Bekleyeceğiz-Göreceğiz-Yaşayacağız

Abone Ol

Değerli dostlarım; geçen haftadaki yazım hakkında çok telefon ve geri bildirim aldım. Zira ilçem Ula Merkez ve Mahallelerinde yaşanan bir sıkıntıdan söz etmiştim. Nedir o derseniz kısaca hemen hatırlatayım. Bilhassa mahalle aralarında, caddelerde ve sokak içlerinde daha evvelden “Ula Tipi” evler varken ki o zaman Ula’da iki oda bir mabet olan evin önünde en azından bin metrekare yada daha az mutlaka arazi bulunurdu. Yıllar yılları kovaladı ve herkes Ula tipi evlerinde otururken gençler Ula’dan gitmeye başladı. Gidenler ilkokul veya ortaokuldan sonra tahsil yapmaya gittiler ve bir daha dönmediler demeyeceğim de döndüler. Sadece yaz aylarında bizim Ula’da evimiz var idi, üç beş gün durup temiz hava alalım diye geldiler. İlçem Ula’da genç nesil dışarıya çıkınca yaşlı bir nüfus kaldı Ula’da.  Taaa 2000 yılına kadar. Daha öncesi var ama çok fazla gerilere gitmeyelim.

Ula’da yaşayan yaşlı nüfus geçici dünya aleminden ebedi aleme göç ederek o Ula tipi evler birer ikişer boşalmaya başladı. Eğer kardeşler arasında da bir anlaşmazlık olduysa ki Ula’da çok yaygın, yandı keten helvası biçiminde satalım da değerlendirelim!?... Yada kat karşılığı verelim de kurtulalım diyerek o güzelim Ula tipi evler tamamen olmasa da yüzde 90’ı sizlere ömür yerle yeksan oldu… 1+1, 2+1 biçiminde beton yığınlarına dönüştü.

Tam da bu sırada yeni yeni imara açılan tarım arazileri de müteahhit firmaların iştahını kabarttı. Kim yada kimler aklına getirdiyse İmar Kanununun 18.’ci madde uygulaması konusu gündeme bomba gibi düşüverdi.  Şu anda konuşulan İlçem Ula’da İmar konusu,18.’ci madde konusu, imar davaları, imar mahkemeleri, 18.’ci madde ile tamamen çözümsüzlüğe bağlanan İlçem Ula’nın merkezindeki mahalleleri.

Meğersem herkes, evet evet herkesin bir sıkıntısı can sıkıntısı varmış. Nasıl olmasın İlçem Ula’da. En son 1985 yılında yapılmış İmar Planı. 1985 yılından beri bu imar planı hiç değişmemiş, revize edilmemiş ve aradan geçen yaklaşık kırk (40) seneye rağmen 1985 yılında yapılan İmar Planına uyulmuş ve revize için hiçbir çalışma yapılmamıştır. Pekâla nasıl uygulanmış, 1985 yılında ne yazıldıysa, nasıl düzenlendiyse mahalle arası dediğimiz cadde ve sokak arasındaki en azından 1000 m2, 1500 m2 veya daha çok olan araziler şu an itibariyle değil bu tarihten en az 10 yıl önce İmar Kanununun 18.’ci madde uygulamasının başlatılması gündeme gelmiş. Başlatılması derken o adanın veya adalar için 18.’ci madde çalışması içine alınmış ama herhangi bir işlem yapılmamış. İlgili kurum yada yetkili olan kuruluşlara sorduğumuzda bakıyorlar, hangi imar adası ise evet diyorlar, orada imar kanununun 18.’ci madde çalışması içinde. Ne zaman başlayacak, bekleyeceğiz cevabı karşısında kişiler aklını iki avucunun içine alarak düşünmeye başlıyor. Ne kadar düşünecek ne kadar bekleyecek cevap yok. 

Kanunlar, yönetmelikler, genelgeler, imar çalışmaları ve buna benzer çalışmalar toplumların refahı için, rahatı için, zamanın gereklerine göre yaşama hakkına sahip olan bir toplum halinde birlikte yaşanması için yapılmaz mı bu çalışmalar. Hani derler ya demoklesin kılıcı gibi duruyor. Bazı yaşlılarımız bunu demokrasinin kılıcı gibi diye de anarlar. Doğrusu Demoklesin kılıcıdır. O konulara tarihi konulara girmeye gerek yok.

Konumuza dönersek hiç olmazsa mahalle aralarında sıkışıp kalmış ve hiçbir zaman (şu anda) değerlendirme imkan ve ihtimali olmayan arazi parçaları ve içinde bulunan son Ula tipi evler çürüyüp yok olacaklar gibi duruyor. Neden mi, İmar Uygulaması yok. Yada 18.’ci madde kapsamında. Çalışma ne zaman. Bilmiyoruz, bekleyeceğiz diye yetkilerden cevap alıyoruz biz Ulalılar.

Kanayan yara derler ya o hesap, yara halen kanamaya devam ediyor. İlçem Ula’nın galiba bu konu tamamen şansızlığımı dersek yalan söylememiş olmayız. Sebebi ise imar konusu para sarf edilen, para harcanan maliyetli bir işi gibi görülüyor. Belki öyle değildir ama İlçem Ula’da öyle görülüyor. Belediye teşkilatı siyasi bakımdan şu anda muhalefet partisine mensup siyasal partiye mensup olabilir. Halk o arkadaşımızı uygun görebilir. Halkın iş ve işlemlerini çözmek, çözüme kavuşturmak, dosya hazırlayıp, ilçem Ula’nın imar ihtiyacı çok acil çözümü gerekmektedir diye dosya hazırlansa ilgili bakanlıklardan mutlaka kale alacak çıkacaktır diye düşünürüm.

Elçiye zeval olmaz derler. Kamuoyunda konuşulan, kamuoyunda paylaşılan, kamuoyunda talep edilen bir konu bu imar konusu…

Hoşça kalınız; sağlıcakla kalınız…