Bodrum Haberleri

Bodrum Kalesi’nin bilinmeyen sırrı: Taşları nereden geldi?

Yüzyıllar önce şövalyelerin inşa ettiği Bodrum Kalesi’nin en büyük sırrı ortaya çıktı. Bu yapı Bodrum turizminin simgesi oldu. İşte tüm bilinmeyenler...

Abone Ol

Muğla’nın en önemli simgelerinden Bodrum Kalesi, sadece görkemiyle değil, taşıdığı büyük tarihi sırlarla da dikkat çekiyor. Dünyanın yedi harikasından biri olan Mausoleion’un taşlarıyla inşa edilen kale, yüzyıllar boyunca şövalyelerden Osmanlı’ya, hapishaneden müzeye uzanan eşsiz bir dönüşüm yaşadı. Bugün ise her yıl yüz binlerce turistin ziyaret ettiği bir tarih hazinesi olarak öne çıkıyor.

Bodrum’un kalbinde, üç tarafı denizlerle çevrili kayalık bir yarımada üzerinde yükselen Bodrum Kalesi, 1406 ile 1522 yılları arasında Saint Jean Şövalyeleri tarafından inşa edildi. Stratejik konumu sayesinde iki limanı kontrol eden kale, dönemin en güçlü savunma yapılarından biri olarak kullanıldı.

Kalenin en dikkat çekici özelliği ise yapımında kullanılan taşlar oldu. Deprem sonucu yıkılan ve dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Halikarnas Mozolesi’nin taşları, kalenin duvarlarında yeniden hayat buldu. Bu durum, kaleyi sadece bir savunma yapısı değil, aynı zamanda antik dünyanın mirasını taşıyan eşsiz bir eser haline getirdi.

Şövalyeler, Rodos Adası’nın 1522 yılında Osmanlı tarafından alınmasının ardından 5 Ocak 1523’te Bodrum’u terk etti. Kale, daha sonra Osmanlı hakimiyetine geçti ve farklı amaçlarla kullanılmaya devam etti.

Kalede 5 farklı ülkenin izleri var

Bodrum Kalesi, farklı milletlere ait kuleleriyle dikkat çekiyor. Fransız, İtalyan, İngiliz, Alman ve İspanyol kuleleri, kalenin uluslararası bir savunma merkezi olduğunu ortaya koyuyor.

Kalenin girişine ulaşmak için tam 7 kapıdan geçiliyor. Bu kapıların üzerinde yer alan armalar ise ziyaretçilerin en çok ilgisini çeken detaylar arasında bulunuyor. Armalar üzerinde haçlar, ejderhalar, aslan figürleri ve farklı semboller yer alıyor.

İç kalede ayrıca 14 adet sarnıç bulunuyor. Bu sarnıçlar sayesinde kale uzun süre kuşatmalara karşı dayanabilecek şekilde tasarlanmıştı.

Hapishaneden müzeye uzanan şaşırtıcı yolculuk

Bodrum Kalesi, 1895 yılından itibaren hapishane olarak kullanılmaya başlandı. Ancak I. Dünya Savaşı sırasında 1915 yılında Fransız ve İngiliz donanmaları tarafından bombalanan kale büyük zarar gördü ve uzun süre terk edildi.

Osmanlı döneminde kaleye hamam eklenerek yapı Osmanlı mimarisi özellikleri de kazandı. Bu dönem, kalenin tarihindeki en önemli dönüşüm süreçlerinden biri oldu.

Bugün ise kale, dünyanın en önemli müzelerinden biri olarak kabul edilen Bodrum Sualtı Arkeoloji Müzesi’ne ev sahipliği yapıyor. Müze, batık gemilerden çıkarılan eserler ve denizcilik tarihine ait eşsiz koleksiyonlarıyla ziyaretçilere farklı bir deneyim sunuyor.

Bodrum turizminin en güçlü simgelerinden

Bodrum Kalesi, sadece Bodrum’un değil, Türkiye’nin en önemli kültür ve turizm değerlerinden biri olarak öne çıkıyor. Dünyanın yedi harikasından taşlar taşıyan nadir yapılardan biri olması, kaleyi uluslararası turizm açısından daha da değerli hale getiriyor.

Her yıl yerli ve yabancı yüz binlerce turistin ziyaret ettiği kale, Bodrum turizminin en güçlü simgeleri arasında yer alıyor.

Öte yandan, hem şövalyeler hem Osmanlı hem de modern Türkiye dönemine tanıklık eden Bodrum Kalesi, binlerce yıllık geçmişiyle ziyaretçilerine adeta yaşayan bir tarih deneyimi sunmaya devam ediyor.