Kendi evinin anahtarını eline almak için bankaların yolunu tutan vatandaşlar, karşılaştıkları yeni faiz tablolarıyla büyük bir şok yaşadı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 2.49 seviyelerine kadar inen oranlar, küresel çapta patlak veren krizlerin etkisiyle hızla yukarı çekildi. Piyasada şu an eski düşük oranları sunmaya direnen sadece dört banka kalırken, diğer finans kuruluşlarında oranlar yüzde 3 sınırını çoktan aştı.
KÜRESEL SAVAŞ VE PETROL KRİZİ BANKALARIN HESABINI BOZDU
Konut kredisi faizlerindeki bu ani patlamanın arkasında yatan temel sebep ise Türkiye'nin iç dinamiklerinden ziyade Orta Doğu'daki alevlenen savaş ortamı oldu. Amerika Birleşik Devletleri, İsrail ve İran üçgeninde yaşanan sıcak çatışmalar ve buna bağlı olarak petrol fiyatlarının inanılmaz boyutlara ulaşması, dünya genelindeki merkez bankalarını paniğe sevk etti. Faiz indirimine gitmesi beklenen küresel aktörler frene basarken, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası da enflasyonist baskılara karşı "sıkı para politikası" duruşunu koruyarak faizleri sabit bıraktı. Merkez Bankası'ndan beklenen indirim sinyalinin gelmemesi, ticari bankaların kredi musluklarını kısmasına ve maliyetleri anında yukarı çekmesine neden oldu.
EN DÜŞÜK FAİZİ VEREN SADECE İKİ KAMU, İKİ ÖZEL BANKA KALDI
Şubat ayında birçok banka konut kredisi faizlerini yüzde 2.50 bandında tutarken, Mart ayının son haftasında tablo tamamen değişti. Şu an sektörde ev alacak vatandaşın yüzünü güldürebilecek, nispeten uygun faiz veren yalnızca 4 banka bulunuyor. İki kamu bankası 120 ay vadeli kredilerde yüzde 2.49 oranını korumaya çalışırken, iki özel banka da yüzde 2.49 ile yüzde 2.55 arasında direniyor. Geriye kalan tüm bankalarda ise konut kredisi faiz oranları yüzde 2.63'ten başlayarak yüzde 3.00 ve üzerine tırmanmış durumda.
AYLIK TAKSİTLERE YANSIYAN 3 BİN LİRALIK AĞIR FATURA
Faiz oranlarındaki bu "ufak" gibi görünen artışların vatandaşın cebine yansıması ise oldukça ağır oluyor. Piyasayı yakından takip eden Gayrimenkul Uzmanı Mustafa Hakan Özelmacıklı, aradaki farkı somut bir örnekle gözler önüne serdi.
Özelmacıklı'nın hesaplamasına göre; 120 ay (10 yıl) vade ile 2 milyon lira konut kredisi çeken bir vatandaşın, eski oran olan yüzde 2.49 üzerinden ödeyeceği aylık taksit 52 bin 546 lira civarındaydı. Ancak faiz oranının yüzde 2.65'e çıkmasıyla birlikte aynı kredi tutarı için ödenecek aylık taksit 55 bin 401 liraya fırlıyor. Yani savaşın ve küresel krizin vatandaşa faturası, her ay cebinden fazladan 2 bin 855 lira çıkması anlamına geliyor.
YÜZDE 2'LİK FAİZ HAYALİ YIL SONUNA KALDI
Vatandaşların en çok merak ettiği "Kredi faizleri ne zaman yüzde 2 seviyelerine düşer?" sorusuna da yanıt veren Özelmacıklı, kısa vadede bir mucize beklenmemesi gerektiğini vurguladı. Faizlerin düşüş trendine girmesinin tamamen Orta Doğu'daki savaşın seyrine ve süresine bağlı olduğunu belirten uzman isim, yüzde 2'lik oranlar için en erken yıl sonunun işaret edildiğini söyledi.
Tüm bu zorlu finansman şartlarına ve yüksek faizlere rağmen gayrimenkul sektöründe talebin hala çok canlı olduğunu hatırlatan Özelmacıklı, konut fiyatlarında bir düşüş beklenmediğini, aksine maliyet enflasyonuna paralel olarak ev fiyatlarında yıllık bazda yüzde 30 civarında bir artış yaşanacağının öngörüldüğünü sözlerine ekledi.