Birinci Cihan Savaşını Çıkaranların Gayesi Petrol

Birinci Cihan savaşını başlatanlar aslında Ortadoğu'yu petrol deposu olduğu için aradan Osmanlıyı yok etme planı uyguladılar. İlk petrol 1908’de İran'da bulundu. Önceden petrol aramalarında bulunan İngilizler İran ile hemen petrol şirketi kurdular. Petrolün Avrupa'ya nakli için Türkiye Avrupa'da büyük güç olan Almanya şirkete dahil edildi. Nitekim 1912 Musul-Kerkük havzasında petrol arama ve bulunacak petrolün Suriye'den Akdeniz'e gitmesinde Türkiye'yi şirkete ortak ettiler. Aynı zamanda Lozan antlaşmasında Türkiye hudutları içine alınan Musul-Kerkük özellikle İngilizlerin isteğiyle olmuştur, nitekim 1945’lerde Irak yönetimi hala Osmanlı paşaların elinde iken Irak lideri Nuri Sait Paşa, İsmet İnönü paşaya bir teklif getirdi. Irak bizden Suriye sizden bir bölge ile takas Musul-Kerkük sizin olsun deniliyordu. Günün lideri İsmet Paşa; Benim başıma İngilizleri yeniden dert etmeyin demiştir.

Nuri Said Paşa (d. 1888 - ö. 15 Temmuz 1958), Uzun yıllar ülke yönetiminde etkili olmuş Iraklı asker ve siyasetçi.

1909'da Osmanlı ordusuna subay olarak katıldı. I. Dünya Savası sırasında İngilizlerle yapılan çarpışmalarda görev aldı. İngilizlere tutsak düşmesinin ardından, 1916'da İngiltere'nin desteklediği Arap isyanına önderlik eden Hüseyin bin Ali'nin kuvvetlerine katıldı. Hüseyin'in oğlu Faysal'ın yanında görev alarak Osmanlılara karşı sürdürülen askerî harekâta katıldı. Savaş sonunda Faysal'ın Şam'da kurduğu kısa ömürlü Arap devletinin yöneticileri arasında yer aldı. Bu devletin 1920'de Fransızlarca yıkılmasından sonra, Faysal 1921'de İngilizlerin denetimindeki Irak'ta I. Faysal adıyla tahta çıktı. Nuri Said Irak yönetiminde bir dizi etkili görev üstlendi. 1930'da da başbakan oldu. Bu görevi sırasında İngiltere ile ülkedeki İngiliz nüfuzunun güvence altına almakla birlikte Irak'ın bağımsızlığını da öngören 20 yıllık bir antlaşma imzaladı.

Çeşitli dönemlerde 8 kez başbakanlık yapan (1930-1958) Nuri Said her zaman İngiliz yanlısı politikasını ve Faysal'ın temsil ettiği Hasimi hanedanına olan bağlılığını sürdürdü. II. Dünya Savası'nın başlarında İngiltere'yi desteklemek amacıyla Almanya'ya savaş ilan etti ve İtalya ile diplomatik ilişkileri kesti. Bu politikaya karşı çıkan ordudaki etkili subaylar Nisan 1941'de Rasid Ali Gevlani önderliğinde bir darbe düzenledi. Nuri Said genç kral II. Faysalla birlikte yurt dışına kaçtı. İngiltere'nin doğrudan müdahalesiyle Raşid Ali hükümetinin devrilmesinin ardından Irak'a döndü. İngilizlerin desteğiyle 1941-1944 arasında başbakanlığı yeniden üstlendi. Bu dönemde Arap ülkelerinin tek bir devlet altında birleşmesini savundu. Polisi ve basını etkili biçimde kullanarak muhalefeti denetim altında tuttu ve orduya müdahale bulunma fırsatı vermedi.

1955'te ABD'nin desteğiyle imzalanan Bağdat Paktı'nı etkin biçimde destekleyerek Irak'ın Arap ülkeleri arasındaki konumunu güçlendirmeye, böylece halkın desteğini kazanmaya çalıştı. Ama ülkede Batı karşıtı milliyetçi akım giderek güç kazandı. 14 Temmuz 1958'de, Ürdün ile birleşme girişimleri sırasında Abdülkerim Kasım yönetimindeki askerî darbe (1958 Irak Darbesi) monarşiyi yıktı. Said’in, darbeden bir gün sonra sonu oldu.

Bölgede en fazla nüfusa sahip olan Türkmenler yeni yönetimde söz sahibi oldular.

Musul-Kerkük Türkiye sınırları içine Lozan anlaşması ile girmişti.