Çok konuşulan Bodrum DSİ hattına soruşturma...

Yazımın başlığı, bir yerel gazetemizin 06 Şubat 2024 tarihli haberinden...

Nedense gazete, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün’e, CHP’nin Büyükşehir adayı Ahmet Aras’a, AK Parti’nin Büyükşehir adayı Aydın Ayaydın’a “Bu konuda ne dersiniz?” diye sormamış.

Uzun zamandır aday olmasını merakla ve büyük bir istekle beklediğim oldu; İYİ  Parti Genel Başkanı Meral Akşener önceki gün Muğla Milletvekili Metin Ergun’un Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığını açıkladı.

O’na da sormak lazım ne düşündüğünü?

Ben en çok Osman Gürün’ün yanıtını merak ediyorum... Kılıçdaroğlu Akbelen’e geldiğinde gitmenin dışında bir kere bile gitmemiş ve çimento ile ilgili açılan davalara müdahil olmak zorunda kalmış olan Osman Gürün başkanlığındaki Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin geçen Aralık ayı itibariyle Muğla’nın talan edilmesini engelleme adına189 dava açtığı duyurulmuştu.

Acaba Büyükşehir Belediyesi DSİ İsale Hattı ile ilgili de dava açmış olabilir mi diye merak ettim. Google amcaya sordum...

xx xx xx

Büyükşehir Belediyesi’nin DSİ İsale Hattı ile ilgili bir davası olmuş mu diye Google da dolaşırken şu haber başlıkları ile karşılaştım:

Takvim https://www.takvim.com.tr/guncel/ 2023/09/18/chpli...

CHP’li Bodrum Belediyesi’nde altyapı rezaleti! İsale hattı patladı: …

Ağ18 Eyl 2023.

Bodrum Belediyesi ile ilgili alakası neyse...?!

Takvim https://www.takvim.com.tr/guncel/2023/08/21/...

Bodrum’da değişmeyen manzara! İsale hattı patladı - Takvim

Ağ21 Ağu 2023 · Muğla'nın Bodrum ilçesinde, içme suyu ana isale hattında patlama meydana geldi. SU METRELERCE FIŞKIRDI Torba - Gölköy yolu üzerinde saat 09.30 sıralarında ana isale hattı patladı.

Yeni Asır https://www.yeniasir.com.tr/ege/mugla/2023/12/28/...

Bodrum yine bildiğiniz gibi: İsale hattı patladı, işletmeleri su bastı

Ağ28 Ara 2023 · Muğla'nın Bodrum ilçesinde, ana su isale hattı patladı. Bazı iş yerlerini su basarken, çöken yolda çukur oluştu, yol trafiğe kapatıldı. Aynı noktada 10'un üzerinde patlama olduğu ...

Bu haberlerden çok vardı. Gerçeğin altını çizmek gerekirse, ayda neredeyse iki patlama yaşanıyor, tonlarca su boşa akıyor, yol üzerindeki iş yerlerini basıyor. Patlama sırasında açılan çukura otomobil düştüğü de oluyor... Sonra patlayan boru değiştiriliyor, bozulan yol onarılıyor...

Hepsi kamu zararı... Acaba çukura düşen otomobil, su basan iş yeri için dava açan olmuş mudur?

Bütün bunlar yaşanırken, isale hattı yenilenmiş olsa çok daha ekonomik olmuş olmaz mıydı?

xx xx xx

O karşılaştığım haberlerden 4 Ağustos 2023 tarihli ve “Bodrum’da DSİ Hattı Yine Patladı, MUSKİ Açıklama Yaptı” başlıklı olanında, MUSKİ Genel Müdürlüğü, hatların arızalı olduğunun mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi tarafından kayıt altına alındığı ve ivedilikle bu hatların DSİ tarafından yenilenmesi gerektiği vurgulanmış. Sonuç? Sonuç yok, ben göremedim...

O tarihte Bitez’de yaşanan DSİ ana isale hattında meydana gelen patlamanın ardından, Yarımada’da yaşanan “DSİ Ana İsale Hattı Patlamaları” ile ilgili MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan açıklamada, bu hatların “DSİ tarafından yenilenmesi” gerektiği vurgulanarak özetle şöyle anlatılmış:

DSİ Genel Müdürlüğü tarafından ‘Bodrum Yarımadası Acil İçme Suyu İnşaatı” kapsamında içme suyu arıtma tesisi ve içme suyu isale hattı ile içme suyu depoları yapılarak 2012 yılında işletmeye alınmıştır. Bu hatlar yapılırken Bodrum’un 2040 yılına kadar kentin uzun yıllar içme ve kullanma suyu sorunu yaşamayacağı dile getirilmiştir. Ancak hattın işletmeye alınmasından sonra isale ve depo ayrım hatlarında kullanılmış olan cam elyaf takviyeli boru (CTB) ile yüksek yoğunluklu polietilen (HDPE) borularda günümüze (3 Ağustos 2023) kadar ki süreçte 3000’e yakın arıza meydana gelmiştir. Bu arızalar neticesinde uzun süreli su kesintileri yaşanmıştır.

xx xx xx

MUSKİ’nin o açıklamasında “2014 yılında Muğla’nın Büyükşehir Belediyesi olması ile birlikte arızalı DSİ hatları MUSKİ Genel Müdürlüğüne devredilmeye çalışılmış ancak MUSKİ Genel Müdürlüğü tarafından yapılan incelemelerde hatlarda kullanılan boru tip seçiminin hatalı olduğu ve imalatların fenni usul-esaslara uygun şekilde yapılmadığı belirlenerek hattın devralınacak durumda olmadığı gerekçesiyle dava açılmıştır.” ifadesine yer verilmiş... Yani bir İsale Hattı Davası açılmış...

Haberde şöyle devam edilmiş:

Açılan davaya istinaden mahkeme tarafından görevlendirilen bilirkişi hatları incelemiş ve boru seçiminin hatalı olduğu, yataklama-gömleklemenin uygun kesitler ve malzeme ile yapılmadığı sonucuna ulaşmıştır. Böylelikle bilirkişi raporu da MUSKİ’nin tespitlerini doğrulamış ve MUSKİ genel Müdürlüğü davada haklı bulunmuş, ancak hatlarla ilgili DSİ tarafından henüz bir işlem yapılmaması nedeniyle konu yeniden yargıya intikal ettirilmiş ve süreç devam etmektedir.

Görüldüğü gibi bir sonuç yok... Acaba diyorum MUSKİ, yani Büyükşehir Belediyesi o ana kadar 6 Milyon metreküpün üzerinde su kaybı bir yana, onarımlarla ilgili olmalı 50 Milyon TL’lik bir maddi kayıp yaşarken, DSİ tarafından yapılan toplam 176 kilometre uzunluğundaki bu hattı tamamen kendisi çelik borularla yenileyip, yenileme ile ilgili harcamanın bedelini DSİ’den tahsil yoluna gitse ne olurdu?

En azından, sanki seçim Bodrum’da yaşanıyormuş gibi DSİ ile MUSKİ arasındaki su meselesi seçimin başat meselesi haline gelmezdi... Bodrumlular çile çekmiş olmazdı...

xx xx xx

Öteyandan Muğla Su İnisiyatifi de yönetmeliklere aykırı biçimde Devlet Su İşleri’nin Yeniköy ve Yatağan termik santrallerine yaptığı su tahsisine karsı hukuki mücadele başlattı. Yapılan açıklamada halkın ihtiyacı olan suyun iki katından fazlasının, hakkında yıllar önce kapatma kararı verilmiş olan termik santrallere “soğutma suyu” olarak verilmesinin, Anayasal Hukuk Devleti ilkeleri ile bağdaşmadığı ifade edildi.

Muğla İdare Mahkemesine dava dilekçelerinin verilmesinin ardından mahkeme önünde yapılan basın açıklamasında, Muğla Su İnisiyatifi adına Sedat Yağcıoğlu tarafından “Muğlalılar su sıkıntısı çekerken insanların, doğanın yaşam hakkı olan su termik santrallere soğutma suyu olarak veriliyor. Bu işte çok büyük bir yanlışlık, adaletsizlik ve vicdansızlık var. DSİ'ye verdiğimiz dilekçelerde bunları dile getirdik ve termik santralleri işleten şirketlerle yapılan su tahsisi protokollerini iptal etmesini istedik.” denilerek şöyle devam edildi:

2014 yılında termik santraller özelleştirilmeden hemen önce, Milas/Geyik Barajı'nda toplanan yıllık 14,5 milyon metreküp suyun 9,5 milyon metreküpünün Yeniköy Termik Enerji Santrali'ne soğutma suyu olarak verilmesine karar veriliyor. 2016 yılında yapılan diğer bir protokolle de Yatağan’da Dipsiz kaynağından 650 litre/saniyen debisinde su Yatağan Termik Enerji A.Ş.'ye tahsis ediliyor. Bu sözleşmelerin imzalanmasının hemen sonrasında termik santraller özelleştirilerek yapılan bu protokollerde belirtilen miktarlarda suyun kullanım hakkı da termik santrallerin işletmesini alan şirketlere geçirilmişti. Bu iki santral yılda toplam 33,5 milyon metreküp içilebilir suyu soğutma suyu olarak kullanmakta. Yani Bodrum Yarımadası'nda halk susuzluk çekerken, halkın ihtiyacı olan su miktarının iki katından fazlası bu iki santral tarafından tüketilmektedir.

İnisiyatifin avukatlarından Arzu Alper de Muğla İdare Mahkemesi’nde açılan davada 18 kişinin davacı olduğunu ve müdahil sayısın daha fazla olacağına dikkat çekerek, Muğla'da yaşam hakkının korunması için açılan davaların sıklığına vurgu yaptı ve “Sanıyorum bu hızla her gün yeni bir dava açmak zorunda kalacağız. Çünkü kıyamet projeleri, çılgın projeler maalesef Muğlada yerlisiz ve millisiz olarak uygulanıyor. Durmak yok, direnmeye devam ediyoruz.” ifadesinde bulundu...

xx xx xx

Bu arada Bodrum Kent Konseyi ‘Su Çalışma Grubu’ tarafından 11 Eylül 2023 tarihinde Bodrum Cumhuriyet Savcılığı’na“Görevi Kötüye Kullanma” ve “Görevi İhmal” gerekçeleri ile ekli delillerle yapılmış olan suç duyurusu üzerine, Aydın Valiliği tarafından ilgili DSİ kamu görevlileri hakkında soruşturma izni verildiği öğrenildi.

Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu tarafından yapılan açıklamada soruşturma izni ile ilgili şöyle denildi:

Soruşturma iznine göre; 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanununun “Görevlilerin Ceza sorumluluğu” başlıklı 28. maddesi doğrultusunda, bu işin yapımında harcanan ciddi miktardaki kamu kaynağına rağmen hedeflenen kamusal faydanın tam olarak elde edilememesinden müteselsilen sorumlu oldukları anlaşıldığından, Kesin Kabul Komisyonu Başkanı, Kesin Kabul Komisyonu Üyeleri, Yapı Denetim Amirleri, Yapı Denetim Görevlileri, Yapı Denetim Görevlisi Yardımcıları ve Tespit Komisyonu Üyesi olmak üzere 17 kişi hakkında, 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanmasına..

Daha önce suç duyurusu yapılmasının ardından Bodrum Adliyesi önünde basın açıklaması yapan Bodrum Kent Konseyi Su Çalışma Grubu Kolaylaştırıcısı Gürol İnan “Temelde, Aydın 21. DSİ Bölge Müdürlüğü’nün mahkeme tarafından tespit edilecek yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunduk. Bu patlamalarla ilgili MUSKİ Genel Müdürü'nün söylediğine göre yaklaşık 50 milyon TL bir zarar var. Biz bu DSİ hatlarını ayıplı mal olarak addediyoruz; bunu yapanlar, bu kontrol mekanizmasını işletmeyenlerden şikayetçiyiz. Anadolu’nun başka yerlerinde de SN 2500 normundaki borular kullanılmıştı. Bunlardaki hata fark edilerek kurum tarafından değiştirildi. Ancak değiştirilmeyen tek yer kaldı, o da Bodrum. Bodrum’un bir nebze cezalandırıldığını düşünüyoruz.” demişti.

Büyükşehir Belediyesi Başkan adayları bakalım nasıl değerlendirirler...

--------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Ölüm, Allah'ın emri tamam da; ihmal, aptallık, suistimal, beceriksizlik de emir komuta zinciri mi?--Metin Üstündağ