Celal Şengör ve maksatlı ‘Protokol’ krizi...

Hafta sonunda Muğla’da iki ‘kriz’ yaşandı.

Biri Bodrum’da, biri Menteşe de...

Bodrum’da Belediyenin Herodot Kültür Merkezinde gerçekleştirdiği Deprem Paneli’nin konuşmacılarından biri Prof. Dr. Celal Şengör’dü...

Şengör’ün konuşmacı olarak Bodrum’a getirilmiş olması Bodrumluları fena rahatsız etti.

Sanki memlekette deprem konusunda konuşabilecek kişi kalmamış gibi...

Daha önce 12 Eylül Askeri Darbe döneminde yapılan işkenceler konusunda konuşurken, cezaevlerinde mahkumlara insan dışkısı yedirmenin işkence olmadığını, kendisinin de yiyebileceğini söyleyen Celal Şengör, bu seferde Aralık 2015’de Habertürk televizyonunda katıldığı bir programda bu seferde Deniz Gezmiş ve Mahir Çayan'a eşkıya demişti...

Bu hakaret kimilerinin umurunda olmayabilir, ama Denizlerin, Mahirlerin yoldaşları “Celal Şengörgiller” ile aynı havayı teneffüs bile etmek istemeyebilirler...

+

Prof. Dr. Şengör, Bodrum’dan önce Prof. Dr. İlber Ortaylı ile birlikte Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Menteşe’de düzenlediği ve programında Stratonikeia’nın da bulunduğu etkinliğe konuk olmuştu.

Menteşe’de yaşayanlar Şengör’e İlber Ortaylı’nın hatırına mı katlandılar, Şengör’ün devirdiği çamlar ve hakaretleri çok da umurlarında değilimi bilmiyorum, ama Bodrum Belediye Başkanı Tamer Mandalinci “Ahmet ağabeyim getirmiş, biz de getirebiliriz” diye düşünmüş olabilir mi onu da bilemiyorum.

Tabii bu konularda Bodrum her zaman hassas olmuştur.

Anlayacağınız geçen hafta sonunda Bodrum’da yaşanan Celal Şengör krizinin yankıları hala devam ediyor.

Bu krize ayrıca bakarız. Bugün Menteşe’de Karadenizliler Derneği’nin “Hamsi Şenliği”nde yaşanan “protokol krizine”, daha doğrusu Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın Muğla Karadenizliler Derneği Başkanı Celal Karakaş’a etkinlikte yaşanan bir “olumsuzluk” nedeniyle bulunduğu “serzeniş” üzerinden yaratılan krize veya koparılmak istenen ‘kıyamete’ bakalım...

+

Muğla Karadenizliler Derneği tarafından bu yıl 7’ncisi düzenlenen Hamsi Festivali, Menteşe Kent Meydanı’nda yoğun katılımla ve oldukça keyifli gerçekleşti. Ancak yaratılan “protokol krizi” ile üzerine gölge düşürüldü... Aslında festivale katılanların o krizden haberi bile yoktu.

Kriz sanki protokolde değilde daha çok basına sızdıran veya sızmasına sebep olanlar sayesinde sosyal medyada yaşandı!

Kim, kimler yapmış olabilir?

Sorunun yanıtını almak için, olanlardan kim, kimler fayda sağlayabilir ya da sağlamak isteyebilir ona bakmak lazım...

Muğla “Büyükşehir” statüsünde olsa da küçük bir şehir, sonunda herkes herkesi tanıyor...

+

Festival, Muğla’da Muğla ve Karadeniz kültürlerini yan yana getirerek çok renkliliğin güzelliğini ortaya koyarken, horon ve zeybek danslarını, ezgilerini aynı sahnede, meydanda buluşturdu. Üç gün süren festivalde Muğlalılar ‘Karadeniz kültürünü’ sergilendiği kadar tanıma fırsatı bulurken, festivale katılanlara 5 ton hamsi dağıtıldı.

Vali Dr. İdris Akbıyık, festival açılış konuşmasında “Muğla'mız zengin tarihiyle doğal güzellikleriyle deniziyle, kültürüyle, ülkemizin bir cennet köşesi. Bu festival ile Karadenizli hemşehrilerimiz Muğla'mızın bu değerlerine güzelliklerine ayrı bir güzellik katıyor. Muğlamıza katkı yapan Karadeniz kültürünü, değerlerini burada yaşatan Karadenizli hemşehrilerimize teşekkür ediyorum. ifadesinde bulundu.

Vali Akbıyık, Dernek Başkanı Celal Karakaş, Milletvekili Gizem Özcan ve Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal’ın konuşmalarının ardından festival alanında stantları ziyaret ederek esnafla ve vatandaşlarla merhabalaştıktan sonra dernek yöneticileri ve protokol horon oynadı...

+

Ancak anlaşılan “maksatlı” olanlar buradan bir ekmek çıkaramamışlar...

Festival basında, sosyal medyada gündeme dansları, ezgileri ve stantları ile değil, protokolde yaşanan yanlışa Ankara’da AK Parti Kongresinde olması münasebetiyle katılamayan Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın partisini temsilen katılan İl Başkan Vekili Av. Ayşegül Mungan’ın protokoldeki yeri için gösterdiği tepki üzerinden kopartılan kıyamet ya da fırtına taşındı. Olan arada Karadenizliler Başkanı Celal Karakaş’a oldu. Belki de onun için hayırlısı olmuş, en azından ana damarının yüzde 90 tıkalı olduğu ortaya çıktı ve başarılı bir operasyonla stent takıldı.

Ona da buradan geçmiş olsun diyorum...

Bu arada konuyla ilgili basında ve sosyal medyada yaşanan kirlilik Murat Sökdü arkadaşımızın OdaTV de olayın perde arkasını objektif bir şekilde yazması ile son buldu. Murat Sökdü’nün “Muğla’da Aydın Ayaydın krizi tatlıya bağlandı...” başlıklı yazısına bakılırsa Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Muğla’ya son gelişinde Marmaris’te düzenlenen yemekte “Muğla’nın ağabeyi” ilan ettiği Prof. Dr. Aydın Ayaydın, Hamsi Festivali’nde AK Parti’nin temsilcisine protokolde olması gereken yerde yer gösterilmemiş olmasına tepki gösterirken, birileri de durumdan vazife çıkarıp Aydın Hoca ile Karadenizlileri ve MHP’lileri karşı karşıya getirmeye çalışmış...

Tabii “maksatlı” olanlar buradan bir ekmek çıkaramamışlar...

+

Murat Sökdü’nün OdaTV’deki 26 Şubat tarihli yazısında Festivalde AK Parti'yi Muğla İl Başkanı Haluk Laçin adına Siyasi ve Hukuk İşleri Başkanı Av. Ayşegül Mungan’ın temsil ettiği ve MHP’nin ise Muğla İl Başkanı Burak Demirel ile festivale katıldığı belirtilirken, Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ın Karadenizliler Derneği Başkanı Celal Karakaş’a serzenişte bulunarak gönderdiği mesajla özetle “Karadenizliler Derneği’nin Hamsi Şöleni etkinliğinde, AK Parti İl Başkanı adına vekil sıfatıyla katılan siyasi ve hukuk işleri başkanı Ayşegül Mungan’ın, protokol gereği oturması gereken yer yerine teamüllere ve protokol kurallarına aykırı bir sırada oturtulması eleştiriliyor. AK Parti’ye yaptığınız bu protokol yanlışlığından dolayı sizi kınıyorum.diyor.

Aydın Hoca mesajının devamında da Celal Karakaş’a “Şahsen, yönetimde yer alan başta siz çok değerli dostum Celal Karakaş olmak üzere tüm yönetim kurulunda yer alan arkadaşlarla dostluğum ve arkadaşlığım aynen devam edecektir. Ancak bundan böyle etkinliklerinizde yer almayacağız”diye serzenişte bulunmuş.

Gayet açık ve anlaşılır... Aydın Hoca partisine sahip çıkarken, tepkisini bir “kuruma” göstermiş ve ne Karadenizlilere, ne MHP’lilere ne de dernek yöneticilerine söz etmemiş...

Ama fırtına koparıldı... Biz de bir şey var sandık...

+

Tabii bu mesaj karşısında Aydın Ayaydın’a olan sevgi ve saygısı nedeniyle üzüntü yaşayan Celal Karakaş festivalden sonra bir sıkıntı yaşıyor. Yoğun strese bağlı olarak spazm geçirerek hastaneye kaldırılan Karakaş’a yüzde 90 tıkalı olan ana damarına stent takılıyor.

Muğla Karadenizliler Derneği Genel Sekreteri Temel Türkmen, “Sayın Prof. Dr. Aydın Ayaydın ile Muğla Karadenizliler Derneği Başkanı Sayın Celal Karakaş, sadece ikili arasında dostluk hukuku çerçevesinde gelişen bir serzenişin farklı boyutlarda yorumlanması Karadenizliler Derneği Başkanı Sayın Celal Karakaş’ı üzmüştür. İkili arasında abi kardeşlik hukukuna dayanan bir ilişki vardır. Aralarında gelişen bir konuyu, konuşarak halledecek kadar da dostlukları mevcuttur. Bu konunun köpürtülerek, farklı mecralara çekilmesinden kimsenin medet ummamasını rica ediyorum. Sayın Celal Karakaş’ın sağlık durumu stabil olup, bir kaç gün evinde dinlenecektir.” diye bir açıklama yaparak havayı yumuşatmaya çalışıyor.

Genel Sekreter Türkmen böyle yaparken, Derneğin Başkan Vekili Kamil Makar, olaya farklı pencereden bakmış olmalı “Kimse Karadenizliliğimizi sorgulayıp tehdit edemez. Karadenizlileri yok sayamazlar. Ayrıca sosyal medyada ifade edildiği gibi kimse tehdit edilmemiştir. Karadenizliler Derneği’nin başkanını kimsenin tehdit etmeye ne gücü nede çapı yeter böyle bir tehdit olmamıştır. Ülkemizin birçok zorlukla mücadele ettiği bu dönemde, bir koltuk oturma düzeni kavgasının gündem yaratması son derece üzücüdür. Takdir kamuoyunundur” diyerek görevinden istifa etti.

Aslında “Hamsi festivalinde kriz” denilen şey de böyle başlıyor...

+

Bütün bunlar yaşanırken, Prof. Dr. Aydın Ayaydın, OdaTV’den Murat Sökdü arkadaşımıza şu açıklamayı yaparak noktayı koyuyor:

AK Parti il başkanını temsilen siyasi ve hukuk işleri başkanımızın başkanlığında bir grup arkadaşımız festivale katıldı. Protokolde siyasi partiler sıralamasında teamüllere göre, ilk sırada AK Parti olması gerekirken AK Parti'nin ilk sırada olmamasının eleştirileri bana yansıyınca ben de geçmişte dostluğum ve hukukum olan dernek başkanı arkadaşım Celal Karakaş’a serzenişte bulunan bir mesaj attım. Mesajımda AK Parti'ye karşı yapılan protokol hatasını eleştirdim. Orada kastım, siyasi partiler büyüklük sırasına göre protokolde yer alır. AK Parti neden ilk sırada değil de AK Parti'den daha küçük partiler yer alıyordu. Cumhur İttifakı'nın ortağı MHP'ye karşı da benzer bir hareket yapılmış olsa, yani MHP den daha küçük bir partiye öncelik verilmiş olsaydı aynı tepkiyi verirdim. Seçim boyunca bana en büyük katkıyı MHP verdi. Seçim sürecinde de, seçimden sonrada onlarla hep beraber oldum, olmaya da devam edeceğim.

+

Bu açıklamalar havada uçuşurken hastaneden ertesi gün taburcu olan Celal Karakaş, evinde Aydın Hoca ve Karadenizliler Derneği üyelerinden bir grup dostları ile uzunca bir süre sohbet ettikleri haberleri de geldi.

Gerçek dostluk ve arkadaşlık hukuku böyle bir şey olmalı...

---------                   -----------

GÜNÜN SÖZÜ;Açılamayacak kapı yok! Düzeltilemeyecek yanlış, söylenemeyecek şarkı yok! Ne ulaşılamaz amaçlar var, ne de kurtarılamaz ruhlar... --John Steinbeck