CHP YDK Üyesi Kazmaz’a 3 yıla kadar hapis...

CHP Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) Üyesi Remzi Kazmaz dün Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı. Kazmaz'ın savunmanlığını aralarında Avukat Emine Yenilmez Aydemir'inde bulunduğu çevre, doğa dostu meslektaşları üstlendi. Bodrum’a bağlı Güvercinlik Mahallesi’nde 21 Temmuz 2020 tarihinde bölgedeki 7 köyün arazileri üzerine kurulacak RES’lerle ilgili Çevre ve Şehircilik İklim Değişikliği Muğla İl Müdürlüğü tarafından düzenlenen ÇED toplantısını ‘vatandaşlarla birlikte yaptırmamak, toplantıyı düzenlemek isteyen memurlara yönelik hakaretlerde bulunmak’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında Savcı, Kazmaz’ın TCK 125’e göre (1 yıldan 3 yıla kadar hapis) cezalandırılmasını talep etti.

Bodrum 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya dün CHP YDK Üyesi Remzi Kazmaz ile birlikte ikisi aynı zamanda avukat olan CHP Muğla Milletvekilleri Cumhur Uzun, Gizem Özcan ve Süreyya Öneş Derici’nin yanı sıra CHP’li Rize ve Trabzon Milletvekilleri de katıldı. CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı ve Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın ile TÜLOV yöneticilerinin de katıldığı duruşmada Kazmaz’a Bodrum Yarımadası’ndaki çevre hareketlerinin temsilcilerinin de destek verdiği görüldü. Savcının iddianamesini okuyup Kazmaz için 1 yıl ile 3 yıl arasında hapis cezası talep ettiği duruşmada Kazmaz savunma için süre istedi ve duruşma 25 Ekim 2024 tarihine ertelendi...

+

Dün duruşmadan sonra CHP YDK Üyesi Av. Remzi Kazmaz ile görüştüm.

Kazmaz’a “Ceza alırsanız bunun yatarı ne?” diye sormaya kalktım, gülerek, “Oldukça keyifli, esprili bir duruşmadan çıktık, üstüne bu keyifli bir soru oldu. Bu cezanın yatarı yok, çünkü ceza alacağımı sanmıyorum. Ceza alacağımı sanmıyorum, çünkü ortada suç yok.” dedi. Kazmaz şöyle devam etti:

Yargılanıyoruz. Suçumuz, çevreyi korumak ve savunmak, yaşam alanlarımızı korumak için kitap yazmak, ülkenin yeraltı ve yerüstü madenlerini korumak için meydanlarda, alanlarda, mahkeme salonlarında konuşmak. Davanın konusu, Güvercinlik’teki ÇED (Çevre Etki Değerlendirmesi) halkı bilgilendirme toplantısını engellemek. Değerli çevre ve doğa dostları, 35 yıllık çevre ve insan hakları mücadelesinde birçok tehdit aldık, baskı gördük. Bazen hakkımızda soruşturmalar açıldı, ama hepsi lehimize sonuçlandı. Şimdi, Güvercinlik, Kızılağaç, Çamlık, Kumköy, Pınarlıbelen ve Yalıçiftlik köylerini etkileyecek rüzgar santrallerini (RES), köylerin yaşam alanlarına koymak için yapılan ÇED faaliyetlerine karşı çıkan köylülerle şirket arasında yaşanan olaylardan dolayı yargılanıyoruz.

+

Güvercinlik sürecine hem aktivist hem de köylülerin avukatı olarak katıldığına dikkat çeken Kazmaz sözlerini şöyle sürdürdü:

Yaşam alanlarımızı, doğayı, çevreyi ve müvekkillerimi her koşulda savundum. Anayasal haklarımızı anlattım, yeri geldi müvekkillerimle omuz omuza mücadele ettim. Bütün bunlar vahşi ve rantiyeci sermayeyi rahatsız etti ve hakkımda dava açıldı. Ama biz yılmadık, durmadık, çalıştık ve Güvercinlik RES davasını tam üç kez kazandık. Bütün ÇED raporlarını iptal ettirdik. Bu olaydan sonra ‘Vay, sen misin bu davayı kazanan, bu ÇED raporlarını iptal ettiren?’ diyerek kendimizi birden mahkeme önünde bulduk. Bizim hukuk devletine ve bağımsız yargıya inancımız tamdır. Şimdi de savunmayı savunmak için tüm çevre ve doğa Dostlarımla, hukukun üstünlüğünü savunan meslektaşlarımla, dostlarımla, yol arkadaşlarımla bu yargılanma, daha doğrusu hukuk mücadelemiz sürecini yaşayacağız.

Dünkü duruşmadan önce Av. Remzi Kazmaz “Hukuku, Doğayı, Çevreyi, Sansürsüz düşünce özgürlüğünü savunmak ve korumak için sizi Bodrum Adliyesindeki ‘Savunma Yargılanıyor, Savunmayı Savunuyoruz’ duruşmama davet ediyorum” diye basına çağrıda bulunmuştu.

Nedense Muğla’da basının en güçlü olduğu Bodrum’da dünkü duruşmaya basın gereken, en azından beklenen ilgiyi göstermemiş. Yaşar Anter de Bodrum dışındaymış. Yoksa mutlaka katılırdı.

Galiba Muğla Barosu’ndan da katılan olmamış. Tabii Baro’nun ilgisiz kaldığı bir “çevre davası”na Bodrum’da da olsa basının ilgisiz kalmasını çok da yadırgamamalı, ama yadırgıyorum.

Neyse...

+

Peki “Avukat Remzi Kazmaz neden yargılanıyor?

Gelin bu sorunun yanıtını 3. GÖZ Dergisi Sahibi ve Kurucu-Genel Yayın Yönetmeni Güler Pınarbaşı’ndan alalım. Söze “Önce bilelim: Çevre aktivizm hareketi, kuruluşları çevreye duyarlı olmaya, ürün ve hizmetlerin çevre üzerinde olası zararlarını minimize etmeye, sürdürülebilirlik, çevresel sosyal sorumluluk bilinciyle hareket etmeye çağırmaktadır.” diye başlayan Güler Pınarbaşı “Çevre aktivisti ne yapar?” diye sorup, “Tüm ülkelere, kendi önceliklerine ve dünyanın karşı karşıya olduğu çevre sorunlarına uygun olarak benimseyecekleri açık rehberlik ve amaçlar sağlar. Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları, kapsayıcı bir gündemdir.” diye karşılık vermiş.

İnternette sorguladığımızda aldığımız cevaplar bunlar.” diye kaydetmiş...

+

Güler Pınarbaşı dergisinde kaleme aldığı yazısında “Peki, Avukat Remzi Kazmaz ne yaptı?” diye de sormuş ve yanıtı şöyle olmuş:

35 yıldır Türkiye'nin tüm çevre sorunlarını korumaya önderlik etti, halkı bilgilendirdi, bu uğurda her şeyi göze alıp, bu süreçte pek çok olumsuz olaylar yaşadı...

Şimdi Güvercinlik'de yapılması düzenlenen Rüzgar Elektrik Santrali (RES) Projesi için 2015'de açılan davayı savunarak 8 yılda iki kez kazandığı, Danıştay kararı onadığı halde Bodrum Ağır Ceza Adliyesi'nde 25 Eylül 2024 Çarşamba, saat: 09.00'da yargılanacak. Suçu; Bodrum'un Güvercinlik Mahallesi'ndeki ormanlık ve 1.2 derece Arkeolojik sit alanına RES yapılmasını istemeyen köylülerin haklarını bilmesini sağlamak ve önemli bir turizm kenti olan Bodrum'un doğasını, ormanını korumak! Bunu köylülerin iradesine rağmen burada yapmak için ısrar eden şirketin toplantısını protesto etmek!

Suçlama da hazır: Görevlilere hakaret!

İyi de, burada muhatap, görevliler değil ki; RES'leri illaki burada yapmak isteyen şirket ve yetkilileri!

Çünkü Bodrum'un 3570 Sayılı Zeytin Yasası'na göre bu alan zaten korunmalı. Genellikle Ankara'da yapılan adrese teslim projeleri önlemek tüm vatandaşların görevi olmalı.

Burada Türkiye'nin önemli turizm kenti Bodrum'un tarihini, toprağını, ormanını ve doğasını korumak için öne atılan Avukat Remzi Kazmaz'ı doğru anlamak çok önemli. Çünkü görüyorsak, duyuyorsak biz de onun kadar sorumluyuz! Başta Güvercinlik Mahallesi ve diğer önemli mahallelerde dahil olmak üzere Bodrum RES çöplüğüne dönüştürülemez!

Bu şirketin, proje adını Güllük yazıp, Güvercinlik'de yapma ısrarının nedenini biz, çok net görüyoruz! Mahkeme kusuru ararken biz, kusurluyu biliyoruz!

+

Yazısında “Güvercinlik'deki köylüleri zamanında bilgilendirmeden, orada yaşamayan köylülerin adıyla ÇED Raporu alan YILDIZ ELEKTRİK ÜRETİM ŞİRKETİ ve bunu veren Çevre Bakanlığı'nı da protesto ettiğini” belirten Güler Pınarbaşı, “Vatanın bir karış toprağını korumak her TC vatandaşının görevidir. Bizim asli görevimizdir. Çevre aktivistinin, hem de hak hukuk nedir bilen bir avukatın görevi de, yanlışa BİR veya HER ŞEKİLDE ‘DUR!’ demektir.” diyerek şöyle devam etmiş:

Köylünün, gerçeği bilmek, üretim yaptığı, yaşadığı alanı toz ve gürültü kirliliğine karşı savunmak, her şekilde protesto etmek hakkı vardır ve akıllı halk bunu kullanır...1. ve 2. Derece Arkeoloji sit alanına inşa yapılması, doğanın tahribatı, ormanlık alanın yok edilmesi gerçek suçlardır. 8 yılda iki kez kazanılan davada, şu an bu davaları kazanan avukatı bertaraf etmek için açılan bu davada gerçek kusurlu aranmalıdır.

Köylüyü hakları konusunda bilgilendirmek, hatta her şeyi göze alıp yanlarında olmak vatanı sevmektir. Bodrum'un güzelim doğasını ve toprağını talandan korumak insani bir görevdir. Burada görevlilerin görevlerini yapmasını beklemek de bir vatandaşlık hakkıdır. Zamanında bilgilendirme yapılmadan, usulsüz ÇED RAPORU TEMİN etmek, işleve sokmaya çalışmak, ısrar etmek suçtur. Bunu önlemek, vatanın her karış toprağını korumak ise sorumluluk, vatanseverliktir.

Kusura bakın da, o kimde? Burada muhatap o toplantıyı yapacak görevliler değil, köylünün yaşam alanına haksız şekilde göz diken şirkettir. Bu dava sadece moral bozmak, zaman kazanmak içindir. Av. Remzi Kazmaz, ne yaptığından emindir, niyeti belli, morali sağlamdır.

+

Güler Pınarbaşı son olarak “Kusura bakın ama kusur bakın nerede?” diye sorup şöyle yanıtlamış:

Bize göre, köylünün iradesine rağmen o ormanlık alana rüzgar elektrik santrali yapmak için ısrar eden şirkettedir. 3570 sayılı yasaya rağmen, Arkeolojik sit alanına 3 km uzakta olması gerektiği halde 900 m. Doğal sit alanına 500 m. Uzaklıkta RES'ler yapmaya ısrar etmesindedir. Konunun görevlilerle ilgisi yok. Bodrumlu tüm çevre aktivistleri olarak muhatabımız, şirket yetkilileri; protestomuz, onların ısrarlarının ardındaki niyetedir!  Oyulmuş dağlar, yok edilen ormanlar, soyulmuş topraklar istemiyoruz!

Biz biliyoruz, köylü bunu görüyor, siz yetkililer, gerçeği anlamayı seçecek misiniz?

-------------------                       ------------------

GÜNÜN SÖZÜ; İlimsizlik bilgisizlik yüzünden. Cehalet hortlayıp çıkar mı çıkar. Sevgisizlik saygısızlık yüzünden İnsan insandan bıkar mı bıkar.--Neşet Ertaş