Bazı yörelerde kavak da denilen bu yüce ağaç, Anadolu kökenli bir ağaçtır.
Latince adı Platanus orientalis’tir.
Buradaki Platanus, “Şampiyon” anlamındadır.
Orientalis ise “Doğu, Anadolu” anlamındadır.
Yani çınar ağacı, “Doğunun veya Anadolu’nun Şampiyonu” demektir.
Çınar ağacı görkemli olup, gölgesinde huzur ve sağlık sunar insanlara.
Bu nedenle eskiden kahvelerin civarına, pınar başlarına ve önemli alanlara çınar ağaçları dikilerek insanların sıcaktan korunacağı ortamlar yaratılmıştır.
Nazım Hikmet bile kabrinin Anadolu'da ulu bir çınar ağacının altında olmasını vasiyet etmiştir.
Bugünlerde çok sıcak günler yaşıyoruz.
Bu sıcak günlerde çınar ağaçlarının altının en az 4–5 derece daha serin olduğunu görüyoruz.
Eskihisar (Stratonikeia), Bozüyük Pınarbaşı, Karabağlar’daki Süpüroğlu, Keyfoturan, Narlı, Vakıflar kahveleri, Marmaris–Çınar Restaurant, Marmaris–Bayır ve
Datça–Reşadiye Mahallesi’ndeki ulu çınar ağaçları ziyaret edenlere huzur, sağlık, gölge ve serin bir ortam sunuyorlar.
Çınar ağaçlarının sayısını artırmalıyız.
Atalarımız böyle yapmışlar.
Çınar ağacı, dikildiği yeri adeta cennete çeviriyor.
Şehirlerimizi çınar ağaçlarıyla daha yaşanır hâle getirmeliyiz.
Çınar ağacının bu toprakların kadim ağacı olduğunu hiç unutmayalım.
Çınar ağaçlarının gölgesinde onlarca kahvehanesi olan Karabağlar mevkiindeki yurtlar (tarlalar), belediyenin öncülüğünde bir ürüne yönelerek büyük bir potansiyeli harekete geçirilmelidir.
Mesela Organize Tarım Bölgesi (OTB) gibi.
Bugünkü kullanım yöntemiyle bu büyük potansiyel harekete geçirilemiyor.
Ulu çınar ağaçları altında dinlenen, sosyalleşen ve kolektif şekilde elde edilen tarım ürünlerinin getirdiği imkânlar ile yöre insanlarına güzel bir hayat sunulması mümkün olacaktır...