Belediye çalışanları Genel İş mi, Belediye İş mi dedi?

Çeşitli yazılarımda değindim, “Sarı Sendika” olarak nitelendirilen ve “ücret sendikacılığı” yapmakla eleştirilen TÜRKİŞ’e bağlı Muğla’daki sendika şubeleri pratikte hep “ Türkiye sendikacılığına örnek” farklılıklar gösterip, rahmetli Şemsi Denizer’i “Kuzey Yıldızı” gibi kendilerine “pusula” görmüşlerdir... Sendikalarının farklılığına rağmen elbette Kemal Türkler de “önderlerinden” olmuştur...

Şemsi Denizer’i yeni kuşaklar ne kadar bilirler bilmiyorum, Kemal Türkler’i de çok bildiklerini sanmıyorum...

Sendikacılık yapanlar elbette biliyorlardır, bilmeleri gerekir de bu iki dev isme ne kadar layıktırlar, yaşam biçimleri, pratikleri o isimlere ne kadar denk düşer tartışılır...

Kim kendini nasıl tanımlarsa tanımlasın, nasıl konumlandırırsa konumlandırsın, son tahlilde o kişiyi söylemlerinden çok eylemleri, pratiği, yaşam biçimi tanımlar...

xx xx xx

Türk-İş Genel Sekreterliği de yapan Şemsi Denizer ülkemizde ve yurt dışında da 1991 Zonguldak Madenci Grevi ve Ankara’ya doğru çıkılan uzun yürüyüşü ile tanındı, alkışlandı.

Emek mücadelesi tarihi açısından baktığımızda Büyük Madenci Yürüyüşü, işçi sınıfı üzerindeki etkileri ve eylemin yarattığı sınıfsal mücadele atmosferi bakımından kıymetli ve büyük bir kilometre taşıdır. Kapitalizmin Türkiye’deki seyri açısından Zonguldak maden işçilerinin sergiledikleri direniş hem kazanımlarıyla hem kaybedişleriyle önemli bir yerdedir.

80’ darbesinin ücretli emek üzerindeki baskısının görece devam ettiği ve Kamu İktisadi Teşebbüslerinin (KİT) satılma söylemlerinin olduğu günlerde yapılmıştır Zonguldak Madenci Grevi...

Özelleştirmenin çok yaygınlaştığı ve zirve yaptığı dönemde ise Şemsi Denizer’ler Muğla’da ortaya çıktı Selüloz ve Kağıt fabrikalarının özelleştirmesine karşı rahmetli Mithat Sarı ve ardından Mehmet Madenci ile Dalaman Kağıt Fabrikası’nda ilk barikatlar kurulup, grevler, iş yerini terk etmemeler ardı ardına gelirken, termik santrallerin özelleştirmesine karşı da Erol Soğancı ve Murat Bekem ile ilk barikatlar Yatağan’da kuruldu ve uzun yıllar sönmeyen bir çoban ateşi yakıldı... Ateş Fatih Erçelik ve Osman İlhan ellerinde bugünlere taşındı...

xx xx xx

Rahmetli Mithat Sarı ve Mehmet Madenci “sarı sendika” Türk-İş’in Selüloz İş Sendikası Dalaman Şube Başkanıydılar... Mithat Sarı sendikasının genel başkan yardımcılığını da yaptı.

Erol Soğancı aynı “sarı sendika” Türk-İş’in Tes İş Sendikası Yatağan Şube Başkanıydı... Soğancı aynı zamanda Türk İş Muğla İl Temsilciliği de yaparken, Murat Bekem aynı “sarı sendikanın” Maden İş Sendikası Yatağan Şube Başkanıydı ve sendikasının Genel Sekreterliğini de yapmıştı...

Sendikaları “sınıf sendikacılığı” yapmıyordu, ama bir ikisi hariç hepsi de Muğla’da birer “sınıf sendikacısı” idi...

Muğla il merkezinde de vardı sendikacılar... Rahmetli Mustafa Balı, rahmetli Vahit Göçügenci, Nusret Türk ve Necdet Doylan... Necdet Doylan da o “sarı sendika”nın Belediye İş Sendikası Muğla Şube Başkanıydı...

Dönemin Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün o kadar çok solcu ve “devrimciydi” ki Necdet Doylan gibi bir sarı sendikacıya tahammül edemedi... Daha Muğla Belediye Başkanlığında belediye çalışanlarını “rica ederek” sınıf sendikacılığı (!) yapan DİSK/Genel İş Sendikası’na geçmelerini sağladı.

Sonra ne olduğunu yazmayacağım, yerim az kaldı, MBB’den atılanlar, ezilenler, sürülenler yorumlara yazarlar... Şu kadar söyleyeyim, Osman Gürün’ün arka bahçesi haline gelen anlı şanlı DİSK’in Genel İş Şubesi’nin genel kurulunda şube yönetimine karşı liste çıkaranlardan işten atılanlar oldu...

Yani “sınıf sendikacılığının” Muğla’da geldiği nokta; işveren ile işbirliği oldu...

Anlayacağınız Şemsi Denizer’in, Kemal Türkler’in anıları Muğla’da o sarı sendikanın “işçi sınıfı” bilincini barikatlarda alan işçilerin devrimci önderleri ile yaşatıldı, yaşatılıyor...

Şemsi Denizer’in hayatı Türkiye işçi sınıfı sendikacılığının bir özeti gibidir... Okumak lazım o özeti...

Kemal Türkler’in irtihalinin 44’cü yıl dönümü geçen Temmuz’un 22’siydi... Üç gün sonra 6 Ağustos Salı günü de Şemsi Denizer’in irtihalinin 25’nci yıl dönümü... Ruhları şad olsun...

xx xx xx

Muğla çalışma yaşamında özellikle yerel yönetimlerde Osman Gürün’ün başkanlığında yaşanan, yaşatılan eziyet, “sınıf” düşmanlığı hiç yaşanmadı diyebilirim... Bunu anlamak mümkün de DİSK gibi bir konfederasyonun Genel İş Sendikasının seyirci kalmış olmasını anlamak kolay değil...

Zonguldak’ta 1991 Madenci grevi ve Büyük Madenci Yürüyüşü öncesi Şemsi Denizer şöyle demişti:

Maden işçisi işçi sınıfının öncü gücüdür. Ocakları kapatırız düşüncesinde olanların başına 1,5 milyon Zonguldaklı ile Türk işçisi ile Türkiye’yi başlarına geçiririz

Önceki gün DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu ve Genel-İş Genel Başkanı Remzi Çalışkan Muğla il merkezindeydi... Arkalarından sosyal medya hesabımdan “DİSK’in Muğla’daki Temsilcileri Yalan Mı Söylüyor?” başlığı ile paylaşımda bulundum.

O paylaşımım altına yorum yapan “Osmanzedelerden” Hafize Erkal da şu ifadelerde bulundu:

Bu genel başkanlar daha önce nerelerdeydi? 26 yıllık eski bir belediye çalışanıyım, gelin diye yalvardık. Tenezzül edip gelmediler, bizi hep ezdirdiler. Bizden kesilen her kuruş Diske haram zıkkım olsun. Onlar ve Osman başkan yüzünden düşürdükleri maddi zorluklar yüzünden ben ve birçok arkadaşım istifa etmek zorunda kaldık. Genel başkanları şaşkınlık içinde izliyorum.

xx xx xx

Osman Gürün’ün Belediye Başkanlığı’nda çalışanlar sendikaya muhalefet edince de başları derde girince iş yerlerinde Belediye İş’in örgütlenmesini istediler. Belediye İş Sendikası Muğla Şube Başkanı Ender Akbay örgütlenme çalışması başlattı, ama kolay değildi, çalışanlar belediye yönetiminden korkuyordu. Belediye yönetiminin değişmesi, Osman Gürün’ün gidişi ve Ahmet Aras’ın gelişi ile çalışanın zincirleri boşaldı... Çünkü Ahmet Aras Başkan “Çalışanların sendikal hak ve özgürlük mücadelesine müdahalesinin söz konusu olamayacağını” açıkladı...

Dün Büyükşehir Belediyesi MUBEP ve MUTTAŞ birimlerinde “yetki belirlemesi” vardı...

Daha önce Osman Gürün’ün Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nda Genel İş Sendikası Üyesi işçilere baskı yapılırken, işten atılırlarken, işten atılanlar mahkeme kararı ile işe iade edildikleri halde iş başı yaptırılmadıklarında “Muğla’da ne oluyor?” deyip gelmeyip, sadece işçilerin şikayet ettikleri Genel İş Şubesi’ni ikiye bölüp ikinci şube açmakla yetinen DİSK ve Genel İş Yöneticileri önceki gün bu yüzden  Muğla’daydılar... DİSK ve Genel İş Genel Başkanları Muğla’dan ayrıldıktan sonra Genel İş Sendikası sosyal medya hesabından şu paylaşım yapıldı:

DİSK Genel Başkanımız Sayın Arzu Çerkezoğlu, Genel-İş Genel Başkanımız Sayın Remzi Çalışkan, 2 Nolu Şube Yönetimimiz ve İşyeri Baştemsilcilerimiz ile Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ahmet Aras arasında gerçekleştirilen görüşme sonucunda, işçilerin yaşam standartları ve refah seviyeleri göz önünde bulundurularak verilecek olan zammın, 01.07. 2024 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere ülkemiz genelinde memur maaşına gelen zam oranında yapılacak iyileştirmenin Sendika Genel Başkanlarımız ve işçi temsilcilerimiz huzurunda en az %19,06'lık dilim olarak uygulanacağı bildirilmiştir.

xx xx xx

Çok geçmeden böyle bir anlaşma olmadığı anlaşıldı. CHP’li belediyelerin kurduğu Sosyal Demokrat Kamu İşverenleri Sendikası “Böyle bir anlaşmaya dair bize gelen bir bilgi yok” dedi... Belediye-İş Sendikası Ege ve Marmara Bölge Başkanı Sedat Küçük de “Aidat sendikacılığında gelinen son nokta” diyerek şu açıklamayı yaptı:

Yaptığımız görüşmeler sonucunda Diske bağlı Genel-İş Sendikasının yalan serisine bir yenisini daha eklediğini gördük. Zam görüşmesi yapılmadığı halde %19.06 temmuz ayından geçerli olmak üzere sitesinden yayınladığı haberinde yalan olduğu ortaya çıktı. Genel-iş ten istifa edip Belediye-İş sendikasına geçen Muğla Büyükşehir Belediyesi işçilerinin asgari ücret üzerinden maaşlarını alacağını söyleyen bir yapı sendika olamaz. Yalan 2: Belediye-İş sendikasına geçen arkadaşlar promosyon alamaz. Yalan 3: Belediye-İş Sendikasına geçerseniz toplu sözleşme görüşmelerinize asgari ücret yevmiyesinden başlar, haklarınız kaybolur.

Genel-İş sendikası yöneticilerinin amacı Muğla Büyükşehir Belediyesinde çalışan arkadaşlarımızın derdi, tasası, sorunu değil 3 yıl daha alacakları aidattır. Yarın yalan söylediğiniz işçinin yüzüne nasıl bakacaksınız? Her platformda işçi çocuğu olduğunu söyleyen emekçinin her zaman yanında olan 5 yıldır örgütlü olduğumuz Bodrum Belediyesinde beraber çalıştığımız Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı seçilen Sayın Ahmet Aras’a sendikal örgütlenmede geçmiş dönemlerde uygulanmayan tarafsızlığı uyguladığı için tüm emek ve işçi sınıfı adına teşekkür ediyoruz. Tüm Belediye başkanlarına da işçinin anayasal hakkı olan sendika seçme özgürlüğü konusunda tarafsız kalmalarını tavsiye ve temenni ediyorum. MUTTAŞ'ta yetkiye ulaşacak sayıyı fazlası ile geçtik. Muğla Büyükşehir Belediyesi Şirketi olan MUBEP'te çalışan emekçi arkadaşlarımızda Ağustos 2 saat 24:00'a Belediye-İş Sendikası Ailesine davet ediyoruz. Gelin önümüzdeki sözleşmeyi beraber yapalım, Türkiye deki en kötü Büyükşehir Belediyesi sözleşmesini de beraber kurtaralım.

xx xx xx

Dün saat 24.00 itibariyle belediye çalışanları “Genel İş” ile “Devam” veya bugün Belediye İş Sendikasına “Merhaba” demiş olmalılar...

Neye karar verdilerse hayırlı olsun...

------------------

GÜNÜN SÖZÜ; Ben plakalara bakmıyorum, ilerlediği yola bakıyorum...