21.yüzyıl bilgi çağıdır. Dijital iletişimin gelişimi nedeniyle bilgiyi paylaşmadabüyük avantaj yakaladık. Bilgi çağını,idare yapılanmamızda kullanmalıyız. Bazıfikirlerimi paylaşmak istiyorum. Son yerel seçimlerde Büyükşehir için 4 adayıtartıştık.
SayınOsman Gürün ipi göğüsledi. Ancak bu il için fikir üreten, proje hazırlayan, terdöken MehmetNil Hıdır'ın, Behçet Saatçı'nın, Mehmet Kocadon'un çalışmaları, seçimikaybettikleri için heba oldu.
Halbukişöyle olsaydı; Büyükşehir'e aday olanlar, önce meclis üyesi olsalardı,Büyükşehir Meclisikendi içinden başkanlarını seçseydi, aday olup, ipi göğüsleyememişhemşehrilerimizin proje ve düşüncelerinden daha çok faydalanmaz mıydık? Büyükşehirlerdekiyerel yapılanmanın, önümüzdeki dönemde tartışılması gerektiğine inanıyorum.
ÖrneğinMuğla'da Başkan Gürün yine seçilirdi. Ama büyük emek harcamış rakipleri de BüyükşehirMeclisi'nde görev yaparlardı. Denetim güçlenir, fikir üretmede daha zengin bir Meclisimizolurdu. Adayın şahsına oy vermiş seçmenlerin iradesi de Mecliste karşılığınıbulurdu. Olabilecek sıkıntılar demokrasi kültürüyle aşılabilir.
Başkabir alana geçelim. Üniversitelerimizde iyi bilim insanı olan, meslektaşlarıyladiyaloğu gelişmiş, profesör olmuş bir akademisyeni rektör atıyoruz. Rektörüntüm bilimsel çalışmaları duruyor ve idari bir görev gerçekleştiriyor. Ülkeninve üniversitenin bence büyük kaybı oluyor. Biliminsanlarını idari görevlerde çalıştırmak, bilim adına büyük kayıptır.
Birkamu lisesini düşünelim. Öğrencilerin bir derste çok iyi bir öğretmene ihtiyacıvar. Lisede o luşturulacakyönetim kurulu, farklı ücret vererek,aradığı öğretmeni işe alabilmeli. Yönetim,devlete olan toplam maliyeti kamudan almalı ve bu kaynak ile bahsettiğimçalışmaları yapabilmeli. Okullarının başarı basamağını yükseltebilmeli.
Madembilgi çağındayız. Madem (Z) Kuşağı 15 yıl içinde etkin rol oynayacak. Onlarınönünü açmalıyız.
Bayramınızkutlu olsun.