Vahşikapitalizmin her şeyi paradan ibaret görmesi ve göstermesinden itibareninsanlıkta çok büyük bir "değer erozyonu" başladı. "Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler lafını adamın birisimit satarken söylemedi ki; meşhuuuur İskoçyalı ekonomist Adam Smith (1723-1790) dedi bu lafı. Elbette Türkçe söylemedi.Orijinali şu: "Laissez faire,laissez passer!..."
Deyiş o deyiş!.
Deme o deme!...
O günden bu güne özgürlük alanını genişletenpara, dileyenin dilediği şekilde yapması ve kazandığını da tüketimde bol bolkullanması için bir manivela oldu. Hayatın tek belirleyicisi para oldu; mertlikbozuldu.
Hayatın tek belirleyicisi para olunca, her şeyparaya göre ayarlandı ve işin en kötü tarafı, eğitim-öğretim bile paraya göreayarlandı. Bugün "kaliteli ve nitelikli bir insan olup toplumsal gelişmenin dekalitesini yükseltecek bir birey olmak için okullarda dirsek çürütmek" diye birşey yok. O kadar mektep-medrese okumanın tek gayesi var: meslek sahibi olmak.Mübarek okullar ve üniversiteler, nitelikli insan yetiştirme kurumları değil,İş ve İşçi Bulma Kurumu'na eleman yetiştirme kurumlarına dönüşmüş durumda. Heraşamadaki öğrenciler "Bilgiyi boş ver; bana diploma gerek" havasında gidiyor ookullara.
Eğitim-öğretim işinin özünün kaybolması,meslekî açıdan niteliksiz elemanla dolan bir piyasaya yol açmıyor sadece;hayatının merkezinde para olan bir insan tipolojisinin egemen olmasına da yolaçıyor. İşin içine para girince bütün insanî değerler rafa kaldırılıyor ve ilkrafa kaldırılan değer de her şeyin başı olan "erdem"dir. (Eskiden "fazilet"derdik.)
Başta kapitalizm olmak üzere dünyaya egemenolmak isteyen her sistem eğitim-öğretimde erdemi terk etti. Kapitalizm merkezeparayı koydu; komünizm ve faşizm de ideolojiyi. Kapitalist için en iyi insanparası en çok olan insan idi; komünizm ve faşizm için ise ideolojiye en inanmışmilitan en iyi insandı.
KATİLLER DE ÇOK İYİ EĞİTİM ALMIŞLARDI
Kapitalistler de ideolojistler de çok iyieğitim-öğretim almış insanlardı. Dünyaya yön verirken "Bırakınız yapsınlar,bırakınız geçsinler. Altta kalanın canı çıksın" diyen CEO'ların hepsi en iyiokullardan mezundur. Milyonlarca insanın katili olan Hitler ve adamları, gaz odalarını yapanlar çok iyi eğitim almışinsanlardı. Başta Türkler olmak üzere milyonlarca insanı katleden vesürgünlerde öldüren Stalin ve adamları çok iyi eğitim-öğretim almışlardı. DoğuTürkistan'da hâlâ Uygurlara zulmeden Çin yöneticileri ve eski lider Mao da eğitim-öğretimde kimseye pabuçbırakmazlardı.
Ama ne oldu?
Hepsi de milyonlarca insanın katili olaraktarihe geçtiler!...
Hepsi çok iyi bir tahsil hayatı geçirmişti amaokudukları okullarda sınıflara sadece öğrenci ve bilgi giriyordu; çünküsınavlarda sadece bilgi soruluyordu.
Modern zamanlarda ve özellikle kapitalizm veideolojizmin egemen olduğu dönemlerde, okullarda erdem'in e'si bile gündemegelmemiştir ve ne yazık ki bu pis süreçten bizler de etkilendik.
Şöyle bakın etrafınıza.
Bugüne kadar sistem size hep öğrettiğibilgileri sordu; hiç erdem sorusu soran oldu mu? Tabii, erdem sorulacak birsoru değil, bir hayat tarzıdır. O zaman soruyu değiştireyim: Hiç erdem yönünüzügöz önünde bulundurarak size iş verecek olan birini tanıyor musunuz? O kişiveya kurum sınav yaptığında bilgidışında neyinizi kontrol ediyor? Buna özel sektör de dahil. Neyinizi kontrolediyor?
Meslekî bilgi ve becerilerinizi,
Kurumda verimliliği arttırıp arttıramayacağınızı.
Ne devlet kurumu ve ne de özel sektör, sizinerdemli biri olup olmadığınıza bakmaz!... Oysa erdem her şeyin başıdır.Ahlakın, toplumsal barışın, insan kalitesinin, toplumsal kültür düzeyininbaşıdır erdem.
ERDEM, İLLÂ ERDEM
"Edep, illâ edep" dendiği gibi; "Erdem, illâerdem" demek gerekiyor ve mekteplerimizi sadece bilgi öğretilen kurumlar değil,erdemin de öğrenilip uygulandığı yerler olarak düşünmemiz şart.
"Gümbür gümbür gündemi olan Türkiye'de, erdemkonusu da nerden çıktı hocam?" diyecekleriniz olacaktır. Geçen hafta birpaylaşım grubunda İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Dekanı ve Elazığ'dandolayı da hemşehrim olan Prof. Dr. SayımYorgun hoca, bu sene yaptığı mezuniyet konuşmasının başında erdemlieğitim-öğretimi harika bir şekilde vurgulayınca, bu yazıyı yazmam şart oldu.
Sayım hocam, eğitimde erdem konusunuhatırlattığınız için çok çok teşekkür ederim değerli hocam.