Katolikdünyasının ruhani lideri Papa bu günlerde Güney Kıbrıs ile Yunanistan'ı ziyaretediyor.
Katolikdünyasının ruhani lideri Roma'da Vatikan'da oturur.
Yunanistanve Güney Kıbrıs ise, Hristiyan dininin Ortodoks mezhebine aittirler.
Ortodoksdünyasının ruhani lideri ise, İstanbul'da bulunan Fener Patrikhanesinde oturur.
Katoliklerve Ortodokslar birbirlerini hiç sevmezler.
PapaAtina'yı ziyaret ederken bir Ortodoks papaz Papa'ya "Sen birkâfirsin" diye hakaret etmiştir.
Tabiaraya korumalar girmiş ve Ortodoks Yunan papaz oradan uzaklaştırılmıştır.
Buiki Hristiyan mezhebi çok basit konularda ayrı düşmüşler, birbirlerine düşmanolmuşlardır.
Meselâ,vaftiz olayı.
Ortodokslarbir insanın vaftiz olması için bütün bedeninin yıkanmasını şart koşarken,Katolikler buna gerek olmadığına, bir insana su serpilmesi ile onun vaftizolduğuna, inanırlar.
Aralıkayındayız.
Katolikler,Aralık ayının 25 -26 gecesini Noel olarak kabul ederler.
Yani,Hz. İsa'nın doğum günü Noel olarak kutlanıyor.
Noelbaba, Hz. İsa'nın doğum gününde Hristiyanlara bilhassa çocuklara hediyelergetiren aziz bir papazdır.
Bizve Katolikler, Noel babanın, Antalya-Demreli olduğuna inanırız...
İstanbulmerkezli Ortodoks inancında olan Hristiyanlar ise, Noel babanın Kayserili azizVasilios (Vasil) olduğuna inanırlar.
Ortodoksdünyasının Noel'i 6 Ocak günüdür.
Hatta6 Ocak günü Haliç'in soğuk sularına haç atılır ve gençler bu haçı ilk çıkarmakiçin birbirleri ile amansız bir mücadeleye girişirler.
Hristiyanlarınpeygamberi sayılan Aziz Paulus, Tarsusludur.
İlkkilise Antakya şehrimizdedir.
Hristiyaninancı, MS. 325 yılında İznik'te toplanan "İznik Konsülü" kararı ileRoma İmparatorluğunun resmi dini olarak kabul edilmiştir.
İncil'debahsedilen 7 kutsal kilise Anadolu'dadır.
Bukiliselerden birisi Efes Antik Kenti'nde bulunmaktadır.
Bukiliseyi ziyaret edenler Hacı olmaktadırlar.
MeryemAna, Bülbül Dağı'nda bulunmaktadır.
AyasofyaCamii'ni yazmıyorum bile.
Buverileri daha çok uzatabilirim...
Uzunlafın kısası, İstanbul ve Anadolu Hristiyan dünyası için "KutsalTopraklar" olarak kabul edilir.
Bunedenler ile bu coğrafyada Müslüman olarak var olmak ve tutunmak çok zordur.
Bugerçeği tüm dünya bilirken, maalesef biz pek bilmeyiz.
Hattabu konular okullarımızda çocuklarımıza öğretilemez.
Sonra"Batı bizi neden sevmiyor? Biz onlara ne yaptık ki? Biz barış içindekardeşçe yaşamak istiyoruz, bizden ne istiyorlar?" diye yakınır dururuz.
Bucoğrafyada var olmamızın bir tek yolu vardır.
Oda, güçlü olmaktır, beraberlik içinde olmaktır.
Birbirimizinkusurlarını öne çıkararak, birbirimizle kavga ederek bu coğrafyada varlığımızıdevam ettiremeyiz.
Demokrasikurumunu da, birbirimizi yok ederek, birbirimize düşmemizi bekleyen Hristiyandünyasını sevindirmeden, kullanmak zorundayız.
Batınıninanç bağnazlığı bin yıl önce ne ise, bugün de hiç değişmeden devam etmektedir.
Siz,onların Laiklik, demokrasi ve özgürlük ninnilerine kulak asmayın ve kanmayın.
Buistekler, yalnız kendileri içindir.
Buişin ve batının tuzağına düşmenin pardonu yoktur.