“Ben Göçmen Kuş Muyum Oradan Oraya Göçecek”

Abone Ol

Dünkü yazımı “Hem bu konuya hem de ‘MUPA bugüne kadar ne işe yaradı?’ sorusunun yanıtına yarın bakalım…” diye noktaladım. Konu da MUPA yöneticilerinin sermaye arttırımı talebiydi.

Ama bu konuyu ele almak için bugüne kadar bekledik, biraz daha bekleyebiliriz.

Zaten MUPA Başkanı Tansu Özcan’da görüşmek için aradı.

Hele bir görüşelim, sonra yazar paylaşırız…

*

“BÜYÜK MİTİNG VAR HAZIRLAYIN PANKARTLARI”

Bodrum’dan Hüseyin Anıl Hoca paylaşımına bu başlığı atmış.

Bir de “#DuyanGelsin, #DuyanGelsin.” demiş.

Acele Kamulaştırma Yasası” ile ilgili yürütmeyi durdurma ve iptal talepli davalar Anayasa Mahkemesi ve Danıştay’da sonuçlanmayı beklerken, Milas Akbelen’de İkizköy’den başlatılan acele kamulaştırma için “habersiz keşfe” köylülerin tepki göstermesi sırasında açıklamaları ile “keşfi engellediği”, bir Hakime hakarette bulunduğu iddiasıyla gözaltına alınıp halen İzmir’de tutuklu olan Esra Işık, 27 Nisan 2026 Pazartesi günü Saat 10.00 da Milas Adliyesi’nde mahkemeye çıkıyor.

Milas’ta bu ilk duruşmada ‘büyük miting’ yaşanması bekleniyor. Hüseyin Hoca paylaşımında “O Gün Hepimiz Sel Olup, En Geç Saat 08'de Milas Adliyesinin Önünde Olacağız. Biz Ne Kadar Çokuz, Göreceksiniz.” diyor… Hoca sözlerini şöyle noktalıyor:

“#EsrayıAlmakÇokGüzelOlacak… Sloganımız; ‘ESRA YIURDUNU SAVUNDU’

#DefolunGidinEsranınYurdundan. #LimakİçtaşYKEnerjiDefol

Bu arada Esra Işık’ın avukatları müvekkilleri için açıklamada bulundu.

Müvekkilimiz Esra Işık hakkında Milas Cumhuriyet Başsavcılığınca iddianame düzenlenmiş, bu iddianame Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilmiştir. Milas 3. Asliye Ceza Mahkemesi, müvekkilimizin tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı 27 Nisan 2026 saat 10.00’a bırakmıştır.” denilen açıklamada şöyle devam edildi:

Mahkemenin tutukluluğun devamına ilişkin kararına karşı itirazımız en kısa sürede yapılacaktır.

Bir kez daha belirtmek istiyoruz ki müvekkilimizin keşif sırasındaki sözlerinin muhatabı yargı mensupları değil, yıllardır doğayı tahrip eden şirket yetkilileridir. Hukuki mücadelemizi sonuna kadar kararlılıkla sürdüreceğiz. Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.

*

BİR İMZA, BİR ÖZGÜRLÜK

Bu arada yaşam savunucusu Esra Işık için “Özgürlük” kampanyası başlatıldı. Esra Işık için “Bir İmza Bir Hak” mottosu ile başlatılan imza kampanyası, kısa sürede geniş kesimlere ulaşmaya başladı.

change.org üzerinden yürütülen kampanya, sadece bir gözaltı sürecine itiraz değil; aynı zamanda adil yargılanma hakkı ve temel özgürlükler için bir toplumsal çağrı olarak öne çıkıyor. Esra Işık’ın serbest bırakılması talep edilen kampanyada, sürecin kamuoyu tarafından görünür kılınmasının önemine işaret ediliyor. Destekçiler, atılan her imzanın sadece bir bireye değil, hukukun eşit uygulanması talebine güç verdiği de ifade ediliyor.

Akbelen’de yıllardır süren çevre mücadelesinin sembol isimlerinden biri olan Esra Işık için başlatılan bu kampanya, destekçilerine göre artık sadece bir kişiyle sınırlı değil; bir hak arayışının ortak sesi haline geliyor. Esra Işık için başlatılan kampanyaya destek olmak için: change.org/esraışık … tıklayın…

*

GÖLGE BAKAN VE BAŞKAN ARAS’TAN AKBELEN DİRENİŞİ’NE ANLAMLI DESTEK

CHP Tarım ve Orman Politikalarından Sorumlu Gölge Bakan Sencer Solakoğlu, “İktidar Yolunda Yurt Gezileri” programı kapsamında Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve beraberindeki CHP heyeti ile hem Akbelen Ormanı hem de Esra Işık’a özgürlük için nöbet tutan direnişçileri ziyaret etti.

CHP Tarım ve Orman Gölge Bakanı Sencer Solakoğlu, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve CHP heyetiyle Akbelen direnişçilerini ziyaret ederken “Toprağımızı korumak için buradayız” mesajı verildi. Milas Belediye Başkanı Fevzi Topuz’un da yer aldığı ziyarette, Muğla'nın doğasını, havasını ve suyunu korumak amacıyla İkizköy halkının sürdürdüğü mücadelenin yalnızca bölgenin değil, tüm Türkiye'nin ortak geleceğini ilgilendirdiği ifade edildi. Tarım alanlarına ve zeytin ağaçlarına sahip çıkıldı.

Heyet, direnişçilere desteklerinin süreceği mesajını verirken, bölgedeki gelişmelerin yakından takip edileceği kaydedildi…

*

“Kaybedilen Suyun ve Toprağın Telafisi Yok”

İkizköy Akbelen kavşağında nöbet alanında gerçekleştirilen ziyarette, yapılan konuşmalarda, Akbelen direnişinin haklılığına dikkat çeken Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, yaşanan krizin tüm ülkeye yayılan bir doğa tahribatının yansıması olduğunu söyledi. Yürütülen talan politikaları nedeniyle Anadolu’nun dört bir yanında benzer manzaraların ortaya çıktığını dile getiren Başkan Aras, karar alıcıları bir kere daha bu yanlıştan dönmeye çağırdı.

Başkan Aras, bölgede yaşayan vatandaşların ve tüm canlıların yaşam haklarının ellerinden alınmaya çalışıldığını vurgulayarak, kaybedilen havanın, suyun ve toprağın hiçbir ekonomik değerle yeniden yerine konulamayacağını hatırlattı. Üretimi engellemek ya da kimsenin işiyle gücüyle uğraşmak gibi bir amaçları olmadığını açıkça ifade eden Başkan Aras, tek dertlerinin yaşam kaynağı olan toprakları korumak olduğunun altını bir kere daha çizdi…

*

“Zeytin Ağaçlarına Verilen Sözler Tutulmadı”

Ekrem İmamoğlu’nun Kabinesi’nde yer alan Gölge Bakan Sencer Solakoğlu iktidarın tarım politikalarını eleştirirken, bölgede verilen sözlerin yerine getirilmediğini söyledi. Solakoğlu şu ifadelerde bulundu:

Tek bir zeytin ağacına dokunulmayacağı söylendi. Ama bugün baktığımızda bu sözlerin tutulmadığına tanıklık ediyoruz. Kendi zeytinini, zeytinyağını ve balını hak ettiği değerde markalaştıramayan bir sistemin, ürünleri varillerle yurt dışına hamaliye olarak gönderdiğini, katma değerin ise başta İtalya olmak üzere yabancı ülkelerin kasasına girdiğini görüyoruz. Türkiye'nin yer üstündeki bereketli tarım ürünleri, yeraltı madenlerinden çok daha büyük bir servettir.

Solakoğlu açıklamasında “Önümüzde bir buçuk yılımız var. Bir buçuk yıl sonra iktidara geleceğiz. Tarım Bakanı olduğum zaman acele kamulaştırmaları iptal edeceğiz ve bunların hesabını soracağız. Ananı da al git mantığı ile hareket ediyorlar” derken sözlerini şöyle sürdürdü:

Enerji evet herkese gerekli ama, enerji üretilecek yerler iyi hesaplanmalı. Köylüler ve yaşam alanları yok edilmemeli. Köylünün ne ürettiğine ne yaşamına dokunulmamalı. Bugüne kadar buraya gelip oy için konuşan sizi ziyaret eden siyasetçilerin bir şey yapmadığını gördük onlara inanmayın ben bugün bir çiftçi olarak aynı zamanda burada sizi dinlemeye sorunları yerinde görmeye geldim. Zaten konuyu yakından takip ediyordum. Acele kamulaştırma acele olarak geri alınmalı. AK parti hükümeti zamanında çiftçi üretici yok sayıldı, ormanlar talan edildi orman bakanının kendi memleketi Kastamonu Türkiye'de en çok orman yağmasının olduğu alan oldu.

*

“BEN GÖÇMEN KUŞMUYUM ORADAN ORAYA GÖÇECEK”

Bu arada Gölge Bakan Sencer Solakoğlu’nu çiçeklerle karşılayan İkizköy Muhtarı Nejla Işık, direniş sürecinde yaşananları ve kızı Esra Işık’ın cezaevi sürecini heyetle paylaştı. Topraklarını savunmaya devam edeceklerini belirten köylüler, kamuoyuna ve siyasi aktörlere daha güçlü destek çağrısında bulundu.

Muhtar Nejla IşıkTam 7 yıldır gecemizi gündüzümüze katarak toprağımızı, yaşamımızı vatanımızı korumak içini kömürcü iki şirkete karış mücadele veriyoruz: biz asırlardır bu topraklardayız. Üretiyoruz, yaşamak istiyoruz. Bizim şirkete verecek toprağımız zeytinimiz yok, dediğimiz için zorla cebren ve hile ile rızamız yok dememize rağmen topraklarımızı elimizden almak istiyorlar. Hala çadırda hala nöbetteyiz. Mahkemeden gelecek iptal kararını bekliyoruz. Kısım Esra hapiste belki beni de alacaklar Aytaçı’da alacaklar. Bizi susturmak için her şeyi yapacaklar. Ama asla susmayacağız.” derken köylülerden Aytaç Yakar noktayı şöyle koydu:

Beni kömür için tarlamdan yerimden yurdumdan 7/8 yıl önce buraya sürdüler. Evimi yuvamı tarlamı buraya taşındım, şimdi buradan git diyorlar, ben göçmen kuş muyum oradan oraya gönderilecek. Yeter yaşamlarımızla hayatlarımızla daha fazla oynamasınlar

--------------- -------------

GÜNÜN SÖZÜ: Yağmalanmış bir ülkeye FAKİR demek, HIRSIZI aklamaktır. --Şeref Oğuz