Dayan Bir Tekme Sen De...

Siyahlüks araç kaldırıma yaklaşıyor. Nedense araçtan inen yok. Bagaj kapağı açılıncabir işçi çıkıyor bagajdan. Elinde bir kutu ile yapı markete giriyor.Ayakkabısını değiştirip tekrar bagaja biniyor. Bagajın kapağını da oradaki birvatandaş kapatıyor ve araç yoluna devam ediyor.

Ceptelefonları ve güvenlik kameraları bu yaşananları kaydetmiş. Araç sahibi iseişçiyi bagaja binmesi için zorlamadığını, üzeri kirli olduğu için kendisininbagajda gitmek istediğini, tepkiler üzerine de işçinin kuzeni olduğunu iddiaetmiş.

Bugörüntüleri izleyince hepimizin yüreği sızladı. "Yuh artık!" dedik. "Bu kadarda olmaz." dedik. Olur mu olmaz mı ona biraz sonra bakalım. Önce izlediğimizvideonun alt yazısına bir bakalım. Ne diyordu görüntüler.

" Senkimsin ki!

Alttarafı bir işçi. Akşama kadar bana hizmet eden, gün bitince de verdiğimharçlıkla evinin yolunu tutan bir işçisin. Yağlı, boyalı, kirli, çamurluelbiselerin ve ter kokan bedeninle tıpış tıpış evinin yolunu tutarken ben obiçim giyinmiş yemeğe çıkıyor olacağım. Sen dolmuşla ya da belediye otobüsüyle,ben son model siyah arabamla.

Senkimsin ki benim yanıma binesin! Senin yerin olsa olsa bagajdır. Kirlielbiselerinle arabama yakışmıyorsun.

Sakınha öyle 'Sizin üstte olmanız için benim altta olmama, sizin patron olmanız içinbenim amele olmama ihtiyacınız var.' edebiyatı yapma. Sen kendini nezannediyorsun? Altta olan, hak ettiği için alttadır; fakir, hak ettiği içinfakirdir. Seni arabamın bagajında taşıdığıma dua et.

Fakirliksenin kaderin. Tembelliğinin, yetersizliğinin, ezikliğinin bir sonucu fakirliğin.Eğil ki sırtına çıkıp daha yukarılara tırmanabileyim, ayağımın altına basamakol ki vazifeni yerine getirmiş olasın.

Çalış,terle ve elbiseni kirlet ki ben daha çok kazanıp bindiğim arabanın son modelinialabileyim.

Banaöyle ahlak nutukları atma. Herkes rolünü oynuyor bu hayatta. Herkes kaderiniyaşıyor. Senin amele, benim patron olmamda ahlaki bir problem yok.

HemŞair Eşref 'Dayan bir tekme sen de zevk için feryat lazımsa.' demiyor mu?

Unutma!Hayat acımasız. Hayatta kalmak için de kimseye acımayacaksın. Düşene bir tekmede sen vuracaksın. Yere düşünce çıkardığı feryadı da kahkahalarınlabastıracaksın ."

Antalya'dakigörüntülerin altyazısı bu. Başka bir izahı yok. Bahanelerin arkasına sığınmayada gerek yok. Farz edelim ki işçisi değil kuzeni. Farz edelim ki gırgır şamataolsun diye yaptılar. Ne fark eder? Her gün, her yerde aynı senaryonun farklısahnelerini izlemiyor muyuz?

Öylevurun abalıya deyip bu adamcağıza (patrona) saldırmaya da gerek yok. Biz deöyle sütten çıkmış ak kaşık değiliz. Cebinde parası olan, lüks bir arabayabinen, makam ve unvanıyla biraz itibar gören birçok insanın kendisinden mevkiolarak aşağıda olana nasıl davrandığını hepimiz biliyoruz.

Hizmetedenlere, astlarına, personeline, işini gören emekçi insanlara nasıl kaba vehoyrat davranıldığına her gün, her yerde şahit oluyoruz. Lüks araçlarıntrafikteki hoyratlığını her gün görüyoruz.

Üstübaşı kirli, boyalı olmayan nice insan da her gün aynı muameleye maruz kalmıyormu? Alın teri ile ekmeğini kazanmaya çalışan nice insan her gün aynı şekildehorlanmıyor mu? Emeğine ihtiyaç duyulan ancak onuru hiçe sayılan bu işçi gibinice emekçinin emeği görmezden gelinmiyor mu? Birçok yönetici, makamdan aldığıgüçle muhatabına "Ben ne dersem o olur!" demiyor mu?

Solşeritte terör estiren lüks araçların şoförlerinin, iş olduğunda mesai saatinebağlı olmaksızın çalışan personeli bir gün 15 dakika geç kaldı diye disiplinsoruşturması açan yöneticilerin, çalışanını komşusunun/akrabasının cenazesinegöndermeyen patronların, kapıdaki güvenlik görevlisinin yüzüne bakmadan geçenbaşkanların, astını iki dakika dinlemeye vakit bulamayıp "Sekretere söylesin."diyen amirlerin, insanlarla arasına nefsinin askerlerinden bir barikatkuranların; işçisini bagajda taşıyandan ne farkı var?

16.02.2022