bence sayın Karakurt kendisini kim bilgilendiriyorsa o kişiyi gözden geçirmeli... Çünkü Muğla 'da kimse Muğlalıların istemediği, ama yapılmakta olan Çimento Fabrikası ile ile ilgili " hukuksuz " demediği gibi, kimse de Karakurtailesi ile ilgili " filancanın adamı " demiş değil... Sayın Karakurt " Sık sık Bahattin Gümüş ile görüştüğünü " söylüyor. Allah muhabbetlerini arttırsın da acaba bunları Başkan Gümüş' ten duymuş olabilir mi?
Gerçekten de Muğla 'da kimsenin kendilerini topa tuttuğu da yok. Herkes Başkan Gümüş 'ü topa tutuyor. Milletvekili Gökcan 'da TBMM genel kurulunda gündem dışı konuşmasında Başkan Gümüş 'ü topa tutup, " Ruhsatı iptal edin, ÇED'i iptal edelim " demişti...
İktidarın vekili böyle dediğine göre, demek ki ÇED'in iptal edilebilirliği var...
xx xx xx
Muğla Çimento A.Ş. Başkanı Cemal Karakurt gerçekten ilginç biri olmalı. İfadeleri ile şaşırtıyor. Yine çıkan haberlere göre, " Fabrikanın kurulması ile ilgili yasal ödemeler dışında belediyeye herhangi bir ödeme, bağış asla yapmadım. Hakikaten çok düzgün bir adam (Bahattin Gümüş). Görebildiğim en temiz adam. Bugüne kadar ne belediye için ne de bir başkası için bize ağzını açmadı. " da demiş...
Bu ne şimdi? Belediyeye yatırılan " ruhsat harcı " dışında ne parası yatırılabilir ki?!
Gazeteci olarak bizim duymadıklarımızı sayın Karakurt duymuş... Dediğim gibi o "duyuranı" gözden geçirmeli. Kimse o atla arpayı dövüştürür...
Sayın Karakurt sonra da " Bakın biz Muğlaspor'a sponsor olduk ya, yemin ederim belediyeden hiç kimse bizi Muğlaspor'a yönlendirmedi. 'Buraya sponsor olun' demedi. Ben geçen yıl buraya ruhsat alırken Bahattin Gümüş ile belediye çalışanları 'Muğlaspor'un maçı var, grupta kalmaya çalışıyoruz' dediler. Böyle takımlar belediye üzerinden geçinir. Her yer de bu böyle. İçimden dedim ki Bahattin Gümüş, Muğlaspor için benden para isterse vereceğim. O bir istese ben iki vereceğim dedim. Çünkü adam, temiz adam. Dönüp benden bir lira para istemedi. Sadece, beni Ali Çakır diye bir arkadaş aradı, numaramı kim verdi sana dedim, 'Abi ben bir yerden buldum' dedi. Ne istiyorsun benden dedim, telefonda sponsor oldum ona. " diye devam etmiş...
xx xx xx
Vallahi fesuphanallah...
Gerçeği söylemek gerekirse gerçekten herkes " Muğla Çimento'nun Muğlaspor'a sponsor olmasına kim veya kimlerin vesile olduğunu " merak ediyor. Ancak bu konuda kimsenin Başkan Gümüş 'ü eleştirdiği, suçladığı filan yok... Herkes CHP 'ye yakışmayan işler yaptığı gibi, genel başkanını dinlememesine kızıyor...
Sayın Karakurt , Başkan Gümüş 'ün ne kabahati var Allah aşkına... Karakurt ailesinin de kabahati yok... Kabahat Muğlaspor'u size muhtaç edenler de...!
Hem dediğiniz gibi, " Bunların çimentoyla ne alakası var ya? "
Ha bu arada hafta sonunda Muğlaspor 'un Tirespor FK ile karşılaşması vardı. Formasının göğüs sponsoru kim olursa olsun, Muğlaspor bildiğimiz gibi... 5-0 yenilmiş. Belki de formanın göğsündeki fil amblemi uğurlu gelmemiş olabilir... Ya Muğla'ya da uğurlu gelmezse?
xx xx xx
Benim bir anlayamadığım da; gerçekten Bahattin Gümüş ruhsat vermemiş olsa Muğla Çimento A.Ş. gider Menteşe Belediyesine ödediği ruhsat harcından çok daha az harç ödeyip, hemen ruhsatı alıp şimdiye kadar çimento ihraç etmeye başlayabilirdi. Muğlaspor 'a da sponsor olmazdı...
Muğla Çimento neden Menteşe Belediyesi'ni tercih etmiş olabilir?
Neyse biraz soluk alalım. Muğla Çimento A.Ş. Genel Müdürü Barış Kılınç 'ın bilgilendirmesine de daha sonra bakarız...
-------------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Arkamda bıraktığım köprüleri yıkarım ki, ilerlemekten başka çarem kalmasın. --Fridtjof Nansen
BUNLARI;
Dün 10 Ekim'in Dünya Ruh Sağlığı Günü olarak kutlandığını; DUYDUNUZ MU?
ÇİVİ
Arkadaşım "Hafta sonu tatili üç gün olsun. Diyeceğim bu kadar" dedi.
Beni Bi Gülmek Aldı:)))