Dünyamız...

İnsanoğlu geçmişini değiştiremiyor…

Ama geleceğini şekillendirme yeteneğini sahip insanoğlu.

Son 200 - 250 yılda Türkiye olarak çok acılar çektik…

Çok hatalar da yaptık.

Çektiğimiz acıların ve yaptığımız hataların temelinde İngiltere vardı.

MI6 İngiliz istihbaratı yaptığımız hataların işlenmesinde de çok büyük rol oynadı.

Türk ve Müslüman görünümünde birçok İngiliz ajanı altımızı oydular ve koca İmparatorluğu çökerttiler.

Sonunda da İngiliz Hükümeti, alfabesini, yasalarını, kıyafetlerini, düşünme biçimlerini ve yaşam biçimlerini bize dayattı.

Batı, bizi kontrol etmek için içimizden adamlar devşirerek kullandı/kullanıyor…

Gerçi 1945 yılından sonra İngiltere geri plana çekilip, vitrine ABD çıksa da İngiltere hala aklı ve tavrı ile gizli efendiliğini sürdürüyor.

Bizim Akdeniz, Avrupalıların Ortadeniz dedikleri üç kıtanın ortasındaki denize şöyle bir bakalım.

Akdeniz'in girişindeki Cebeli Tarık Boğazında İngiltere’nin toprağı var.

Akdeniz’in ortasındaki resmi dili İngilizce olan Malta, adeta AB içindeki İngiltere’nin bir casusu gibi hareket ediyor.

Doğu Akdeniz'deki Kıbrıs Adası’nın yüzde 3,5 toprağı İngiltere'ye ait.

Yani Akdeniz'in batısında, ortasında ve batısında İngiltere’ye ait silahlı kuvvetler bulunuyor.

Güney kutbundaki Fakland Adaları Arjantin Devletinin dibinde olmasına rağmen, İngiltere bu adalardan vaz geçmiyor.

Hatta bu adalar için, Arjantin ile nükleer bir savaşı bile göze aldı.

Kanada, Avusturalya, Yeni Zelenda gibi BM üyesi 17 ülkeyi genel Valiler ile yöneten de İngiltere'dir. 

Çin'i bugünkü haline İngiliz sermayesi ve teknolojisi getirdi.

Çin göbekten İngiltere'ye bağlı.

Bugün Hindistan'da 300 milyon insan İngilizceyi Londra aksanı ile konuşuyor ve İngiltere’ye yakın duruyor.

Londra Belediye Başkanı bile Hintli bir kişi.

İngilizler, 250 yıl işgal altında tuttukları ülkenin Baharat adını değiştirilerek, ülkeye "Hindistan" adını verdiler...

Hindistan Başbakanı Modi bugün tekrar Baharat adını almak istiyor, ama hala bu isteğini gerçekleştiremedi.

Tüm bu yazdıklarım İngiliz Hanedanının ne denli güçlü olduğunu göstermek için yazdım.

ABD'nin de ne kadar güçlü olduğunu yaşayarak görüyoruz.

Dünya efendiliği için İngiltere ile ABD arasında çok derinlerde müthiş bir kavga var.

Ukrayna, ABD’nin yardımı ile Rusya topraklarına saldırarak Rusya'nın karizmasının çizilmesine neden oldu.

ABD ile İngiltere müştereken kuzey denizi altından Rusya’dan Avrupa'ya ulaşan doğal gaz boru hatlarını devre dışı bırakarak AB'yi Dünya efendiliği yarışında devre dışı bıraktı.

Meydan ABD ile İngiltere kaldı.

Büyük kapışma doğu Akdeniz’de yaşanacak.

Biz de büyük kapılmanın tam ortasındayız.

ABD ve İngiltere bizi yanına çekmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Bir söz vardır "Benim aklım, senin aklını yener" diye.

İngiliz aklı, ABD aklını yenecek gibi geliyor bana.

ABD son 70 yılda Orta - Doğuda var iken, İngiltere 300 yıldır bu coğrafyada var ve yöre halklarının nasıl düşündüğünü ve zaaflarını çok iyi biliyor…

ABD ile İngiltere arasındaki efendilik savaşı iç politikamızı da yakından etkiliyor.

İçerideki politik kavgaları izlerken, hangi partinin hangi taraftan olduğuna dikkatle bakmak zorundayız.

Her iki tarafın medyada maaşa bağladığı yazar ve gazetecilerin olduğunu da hiç aklımızdan çıkarmayalım

Kavga çok büyük ve yeni dünya düzeni en az 100 yıl dünyamıza şekil verecek gibi gözüküyor.

Biz içeride cinayetler ile meşgul iken, çevremizde bunlar oluyor.

Aman dikkat…

Biraz da, "Çevremizde neler oluyor?" diye ona odaklanmamız gerekiyor…