“Cenaze evine jandarma ile girdiler..” Mutlak butlan ertelendi!

HIZLI BAŞLADIK

Bu haftaya dün hızlı başladık.

Dün sabah Ankara’da Cumhuriyet Halk Partisi’nin 38. Kurultayının iptali davasının duruşması başlarken, Milas/Akbelen’de Gökova, Yeniköy Termik Santrallerini bölgenin susuz kalması, bölge zeytinliklerinin ve tarımının ortadan kalkması pahasına işleten Limak-İçtaş şirketi ekipleri jandarma korumasında zeytinliklere girerek söküm ve kesime başladılar.

Onca olumsuzluğun içinde bir de Ula’dan keyifli bir haber geldi...

+

GÖKOVA’YI TAŞTAN OYANLAR DURDURULDU...

Ula’da şarkıda olduğu gibi olmasa da adeta “Gökova’yı taştan oyan” ve ortalığı tozu dumana katarak bölgede yaşamı karartan firmanın iki ayrı ocak işletmesindeki faaliyetinin Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’ın talimatı ile Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından durdurulduğu öğrenildi.

Dün bu haberi alınca sevindik, umutlandık... Yine de umarın bir başka sabaha “Taş ocakları gürültülü, kirli, sağlıksız üretimine yeniden sessiz sedasız başladı” haberi ile uyanmayız...

Doğal SİT Alanı ve arkeolojik sit kararları ile koruma altındaki Gökova’da faaliyetine izin verilen taş ocakları sonunda baştan beri karşı çıkan bölge halkının isyanına neden oldu. Dinamit patlamaları ve toz bulutları ile yaşanan olumsuzluklar basına yansıyınca belki kimse beklemiyordu, ama Muğla Valiliği gereğini yaptı, işletmeyi durdurdu...

Ben de 13 Eylül 2025 tarihli yazıma “Sayın Valim, lütfen Ula’daki vahşete ‘dur’ deyin...” başlığı atarken, “ Türkiye Terörsüzleşme Süreci”nden umutsuzluğumu vurgulayarak “Yine de inşallah her şey yolunda gider de bir de ‘Yerinden Yönetim’ gelir diye umuyorum. İnşallah kısa zamanda gelir de o zaman Ahmet Aras Başkan’ın kapısını çalarız. Şimdi Vali Dr. İdris Akbıyık’ın kapısını çalıyoruz; Sayın Valim lütfen...” diye noktalamıştım.

Şimdi de “Teşekkürler sayın valim, eyvallah.” diyorum...

+

KÖYLÜLERİN YASINA BİLE SAYGILARI YOK!

Yazı başlığımın “Cenaze evine jandarma ile girdiler..” kısmı Sedat Kaya’ya ait. Zeytinlik katliamı bu başlıktan daha iyi bir başlıkla duyurulamazdı.

Bilindiği gibi Milas/İkizköylüler, Akbelenlilere destek veren yaşam savunucuları önceki gün Akbelen direnişinin sembol isimlerinden Zehra neneyi, anneyi, teyzeyi (Yıldırım) kaybettiler. Acı, keder, üzüntü her ne derseniz hala çok sıcak. Daha “7 Hayrı” yapılmadı, 52’si de olmadı... Limak-İçtaş ekipleri jandarma korumasında dün acının orta yerine dalıp katliama kaldıkları yerden başladılar.

Dün sabahın erken saatlerinde kamyonlar, kesim ekipleri ve jandarma personeli Akbelen'e gelerek zeytin kıyımına başladı. Giriş çıkışlar tutuldu.

İkizköylülerin alana girişi engellenmeye çalışıldı, ama her zaman olduğu gibi “zeytin dostları” engelleri aştı... Zeytin sökümüne karşı direnen, İkizköy Muhtarı Nejla Işık ile köylülerden Halil Şallı, Seçil Şallı ve Serpil Şallı gözaltına alındı. Daha sonra ifadeleri alınarak salıverildiler.

Bu arada direnişçilerden köylülerin sözcüsü Esra Işık “Tüm Türkiye’ye çağrımızdır” başlığı ile “Köyümüz, zeytinlerimiz yeniden ablukada. Ağaçlarımız üzerlerinde meyveleriyle sökülüyor. Bu ülkenin geleceğini 1 şirketin çıkarına satıyorlar! Buna izin veremeyiz, buna asla izin vermeyeceğiz! Tüm herkesi dayanışmaya çağırıyoruz! #ZeytinimeDokunma” diye paylaşımda bulundu...

+

PİYASALAR RAHATLADI, CHP BİR NEFES ALDI...

Mücadelelerine DEM, Zafer Partisi ve İYİ Parti ile TİP gibi muhalifler tarafından destek verilen, kimine göre “demokrasi”, kimine göre “hukuk” mücadelesi veren Cumhuriyet Halk Partisi’nin “kader anı” gibi davanın kritik duruşması vardı.

Ankara’da 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yaklaşık 1 saat süren duruşma tarafların dinlenmesinden sonra 24 Ekim Cuma günü saat 14.00’e ertelendi. Yani mevcut durum olduğu gibi ertelendi ve hemen herkes “Ertelenmesini bekliyorduk” dedi...

Şaşırdım... O zaman onca yaşanan gerilimi neden yaşadık. CHP Genel Merkezi’ne önceki günden gençler neden tahkim edilmeye başlandı... Piyasalar neden gerildi?

Ben de dünkü “Partiyi kayyıma bırakmak ‘ihanet’ değil de ‘kahramanlık’ mı oluyor?” başlığını taşıyan15 Eylül 2025 tarihli yazımı “Peki bugün ne olur...” diye sorup, “Senaryo çok; Bir türlü gitmeyen Piro Karaoğlan, Che Gandi, Dersimli Kemal geri gelebilir... Dava yüksek ihtimal usulden reddedilebilir.. Bu durumda mahkeme, kurultayın iptalini tartışmadan dosyayı kapatır. Yeni CHP’lilere de Özgür Özel’e “Ağam biz bu poku neden yedik?” demek düşer.. Esastan da reddedilebilir.. En zayıf senaryo olarak gösterenler var, ama Mutlak butlan çıkabilir... Bu durumda 38. Kurultay hiç olmamış sayılır... Bir de mahkeme, aynı konuda açılmış diğer davaların sonuçlarını görmek için davayı erteleyebilir..” dedikten sonra şöyle noktalamıştım:

“Doğrusu ben de ertelenmesini bekliyorum. Ne kadar uzarsa iktidarın o kadar işine yarar...”

+

EKONOMİ PİYASALARI RAHATLADI YA SİYASET PİYASALARI?

Doğrusu bu süreçten ekonomimiz büyük zarar gördü.

Ülkenin Milli Gelirini belirleyen ticari performansının göstergesi olan Borsa’da halka arz fiyatları nerdeyse yüzde 50’lere düştü. Siyasi gerilimin yarattığı ve faturası halka kesilen milyarlarla ifade edilen kaybımız var.

Dünkü duruşmada ‘tedbir kararı’ alınmadığı gibi bir ‘ara karar’da alınmamış olması toplumu, piyasaları ve CHP’yi rahatlattı...

Bilindiği gibi Merkez Bankası piyasaları rahatlatmak için 17 milyar dolar satış yapmıştı. Eğer dün bir olumsuzluk olsaydı, bir 17 milyar daha satıp piyasaları rahatlatma yoluna gidecekti.. Şimdi ise Merkez Bankasının faiz düşürebilmek için eli güçlenmiş oldu. Borsa dün rahatlamakla kalmayıp, çıkışa geçti..

Ekonomi piyasaları derin bir oh rahatladı...

+

Peki ya siyaset piyasası?

Dün siyasetin rahatladığı söylenemez. Siyasetin tek derdi ne bu davaydı ne de İmamoğlu davasıdır...

Siyasetin derdi çok. Dün tutulan nefesler bırakıldı, derin bir soluk alındı o kadar...

Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi dün duruşmayı Ekim’e ertelerken birçok kurumdan ek bilgi ve belge talebinde bulundu ve davayı 24 Ekim’e bırakırken, 38. Kurultay ile ilgili Ankara 26.Asliye Ceza Mahkemesinin 2025/472 Esas sayılı dosyasının son durumu itibari ile celbine de karar verdi.

Malum bu dosya da İmamoğlu ve Özür Özel ile 12 kişi de “şaibe” suçlaması ile yargılanıyorlar...

Ne olur bilemiyorum, ama her şey olabilir!

+

KURULTAYLAR PARTİSİ

Şimdi gündemde 900 CHP’li delegenin topladığı imzalarla alınmış bir olağanüstü kurultay kararı var. bun karara göre kurultay bu hafta sonda 21 Eylül Pazar günü yapılacak. CHP’nin tüm genel merkez kurumları yenilenecek.

Tabi bir de “39. Olağan Kurultay” var. Onun için de delege seçimleri tamamlanırken, ilçe kongreleri de tamamlandı gibi. Sıra il kongrelerine geldi. Sonra kurultay... CHP için 21 Eylül’de yapılacak kurultay CHP için bir ‘fırsat’ olabilir. Kurultay en geniş kitleyi toplayıp, muhalifleri de bir araya getirebilir ve “anahtar liste” yapılmadan bir ‘çarşaf liste’ ile seçimler yapılırsa, CHP’liler buradan kol kola çıkabilirler.

Tabii samimi ve dirayet sahibi iseler... Özellikle genel başkan gerçekten Özgür Özel ise...

Böyle bir kurultay da Kemal Kılıçdaroğlu’nun bile şansı olabilir!

+

Cumhuriyet Halk Partisi bu sene 102 yaşında. Yaşananlardan doğru dürüst yeni yaşlarını bile kutlayamadılar! Dünya da başka örneği var mı bilmiyorum, 102 yıllık kurtuluşun ve kuruluşun partisi CHP, Demokrat Parti bozgunundan sonra hala kendine gelemedi.

Tam 75 yıl tek başına iktidar olamadı.. Ama hala ayakta...

Cumhuriyet Halk Partisi’nin daha çok kendi içinde ve dışından yaşadığı “bozgunlara” rağmen ayakta kalabilmiş olması hala sahip olduğu “idealleri ve misyonu” yanında “kurultaylar partisi” olmasındandır.

Kurultaylar CHP’yi yıpratıyor görünse de tersine güçlendirmekte ve her şeye rağmen 102 yıldır ayakta kalmasını sağlamıştır. CHP bakalım önümüzdeki kurultayları değerlendirebilecek mi...

+

Bir de Özgür Özel’e ve CHP’lilere not:

Dün X hesaplarında FETÖ bulaşığı, 2. Cumhuriyetçi Hasan Cemal’in paylaşımı vardı. Paylaşımda bir eli Özgür Özel’in omuzundaydı! Paylaşım ise şöyle:

Özgür Özel Tandoğan'dan haykırıyor, tam bir heyecan fırtınası, gözlerim yaşarıyor!

Uzun yıllardır ilk kez bir eylemi içinde yaşıyorum. Tam bir heyecan fırtınası... Gözlerim yaşarıyor. Özgür Başkanın sesi patlıyor: Türkiye'nin bütün demokratları, demokrasiye yapılan darbeye karşı ayaktalar. Bu darbeye karşı direneceğiz, direneceğiz, direneceğiz.

Aman haaa....

--------------- ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Partizanlık, tek amacı karşıt partiyi yenmek olan kötü, yolsuz ve kârsız yasama süreçlerine yol açar. --James Fenimore Cooper