Hafta sonunda Menteşe Belediyesi’nin “Karabağlar Yayla Şenliği” vardı. En az 25 yıllık bir şenlik. Geçtiğimiz Cumartesi günü kaçıncısı yapıldı bilmiyoruz. Bildiğimiz bu şenliğin Op. Dr. Osman Gürün ve arkadaşları tarafından 1993 yılında kurulan “ Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği” tarafından başlatılmış olmasıdır. Op. Dr. Osman Gürün 1999 yerel seçimlerinde Muğla Belediye Başkanı olunca o zaman “Yayla Kavunu Yarışması” olarak anılan ‘şenlik’ geleneksel “Muğla Kültür Şenliği” içine alındı. Belediye&Dernek işbirliğinde yapılır oldu.
Hafta sonunda yıllar sonra “Kültür ve Sanat Şenlikleri”nden bağımsız olarak yapılan ve “Karabağlar Yayla Şenliği” olarak adlandırılan etkinlikte dernekle işbirliği var mıydı bilmiyoruz, çünkü afişinde ve duyurularında belirtilmedi.
Bilmediğimiz bir önemli konuda “neredeyse 25 yıldır yapılan bu etkinlik bugüne kadar Karabağlar Yaylası’na ve Menteşe’ye, Muğla’ya ne kattı” meselesidir...
xx xx xx
Ki, etkinlikte “Başka Karabağlar Yok” temalı bir konuşma yapan Muğla Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Mehmet Üzümlüoğlu, yayla sakinlerine ve yaylaya yeni yerleşen vatandaşlara kesiklerin yok edilmemesi konusunda uyarılarda bulundu. Susuzluğa dikkat çekerken artezyen kuyularının zararına vurgu yaptı. “Karabağlar bizim değerimiz. Hepimiz sahip çıkmalıyız. İrimlere, kesiklere zarar vermeyelim. Başka Karabağlar yok.” dedi.
Çocukluğumun birkaç yılı ‘Gozlu Kahve’ ile kavun yarışmasının yapıldığı ‘Narlı Kahve’ arasında geçti. Seneler sonra “malum kişiler ve şeylerle de karşılaşmayacağımı” bilerek ve oraları da görmek için Cumartesi günü oradaydım. Otomobili ‘Gozlu Kahve’ye park ederek ‘Narlı Kahve’ye yürüdük. Narlı Kahve ile Denizli yolu arasındaki ‘irim’ doğası burada yok edilmişti... Ahşap kapıların yerini sevimsiz demir kapılar alırken, yurtların mahremiyeti bozulmuş, kesiklerin yerini tel-demir bariyerler almış...
İçim acıdı...
İlk artezyenlerde bu bölgede “sebze üreticiliği” ve daha çok tütüncülük yapan Hacıaraplılar tarafından açılmıştı... Şimdi artezyenler DSİ tarafından da yasaklandığı halde yaylayı kaplamış...
Mehmet Üzümlüoğlu daha dünkü başkan, üstüne alınmasın, yaylaya beton ve çelik girerken, kesikler yok edilirken, senelerdir artezyenler yaylayı kaplarken bu ‘Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği’, derneğin kurucu başkanlığını da yapmış olan dönemin Belediye Başkanı Osman Gürün ve çırağı Bahattin Gümüş neredeydiler acaba?
xx xx xx
Neyse bu etkinliğin geleneksel ‘Kültür Şenliği’ dışına alınması çok isabetli olmuş.
Önümüzdeki ay yapılacak ‘Menteşe Kültür ve Sanat Şenlikleri’nden Muğla Merkez Avcılar ve Atıcılar İhtisas Spor Kulübü Derneği ile işbirliğinde yapılan “Trap, Skeet ve Kurşun atışı gösterisi” de çıkarılmış. Zaten önceki yönetim Muğla Rahvan At Yarışları ve Yetiştiricileri Spor Kulübü ile işbirliğinde yapılan “Rahvan At Yarışlarını” da bir yerlere sığdıramamıştı!
Gonca Köksal Başkanlığındaki yeni yönetimin bunları ayrı ayrı yapacağını duydum, sevindim. Umarım doğrudur.
Malum Muğla Belediyesi’nin dolayısıyla Menteşe Belediyesi’nin amblemini Osman Gürün değiştirirken, “Muğla Kültür Şenliği” adını da “Menteşe Kültür ve Sanat Şenlikleri” olarak Bahattin Gümüş değiştirmişti... Artık ne istedilerse... Bari ortada ‘kültür’ ve ‘sanat’ olsa... Programda yer alan sünnete ’kültür’, konserlere ‘sanat’ dersek tamam...!
Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal başkanlığının ilk şenliğini ‘işporta’ anlayışından çıkarma başarısını gösterdiği gibi, bakalım hazırlanmakta oldukları şenliği ‘geleneksel adıyla’ sunup, ‘geleneksel içeriğine’ kavuşturur mu?
xx xx xx
İki gün yapılıp, aynı gün başlayan “Muğla Mor Pedal Bisiklet Festivali”nin “yayla etabı”na da yer verilebilecekken bir güne sığdırılan “Karabağlar Yayla Şenliği”ne Muğla Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Tayfun Yılmaz, CHP Muğla İl Başkanı Zekican Balcı, CHP İl Kadın Kolları Başkanı Sema Gençoğlu, CHP Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl, Menteşe İlçe Tarım Müdürü Mehmet Kuray, MUTSO Başkanı Bülent Karakuş, Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği Başkanı Mehmet Üzümlüoğlu, Muğla Yerel Tohum Derneği Başkanı Mehmet Bal, Menteşe Kent Konseyi Başkanı Egemen Balaban, muhtarlar, sivil toplum kuruluşları, yayla sakinleri ve çok sayıda çevre ilçelerden gelen vatandaşlar katıldı. Orada asıl olması gerekenlerin başında gelen Muğla Ziraat Odası Başkanı Mehmet Baştuğ’un olmaması beni şaşırttı. Burada da olmayıp nerede olacak bilmiyorum. Menteşe Kaymakamı Mehmet Eriş’in olmamasına da anlam veremedim. Menteşe Belediye Meclisi Üyeleri de hafta sonu olduğu için bir yerlere gitmiş olmalılar!
xx xx xx
Şenlik programını sunan kişi ile orada tokalaştık, ama tanışmadık... Karabağlar Yaylasını anlattı. Zaten Başkan Köksal’ın konuşmasında da yer alacağından buna gerek var mıydı bilmiyorum. Sunucu öne çıkmaya ve başkanı pohpohlayarak göklere çıkarmaya kendisini koşullandırmış olmalı ki iki siyasetçiyi mikrofona davet etmeyi unuttu veya gerekli görmemiş ve birileri uyarmış olmalı ki, “Karabağlar konusunda düşüncelerini alalım” diye geçiş yaparak mikrofonu yanlarına giderek CHP İl Başkanı Zekican Balcı ile CHP Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl’a uzattı. Hazır oraya kadar gelmişken MUTSO Başkanı Karakuş’a da uzattı, ama O konuşmaya gerek duymadı... Oysa başta yarışması yapılan kavun olmak üzere “yayla ürünlerinin” neden gerçek anlamda ekonomiye katılamadığını anlatabilirdi...
xx xx xx
Hep üniversitemiz ile şehir arasında bir bağ, bir köprü oluşturulamadığından şikayet edilir. Doç. Dr Selma Atabey’in “Muğla Yemekleri” söyleşisi ile bunda üniversitemizin hocalarının ve yerel yönetimlerin bir eksikliğinin olmadığı bir kere daha anlaşıldı. Sanırım sorunu üniversite yönetiminde aramakta yarar var. Ki şenlikte üniversite yönetiminden kimsenin olmaması da dikkati çekiyordu.
Neyse, Muğla mutfağı üzerine araştırmalarını ‘Gocamandan Toruna Muğla Yemekleri’ kitabında toplayan Doç. Dr. Selma Atabey, şu ana kadar Muğla’ya dair 500’ün üzerinde yemek saptadıklarını belirtirken, “Bu zenginliği içinde olduğumuzdan dolayı fark edemiyoruz. İstanbul’dan gelmiş birisi olarak gördüğüm bu zenginliği fark ettiğim zaman 2009 yılında 13 ilçeyi köy köy mahalle mahalle dolaşmaya çalıştım. 60 yaş üzerinde yerel kişilerle tek tek görüşerek, kayıt altına alarak şu an kitabımızda yer alan 446 yemeğe ulaştık. Sonucunda büyükşehir belediyemizin desteği ile ‘Gocamandan Toruna Muğla Yemekleri’ olarak bir kitap haline getirdik. Akdeniz ve Ege’nin birleştiği Muğla mutfağı çok zengin. Bu zenginliği korumamız gerekir.” diye anlattı...
xx xx xx
Doç. Dr. Selma Atabey mutfağın korunması konusunda haklı. Korumakla birlikte yaşatmamız, tanıtmamız da gerekiyor. Çok merak ediyorum, yayladaki mekanların hangisinde “Muğla Mutfağı” var? Bildiğim kadarıyla yok. Mülkiyeti belediyeye ait Keyfoturağı’nda bari olmalı... Eskiden “Kuyu Büryanı” bari olurdu. Sipariş vermek gerekiyormuş... Siparişle kültür mü yaşatılır?
Bu mutfak söyleşisi Kültür Şenliği’nde yer alabilir ve tartışma konusu bile olabilirdi. Yayla şenliğinde “Yayla yemekleri yarışması” da yapılabilirdi. Elbette “Yayla yemeği” diye bir şey yok, ama “Yaylada yapılan yemekler” var... Goruk ekşili bamya, bol sarımsaklı badılcan gallesi ne güzel olurdu...
Programda “Yayla ürünleri standı”ndan söz ediliyordu. Yerkesik Kooperatifi de olmasa bir şey yoktu. Bir tezgahta kavun vardı, soran yoktu. Bir tezgahta patlıcan satılıyordu, satan “Çanakkale Patlıcanı” olduğunu söylüyordu, Moola yaylasında...
xx xx xx
Elbette güzel şeylerde vardı. Arkeolog Kuş Fotoğrafçısı Serdar Şatırlar’ın Muğla ilinde yaşayan kuşlardan oluşan "Muğla Kuşları" adını taşıyan gecikmiş fotoğraf sergisi şenliğe çok yakışmıştı. Serginin yakınında oturuyordum, çocukların ilgi göstermesi dikkatimi çekti. Bu sergi Kültür Şenliği’nde de açıklamaları ile tekrarlanabilir. Akıl edeni kutluyorum.
Menteşe Tarım ve Orman Müdürü vekili Süleyman Kurnaz tarafından çocuklara yönelik uygulamalı tarım eğitimi verilmesini akıl edeni de kutluyorum. Sanıyorum çocuklara kavun tohumu nasıl ekilir, maydanoz üretimi nasıl yapılır gösterildi. Şenliğe bu da yakışmıştı.
Günümüzde artık şehirlerin dışında “Hobi Bahçeleri” kuruluyor. Muğla’da Menteşe Belediyesi bunun öncülüğünü yapabilir, apartmanda yaşayan aileler o bahçelerde çocukları ile ekim, dikim yapabilirler. Böylece çocuklar toprakla tohumla tanışırlar.
Neden olmasın?
Ziraat Mühendisi Türker Karayiğit, Çiğdem Varlı ve Suat Büyükabalı, Muğla Yerel Tohum Derneği Başkanı Mehmet Bal, Karabağları Geliştirme ve Güzelleştirme Derneği üyesi Şenal Oskay ve Ziraat Odası Temsilcisi Mehmet Ersen’den oluşan jüri üyeleri bu senenin “En İyi Yayla Kavununu” seçerlerken, yaylalılardan Hayriye Arımbağ kavunu birinci gelirken, kavunlarıyla Mehmet Dural ikinci, Büşra Taş üçüncü, Şükrü Yavaş dördüncü ve Halil Taş beşinci oldu.
xx xx xx
Menteşe Belediye Başkanı Şehir Plancısı Gonca Köksal yaptığı açış konuşmada “Karabağlar yaylamızı ve kültürümüzü yaşatacağız” dedi. Başkan Köksal özetle şu ifadelerde bulundu:
“Pıtraklı kavunun, çoturaklı domatesin yetiştiği; yeşilin her tonuna ve canlıların her türüne ev sahipliği yapan Karabağlar Yaylamıza, şenliğimize hoş geldiniz. Yurtları, camileri, tarihi yapıları, kahveleri, irimleri ve verimli toprağıyla Karabağlar Yaylamız, bizim gözbebeğimizdir. Muğlalı olma kültürünün korunarak sürdürüldüğü bu yaylamız, dünyada eşine az rastlanır, Türkiye’nin çıkılan değil, inilen tek yaylası olma özelliğine sahip 15 bin hektarlık bir doğa harikasıdır. Bu toprakların insanları olarak, kültürümüze sahip çıkma sorumluluğuyla tarıma verdiğimiz değeri ve doğaya saygıyı her zaman ön planda tutuyoruz. Bu şenlikte bu değerlere olan bağlılığımızın bir göstergesidir. Daha önce kültür şenlikleri içinde yer alan yayla şenliğimizi artık ayrı bir etkinlik olarak düzenliyoruz. Bölgemizin tanıtımına katkı sağlayacak bu şenliğimizi içerik bakımından da zenginleştirdik. Doğanın en güzel hediyelerinden biri olan kavunlarımızı yetiştirerek, yarışmaya katılan tüm üreticilerimizi tebrik ediyorum. Karabağlar Yaylamızı ve kültürümüzü yaşatacağız.”
Başkan Köksal kusura bakmasın, ama ben zengin bir içerik göremedim. Tabii zaman darlığından böyle olmuş olabilir. Seneye daha iyi olacağına inanıyorum. Umarım Kültür Şenliği içeriği zengin olmasa da nitelikli olur...
----------- -----------
GÜNÜN SÖZÜ;Gelişmiş toplum, akılsız insanlardan korkarken; gelişmemiş toplum, akıllı insanlardan korkar.--Anooshirvan Miandji