Obezite İçin Hangi Tedavi Yöntemleri Uygulanıyor? İşte Detaylar
Obezite, her yıl milyonlarca insanın hayatını kısaltıyor ve kronik hastalıklara davetiye çıkarıyor. Peki bu sessiz salgına karşı nasıl bir yol izlenmeli? İşte uzmanların önerdiği obezite tedavi yöntemleri…
<p>Obezite, günümüzde gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerin karşı karşıya olduğu en önemli sağlık sorunlarından biridir. Dünya Sağlık Örgütü’ne göre obezite, sağlığı bozacak ölçüde vücutta aşırı yağ birikmesi olarak tanımlanır. Normal şartlarda yetişkin erkeklerde vücut ağırlığının %15-18’i, kadınlarda ise %20-25’i yağ dokusundan oluşurken; bu oran erkeklerde %25, kadınlarda %30’un üzerine çıktığında obezite ortaya çıkar. Enerji dengesizliği bu sorunun temel nedenidir. Günlük alınan enerjinin harcanandan fazla olması, yakılamayan kalorilerin yağ olarak depolanmasına ve obeziteye yol açmaktadır. Özellikle modern yaşamın getirdiği hareketsizlik, beslenme alışkanlıklarının bozulması ve teknolojinin günlük aktiviteleri sınırlaması obezite riskini artırmaktadır.</p>
<p><a href="hamlegazetesi.com.tr/foto/26121185/obezite-salgini-buyuyor-obezitenin-nedenleri-ve-etkileri" target="_blank" rel="noopener">Obezite hakkında detaylı bilgi almak için tıklayın</a></p>
<p>Obezite, artık yalnızca fazla kilo sorunu değil; yaşam süresini kısaltan, diyabetten kalp hastalıklarına kadar birçok kronik rahatsızlığa zemin hazırlayan küresel bir sağlık krizi. Uzmanlara göre tedavi süreci sadece diyetle sınırlı değil; beslenme, egzersiz, davranış değişikliği, ilaç ve cerrahi yöntemleri kapsayan uzun soluklu bir mücadele gerekiyor.</p>
<p>Obezitenin oluşmadan önce önlenmesi, tedaviden çok daha büyük önem taşımaktadır. Korunma süreci özellikle çocukluk çağında başlamalıdır çünkü çocukluk ve adölesan döneminde gelişen obezite, yetişkinlikte obezite riskini artırmaktadır. Bu nedenle ailelerin, okulların ve sosyal çevrenin dengeli beslenme ve düzenli fiziksel aktivite konusunda bilinçlendirilmesi şarttır. Obezite tedavisi ise bireyin kararlılığını ve sürece aktif katılımını gerektiren, uzun soluklu ve süreklilik isteyen bir uygulamadır. Hastalığın birçok faktöre bağlı olması, tedaviyi karmaşık hale getirmektedir. Bu nedenle obezite tedavisinde hekim, diyetisyen, psikolog ve fizyoterapistten oluşan bir ekip çalışması gereklidir.</p>
<p>Obezite tedavisinin temel amacı, bireyin gerçekçi bir vücut ağırlığı kaybı sağlaması, obeziteye bağlı morbidite ve mortalite risklerinin azaltılması, dengeli beslenme alışkanlığının kazandırılması ve yaşam kalitesinin artırılmasıdır. Araştırmalara göre, vücut ağırlığının 6 ayda %10 oranında azaltılması, obezitenin yol açtığı birçok sağlık probleminin önlenmesinde büyük fayda sağlamaktadır. Obezite tedavisinde uygulanan yöntemler genel olarak 5 ana grupta toplanmaktadır ve bireyin ihtiyaçlarına göre farklı kombinasyonlarla uygulanmaktadır.</p>
<p>Obezite tedavisinde tıbbi beslenme (diyet) tedavisi temel ve anahtar bir rol oynamaktadır. Bu tedavi ile amaç, bireyin vücut ağırlığının boy uzunluğuna göre olması gereken düzeye (BKİ = 18.5 – 24.9 kg/m²) indirilmesidir. Ancak diyet programlarının kişiye özel olması gerektiği unutulmamalıdır. Başlangıçta belirlenen hedefler, bireyin ideal kilosu olabileceği gibi, idealin biraz üzerinde de olabilir. Uygulanan zayıflama diyetleri, mutlaka yeterli ve dengeli beslenme ilkeleri ile uyumlu olmalı; bireye doğru beslenme alışkanlığı kazandırarak bu alışkanlığın sürdürülebilirliği sağlanmalıdır. Ayrıca vücut ağırlığı istenilen aralığa ulaştığında yeniden kilo alımının önlenmesi ve verilen kilonun korunması tedavinin en önemli aşamalarından biridir.</p>
<p>Egzersiz tedavisi, obezite tedavisinde tek başına kesin kilo kaybı sağlamasa da yağ dokusunu ve özellikle karın bölgesindeki yağlanmayı azaltır, diyet sırasında görülen kas kaybını önler ve verilen kilonun korunmasına yardımcı olur. Yetişkinlere her gün en az 30 dakika orta şiddette egzersiz önerilir ve bu yaklaşık 200 kkal (840 kJ) enerji harcamasını sağlar. Egzersiz türü yürüyüş, günlük aktivitelerde artış veya direnç egzersizleri olabilir; haftada en az 5 gün uygulanmalı, günde 40-60 dakika tek seans ya da 20-30 dakika iki seans yapılabilir. Program bireye özgü, uygulanabilir ve yaralanma riskini en aza indirecek şekilde düzenlenmelidir.</p>
<p>Davranış değişikliği tedavisi, obezite kontrolünde yemek yeme ve fiziksel aktiviteye bağlı olumsuz alışkanlıkları azaltarak yerine sağlıklı davranışlar kazandırmayı ve bunların yaşam biçimi haline gelmesini amaçlar. Bu tedavi sürecinde birey; kendi kendini gözlemleme, uyaran kontrolü, alternatif davranış geliştirme, pekiştirme ve ödüllendirme, bilişsel yeniden yapılandırma ve sosyal destek gibi basamaklarla davranışlarını düzenler, böylece kilo kontrolünü sürdürülebilir hale getirir.</p>
<p><br />Obezite tedavisinde ilaç kullanımı, hafif ve orta derecede kilo fazlalığı olan bireyler için uygun değildir. Kullanılacak ilaçların güvenilirliğinin kanıtlanmış olması, obeziteye neden olan faktörlere uygun etki göstermesi, ciddi yan etkiler taşımaması, bağımlılık yapmaması ve mutlaka hekim tavsiyesi ile kontrolünde kullanılması şarttır. Tedavinin başarılı olabilmesi için ilaçların tek başına yeterli olmadığı, hastanın aynı zamanda tıbbi beslenme ve egzersiz tedavisini sürdürmesi ve düzenli doktor kontrollerine devam etmesi gerektiği vurgulanmaktadır.</p>
<p>Obezite tedavisinde cerrahi yöntemler iki grupta incelenmektedir. Bariyatrik cerrahide amaç, besinlerle alınan enerjiyi azaltmak için gastrointestinal sistemde emilimi kısıtlamaktır ve bu kapsamda bypass, gastroplasti, gastrik bantlama, gastrik balon gibi yöntemler uygulanmaktadır. Rekonstrüktif cerrahide ise vücudun belirli bölgelerinde biriken yağ dokuları cerrahi olarak çıkarılır, ancak bu daha çok estetik amaç taşır ve hasta beslenme ve yaşam tarzı değişikliklerini sürdürmezse yağ birikimi tekrar ortaya çıkabilir.</p>
<p>Obezite, günümüzde küresel boyutta en önemli halk sağlığı sorunlarından biri haline gelmiştir. Hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde her geçen gün obezite oranları yükselmektedir. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından Asya, Afrika ve Avrupa’nın 6 farklı bölgesinde yürütülen ve 12 yıl süren MONICA çalışmasında, yalnızca 10 yılda obezite prevalansında %10 ile %30 arasında artış olduğu saptanmıştır. Nitekim 2008 yılında dünyada 400 milyon obez birey ve 1,4 milyar fazla kilolu insan bulunurken, 2015 yılında bu sayı 700 milyon obez ve 2,3 milyar fazla kilolu kişiye yükselmiştir.</p>