1957yılında çıkarılan 6785 sayılı imar yasası, imar planı onama yetkisini Ankara'yavermişti.
İmarve İskan Bakanlığı, Planlama - İmar Genel Müdürlüğü, Türkiye'nin neresindeolursa olsun imar planlarını onama yetkisi bulunsan tek kurumdu.
Ardahan'danEdirne'ye kadar belediye meclislerinden geçen imar planları onanmak içinAnkara'ya getiriliyordu.
Bukarar, büyük bir tıkanıklığı beraberinde getirdi.
Ötarihlerde Türkiye'de "Şehir Plancıları" diye bir meslek de yoktu.
İmarplanlarını mimarlar yapıyordu.
İmarplanlarının kesinleşmesi uzayınca, planlı bir gelişme olamıyor ve İstanbul,Ankara ile İzmir başta olmak üzere birçok şehrimizin varoşları gecekondumahalleri ile adeta kuşatılıyordu.
Şehirlerimizadeta nefes alamaz hale gelmişti.
Butıkanıklığı gidermek için 1966 yılında 775 sayılı "Gecekondu önlemeyasası" çıkarıldı.
Buyasayı da İmar ve İskan Bakanlığı, Mesken Genel Müdürlüğü uyguluyor idi.
1967- 1973 yılları arasında Mesken Genel Müdürlüğünde mühendis olarak çalıştım.
İstanbul,(Zeytinburnu) Ankara (Dikmen sırtları), İzmir (Çiğli sırtları), Balıkesir(Merkez), Muğla (Akyol mevkii) Bodrum (Meteoroloji binasının bitişiği) Marmaris(Bugünkü Netsel mevkii) Datça (Burgaz mevkii) gibi yerlerde imar planlarıyaparak imar parselleri ürettim, ürettik.
Buparselleri de evi olmayan dar gelirli vatandaşlarımıza tahsis esiyorduk.
Nihayetgecekondu sorununa bir neşter vurulmuştu.
İşleryolunda giderken 1971 yılında askeri bir darbe oldu ve "Yönetim, gecekonduönleme bölgelerinde üretilen parselleri yandaşlarına veriyor" suçlamasıile 775 sayılı yasa adeta kadük edildi.
Ayrıca,"Daha iyi imar planları yapılsın" diye de, yapılan imar planlarınınonanmasına karışan adresler çoğaltıldı.
Böylece,imar planı yapımı zorlaşmış ve imar parseli üretimi de adeta durmuştu.
Budurum da, kaçak yapılaşmayı tetikledi.
Bununüzerine 1984 yılında ilk imar affı çıkarıldı.
1985yılında da 3194 sayılı imar yasası çıkarılarak, imar planı yapımı ve onamayetkisi mahalli belediyelere bırakıldı.
Busefer de, yeterli teknik elemanı olmayan belediyeler bu yetkiyi çok kötükullandılar.
Ayrıca,imar planı onama yetkisinin her zaman olduğu istisnaları da vardı.
Sahiller,Özel Çevre Alanları başta olmak üzere bazı alanlarda imar planı onama yetkisiAnkara'da kalıyordu.
İmarparseli üretme işi ihtiyaca cevap veremeyince ruhsatlı inşaat yapılamadı veTürkiye Cumhuriyeti, tarihinde 2018 yılında ikinci kez imar affı çıkardı.
Buimar affı, 31 Aralık 2017 tarihinden önce yapılan kaçak yapıları kapsıyordu.
Buimar affını fırsat bilenler, 2018 yılından sonra da kacak yapı yapmaya devamettiler.
Buyasal bir eylem değildi ama yetkililer, kaçak yapılaşmaya müsamaha ettiler,hâlâ da ediyorlar.
Bazıaklı evvel köşe yazarları, sanki her sene imar affı çıkıyormuş gibi yazılaryazıyorlar, milletin aklı ile alay ediyorlar.
Türkiye'deiki defa yani, 1984 yılında ve 2018 yılında "imar affı"çıkarılmıştır.
Buradakiönemli nokta, ikinci imar affından sonra yâni, 31 Aralık 2017 tarihinden sonrayapılan kaçak yapıları yıkmaktan çekinen mahalli yönetimlerdir.
Havave uydu fotoğrafları ile 31 Aralık 2017 tarihinden sonra yapılan kacak yapılarıbelirlemek, adeta çocuk oyuncağı gibi olduğu bir dönemde yaşıyoruz.
Kaçakyapılaşmayı yalnız "imar affına" yüklemek akıl dışıdır.
Belediyelerin,Çevre ve Şehircilik Bakanlığının bulunduğu yerde nasıl kaçak yapıyapılabiliyor?
Bukurumlarda yüzlerce mimar, mühendis, şehir plancısı ve teknisyenlerçalışıyorlar.
İmarparseli üretim işine dönersek;
Siz,imar planı yapımını zorlaştırırsanız, imar parsellerini de üretemiyorsunuz,demektir.
Neticedede yaşam devam ederken, yaşamın hızına ayak uydurulamadığı bir yerde de kaçakyapılaşmalar oluyor..
Mühendislikmesleği çözüm üretme mesleğidir.
Batıda6-7 ayda yapılabilen imar planları, bizde 20-30 yılda ancak yapılabiliyor ise,kacak yapılaşma olur...
Doğada deprem ile canımızı yakar.
Önceplanlama, sonra imar parseli üretimi işini zamanında yapabilmeliyiz.
Sonrada konut yapımında 3 katı geçmeyen yapılar ile acılarımıza bir nebze olsun çarebulabiliriz.
Konucahillerinin yazılarına kulak asmayın siz.
Onlarınniyeti başka.