Bu facebook paylaşımı ortalığı karıştırır!

Kaç gündür köşem adeta “Niyazi Atare vakası” işgali altında.

Muğla sanki bir “metropol”, o kadar çok önemli olaylar yaşanıyor, dönüp bakamıyoruz bile... CHP Muğla İl Kongresi ile ilgili o kadar çok yazılacak vardı ki... AK Parti’de öyle... Ha bugün ha yarın diye diye il başkanı atanmasına atandı da ortada hala bir il yönetimi yok...

Cumhuriyetimizin 102. kuruluş yıldönümü kutlamaları da bir garipti. CHP Bodrum İlçe Başkanlığı’nın Heredot Kültür Merkezi’nde gerçekleştirdiği gecede girişe bir masa atılıp Mustafa Kemal Atatürk’e “rezerv” edilmesi ve Büyükşehir Belediyesi’nin Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi’nde gerçekleştirdiği “Cumhuriyet Balosu”nda bir tek “istavrozu” (!) eksik Atatürk Köşesi düzenlenmesi unutulacak gibi değildi...

Bir de Ahmet Aras Başkanın evine silahlı saldırı ihbarı vardı, ona da bakamadık...

Daha çok şey oldu bitti, ama unutmadık. Fırsat buldukça döneriz...

*

Yazıma başlarken “Niyazi Atare Vakası” dediğime bakmayın. Bu aslında öyle “tek kişilik” bir tiyatro oyunu da değil!

Farkında mısınız bu olayda bir değil iki şüpheli var. Diğeri İbrahim Çırakoğlu... Nedense Çırakoğlu bizim de ‘katkılarımızla’ görünmez hale getirildi. Herkes Niyazi Atare’ye odaklanmış vaziyette... Kimileri linç ediyor, kimileri göklere çıkarıyor. Ben ikisini de yapmıyorum ve doğru bulmuyorum.

Ortada eskilerin deyişi ile bir ‘Cürmü meşhut’ olay var. Yani Atare ‘suçüstü’ yapılmış. İltisaklı olarak Çırakoğlu da yakalanıp, tutuklanmışlar.

Yani ortada bir ‘Cürmü meşhut’ ve iki şüpheli bulunmaktadır. Yargılama hitam bulmamış ve hatta daha başlamamıştır. Masumiyet karinesine göre bu iki şüpheli hala suçsuzdur. Haklarında bir ‘Cürmü meşhut’ ve bir de iddialar bulunmaktadır.

Sonucu bekleyeceğiz. Sonucu beklerken övmek veya yermek; linç veya göklere çıkarmak bizim işimiz değildir. Bizim işimiz masumiyet karinesi çerçevesinde olayı anlamaya ve anlatmaya çalışmaktır...

*

Tabii burada İbrahim Çırakoğlu bir başka bakımdan önemlidir.

Kulislerde Çırakoğlu’nun CHP’li değil, “Eski MHP’li” olduğu konuşuluyor. Tabii “eski MHP’li” ve ‘ yeni CHP’li’ olması da yadırganmamalı. Ancak CHP’li olur olmaz yakın zamanda yapılan ve hala tartışma konusu olmaya devam eden CHP Muğla 39. İl Kongresi’nde ‘yedek il yönetim kurulu üyesi’ olarak Nail Kızıl İl Başkanlığı’ndaki ‘blok listede’ yer alması da oldukça manidar.

Hadi Ahmet Aras Başkan’ın Büyükşehir Başkanı olmasının ardından Bodrum’dan il merkezine taşınıp emlakçı ofisi açmasını anladık diyelim, dünkü MHP’linin CHP’li olur olmaz İl Yönetimi listesinde yer bulmasını nasıl anlayacağız? Kim nasıl anlatabilir?

Sonra bu arkadaşa Bodrum’da “Dolar İbrahim” derlermiş. Lakabı böyleymiş. Duyunca aklıma nedense Niyazi Atare’nin gözaltına alınırken üzerinden çıkan dolarlar geldi!

Ayrıca bu İbrahim Çırakoğlu ile ilgili “sabıkalı” olduğuna dair iddialar var.

Eğer doğruysa sabıkalı biri nasıl siyasi parti yöneticisi olur; neden Dolar İbrahim;  o ofis neden Muğla’da açıldı; Çırakoğlu’nu CHP’ye kim kaydetti, kim il yönetimi listesine aldı?

Birileri de bir zahmet bu sorulara yanıt vermeli...

*

Bir de ortalıkta Kültür ve Turizm Bakanlığı eski personeli, şimdinin Avrupa Birliği'nde Ürün Yöneticisi Barış Balcı’nın paylaşımı dolaşıyor. Paylaşımı ilk gördüğümde “Savcılık bunu ihbar kabul eder” diye düşündüm.

Sonra inanamadım, Barış Balcı’nın sosyal medya hesaplarına baktım, paylaşım orada duruyordu.

Şaşırdım, şaşkınlık içindeyim... Tabi paylaşıma değil, orada anlatılanlara...

Barış Balcı’nın biraz edebi ve pek çok paylaşım gibi biraz da duygusala bağlanmış paylaşım şöyle başlıyor:

Deli zamanlarımızdı, ikimizde siyasetin farklı mecralarında koşturuyor olsak ta Kule Bar akşamlarında sıklıkla karşı karşıya gelir elimizdeki biraları kaldırıp selamlaşırdık. Evet çok sıkı rakiptik fakat 20 yıldır ne ben onun arkasından, ne de o benim arkamdan en ufak kötü bir söz söylememiştir, başkalarından da duymamışızdır. Nitekim o sosyal projelerde çok iyiydi, çocukluğundan itibaren başlayan siyasi hayatıyla çevresi de oldukça genişti ve seviliyordu. 2009 seçimlerinden itibaren seçilen belediye başkanı Mehmet Kocadon'la birlikte yıldızı daha da parlamaya başladı. Ben ise turizm altyapısından geldiğimden dolayı kültür ve turizme geçtim, yani Muğla merkeze...

*

Paylaşımında “Sonuçta artık ikimizde kamu kurumuna başlamıştık, fakat kavgamızın şehri dediğimiz Bodrum sürekli benim takibimdeydi.” ifadesinde bulunurken “Şimdi gelelim asıl konuya” diyen Barış Balcı o ‘asıl konuyu’ şöyle anlatmış:

Muğla İl teşkilatı Niyazi'yi partiden ihraç ettirse bile emin olun Niyazi kısa bir zaman sonra çıkacak. Çünkü seçim sponsorluğu yapmış iki holdingin Ankara'da oldukça iyi bir etkisi var. Niyazi bu holdinglerin gayri resmi olarak Bodrum'da neler yaptıklarını ve manipüle etmek için suçların başka siyasi partilere atılarak halkın tepkisinden kotarıldığını gayet iyi biliyor. Sonrasında pazar yeri ve otogardaki bazı dükkanların oldu bitti ihaleler ile kimlere nasıl verildiğini, 2014 öncesi Muğla büyük şehir statüsüne geçmeden önce yakılan ormanların orman statüsünden çıkartılarak imara açılması ve ruhsatlarının verilmesine kadar bu çocuk elinde çantayla hep birilerinin yanındaydı. Köylülerin arazileri üç kuruşa alınıp 18 uygulama planıyla imarda birleştirilirken ve tek parça halinde bir holdingin onursal başkanına astronomik rakamlara  satılırken bu çocuk sizin yanınızdaydı...

Kısacası Niyazi göründüğünden daha fazlasıdır ve bence o içerideyken arkasından öyle atıp tutmayın. Lakin sahiplenmiyorsunuz, birde arkamdan siz vuruyorsunuz psikolojisine girip itirafçılığı seçerse  inanın gemileri değil limanları yakar, ortada ne teşkilat kalır ne belediye kalır. Bodrum'u geçin bütün Muğla sallanır !.

Bakın 2011'deki belediye başkanı bazı yolsuzluk dosyalarıyla içeri girdiğinde millete Fetö'nün kumpası diye yutturulmuştu. Ben İçişleri Bakanlığının takibindeki dosyaların hepsini okudum. Bir kişi daha okudu, Niyazi!..

Hiç itiraz etmedi, kendisini bulaştırmadı ama her şeyi biliyordu. Çantalarını taşıyordu!..

Evet onun anlatacağı hikayenin nereden başlayacağını da söyledim. Geçmiş dosyalar mutlaka açılır...

Ve ona sahip çıkmak veya çıkmamak sizin elinizde. Yakın zamanda tabi ki gelecek emin olun, fakat ben bu satırları yazarken çantalarını taşıdığı o kişiler Ortakent'teki bir restaurantta rakı balık takılıyor ve konu asla Niyazi değil, bunu da bilin!..

*

Paylaşımı okuyup bitirince kendi kendime “Buradan sanki birilerine ayağınızı denk alın, aklınız varsa Niyazi’yi oradan çıkarın” diyor veya birileri dedirtiyor diye düşündüm.

Paylaşımda yer alan “Niyazi kısa bir zaman sonra çıkacak. Çünkü seçim sponsorluğu yapmış iki holdingin Ankara'da oldukça iyi bir etkisi var. Niyazi bu holdinglerin gayri resmi olarak Bodrum'da neler yaptıklarını ve manipüle etmek için suçların başka siyasi partilere atılarak halkın tepkisinden kotarıldığını gayet iyi biliyor.” ve “2014 öncesi Muğla büyük şehir statüsüne geçmeden önce yakılan ormanların orman statüsünden çıkartılarak imara açılması ve ruhsatlarının verilmesine kadar bu çocuk elinde çantayla hep birilerinin yanındaydı.” ifadeleri düşündürmeyecek gibi de değil...

Tabii benim gibi düşünenlerde olmalı ki, Yunus Hüsrev adında bir sosyal medya kullanıcısı da paylaşımın altına “Barış bey, yakışmadı; partileri beni ilgilendirmez, ancak ‘Niyazi'ye sahip çıkın, yoksa ötecek’ manasına gelen bu yazı bana göre bir şantaj ve en önemlisi bahsedilen kişinin can güvenliği için bir handikaptır. Kalın sağlıcakla.”  diye yazmış. Barış Balcı da “Teşekkür ederim dikkate alacağım Değerli Üstadım.” diye karşılık vermiş...

*

İlginç paylaşımın altına Murat Serkan Özgün adında bir sosyal medya kullanıcısı da “Eeee tamamda şimdi sizin bu yazdığınızdan bu arkadaşın tamamen masum olduğunu mu çıkaralım. Yani onun adına yazılmış saçma sapan bir tehdit yazısı yazmışsınız. Onun yaptığı pis işlerin savunucusu musunuz? Sizi yaptığınız kaliteli işlerden dolayı severek takip ediyorum. Ama bu yazdıklarınız size hiç yakışmamış.” diye yazmış ve aralarında şu diyalog gerçeklemiş:

- Barış Balcı “Yoo Niyazi'yi hafife alıp safdışı bıraktıklarını görüyoruz. Ömrünü verdiği yol arkadaşları resmen yarı yolda bıraktı. Bende onlara Niyazi'yi anlattım kendileri daha tanıyamamışlar. Şu an devam eden dava ile ilgili bir şey diyemem çünkü bitmedi sonuçta.

- Murat Serkan Özgün “Bilip de niye müdahale etmemiş pis işlere o zaman. Meclis üyesi olarak.”

- Barış Balcı “Haklısınız, fakat bu öyle bir takım ki çıktığınızda alışmış olduğunuz hayat biter ve Bodrum gibi bir yerde özür dilerim ama donla kalırsınız. Statünüzde biter kaybolur gidersiniz. Bunu göze almak ve sıfırlanmak gerçekten zor bir karardır Bodrum'da.

- Murat Serkan Özgün “10 yıldır Bodrumda yaşıyorum Barış Bey.

- Murat Serkan Özgün “Ayrıca bırakın bütün hırsızların çaldıkları topluma iade edilsin ve bırakın lütfen donları ile kalsınlar.

*

Gerçekten şaşkınlık içindeyim...

Bakalım ilk duruşmaya kadar daha ne hikayeler paylaşılacak...

--------------                            --------------

GÜNÜN SÖZÜ: Masallar; küçükken uyuyuncaya kadar, büyüyünce de uyanana kadardır. Will Durant