"Bizler entellektüel fahişeleriz" demiş adam...

Abone Ol

Klasiktanımlamadır; Kuvvetler ayrılığı veya güçler ayrılığı, devlet organları olanyasama, yürütme ve yargı güçlerinin birbirinden ayrılmış oldukları birdemokratik devlet yönetim modelidir.

Devletinher biri birbirinden ayrı ve bağımsız güçlerdeki kol ve sorumluluk alanlarınaayrıldığı ve böylece her bir güç ve kolun bir diğeri ile güç ve sorumlulukalanları bakımından bir çatışma yaşamadıkları bu model ilk olarak antik Yunan ve Roma 'da geliştirildi.

Kuvvetlerayrılığında güçler normal olarak yasama, yürütme ve yargı olmak üzere üç kolaayrılmaktadır.

Buüç kuvvete daha sonra bugün " Medya " haline gelen " Basın " eklendi." Dördüncü güç " olarak basına yüklenen, atfedilen misyondan bugün " Medya "döneminde söz etmek pek mümkün değil.

Günümüzdebasın veya medya neredeyse bütün dünyada "Devletin", "İktidarın" gücü halinegelmiş durumda. O yüzden basının yerini Beşinci Güç Sosyal Medya aldı...

xx xx xx

Geçenlerdebu köşenin takipçilerinden Metin Arıcı sosyal medya hesabından şupaylaşımı yaptı:

" Gazetecilerinişi, gerçeği yok etmek, düpedüz yalan söylemek, saptırmak, kötülemek, servetsahiplerine ve iktidara dalkavukluketmek, kendi gündelik ekmeği uğruna yurdunu ve soyunu satmaktır...

Bizlersahnenin arkasındaki zengin adamların ve emperyalistlerin oyuncaklarıkullarıyız. Bizler ipleri çekilince zıplayan oyuncak kuklalarız. Onlar ipleriçekiyor ve biz dans ediyoruz...

Bizlerentellektüel fahişeleriz. "

Buifadeler New York Tımes Başyazarı John Swinton 'a aitti... JohnSwinton bu sözleri 19. yüzyıl sonlarında çalıştığı dahil bir çokgazete Yahudiler tarafından satın alınınca yaptığı bir konuşmadasarfetmiş.

JohnSwinton'a katılıyorum. Bugün de ayniyle vaki...

xx xx xx

Kabuletmek gerekir ki gazetenin, radyonun, televizyonun ve diğer kitlesel medyatürlerinin ortaya çıkması ve yükselişi, çoğulcu-demokratik süreçlerinmerkezinde yer alan bağımsız bir kurum olarak " dördüncü gücün " gelişmesineolanak sağlamıştır.

Demokratikbir ortamda, iktidarları, "gücü" denetleme, sorgulama; insan haklarıihlallerini kınama görevi medya tarafından üstlenilir ve gazeteciliğe "dördüncükuvvet" rolü atfedilmesinin nedeni de budur.

Kuvvetlerayrılığı vardır, yoktur, ama " yasama, yürütme ve yargı " demokrasiningücü olarak ayaktadır. Basın veya medya da " demokrasinin dördüncü gücü "adıyla onların yanında durmaktadır.

Ancakbugün demokrasinin dört gücünün yanında "beşinci güç"ten söz ediliyor. Tıpkı "Zkuşağından" söz edildiği gibi...

Demokrasinin Beşinci Gücü Sosyal Medya klasik " Demokrasinin Dördüncü Gücü Basın "ınyerini almış durumda. Daha doğrusu basın " gücün gücü " halinegetirilince, misyonunu sosyal medya üstlenmiş durumda. Belki de " O misyonsosyal medyaya yüklendi " demek daha doğru olacak...

xx xx xx

Yazılarımdagenellikle kendi mesleğime, meslektaşlarıma küçük iğnemelerim, çimdiklemelerimvardır. Her zaman olmuştur, yazdığım sürece de olacaktır.

Yaptığımın" nafile namaz kılmak " olduğunun da farkındayım.

Haftabaşında Muğla 'da A K Parti'nin 7. Olağan Kongresi vardı. Kongresonuç olarak yerel gazetelerimizin hepsinde yeraldı. Sadece Hamle 'debenim köşemde kongrenin her yanı ele alındı. Seçimsiz kongrenin taraflarıobjektif olarak anlatıldı. Parti içi demokrasinin olmadığı gösterildi.

Ancakbasınımız işin o yanını görmezden geldi.

Busadece AK Parti'de mi böyle? Demokrasiyi içselleştirdiği iddia edilen CHP'de deöyle... Osman Gürün'ün Büyükşehir Belediye Başkanlığından bu yana kongreler"tek liste" ile yapılıyor.

MHP 'yi kutluyorum.Yakın zamanda yapılan kongrede İl Başkanı Mehmet Korkmaz ile Dr. HacıÇelik yarıştı. Demokratik bir kongre oldu ve MHP İl BaşkanıMehmet Korkmaz güven tazeledi... Yakın zamanda İYİ Parti 'de kongreyaptı. Tek liste ile... İncilay Gezgin Şekerdağ yeniden seçildi, amapartisinin genel merkezinin kendisinden beklediği tavrı göstermeyince ilbaşkanlığı elinden alındı..!

Bukonuları ele alan var mı..?

xx xx xx

Muğla'damesleğimizin en gençlerinden Esma Turan , önceki gün Menteşe SınırsızlıkMeydanı 'ndan fotoğraf paylaşan tek " gazeteci "ydi.

Sevgili Esma oradan fotoğraf paylaşmakla kalmadı. Sosyal medya hesabından bir " köşeyazısı " tadında haberde verdi. Sınırsızlık Meydanı 'nda yaşananlarile ilgili başka bir yerde bir şey göremedim.

GençGazeteci Esma Turan şöyle haber verdi:

" Azönce gittiğim ve gerginlik dolu haberde bazı Siyaset STK temsilcileri Menteşeİlçesi Sınırsızlık Meydanı'nda Boğaziçi Üniversitesi'nde yaşanan olaylarailişkin öğrencilere destek olmak amacıyla basın açıklaması yapacaklardı. Ancak emniyet güçleriSınırsızlık Meydanına girişi tüm vatandaşlara yasakladı. Yazılı bir açıklamaisteyen gruba ise 'Yazılı açıklama yok, sözlü var' denildi ve 'Pandemi'gerekçesi ile Sınırsızlık Meydanı'nda açıklama yapmaları yasaklandı. Evet'Pandemi' nedeniyle.

Emniyetgüçleri de haliyle emir kulu. Emri verenlere sormak istiyorum;

-SiyasiPartiler Kongrelerini yapmak istediği zaman virüs yok mu oluyor?

-Kafeler,barlar, lokantalar kapalı. Esnafların, çalışanların hali ortada. Örneğin bir kahvehanesahibinin ailesi bir liraya, bir ekmeğe muhtaç durumda. En fazla 30 kişialabilecek mekânlar açılmıyor da Cumhurbaşkanımızın da dediği gibi 'Pandemiyerağmen kongre salonlarımız tıklım tıklım doluyor...'

Budurumda Koronavirüs bulaşmak için yer mi seçiyor? Daha soracak çok soru var...Bu arada 'Pandemi' nedeniyle basın açıklaması yasaklandıktan sonra çıkan arbedede herkes 'Yanak yanağa' geldi. Bu işten bir şey anlamış değilim. Bu işte birmantıkta aramıyorum. Çünkü yok... Sonra 'Gençler neden böylesiniz?' diyorsunuz.Bu işte bir mantık varsa anlatında bilelim lütfen... "

xx xx xx

EsmaTuran 'ınellerine yüreğine sağlık...

Meslektaşlarımızınen genci işte... Boğaziçi Üniversitesi 'ndekiler de en gençlerimiz...

Birgenç olarak, üstelik " Z kuşağı genc i" olarak Esma Turan 'ın dayüreği Boğaziçi 'nde atıyor olmalı.

Bende "Z kuşağıyım".. Ruhum ve düşüncelerim genç. Benim yüreğimde Boğaziçi'ndeatıyor...

Bizde genç olduk. Biz okulumuza sağcıları almamıştık. Onların hakim olduğuokullara da solcular alınmamıştı. Mezuniyetten sonra Yozgat 'a tayinedilen arkadaşlarımız Yozgat tren istasyonundan geri gelmişlerdi...Öğretmenlik yapamadılar.

Allahbir daha o günleri ülkemize, halkımıza yaşatmasın...

Birsiyasi liderimiz " Rektörümüz, öğretim üyeleri arasından başta RektörYardımcılığı olmak üzere münhal bulunan görevlere lazım gelen atamaları süratleyapmalıdır. Kabul etmeyen, yazılı talimata uymayanlar derhal üniversitedenuzaklaştırılmalıdır. Nitekim taviz verilirse sonuç vahim olacaktır. "deyince irkildim.. Ne olacak ki sonuç vahim olsun.. Geçmişten ders almamışvahim bir açıklama...

Eğerbu atamaya rektöre " AK Parti'den aday oldu " diye karşı çıkılıyorsa, bunaben de karşı çıkarım.

xx xx xx

CumhurbaşkanıErdoğan 'ıkim seçti? Halk seçti. Rektörü de halk seçmeli. Elbette sokaktaki halkdeğil, " üniversitenin halkı " seçmeli.

Üniversiteninhalkı hocaları, öğrencileri ve çalışanlarıdır. Onlar seçer, ilk üçten biriniCumhurbaşkanı Erdoğan atar olur biter... Hiç değilse atanan o okulunhocasıdır...

Bırakıngençler kırmadan, dökmeden kendilerini ifade etsinler. Yürürler, otururlar,haykırırlar. Bu onların demokratik hakları. Demokrasi böyle bir şey. Hermuhalefet edeni " terörist " ilan ederek bir yere varamazsınız. " Eeeiçlerinde teröristler, iltisaklılar var "... Vardır. Her zamanprovakatörler ve bu eylemleri kullanmak isteyen terör örgütleri olmuştur.Öğrenciler onları aralarına almamalıdırlar. Onları " tanıyan " devlettearalarından çekip almalıdır...

Gençlerkendilerini başka nasıl ifade edecekler? Onlara kendilerini ifade etme imkanıbırakmazsanız, asıl o zaman sonuç vahim olur... Düdüklü tencere meselesi...

xx xx xx

Tabiben Esma Turan 'ın o yazıyı sadece " genç " olduğu için değil,gerçekten " anlamaya çalıştığı " ve mesleğine saygı duyduğu, her koşuldamesleğini yapmak için yazdığını düşünüyorum.

Banaonca yıl sonra " Muğla'da gazeteciler de var " dedirttiği için kendisineteşekkür ediyorum.

Kendisiylegörüşmedim. Çalıştığı kurum bu yazısına yer verdi mi vermedi mi bilmiyorum.Zaten o yazısını sosyal medya hesabından paylaştı.

"Sosyalmedya" işte bu yüzden "Beşinci güç"...

-----------------------------------------

GÜNÜNSÖZÜ : Eğer düşman sana ödül veriyorsa, sende bir puştluk var demektir. -Alıntı.

ÇİVİ

Arkadaşım"Poşete bir adet ekmek koyarak, sokağa çıkma yasağında tüm şehridolaşabilirsin!" dedi.

BeniBi Gülmek Aldı: )))))