Beklenen haber geldi. Bütün gazeteler yazdı:
“ Muğla Çimento’dan imar planı iptaline suç duyurusu”
“Çimento Fabrikası yetkililerinden meclis kararına suç duyurusu”
İki ayrı gazete haberi başlığı böyle.. İki ayrı haber başlığının ortak paydası ise “Suç duyurusu”...
Peki ortada bir suç var mı?
“Var” ya da “Yok” denemez. En azından ben diyemem. Hukukçu değilim. Ortada “sanayi tesisine yol açan” imar planını iptal eden karar sahibinin ifadesiyle bir “siyasi karar” var.
Peki buradan ‘suç’ ve ‘ceza’ çıkar mı?
Yargı bilir...
+
Muğla Büyükşehir Belediyesi'nin Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi'nde gerçekleştirilen ve Deştin köylüleri ve çevrecilerin de katıldığı Şubat Ayı Olağan Meclis Toplantısında (13 Şubat Perşembe), Menteşe Bayır Mahallesi ve Yatağan Deştin Mahallesi’nin ortak sınırı Tekağaç bölgesinde sanayi tesisine yol açan imar planlarından 1/5000 Ölçekli Nazım İmar Planını iptal edilmişti.
Bir de Menteşe Belediyesi’nin 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı var.
Yatağan-Menteşe arasında Tekağaç bölgesinde sanayi tesisi kurulabilmesi için “Yapı Ruhsatı” bu uygulama imar planına dayanarak verilebiliyor. Şimdi bu 1/1000’lik planın iptali de gündemde. Menteşe Belediyesi’nin bugün yapılacak Mart Ayı Olağan Meclis toplantısında ele alınması bekleniyor.
Ben Muğla Çimento A.Ş. Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi’nin “imar planı iptal kararı” ile ilgili “hukuk mücadelesi” başlatmak için Menteşe Belediyesi Meclisi’nden çıkacak kararı bekler diye düşünüyordum, ama bilmediğimiz bir şey olabilir... Büyükşehir Meclis kararı ile ilgili bir “Yürütmenin durdurulması” talepli bir dava da sözkonu olabilirdi, ama o da yok. Şaşırdım...
+
Çıkan haberlere bakılırsa, bir gazeteye göre Büyükşehir Meclisi’nin 1/5000’lik planının iptali ile ilgili kararı karşısında sadece Şirket Avukatı Aytaç Cenk Özen’in “Belediyelerin imar planını iptal etme yetkisi yoktur” şeklindeki iddiası ile Başkan Ahmet Aras ve iptal kararının altına imza atan meclis üyeleri hakkında suç duyurusu yapılmış.
Bakarsınız ardından “iptal kararı” ile ilgili olarak da “yürütmeyi durdurma” davası gelir...
Meclis kararından iki gün sonra 15 Şubat 2025 tarihini taşıyan “Büyükşehir Meclis kararı ‘hukuki’ mi, ‘siyasi’ mi?” başlıklı yazımda meclis kararına gelinceye kadar geçen “Çimento Fabrikası sürecini” anlatarak “Bundan sonra ne olur?” diye sorup, yanıtı şöyle vermiştim:
“Ortada ‘İmar planlarının iptal edilemeyeceğine dair’ üst mahkemece de onanmış bir mahkeme kararı var. Gerçi Marmaris’te Sinpaş’ın inşaatlarının yıkımı ile ilgili de mahkeme kararları var, ama... Muğla Çimento A.Ş., Muğla Büyükşehir Belediye Meclisinde alınan karar üzerine tası tarağı toplayıp Muğla’dan ayrılmayacaktır. Muhtemelen bir hukuk savaşı başlatacaktır.”
“Ben demiştim” demeyi sevmiyorum, ama...
Meclis kararından önce de ortada bir mahkeme kararı varken “siyasi karar” alınamayacağı yönünde uyarılarımız olmuştu...
+
“Büyükşehir Meclis kararı ‘hukuki’ mi, ‘siyasi’ mi?” başlıklı yazımdan hoşlanmayanlar oldu. Doğaldır. Yazımın altına yazımdan uzun yorumlar yapıldı. Oysa o yazımda “çevrecilerin sözcüsü” durumunda olamayacağım gibi, “çimentocuların avukatı” da değildim!
Ki çimentocuların bir avukatı var;
Av. Aytaç Cenk Özen...
Geçen hafta sonunda gazetelerde çıkan haberlerden birinde Av. Aytaç Cenk Özen şöyle diyor:
“Belediyelerin imar planını iptal etme yetkisi yoktur”
Bu ifade ile ilgili yukarıda alıntı yaptığım gazetenin bu sözü yanlış naklettiğini düşünüyorum. Çünkü 3194 Sayılı İmar Kanunu: Belediyelere imar planlarını hazırlama, değiştirme ve uygulama yetkisi tanır. Buna göre; İmar planları, kentlerin sürdürülebilir bir şekilde gelişimini sağlamak, yerleşim alanlarını düzenlemek ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla belediyeler tarafından yapılır. Zamanla değişen nüfus yoğunluğu, ekonomik koşullar, çevresel etkenler ve sosyal ihtiyaçlar sebebiyle bu planlar yeniden gözden geçirilmeye ihtiyaç duyar. Bu noktada devreye imar planı revizyonları girer. Bunun da bir süreci vardır...
Nitekim açıklama metnini bulup baktım, Av. Aytaç Cenk Özen “Belediyelerin imar planını iptal etme yetkisi yoktur” değil, “Belediyelerin İmar Planını iptal etme yetkisi yoktur.” demiş. Bana göre belediyelerin bu yetkisi de vardır, ama ortada söz konusu planlar için “İptal edilemez” şeklinde bir mahkeme kararı bulunmaktadır...
+
Açıklama metnine göre, Muğla Çimento A.Ş. iptal kararı ile ilgili Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, Büyükşehir Belediye Meclisi Komisyon Üyeleri ve Muğla Büyükşehir Belediye Meclis Üyeleri hakkında Muğla Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunurken, İçişleri Bakanlığına da idari soruşturma için başvuruda bulunmuş bulunuyor.
Muğla Çimento A.Ş. Hukuk Müşavirliği adına Av. Aytaç Cenk Özen tarafından yapılan yazılı açıklamada ‘Belediyelerin İmar Planını iptal etme yetkisi olmadığı’ belirtilerek, “Öte yandan Danıştay tarafından imar planlarının onandığına dair mahkeme kararları da mevcuttur. Müvekkilimizin kazanılmış bir hakkı olduğu için bu alanda farklı bir imar çalışması yapılması tamamiyle hukuka aykırı bir işlemdir” denilmiş.
Ve büyükşehir meclis kararının “siyasi” olduğuna dair şu ileri sürümler yapılmış:
“Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras başta olmak üzere komisyon üyeleri ve Büyükşehir Belediye Meclis üyeleri tüm hukuksal prosedürleri bilmelerine rağmen, belediyeyi kuşatan bir baskı grubunun yörüngesine girdiğini üzülerek görüyoruz. Daha önce de baskı gruplarının ‘Bizler sizlerden hukuki değil siyasi karar vermenizi bekliyoruz’ beyanatının da incelendiğinde, alınan İmar Planı İptal kararı siyasi şovdan öte bir şey olmadığı ortaya çıkmaktadır. Öte yandan İmar Planı İptaline ilişkin önerge daha önceden meclis gündemine dahi alınmadan son dakika meclise sunulup alelacele 20 dakika içerisinde komisyondan geçirildiğine şahit olduk. Tüm Muğla kamuoyunun gözü önünde cereyan eden olaylar silsilesinde Muğla Büyükşehir Belediye Meclisi daha karar almamışken CHP PM (Parti Meclisi) Üyesi Baran Bozoğlu isimli şahsın karardan 3 saat önce basın mensuplarına İmar Planı İptal edildi açıklaması yapması olayın ne kadar siyasi olduğunu da ortaya koymaktadır.”
+
Muğla Çimento A.Ş. Hukuk Müşavirliği açıklamasında “Amacımız yatırımlarımızla Muğla'ya katkı sağlamaktır” diyen Av. Aytaç Cenk Özen, kendilerinin sürekli siyaset mekanizması içerisine çekilmeye çalışıldığını öne sürerek özetle şu ifadelerde bulunmuş:
“Her ne kadar hukuksal olmayan ve siyasi kararlar alınmış olsa da bizleri siyaset içine çekemeyeceklerini çok iyi bilmelidirler. Binlerce çalışanı olan grup şirketlerimizin amacı siyaset değil istihdam ve bölge halkının ekonomik refahını yükseltmek, amacımız yatırımlarımızla Muğla’ya katkı sağlamaktır. Faaliyete geçtiğinde, doğrudan ve dolaylı iş ve hizmet alımları ile yaklaşık 10 bin Muğlalı hemşehrimize ekonomik katkı sunacak böyle bir yatırımı, tamamı ile kendi ideolojik bir bakış açıları ile hedef alıp, Muğlalıları bu yatırım ve istihdam fırsatından mahrum etmek isteyen ve bu uğurda hukuk kurallarını da çiğnemekten kaçınmayan tüm çevrelere karşı hukuki haklarımızı sonuna kadar kullanacağımızın bilinmesini isteriz.”
Tabii bu açıklama bir basın toplantısında not alınmış ifadeler değil, yazılı bir basın açıklaması metni... Basın toplantısı olmuş olsa çevrecilerin kurulmak istenen tesisin “olumsuzlukları” ile ilgili iddialarını sormak isterdim...
Ki bu konuda Muğla Çimento A.Ş. uzmanları ile Muğla Büyükşehir Belediyesi uzmanlarının tarafsız bir ortamda bir masada buluşarak konuyu tartışmalarını bu köşeden önermiş, böyle bir toplantının moderatörlüğünü yapabileceğimi de ifade etmiştim.
Bu hala yapılabilir... Olmadı biz yöre halkının ve çevrecilerin endişeleri ile ilgili soruları ortaya koyar Muğla Çimento A.Ş.’den yanıt bekleriz... Bu saatten sonra ne işle yarar onu da bilmiyorum ama...
+
Bu arada Menteşe Belediye Meclisi bugün saat: 14.00’te Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezinde toplanıyor. Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın başkanlığında yapılacak Mart Ayı Olağan Meclis Toplantısında bugün çok önemli konular görüşülecek. Bakalım bu görüşmelerden Bayır ve Deştin’i içine alan Tekağaç bölgesi ile ilgili olarak 1/1000 Ölçekli Uygulama İmar Planı iptali kararı da çıkar mı...
NOKTAYI KOYARKEN BİR DUYURU
Dünkü yazımda Gonca Köksal Başkan ile Ahmet Aras Başkanın “aşk evlilikleri” konusunda meslektaşlarımızın görüşlerini paylaşırken, yaptığım alıntılardan birinin kime ait olduğunu karıştırınca “Bu ifadelerin sahibini karıştırdım. ‘O benim’ diyen yorumlara yazarsa sevinirim.” ifadem olmuştu. O, Menteşe’deki meslektaşlarımızdan Güzide Çakıroğlu Kasım’mış. Dün telefonla aradı, bahaneyle bu evlilik üzerine kritik yaptık. Tekrar hayırlısı olsun...
--------------- ---------------
GÜNÜN SÖZÜ; Cenab-ı Hak sevdiği yöneticilere açık sözlü danışmanlar lütfeder, sevmediklerine dalkavuklar musallat eder.