Doğu Anadolu Bölgesi'nde son günlerde peş peşe kaydedilen depremler yurttaşlar arasında endişe yaratırken gözler bölgedeki aktif fay hatlarına çevrildi. Bingöl ve Malatya'da ölçülen depremlerin ardından yerbilimciler kırılma potansiyeli taşıyan alanları mercek altına aldı. Alanında uzman isimler Prof. Dr. Naci Görür ile Prof. Dr. Osman Bektaş, bölgedeki fayların durumunu inceleyerek tehlikenin boyutunu ortaya koydu. Uzmanların değerlendirmeleri, uzun zamandır sessizliğini koruyan Yedisu Fayı üzerindeki büyük riski bir kez daha gündeme taşıdı.
BİNGÖL VE MALATYA'DA PEŞ PEŞE DEPREMLER
Bölgedeki hareketlilik 26 Nisan günü Bingöl'ün Yedisu ilçesinde ölçülen 4,4 büyüklüğündeki depremle başladı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verileri depremin yerin yedi kilometre derinliğinde gerçekleştiğini kaydetti. Bu depremden yalnızca bir gün sonra Malatya'nın Battalgazi ilçesi art arda 3,9 ve 4,4 büyüklüğündeki iki depremle sallandı. Yaşanan bu durum, deprem kuşağında yer alan Türkiye'nin fay hatlarındaki mevcut riskleri yeniden tartışmaya açtı.
KAHRAMANMARAŞ DEPREMLERİ BÖLGEYİ ETKİLEDİ
Yerbilimci Prof. Dr. Naci Görür fay hatlarındaki enerji birikiminin levha hareketleriyle doğrudan bağlantılı olduğunu vurgulayarak son yaşanan depremlerin kaynağına ışık tuttu. Gelişen tektonik olayların 2023 yılında meydana gelen Kahramanmaraş merkezli büyük depremlerin bir sonucu olabileceğine işaret eden Görür şu ifadeleri kullandı:
"Faylar büyük ölçüde levha sınırlarıdır. Levha içinde de gelişirler. Levhalar dünyamızın kabuk parçalarıdır. Hareketlidirler. Birbiri boyunca uzaklaşma, yakınlaşma ve yanal hareketler yaparlar. Depremin olduğu yerler levhalar arası veya levha içi sürtünme noktalarıdır. Son zamanlardaki artış levhaların hareketini artıran 2023 Maraş depremine bağlanabilir."
DÖRT İL İÇİN KRİTİK UYARI
Açıklamalarında tehlike potansiyeli barındıran Yedisu Fayı'na özel bir parantez açan Görür, olası bir kırılma anında çevre illerin karşılaşacağı tabloyu özetledi. Beklenen büyük bir depremin geniş bir coğrafyayı etkileyeceğini dile getiren Görür değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü:
"Yedisu Fayı kırılır, büyük bir deprem olursa etrafındaki şehirler nasıl etkilenir? Diye soruyorlar. İşte cevabı: Erzincan, Bingöl, Tunceli ciddi etkilenir. Elazığ’dan itibaren etki azalır."
BÜYÜK DEPREM RİSKİ DEVAM EDİYOR
Jeoloji Mühendisi Prof. Dr. Osman Bektaş ise mevcut deprem hareketliliğinin genel bir sismik döngü içinde ele alınması gerektiğini hatırlattı. Türkiye ve çevresindeki fay sistemlerinde stres dağılımının sürdüğünü belirten Bektaş durumu şöyle özetledi:
“Doğu Anadolu Fayı, Kuzey Anadolu Fayı ve Helen Yayı boyunca stresin yeniden dağılımına bağlı normal sismik aktivite öne çıkıyor. Şu an için büyük deprem habercisi değil ama yüksek risk devam ediyor.”
YEDİSU FAYI NEDEN TEHLİKELİ?
Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın doğu ucunda yer alan Yedisu Fayı yaklaşık yetmiş beş kilometrelik bir uzunluğa sahip. Erzincan Havzası'nın doğu kesiminden başlayarak Bingöl'ün Yedisu ilçesine kadar devam eden bu hattın 7 ila 7,4 büyüklüğünde bir deprem üretme kapasitesi bulunuyor. Bu fayın kırılması durumunda Bingöl, Erzincan ve Tunceli'nin yanı sıra Erzurum'un da doğrudan etkileneceği öngörülüyor. Marmara, Ege ve Batı Anadolu'daki hareketlilik sürerken Doğu Anadolu'daki bu özel hat bilim insanlarının yakın takibinde kalmaya devam ediyor.