“Deve” değil, “Kuş” değil, “Deve kuşu” gibi şenlik...

Bana yazılarımdan çok üzerinde yapılan tartışmalar ve yorumlar büyük keyif verir.

Ki beni ve yazını eleştirenler de çıkar. Kayıtsız kalmam yanıt vermeye çalışırım. Bu da beni mutsuz etmez, sevindirir. Çünkü köşem o eleştirilerle zenginleşir, beni de geliştirir. Okunduğumu hissederim.

Ne zaman bırakacaksın?” diye soranlar oluyor. Onlara da bir yanıt olsun: Ne zaman eleştiriler hatta ‘küfürler, hakaretler’ kesilirse, rahatsız olanlar tükenirse o zaman yazmayı bırakacağım...

Dünkü yazıma ilgi büyük oldu. Nereden biliyorum, görüntülenme sayısından.. Bir de yazımın altında yaşanan tartışmalardan... O tartışmalara eski şenlik afişleri ve programlarıyla katkıda bulunan “Dünden Bugüne Yaşayan Goca Mola” sitesinin kurucu ve yöneticisi Özlem Ulay’a teşekkür ederim...

*

Menteşe Belediyesi’nin düzenlediği 32. Muğla Kültür Sanat Şenliği bugün başlıyor.

Düne kadar şenliğin üç gün süreceğini belirten belediyemiz, dün yeni bir güncelleme daha yapıp 4 günlük ‘yeni’ şenlik programını açıkladı.

Malum dünkü yazımda pek çok eleştirim oldu. O eleştirilerimden biri de Büyükşehir Başkanlık Binası ‘avlusu’ için ‘bahçe’ denilmesiydi. Dün bir kere daha güncellenerek açıklanan programda ilk gün şöyle:

2 Ekim Perşembe

Açılış Töreni, Konuşmalar ve Şenlik Yürüyüşü

17.30, MEB Bahçesi (Müze Önü)

Buziki Hakan – Konser

20.30, MEB Bahçesi (Müze Önü)

Bu ısrarı anlamakta güçlük çekiyorum.

Tabii “Ha avlu ha bahçe ne fark eder, çok mu önemli?” diyenler olabilir. Çok önemli... Biz gazeteciler ve yerel yöneticilerimiz, belediyelerimiz Türkçe’mize sahip çıkmalıyız, özen göstermeliyiz...

*

Uzun zamandır şenlik Cuma günü başlıyor ve üç gün sürüyordu. Hava muhalefeti nedeniyle açılış ve şenlik yürüyüşü bugüne (Perşembe) alındı. Bu nedenle de dün konu ettiğimiz güncellemeler yapıldı. Bu yapılırken ‘yürüyüş’ buharlaşmıştı. Belki bugünde yağış bekleniyordur diye düşünmüştüm, ama dünkü güncellemede ‘yürüyüş’ de yer almış. Ya sağanak gelirse..!

Gerçekten anlayamıyorum, Belediyemiz meteorolojiden yararlanmamış olabilir mi? Malum Meteoroloji uzun süreli tahminlerde bulunabiliyor...

Bir de son güncellemede de Cuma (3 Ekim) gününde yer alan ve programda Cumartesi gününün ilk etkinliği olarak yer alan “Slow Food Yeryüzü Pazarı”nı da kuran ‘Muğla Tanıtım Platformu’ tarafından düzenlenen “Uluslararası Muğla Lezzet Festivali” dünkü güncellemede şenliğin son gününe alınmış.

Bu arada dünkü yazım Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ın özel danışmanı Levent Arkan tarafından paylaşıldı. Arkan paylaşımında bir de “Doğruya doğru demek, dürüstlüğün gereği. Özcan Özgür'ün Uluslararası Lezzet Festivali adlı 1 günlük tiyatroya yönelttiği eleştirilerin altına imzamı atarım, attım.” ifadesinde bulunmuş. “1 günlük tiyatro” tanımlamasına bayıldım... Teşekkür ediyorum.

Adeta “Gemi içinden tren geçer” gibi... Şenlik içinde bir günlük uluslararası festival... Beni gülmek bile almıyor... “Deve” değil, “Kuş” değil, “Deve kuşu” gibi şenlik...

Anlamakta gerçekten zorluk çekiyorum... Bir de destekçilerin durumunu merak ediyorum. Malum, bu festival Muğla Valiliğinin, Menteşe Kaymakamlığının, GETOB ve TÜRSAB’ın ‘desteğini’ almış bir etkinlik, ama festival bir yerel yönetimin şenliğine ‘girmiş’ bulunuyor... Destekleri hala devam ediyor mu acaba...

Neyse dün Muğla Tanıtım Platformu Başkanı Gürkan Tetik ile telefonda görüştük. Haftaya Çarşamba günü yüz yüze görüşeceğiz...

*

Evet yazıma yorumlar ilginçti.

Bodrum’dan Çiğdem Erko “Sözün bittiği yer tam da böyle bir şey, neresinden başlamalı bilemedim.” derken, Nesrin Özalın “Her şeyi mış miş gibi yapıyoruz zaten.” demiş.

Katılmamak mümkün değil, gerçekten her şeyimiz miş, mış...

Özlem Ulay “Festival demişken, aklıma gelenler, izninizle... 25, 26, 27 Mayıs 1984.. 1. MUĞLA KÜLTÜR SANAT ve TURİZM FESTİVALİ.. Sevgili Oktay EKİNCİ ağbimizi saygı, sevgi, özlem ve rahmetle anıyorum.” diye yazarak ‘festival’ programını paylaştı.

Belirtmekte yarar var, o yıllarda Özlem Ulay’ın da vurguladığı gibi, ilk “1. Muğla Kültür, Sanat ve Turizm Festivali” yapılmıştı. Sonra ikincisinin “2. Muğla Kültür ve Sanat Şenliği” olarak düzenlendiğini görüyoruz. Taki Osman Gürün’ün Belediye Başkanlığı’na kadar...

O ana kadar çizgi, içerik, nitelik hiç değişmedi. O günden beri çok şey değişti... Ki Muğla Belediyesi’nin (Menteşe) ablemine kadar değiştirildi!

O afişi rahmetli Oktay Ekinci tarafından çizilmiş festival 4 günmüş. 26 Eylül 1985 Perşembe günü Cumhuriyet Meydanı'nda törenle başlamış. Çelenk konulup saygı duruşu ve İstiklal Marşı’ndan sonra Muğla Belediye Başkanı Erman Şahin ve Muğla Valisi Yücel Bölgen birer konuşma yapmış ve festival korteji buradan start alarak Hastane yolu (İsmet Çatak Caddesi), Saburhane, Konakaltı, Saatlı Kule, Sakibaşı, Akyol güzergahında davullu zurnalı yürüyüp, Recai Güreli Caddesi’nden geçerek tekrar Cumhuriyet Meydanı’na gelmiş.

“Böle olmamı le..” dedirtiyor...

Şimdi şenliklerde Kaymakam konuşuyor mu bilmiyorum, ama Vali konuşmuyor...

*

O Perşembe günü başlayıp 5 gün süren festival, ikinci gününde sergi açılışları ile devam ediyor.

O zamanlar Perşembe Pazarı girişinde temellerini Erman Şahin’in attığı ve Türkiye’ye örnek olan TANSA (Tanzim Satış) var. Onun salonunda “Yaşayan Muğla Fotoğraf Sergisi” açılırken, Belediye Parkı’nda Mimar Sinan Üniversitesi Heykel Sergisi ve Belediye Salonu’nda (Menteşe Belediyesi girişi)  İzmir ve Ankaralı sanatçıların ‘Türk Evlerine Saygı Sergisi’ açılıyor. Otelcilik Okulu’nde da “Kitap Fuarı” açılışı yapılıyor. O gün Kukla Gösterileri ile devam edip, Klasik Müzik Konseri (İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Oda Müziği Topluluğu) ve Tiyatro ile noktalanıyor.

Üçüncü günde Kışla Park’ta “Sünnet Şöleni” yapılırken, Kentsel SİT Alanında “Yaşayan Muğla Gezisi” yapılıyor ve Keyfoturağı’nda “Yayla Toplantısı” başlığı altında Meddah Erol Günaydın ve Halk oyunları yer alırken, Edebiyat Sohbeti’nde Aziz Nesin, Melih Cevdet Anday, Haldun Taner, İlhan Selçuk Muğlalılar ile söyleşiyor..

Son gün Saburhane Meydanında yerel sanatçı Ozan Hüsnü Özbilgi Konseri’ni davetlilerle “Muğla Mimarisi” tartışması izliyor. Aynı gün “Hz. Şahidi'yi Anma Toplantısı” yapılıyor ve bu etkinliği Ayhan Sökmen ve Korosu’ndan “Klasik Türk Musikisi Konseri” takip ediyor.

Kapanış Konserinde Bedia Akartürk, Safiye Filiz ve Özay Gönlüm yer alıyor...

*

Ben dün bu yazımı kaleme alırken Datça’dan Sedat Kaya “Sonra haberim yoktu demeyin.” diye bir konser duyurusu yaptı. Datça’da ‘Tüm Emekliler Sendikası Datça Şubesi’ bir Koro oluşturmuş. Topluluk, 7 Ekim 2025 Salı günü saat 19.30 da Datça Amfi Tiyatro’da Semra Aksoy Yönetiminde “Anadolu Ezgileri Konseri” veriyormuş. Hem de ücretsiz...

Dedik ya her şeyimiz mış miş gibi... Mesela bu topluluk Muğla Kültür Sanat Şenliği’nde Muğlalı sanat severler ile buluşturulabilirdi...

*

Dün Özlem Ulay eski şenliklerden güzel paylaşımlar yaptı. Paylaşımları arasında rahmetli Orhan Çakır döneminin Muğla 5. Kültür Şenliği afişi de yer aldı. Fikret Otyam’a ait bir ‘Yörük Kızı’ yapıtıdır.

Yorumlarda paylaşılanlar karşısında Güldenur Dalkılıç “Her sey eskiden güzelmiş.” derken, eskiden o güzelliklerin Erman Şahin döneminin mimarlarından Reşat Uygun unutmamış, Fikret Otyam’ın belediyeye hediye ettiği o tablo ile ilgili “Bu resim cam üzerine yapılmıştır ve Fikret Otyam tarafından hediye edilmiştir. Şimdi nerededir acaba?” diye sordu. Evet akrilik bir tabloydu...

Bende geçmişin afişleri ile ilgili “Bugünün şenlik afişlerinin o zamanların afişlerini görebilme imkanları olsa afişliklerinden utanırlardı...” derken, sevgili Reşat’ın sorusuna “İkinci boğa vakası olabilir” diye yanıt verdim.

Bilenler vardır, rahmetli Orhan Çakır’ın başkanlık döneminde Belediye Parkı yenilenirken, parkın havuzunda havuzdan dışarıya ağzından su akan bir antik mermer boğa başı kaybolmuştu. Hala kayıp... 

Fikret Otyam tablosu da aynı akıbete uğramış olabilir mi bilmiyorum...

*

Dünkü yorumlardan biri de Av. Kazım Eren’e aitti. Noktayı O’nun yorumu ile koyalım:

Muğla Kültür Şenlikleri,Orhan Çakır döneminden sonra inanılmaz bir erozyona uğradı. Çok sığ,yüzeysel ,popülist bir havaya girdi. Mesela şenlik başlangıcında uygulanan “baca yakma töreni”adı altında tuhaf bir ritüel geliştirdiler. Bu ritüel gereğince Muğla’yı yönetenler hep beraber Muğla’nın eşsiz kültürel mirası olan geleneksel bacasını ateşe veriyorlar. Aslında farkında olmadan çok ironik bir manzara ortaya çıkıyor.

--------------                  --------------

GÜNÜN SÖZÜ: İnsanlarla yüz yüze konuşarak her sorunu halledebilirsin; ama bazı insanlar gelir önüne, hangi yüzüne konuşacağını bilemezsin. --Pablo Neruda