Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından 18.09.2020'de onaylanan Aydın–Muğla İlleri 1/50 bin Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planı hakkında, TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi tarafından planın iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Danıştay Altıncı Dairesi yürütmenin durdurulmasına oybirliğiyle karar verildi.
Muğla’nın kıyılarını ve doğal alanlarını koruma açısından büyük önem taşıyan bu karar hakkında, TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi’nde açıklama yapıldı. Açıklamayı TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi Sekreteri Rana Bozkurt yaptı.
“Kararı kamuoyuyla paylaşmak için buradayız”
Bozkurt açıklamasında şunları söyledi:
“Bugün burada Aydın-Muğla İlleri 1/50 bin Ölçekli Bütünleşik Kıyı Alanları Planının İptali ve Yürütmesinin Durdurulması için TMMOB Mimarlar Odası Muğla Şubesi olarak Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına açtığımız ve Danıştay 6.Dairesinde görülen 2 ayrı davamızda da oybirliğiyle Yürütmesinin Durdurulması Kararı verildiğini kamuoyuyla paylaşmak üzere bu basın açıklamasını yapıyoruz. Bu davaları ve verilen kararı çok önemsiyoruz. Muğla kıyıları için çok önemli olan ve yaklaşık olarak 5 yıldır süren bu davalarda çıkan olumlu karar Mimarlar Odası olarak bizler, davamıza katkı veren İlçe Kent Konseyleri, Çevre Örgütleri ve Muğlalılar tarafından mutlulukla karşılanmıştır. Tüm Türkiye kıyılarında 12 bölgede yapılan Bütünleşik Kıyı Alanları Planları içinde yer alan Aydın-Muğla İlleri 1/50 bin ölçekli bütünleşik kıyı alanları planının yürütmesinin durdurulması kararının emsal niteliğinde olduğunun altını çizmek isteriz.”
Dava süreci nasıl ilerledi?
Dava sürecini kısaca özetleyen Bozkurt, “Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 18.09.2020 tarihinde onaylanan ve Muğla Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünce 19.11.2020 tarihinde askıya çıkarılan Aydın-Muğla İlleri 1/50 bin ölçekli bütünleşik kıyı alanları planına 18.12.2020 tarihinde Mimarlar Odası Muğla Şubesi olarak itiraz edilmiş, itiraz dilekçemize yasal süresinde cevap verilmemesi üzerine planın iptali ve yürütülmesinin durdurulması istemiyle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığına karşı 15.03.2021 tarihinde dava açılmış, 2021/3864 esas sayısıyla Danıştay 6.Dairesince görülen davada Bakanlığın Savunma Dilekçesi ve odamızın savunma dilekçesine verdiği cevap dilekçesinin akabinde mahkemece 29.12.2022 tarihinde keşif kararı alınmıştır. Ancak Bakanlık itirazlar gerekçesiyle planı 19.04.2023 tarihinde tekrar askıya çıkarmıştır. Yeniden askıya çıkarılan ve yeni bir dava konusu olan Aydın-Muğla İlleri 1/50 bin ölçekli bütünleşik kıyı alanları planına 19.06.2023 tarihinde Mimarlar Odası Muğla Şubesi tarafından tekrar dava açılmıştır. İtirazlar sonucu revize edildiği söylenen planda itirazlarımızın hiç dikkate alınmadığını, hatta ilk plana göre yapılaşmaya kapalı koruma alanlarından birçoğunun lejantının (işaret anahtarı) değiştirilerek yapılaşmaya açıldığı tespit edilmiştir. 2023/4978 Esas sayısıyla Danıştay Altıncı Dairesince görülen 2.davada 26, 27, 28, 29 Şubat 2024 tarihlerinde keşif ve Bilirkişi İncelemesi yapılmış, Bodrum’dan başlayıp, Fethiye’de sonlanan ve 4 gün süren keşifte çok etkin bir organizasyonla her bir bölge için o bölgeyi iyi bilen meslektaşlarımızla, ilçe kent konseylerinden ve çevre örgütlerinden Muğla kıyıları için çalışan ve davamıza katkı veren dostlarımızla beraber örnek bir dayanışma gösterilerek keşfe katılınmış, kıyılarımız için benzersiz bir hukuki ve bilimsel savunma verilmiştir. Katkı veren herkese çok teşekkür ediyoruz” dedi.
“Plan bilimsellikten uzak”
Plana en temel itirazlarının hazırlanışındaki temel mantık, yaklaşım ve planın yöntemi olduğunu belirten Bozkurt, “Dava konusu plan bilimsellikten uzak, hukuka, kamu yararına, şehircilik ilke ve planlama esaslarına aykırıdır. Plana dair itiraz ettiğimiz tüm unsurlar bilirkişilerce de tespit edilmiş, iddialarımız doğrulanmıştır. Bütünleşik Kıyı Alanları Planları üst ölçekli stratejik bir plandır. Dava konusu planın; birçok sektörel yatırımın sınırlarını sembolik ve grafiksel bir gösterim yerine detaylı bir şekilde alansal olarak tarif ettiği ve plan üzerine işlediği, söz konusu planın stratejik karar üretmek yanında yer yer arazi kullanım kararı üreten bir plana dönüştüğü Bilirkişilerce de tespit edilmiştir. Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliğine göre hazırlanması gereken planda birçok eksiklik, yüzeysel değerlendirme, güncel olmayan veri kullanımı söz konusudur. Stratejik Çevresel Değerlendirme Yönetmeliği kapsamında, planla ilgili Stratejik Çevresel Değerlendirme süreci işletilmemiştir. “...dava konusu planlama sürecinde bilgi ve verilerin toplanmasına ilişkin esasların uygun ve yeterli bulunmadığını, ilgili kurum ve kuruluşların iş birliği ile hazırlanan ve katılım sürecinin yürütüldüğü bir plan olma özelliği taşımadığını, Çok Kriterli Karar Verme Yönteminin uygulanmadığını, objektif bir sürecin yürütülmediğini, uygulanan yöntemin tek amacının kıyı yapılaşması için uygun yer tespiti olduğunu, korunan alanlarda dahi 1. ve 2. Öncelikli Bölge ortaya çıkarabilme gayretinin görüldüğünü…,... dava konusu planda kullanma boyutunu önceleyen bir planlama sürecinin işletildiği bu nedenle koruma-kullanma dengesinin sağlanamadığı, hedeflerde bahsedilen koruma-kullarıma dengesinin plan kararlarına yansıtılamadığı, bu nedenle üstün kamu yararı ilkesine uygun olarak hazırlanmadığı” cümleleriyle belirtilen Bilirkişi raporundaki bu ifadeler planın zihniyetinin kısa bir özetidir”
Verilen izinlerin de durdurulması gerekiyor
Açıklamasında alınan karar sonrası yetkili idarelere çağrıda bulunan Bozkurt şunları söyledi:
“Doğal ve kültürel varlıklarımızı, özel koruma alanlarını göz ardı eden, imzacısı olduğumuz Uluslararası Sözleşmeleri dikkate almayan, her yerde koruma-kullanma dengesinden bahsedilirken planın korumayı değil, kullanımı esas alan, incelenen her bir bölgenin, yapılaşmaya açılabilirliğinin analiz eden plan yaklaşımı planın zihniyetini ve amacını ortaya koymaktadır. Planın bu amaç ve zihniyetine yürütmenin durdurulması kararı verilmiştir. Bugün bu dava kararını kamuoyu ile paylaşmak kadar, yetkili idarelere bir duyuru yapmak için de burada bulunuyoruz. Dava konusu Aydın-Muğla İlleri 1/50 bin ölçekli bütünleşik kıyı alanları planına dayanarak uygulama imar planlarına işlenen kıyıya ait kullanımlar, yapılan projeler, verilen izinlerin de durdurulması gerekmektedir. İlgili idarelerden gereğinin yapılmasını bekliyoruz. Bu konunun da takipçisi olacağımızı kamuoyuna duyurmak isteriz”
Bu iptal değil, yürütmenin durdurulması kararı
Açıklamanın ardından iki dönem önceki TMMOB Muğla Mimarlar Odası Başkanı Gamze Türk Oğuz süreç ile ilgili basın mensuplarına bilgi verdi:
“Yaklaşık beş yıldır süren bir dava sürecinden bahsediyoruz. Bu karar iptal kararı değil, yürütmesinin durdurulması kararı. Muhtemelen çok yakın bir zamanda da iptal kararını bekliyoruz. Çok güçlü bir karar. Fakat özetteki bakanlık bu planı revize edecektir diye tahmin ediyoruz ama nasıl revize edeceği önemli. Bütün bu itirazları değerlendirerek, bilimsel ve okutucu bir şekilde, hukuka ve şehircilik planlama esaslarına uygun bir şekilde mi revize edecek, bu itirazları dikkate alarak, yoksa yine aynı hatalara düşerek, çok küçük değişikliklerle bu planı tekrar sunacak. Bunu zaman içerisinde göreceğiz. Buradaki en önemli konu, bu planın zihniyeti meselesi. Gerçekten kamu yararı gözetilmeyen bir plan. Bilirkişi raporu çok kapsamlı bir rapor. O rapordaki konu başlıklarına, bu basın açıklamasına değinmemize imkân yok. Fakat mahkeme kararında size ileteceğiz. Orada bütün bunlar açıklığıyla ifade ediliyor. Bizim kendi dava dilekçimizde 30 tane madde var. Hem bilimsel yaklaşım olmadığı, kalıcı bir süreç yürütülmediği, stratejik çevre değerlendirmesinin yapılmadığı ki, bu zorunlu bir mevzuat açısından olması gereken bir şey. Dolayısıyla hukuka bu anlamda da aykırı olduğu. Bir yandan da bilimsel verilerin, hiçbirinin güncel veriler taşımadığı, dolayısıyla çoğu şeyin üstün körü geçindiği, planda ve bilirkişi raporlarında tespit edilmiş durumda ki, bizim savlarımız da buydu yani. Sallarımız doğrulanmış oldu bu şekilde. Dolayısıyla kıyı kullanımı ve Muğla kıyıları çok çok kıymetli, çok özel bir coğrafya. Umarım akılcı bir yol izlenir bundan sonra.”