Muğla özel bir coğrafya,
Eşsiz denizi ve doğasıyla,
Kültürel özellikleriyle,
İnsanın ruhuna gül açtıran,
Nadide bir bahçe gibi.
Değişik bir coğrafi yapısı var.
Kırsalı var,
Deniz kenarı da var.
Bir yerde kar yağsın,
Başka yerde güneş açar.
Bir yerde yaylası,
Başka yerde sahili.
Bir yerde Menteşe’si,
Başka yerde Fethiye’si,
Sonuç olarak;
Hepimiz birlikte Muğla’yız.
Bir ve bütünüz.
Duyuyoruz,
Sakar altı,Sakar üstü.
Ne var bu Sakar’da?
Çok şey var diyorlar ama,
Dostluk ve kardeşlik vardır diyorum
Bir de Beşkaza’yı fazlaca duyuyoruz.
Anlatalım size Beşkaza’yı.
‘Beşkaza’,Osmanlı döneminde kullanılan,
Bir idari tanımdır.
‘Kaza’ o dönemde bugünkü ilçe anlamına gelirdi.
Beşkaza- Beş ilçe/ Bölge demektir.
Bu kavram günümüzde,
Muğla’nın güneybatısında yer alan,
Şu bölgeleri kapsar.
–Fethiye
-Seydikemer,
-Dalaman
-Ortaca
Ve tarihsel olarak çevredeki,
Bazı yerleşim yerlerini..(Teke yarımadası bölgesi ve Kaş)
Osmanlı döneminde bu bölge:
Aynı idari yapıya bağlı,
Sosyal ve ekonomik olarak iç içe geçmiş,
Kültürel olarak ortak değerler taşıyan,
Bir bütün olarak görülüyordu.
Bu yüzden halk arasında zamanla,
‘Beşkaza’ adı yerleşti,
Ve günümüze kadar geldi.
Beşkaza bölgesinin en önemli özelliği,
Yörük-Türkmen kültürüdür.
AK Dağın etrafıdır bu coğrafya.
Mesela Kaş ;Akdağ’ın bir tarafı,
Öteki tarafı Fethiye.
Bu kültürün temel unsurları,
Göçebe yaşam geleneği( Yayla kışlak düzeni)olmasıdır.
Yazın yayla yaşamı,
Kışın ise sahil yaşamı.
Yörük yanı yürüyen demektir.
Bu kültürde,
Dayanışma ve akrabalık bağları çok güçlüdür.
Sade ama onurlu yaşam anlayışı mevcuttur.
Tencerede pişir kapakta yenmeğini ye.
Tüketim kültürü yerine,
Ziyan etmeme ve üretme kültürü mevcuttur.
Misafirperverlik ve paylaşım kültürü gelenekseldir.
Geçmişte bölgede,
Hayvancılık (özellikle keçi ve koyun)
Tarım (zeytin,narenciye,sebze)
Yaylacılık(yazın yüksek yerlere göç) yaygındı.
Bu yaşam tarzı insanlara,
Doğayla iç içe olmayı,
Güçlü bir dayanışma ruhu kazanmayı,
Sade ama derin bir yaşam felsefesi oluşturmayı sağlamıştır.
Beşkaza’nın Ruhu ise;
Beşkaz sadece bir yer değil,
Bir karakterdir.
Dik duruş
Sözünün eri olmak,
Adil ve hakkaniyetli olmak,
Çalışkan olup,
-Toprağa ve geçmişe bağlılıktır.
Milli ve manevi değerlere sahip çıkmak derin bir tutkudur.
Bu yüzden Beşkaza Platformu gibi yapılar,
Sadece etkinlik değil;
Aslında bir kültürü yeniden canlandırma çabasıdır.
Kısaca özünü anlatırsak,
Beşkaza,
Osmanlıdan gelen bir bölge adı,
Muğla’nın güneybatısında bir kültür havzası,
Yörük-Türkmen geleneğinin güçlü olduğu bir coğrafya.
Bugün hala yaşayan bir kimlik ve ruhtur.
Beşkaza Platformu ise;
Muğla merkezli faaliyet gösteren bir sivil toplum kuruluşudur.
Sonrasında dernekleşmiş olarak faaliyet göstermesine karşın,
İlk aşamalarda platform olarak faaliyet gösterdiği için,
Toplumda platform algısı oturmuş durumda.
Beşkaza kültür ve Dayanışma Derneği,
Bölgenin kültürel,
Sosyal ve tarihi değerlerini,
Yaşatmayı amaçlayan bir yapıdır.
Ben de bu derneğin bir parçasıyım.
Gurur duyuyorum.
Derneğimiz,
Akdağın eteklerinde olan,
Aynı duyguyu ve kültürü yaşayan coğrafyaya odaklanır.
Amaçları arasında:
Kültürel mirası korumak ve gelecek nesillere aktarmak,
Eğitim, sanat ve spor faaliyetlerini desteklemek,
Toplumsal dayanışmayı güçlendirmek,
Yörük Türkmen kültürünü yaşatmak isteği yer alır.
Platform yani derneğimiz,
Eğitim ve kültür etkinlikleri yapmakta olup,
İlimizde aktif rol almaktadır.
Geçen hafta Beşkaza Kültür ve Dayanışma Derneği olarak,
Büyük Şehir Belediye Başkanımız,
Başkanımıza;
Derneğimiz hakkında bir sunum yapıldı.
Platform Başkanımız Sayın Devrim Karakuş,
Bu sunumu gerçekleştirdi.
Ahmet Aras Başkanımız’da,
Kente bakışı ve kültür hakkında düşüncelerini anlattı.
Kültürün gelecek nesillere aktarılmasının önemine vurgu yaptı.
Yaptıkları bazı kültürel etkinlikleri,
Belediye personel gücüyle yapıldığını
Ve bundan sonrada bu tip etkinliklerin,
Ellerindeki insan gücü ile yapacaklarını belirtti.
‘Çok paralar vererek dışarıdan hizmet almayacağız dedi.
Kendimiz yaptığımız gibi,
İlimizdeki tüm kültürel etkinliklerde de biz olacağız’ dedi.
Ve doğrusu bizim olmamızdır’ diye belirtti.
Belediye içinde branşlaşmaya gidildiğini,
Bu bağlamda yeni birimler oluşturduklarını anlattı.
Kısıtlı zamanda derneğimiz hakkında bilgi alırken,
O’da bizlere yaptıkları çalışmalar hakkında,
Bilgi aktarma çabasındaydı,
Zaman kısıtlıydı,
Başkanımızın başka bir etkinliği vardı,
Ve oraya gitmek için ayrılmak zorunda kaldı.
Hoş bir toplantı geçirmiş olduk.
Biz çok memnun kaldık.
O’da memnun kaldı diye düşünüyorum.
Sayın Aras’ın,
Muğla’da kültür alanında planladığı projelere,
Bir ayna tutmak istiyorum.
İlber Ortaylı Kütüphanesi ve kültür Merkezi
Eski halkbank binasının dönüştürülmesi projesi.
İçinde ;
Kütüphane,
Kültür merkezi,
Araştırma alanları olacak şekilde,
İlber Ortaylı’nın kişisel kitap koleksiyonunun,
Burada yer alması planlanıyor.
Amaç:
Muğla’yı turizm kenti yanında,
Kültür merkezi haline getirmek.
Kent Belleği Projesi( Şehir Hafızası Projesi)
‘Cengiz Bektan Kent Belleği’ geliştiriliyor.
Sadece müze değil,
Eğitim alanı,
Kültürel araştırma merkezi,
Şehir hafızası arşivi.
Amaç: Muğla’nın geçmişini yaşayan bir yapıya dönüştürmek.
‘Dünya Kenti Muğla’vizyonu ise;
En önemli projesidir.
İçinde:
Kültür sanat politikaları,
Turizm ile kültürün birleştirilmesi,
Uluslar arası tanıtım.
Kültürel diplomasiyi de barındıran,
Büyük bir vizyondur.
Unutmamalıdır ki,
Muğla,sadece bir şehir değil;
Işığın,
Denizin ve ruhun buluştuğu zamansız bir dünyadır.
20 yıllık gazete yazarlığımdan dolayı,
Bu kente karşı sorumluluklarım var.
Bu sorumluluklarımı yerine getirebilmek için çabalıyorum.
Fethiye ilçemize yeni bir terminal binasının yapılması hususunda,
Öncesinde yazılar yazmıştım.
Başkanımızı görünce bu konuyu da sordum,
Çok yol aldık yapıyoruz dedi.
Sayın Ahmet Aras’a Bey’e nazik ziyaretleri,
Ve Fethiye İlçemize yeni terminal binasının yapılması hususundaki,
Duyarlı davranışları ve çabası için,
Çok Teşekkür ediyorum.