Çevreciler mi ‘cukkacı’, çimentocular mı 'iftiracı'?

Abone Ol

GÜNDEMİ SARSAN OLAYLAR

Geçen hafta çimentocular cephesinde artık benimde görmezden gelemeyeceğim gelişmeler yaşandı.

Muğla Çimento A.Ş. sahiplerine ait olduğu söylenen Muğla Postası’nda “GÜNDEMİ SARSAN OLAY” spotuyla “Çevrecilerin Çimentocularla Pazarlık Masasına Oturduğu Ortaya Çıktı” başlıklı haber çıktı.

Doğrusu ben ortada “gündemi sarsan” bir olay göremiyorum.

Türkiye gündeminde sağlığın “ticarileşmesinde”nerelere geldiğimiz ile “kayyum” atamalarının, genç teğmenleri disipline sevkinin, Kılıçdaroğlu’nun yargılandığı hakaret davasında “savunması”nın, Nasuh Mahruki’nin tutuklanmasının ve Ankara’da maden işçilerinin özelleştirmeye karşı direnişinin “sarsıcılığı” yaşanırken, Muğla gündeminde de hafta sonunda Başkanlığını Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın yaptığı Tarihi Kentler Birliğinin toplantısı ile Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından “25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü”nde Muğla genelinde 13 ilçede 14 Mor Otobüs ve Mor Durağı hizmete sokması vardı...

Tabii Bodrum’da dün Bodrum FK’nün Galatasaray’a 1-0 yenildiği maç ile Milas’ta da kimsenin karşısına liste çıkarmaya cesaret edemediği AK Parti İlçe Başkanı Duygu Pınar Marçalı Doğru’nun ‘seçilmiş ilçe başkanı’ olduğu kongrede yaşanıyordu...

+

AHMET ARAS’A KORUMA ÖDÜLÜ

Tarihi Kentler Birliği’nin Kasım ayı encümen toplantısı, aynı zamanda Kıyı Ege Belediyeler Birliği Başkanı olan Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal ev sahipliğinde 300 belediye başkanı ve 500 belediye meclis üyesinin katılımıyla Marmaris’te yapıldı.

Açış konuşmalarının Başkan Aras ve Tarihi Kentler Birliği ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş tarafından yapıldığı toplantıda, Tarihi Kentler Birliği Encümen Üyesi ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal, Büyükşehir Belediyesi Mimarlarından, aynı zamanda merhum Oktay Ekinci’nin oğlu ve şehir plancısı Dr. Kerem Ekinci ile birlikte “Doğal ve tarihi çevre ile kültür mirası koruması” konusundaki çalışmaların önde gelen isimlerinden Oktay Ekinci’nin “Yaşayan Muğla” kitabı üzerine sunumda bulundu.

Bu arada Başkan Aras, 2024 yılında Fethiye Kayaköy, Menteşe Ağa Bahçesi Konağı ve Menteşe’de Azize Meryem Kilisesi restorasyon projelerinin başarıyla tamamlamasından dolayı Mansur Yavaş’ın elinden 3 jüri özel ödülü aldı...

+

ÇEVRECİLERİ TÖHMET ALTINDA BIRAKAN OLAY

Muğla Postası’nın “Çevrecilerin Çimentocularla Pazarlık Masasına Oturduğu Ortaya Çıktı” başlıklı haberinde “Muğla Çevre Platformu (MUÇEP)’e bağlı Deştin Çevre Platformu üyelerinin Muğla Çimento yetkilileriyle pazarlık masasına oturdukları ortaya çıktı.” diye başlayan haberde şu ifadelere yer verilmiş:

Muğla’da yapılacak olan Entegre Çimento Tesislerine karşı oldukları için eylem yapan Deştin Çevre Platformu üyelerinden İsmail Şener ve Mehmet Çetinkaya’nın Muğla Çimento basın danışmanıyla aynı yemekte fotoğraf vermesi ortalığı ayağa kaldırdı.

Platform üyeleri İsmail Şener ve Mehmet Çetinkaya, çevreye zarar vereceği gerekçesiyle karşı çıktıkları tesisin basın müşaviri olan ve aynı zamanda Muğla Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt’un yeğeni Samet Yeman’a ait olan gazetelerde Genel Koordinatörlük görevini yürüten Vehbi Gönül ile aynı ortamda samimi fotoğrafların yer alması sosyal medyada geniş yankı uyandırdı.

Vallahi bu olayla Muğla gündemi sarsılmadığı gibi, bu olay ne ortalığı ayağa kaldırdı ne de medyada yankı uyandırdı... Ancak bu olay Muğla çevrecilerinin gündemini sarsmalı, Deştin’de ve çevreciler arasında ortalığı ayağa kaldırmalıdır...

+

Söz konusu haberde “Muğla kamuoyunda daha önce de parayla eylem yaptıkları iddialarıyla gündeme gelen Çevre Platformu üyelerinin Muğla Çimento Entegre Tesisi basın müşaviri ile neden bir araya geldikleri ise kafalarda soru işareti bıraktı.” ifadesine de yer verilirken şöyle devam edilmiş:

İddialara göre Deştin Çevre Platformu üyelerinden İsmail Şener ve Mehmet Çetinkaya Muğla’da yerel yönetimlerle iyi diyalogları ve siyasi olarak da ağırlıklarının olduğunu ifade ederek Cemal Karakurt’la telefonla görüşerek şahsi talepleri doğrultusunda eylemlere son vereceklerini söylediler;

Karakurt’un ise ‘Şahsi olarak kimseye imtiyaz sağlayamayız bulunduğumuz yöreye ve yöre halkına kapılarımız her zaman açık bulunduğumuz bölge için her zaman taşın altına elimizi koyarız’ dediği ve anlaşma sağlanamadığı iddia edildi.

+

İSMAİL ŞENER VE SOMA ÇİMENTO...

Dikkatli okurların dikkatinden kaçmamıştır, haberde “İddiaların sahibi kim, kim iddiada bulundu?” sorularının yanıtı da yok. Tabii Muğla Postası’nın ve öteki yayınlarının “tarzı” bu... Oralara girmiyorum.

Beni “çevrecileri töhmet altında bırakan” bu haberin doğru olup olmadığı ilgilendiriyor. Ortada sadece “içki masasında çekilmiş” gibi bir fotoğraf var. Ben bu konuyu geçen Cumartesi günkü yazımda da ele alabilirdim. Yalanlanmasını bekledim, ama bir yalanlama gelmedi...

Üstelik ben bu haberi Muğla Postası’nın internetteki sayfasında okurken, bir başka haberle karşılaştım. Orada da Deştin Çevre Platformu Üyelerinden Eğitimci İsmail Şener ile ilgili “Deştin Çevre Platformu üyeleri zeytin tarlaları ve tarım arazilerinde bir tane çimento fabrikası gösterin biz de fabrikanın yapılmasını destekleyelim açıklaması yaptı. Muğla Çimento A.Ş. örnek fabrika olarak gösterdiği Soma Çimento videosunu yayınladı. Deştin Çevre Platformu'ndan köylüler adına açıklama yağan İsmail Şener zeytin alanlarını ve tarım arazilerini göstererek 'Türkiye'de bize bir tane örnek gösterin biz de çimento fabrikasının yapılmasını destekleyelim' dedi.” deniliyor...

+

Bu videolu haberde İsmail Şener ne içmiş bilmiyorum, sanki yukarıdaki haberde belirtilen sofradan az önce kalkmış (!) gibi arka fonda “çimento fabrikası inşaatı” eşliğinde “Ben Deştin Çevre Platformu'ndan İsmail Şener. İşte görüyorsunuz her tarafımız zeytinlik, dört tarafı ormanlarla kaplı alan içerisinde bir çimento fabrikası inşa etmeye çalışıyorlar. ... (buradaki sözcük anlaşılmıyor)  olduğu iddia edilen fabrikanın buraya yapılması uygunsa yapılsın.” diyor.

Videoda bu açıklamayı ‘Soma Çimento’nun görüntüleri izliyor. Görüntüler müthiş... Soma olmalı, bir yerleşme ile zeytinliklerin ve tarım alanlarının ortasında; sanki Millet Bahçesi ortasında bir çimento fabrikası... Görüntünün üstüne şu seslendirme yapılmış:

Muğla Çimento ise yapılacak olan entegre çimento tesisinin tamamıyla çevreci olacağını belirtmişti... Muğla Çimento son teknolojik ürünlerin kullanılacağı entegre tesis için tarım arazilerinde ve zeytinlikler arasında yer alan Soma Çimento'yu örnek gösteriyor. Soma Çimento yerleşim yerlerine 500 metre, zeytin tarlaları ve tarım arazilerinin içerisinde yer alıyor. Çevre Platformu Üyeleri Soma Çimento'nun tarım arazilerinde ve zeytinlikler arasında yer almasına nasıl bir cevap verecek Muğla kamuoyu merakla bekliyor.

Vallahi bu “haber diline” bayılıyorum... ‘Muğla kamuoyu merakla bekliyor.’.. Ben bu “üslubun” sahibini bir yerden tanıyorum, ama... Neyse...

+

DEŞTİNLİLER ‘SOMA ÇİMENTO’YU KABUL EDER Mİ?

“Soma çimento” görüntülerini görünce Deştin Çevre Platformu Üyelerinin ve İsmail Şener’in ne cevap vereceğini Muğla kamuoyunun merak ettiğini sanmıyorum, ama Muğla Çimento A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Karakurt “Deştinlileri ve platform üyelerini” iki otobüse doldurup Soma’ya götürse, dönüşte köy meydanına sandık konsa içinden “Çimentoya evet” çıkarsa şaşırmam...

Muğla kamuoyu merak ediyor mu bilmiyorum, ama ben MUÇEP ve Deştin Çevre Platformu’nun İsmail Şener ve arkadaşı Mehmet Çetinkaya hakkında ne düşünüyorlar merak ediyorum.

Belki de yalanlamada bulunacaklardır... Doğrusu ben “yalanmış” deyip, unutmak istemiyorum.

Çok daha önce de “Muğla'yı Karıştıran İddia” spotu ile “Çevre eylemcileri eylem yapmak için milyon dolarları bulan paralar aldılar” başlıklı haber yapıldı... Deştin’deki mücadelenin önderleri ile ilgili sık sık “Cukkacı çevreciler” diye haberler yapıldı... “Çimentocunun gazeteleri işte” denilip geçiştirildi. Haberler, suçlamalar Deştin’de “yalanlandı”... Ben hep, suçlamanın, iddiaların muhataplarının Muğla Postası ve iddia sahipleri hakkında dava açmalarını bekledim.

Farkında mısınız, Muğla Çevre Mücadelesi Deştin’de itibarsızlaştırılıyor. Çevreciler töhmet altında bırakılıyor...

Buna kimsenin hakkı yok. Ben bir “gazeteci” ve “yurttaş” olarak artık gerçeği öğrenmek, hukuki bir karar görmek istiyorum... Umarım görürüz...

+

Bir de ben Muğla Çimento A.Ş.’nin yeniden başlattığı ÇED sürecinde iki gün sonra 28 Kasım’da Ankara’da yapılacak İnceleme Değerlendirme Komisyonu (İDK) toplantısına Menteşe Kent Konseyi’nin katılıp katılmayacağını merak ediyorum. Konsey’de Deştin’i temsilen  bir kişi ile, Deştin destekçisi Ferah Gümüş de var. Onlar nasıl olsa Ankara’ya gideceklerinden kendilerine “temsil yetkisi” mi, yoksa önceki konsey yönetiminin “misyonu” çerçevesinde Konsey Sekreteri Necati Demirel’e mi yetki verilecek “kamuoyu” merak ediyor...

----------                  -----------

GÜNÜN SÖZÜ; Yalnız kendisini düşünen insan, yumurtasını pişirmek için komşusunun evini yakar. --Francis Bacon