Corona-Covid 19 Müzeleri Kurulmalıdır

İnsanlık1918-1919 İspanyol gribinden 100 yıl sonra, 1919-2021 yılları arasında birvirüs felâketi daha yaşadı: Corona veya daha sonraki adıyla Covid- 19 .Arada bir takım değişikliklere uğrayarak devam etse ve en son omicron adını aldıysa da en yaygınisimleri corona ve covid-19 oldu. 1919 yılının son günlerindeÇin'in Wuhan kentinden yayıldığı söylenen bu virüsün insanlara yarasadanbulaştığı iddia edildi ama dünya daha çok bu virüsün laboratuvarlarda üretilipdünyaya kasıtlı bir şekilde yayıldığına inandı.

Verilenson istatistiklere göre dünyada 506.106.442 kişiyecovid- 19 virüsü bulaştı; bunlardan 458.277.599 kişiiyileşti ve 6.228.373 kişi ise hayatını kaybetti.Türkiye'de 15.003.696 vak'a görüldü; bunlardan 14.780.437 kişi iyileşti ve98.610 kişi ise hayatını kaybetti. ( https://www.klimik.org.tr/koronavirus/covid-19-salgininda-ulkelere-gore-olgu-sayilari/ )

Covid-19 salgını, daha çok 1918 İspanyol gribi ile mukayeseedildi. Eldeki en net mevcut veriler, 1918 salgınına dair olduğundan bu türkarşılaştırma normaldir; ancak insanlık tarih boyunca çok büyük salgınlarlakarşılaşmıştır. Mesela her asırda birkaç defa görülen veba salgınları. 1492'deAmerika'nın keşfi operasyonuyla Avrupa'dan Amerika topraklarına gönderilenvebalıların yol açtıkları büyük salgınlar. Ve bunlara benzeyen ama kayıtlara geçmeyen binlerce salgın. İspanyol gribi ve covid-19 kitle iletişimaraçlarının yağın olduğu bir dönemde vuku bulduğu için istatistikleri oluştu vekayıtlara sağlam bilgiler geçti.

İşte insanlığın 2019'un son günlerinden beri, Türkiye'nin ise11 Mart 2020 gününden beri yaşadığı bu felaketin, sonraki yüzyıllaraaktarılması için müzeler kurulmalı. Her şehirde kurulacak olan müzelerde,salgın döneminde alınan tedbirler, kullanılan aletler, maskeler, asılanafişler, aşı kapları, yaşanılan anekdotlar teker teker derlenip toparlanmalı veo şehirde covid-19'dan dolayı hayatını kaybedenlerin isimleri o müzede uygunbir şekilde ve mümkünse fotoğrafları ve kısa hayat hikâyeleriyle berabersergilenmeli. İnsanlığın ortak derdi olan bu tür bir salgının, insanlığınhafızasında canlı tutularak barışa katkıda bulunması sağlanmalıdır.

Salgının Türkiye'de başladığında konuya ironik yaklaşılmış vevirüsle matrak geçen şiirler ortalıkta dolaşmaya başlamıştı. Şiirleryoğunlaşınca, sosyal medya profilimde bunlardan bazılarını bir araya getirmişve bir kitap oluşturma fikri oluşmuştu. Dr . Sait Yilter , benden hızlı davranarakyazılan şiirleri KORONAVİRÜS EDEBİYATI(ŞİİRLER) adlı bir kitapta topladı. Bu kitap da insanlığın ortak hafızasınabir katkıdır.

İnsanlık her olaydan tecrübeler çıkarmalı ve sonrakikuşaklara bu tecrübelerini aktarmalıdır ki, sonraki kuşaklar bu türtehlikelerle karşılaştıklarında, bu birikimden faydalanabilsinler. Bu yüzdenhem tecrübelerin aktarılması için hem de ibret olsun diye her şehirde bumüzeler kurulmalı; İstanbul veya Ankara'da Türkiye çapında bir müzeoluşturulmalıdır. Bütün dünya böyle bir yolu tercih ederse, insanlığın salgınhafızası diri tutulmuş olacaktır.