Belediye Kaza Kaza, Biz Yaza Yaza Bitmedi Şu Kötekli’nin İşleri

Başlıktaki cümlem bizzat yaşanarak tecrübe edilmiş bir sonucu ifade ediyor. 1994 yılı 6 Nisan günü üniversitede çalışmak üzere geldiğimde, Kötekli’deki lojmanlarda oturdum. Kampüs de Kötekli’de. 2005 Ağustosunda evi de Kötekli-Yeniköy arasına taşıdım. 21 yıldan beri de orada yaşıyorum. Yeniköy’e kayıtlı olmama rağmen daha çok Kötekli’yi kullanıyorum. Yani Kötekli’nin eski hâlini de yeni hâlini de çok iyi biliyorum; çünkü oradayım ve orayı bizzat yaşıyorum. Özellikle 2009’da belediye Kötekli’ye el attıktan sonra yaşanan her şeyi günü gününe ve adım adım biliyorum. Bu konuda çoook yazı da yazdık ama 17 yılda bir türlü “günlük hayat konforu”na ulaşamadık Kötekli’de.

Başlarda birkaç yıl yollar düzeltilmeden toza ve çamura gark olduk. Yağmur bir yağınca her yol göletlerle kaplanıyor ve gençler “Kötekli Çamur Gölü Balesi” yaparak (2011’de bu adla bir eylem yapmıştı gençler.) üniversiteye gidiyorlar veya su birikintilerinden ve araçların çamur sıçratmalarından kaçmak için yürüye yürüye, “Kötekli Zeybeği”ni meydana çıkarıyorlardı. Rüzgârlı havalarda, kovboy filmlerinde çalıların bir o yana bir bu yana sürüklenmesi gibi manzaralar görülüyordu. Belediyenin müdahalesi geciktikçe Kötekli halkı desteklediği başkanı için “Osman Gürün; oy ver sürün” diye eleştiri cümlesi bile kullanır olmuşlardı.

Neyse… Belediye 2012’de ana yolları yaptı ama gençler hâlâ üniversiteye çamurlu ara yollardan gidiyorlardı. O zaman da yazdık ve dedik ki: “Bu gençler üniversiteyi bitirip Türkiye’yi yönetecekler ve ülkeyi dünyaya açacaklar. Kötekli’de yaşadıkları çamurlu ortamdan vizyonu geniş öğrenci çıkarmak çok zor. Lütfen Kötekli’yi vizyonel insanlara göre bir yer yapın.”

Zamanla iyi bir mesafe kat edildi ve Kötekli 2025 Eylül ayına kadar, arada ana caddede kayıkla ulaşım ihtiyacı dâhil, pek çok sorunla yaşadı ama eskisine nispetle biraz daha yaşanır bir yer haline geldi…

Amaaa, kafaaat, lakin!...

2025 Eylül ayında Sıtkı Koçman Caddesi ve Yeniköy 404 numaralı sokakta yer altı galerisi yapılacağını duyunca “Eyvah!...” dedim; “…gene mi yol ve çamur çilesi?...” Fakat gelişen teknoloji kullanımı ile işin uzun sürmeyeceğini tahmin ederek müteselli oldum…

Olmadı!...

Eylül’de başlayan Sıtkı Koçman Caddesi operasyonunun henüz dörtte biri bile bitirilemedi. Yurtlar ile Gençlik parkı arası hâlâ tam kullanıma açık değil. Burası halledildiğinde Gençlik Parkı ile Yoğurtçu Parkı arasındaki yolda hafriyat yapılacak. Bu da en az 5 ay demektir. Bu 5 ayda şehir kullanım konforumuz askıya alınacak. Mevcut haliyle herkesin hayatını olumsuz etkileyen işler, en çok da esnafın işlerini etkiledi. Her hafriyat, esnafa ulaşımı zorlaştırıyor. Kaç tane esnaf etkilendi biliyor musunuz?

SERVİS YOLLARININ DURUMU

Ayrıcaaaa!…

Ana caddede kazı çalışmaları var diye servis yolu olarak verilen 232. Ve 300. Sokakta trafik iyice arttı. Otobüsler bile bu sokakları kullanıyor. Yoğun trafiğe rağmen yoldaki hasarlar o kadar çok arttı ki, geçen gün bir arkadaş yoldaki tahribatı göstererek, “Burada araç kullananlara ayda araç kullanma sertifikası verilecekmiş. Sertifikayı da belediye verecekmiş.” dedi.

“Büyük inşaat” yüzünden Sıtkı Koçman Caddesi’nin bakımı da ihmal edildi ve gerek bu caddeyi ve gerekse 232. ve 300. sokağı kullananların arabalarının alt takımı hapı yuttu. Geçen gün 232. Sokağı çok kullanan bir arkadaş, “Hastanede, reçeteye, böbrek taşı düşürenler için bu yolda araçla birkaç defa gidip gelme yazılıyormuş.” dedi. Ben de “Valla bu yollarda değil böbrek taşı, böbrek bile düşer dedim ve ekledim: “Yeniköy’deki KYK Kız Yurdundan AFAD’a kadar olan 404. Sokakta hafriyat Kasım ayında yapıldı. Yoldaki beton kırıldı ama yol tesviye edilip mıcır ile kapatılmadığı için o yoldan geçerken arabada yoğurt olsa yolun sonuna kadar ayran olur.” dedim.

YOĞURTÇU PARKI

Yoğurtçu Parkındaki galeri inşaatı 6-7 hafta önce bitti. Kazılan yer kapatıldı ve öylece çamur halinde bırakıldı. Bir buçuk-iki aydan beri orası çamur. Hafriyat kapatılır-kapatılmaz hemen tesviye et ve çimleri ek; ağaç ve çiçekleri dik ve güzelleştir orayı!... Gençler çamurla değil, çiçeklerle buluşsun orada.

Başka şehirlerde bu tür işlerin çok kısa sürede bitirildiğine şahit olduk. Yoğurtçu Parkı kadar bir yerin bir gece içinde her şeyiyle düzenlenip park haline getirildiğini gördük. Muğla bunu yapmaktan aciz değil.

Sevgili başkanımız Ahmet Aras, göreve başladıktan 2 ay sonra Muğla için “Dünya Kenti Muğla” vizyonunu çizdi. Bu çok güzel bir vizyondu. Bu vizyonun çekirdek mekanlarından birisi Kötekli’dir. İnşallah tez zamanda Kötekli’de günlük hayat konforumuza kavuşarak dünya kentinin bir parçası oluruz.