Başkan Aras Mı, Bakan Ersoy Mu Doğru Söylüyor?!

TURİZMDE YİNE REKOR BEKLENİYOR...

Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy, önceki gün “2025 Yılı İlk 6 Aylık Turizm Verileri”ni değerlendirdi. Bakan Ersoy, yılın ilk 6 ayında turizm gelirinde 25,8 milyar dolarla rekor seviyeye ulaşıldığını bildirdi. Ziyaretçi sayısının 2025'in ilk 6 ayında, geçen yıla göre yüzde 1'lik artışla 26 milyon 389 bine ulaştığını belirten Bakan Ersoy, “Geçen yılla kıyaslandığında verilerin pozitif yönde olduğunu görüyoruz.” dedi.

Yıl sonuna kadar geçen yılın rekorunun kırılacağını kaydeden Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy özetle şu ifadelerde bulundu:

Ay bazında baktığımızda, nisanda ciddi bir artış yaşandığını görüyoruz. 4,3 milyondan 4,8 milyona... Hedefe doğru kararlılıkla yürüdüğümüzü söyleyebilirim. Yıl ortalaması beklentimiz yüzde 5 artıştı. Ancak yüzde 8'lik artış yakalayarak beklentilerimizin üzerinde bir performans sergiledik. Bu toplam gelir hedefimize ne kadar yakın olduğumuzu gösteren ana etkenlerden biridir. Geçen yılki ilk 6 aylık gelir 24 milyar dolardı. Bu yılki ilk 6 aylık gelir ise 25,8 milyar dolara ulaştı. İkinci çeyrek geliri geçen sene 15 milyar dolarken, bu yıl 16,3 milyar dolara yükseldi. Yıl sonu hedefimiz ise geçen yılki 61,1 milyar dolardan 64 milyar dolara çıkmak.

+

BİRİLERİ DOĞRU SÖYLEMİYOR, AMA KİM?

Turizmde birileri doğruyu söylemiyor, ama kim?

Geçenlerde basında “Gurbetçiler Kapıkule’den ana vatana akın ediyor” başlıklı haberler yer aldı. Başlığı görünce “Turizmcilerimizin ağladığını gören gurbetçiler, İspanya’dan, Yunan Adalarından ve Balkanlardan vaz geçip vatanlarına yöneldiler galiba” diye düşündüm.

Yerli turistimizin varsılı Yunan adalarına koştular, yoksulu evden çıkmıyor derken, Almancı yerlimiz imdada yetişti. Bakan Ersoy’un yüzünü güldüren de bu olabilir diye düşünmek mümkün, ama...

NOW Tv, Haziran-Temmuz gibi “Bodrum'a turist gelmedi, esnaf dertli” diyerek ilçenin, tarihindeki en kötü sezonu yaşadığını iddia ediyordu. Yayına katılan Bodrum esnafları da sezon ortası olmasına rağmen işletmelerin iş yapamadığını, her günü zararla kapattıklarını dile getiriyorlardı.

Bodrum Basını’nda Tandoğan Uysal’ın “Alman yok, Fransız yok, İtalyanlar da arayıp sormuyor” diye devam eden “İngilizler Bodrum’u Terk Etti, Plajlar Boş” başlıklı haberi ile benzer haberler çıkıyordu. Sadece Bodrum’da değil, Muğla genelinde turizmci umudunu Temmuz-Ağustos’a bağlamıştı. Demek ki Temmuz’da yüzler gülmeye başlamış...

Veya Bakan Ersoy önceki gün Bodrum’u, Muğla’yı değil Türkiye’yi değerlendiriyordu...

+

KÜLTÜR TURİZM BAKANI ERSOY’DA MI KORKUYOR?

Haziran ayında basınımız Muğla Büyükşehir Belediye Başkanımız Ahmet Aras’ın açıklamasına bakarak O’nun ağzından bakarak “Turizmciler sıkıntıda, gıkını çıkaran cezaevinde” başlığı da atmışlardı.

CHP Muğla İl Başkanlığı tarafından 26 Haziran’da düzenlenen “Ekonomi ve Güvenlik Politikaları” panelinde yaptığı açıklamada “Enflasyonist ortamda turizmcilerin ciddi sıkıntıları var. Kimse gıkını çıkartamıyor. Çünkü konuşanı içeri atıyorlar” diyen Başkan Aras şu ifadelerde bulunmuştu:

Enflasyonist ortamda turizmcilerin ciddi sıkıntıları var. Girdi maliyetleri inanılmaz. Personel giderleri uçmuş durumda. Yine enerji maliyetleri ve diğer her maliyet katlanarak artarken gelirler maalesef artamıyor. Çünkü kur politikası şu anda turizmcilerin belini bükmüş durumda. Kimse gıkını çıkartamıyor. Çünkü konuşanı içeri atıyorlar. Yani herkes korkuyor. Bugün bakıyorsunuz TOBB’un başındaki arkadaşlar da ağzını açıp bir şey söylemiyorlar. Esnaf Odası da Ziraat Odası da ağzını açamıyor. Turizm bakanının ajandası zaten ortada. Kimseler ağzını açıp konuşamayınca, gıkını çıkaramayınca… Gıkını çıkaran iş adamını batırırlar, gazeteciyi, siyasetçiyi cezaevine koyarlar. Durum bu. O yüzden gerçekten işimiz kolay değil. Herkesin de cesur olması lazım. Korkunun ecele faydası yok.

Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy da korkuyor ve bizi yanıltıyor olabilir mi?

+

VATANDAŞ AHMET’TEN BAŞKAN ARAS’A ÖNERİ

Ahmet Aras Başkandan hafta başında ben de şaşkınlık yaratan bir açıklama geldi. Açıklama belediyenin web sitesinden “Başkan Aras’tan Üreticiye ve Turizmciye Su Tarifesi Müjdesi” başlığı ile paylaşıldı. Ne basından ne siyasi partilerden ne de başka yerlerden tepki gelmedi..

Eee tabii Başkan Aras’ın dediği gibi kimse gıkını çıkaramıyor!

Galiba bir Vatandaş Ahmet’in bir de benim dikkatimi çekti. Bana ‘10 Aralık 2019 Salı’ günlü ve ‘30974’ sayılı Resmi Gazete’de yer alan DSİ Genel Müdürlüğü’ne ait “Su Tahsisleri Hakkında Yönetmelik”i göndermiş. “Ne olacak bu?” diye sordum, şu yanıtı verdi:

Sor bakalım sayın başkana, MUSKİ yöneticilerinin bu yönetmelikten haberleri var mı? Başta Bodrum, il genelinde çeşmelerden yeterli sağlıklı su akıtmışlar da sıra buna mı gelmiş? Yeri gelmişken sayın başkana önerimdir. Tarıma ve turizme su ile destek olacağına, Belediye Meclisinin yetkisinde olan Katı Atık ücretlerini düşürsünler. Zaten Katı Atık’tan yasaya göre haksız bir kazanç sağlıyorlar. Ticarethanelerde m2 üzerinden para alınıyor, bu neye göre tahsil ediliyor?Ayrıca Kanalizasyonu olmayan yerden bile Atık Su bedeli alıyorlar.
Maksat vatandaşı rahatlatmaksa bunlara baksınlar.

Elçiye zeval olmaz...

+

ÜRETİME, TURİZME DESTEK...

Ahmet Aras Başkan’ın “Üreticiye ve Turizmciye Su Tarifesi Müjdesi” ile ilgili haber ise “MUSKİ Olağanüstü Genel Kurul’da 2025 yılı Ağustos ayı itibarıyla geçerli olacak yeni su tarifesini Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras açıkladı. Genel Kurulda özellikle sürdürülebilir turizm belgeli işletmelere ve hayvancılıkla uğraşan üreticilere yönelik önemli tarife indirimleri oy birliğiyle kabul edildi.” diyor.

Habere göre, bu düzenlemeyle hem “çevreye duyarlı turizm uygulamalarının teşviki” hem de yerel üreticilerin desteklenmesi amaçlanıyormuş. Ne güzel... O “çevreye duyarlı turizm uygulamaları” nedir, işte o belirtilmemiş. Demek ki böyle bir şey varmış, bizim haberimiz yokmuş!

Neyse haber şöyle devam ediyor:

Yeni uygulama kapsamında hayvancılık işletmeleri için önemli bir kolaylık sağlandı. Daha önce HAYBİS sistemine kayıtlı hayvancılık aboneleri için 1-15 metreküp olan ilk kademe sınırı, 0-50 metreküpe çıkarıldı. Böylece hayvancılıkla uğraşan üreticiler, 50 tona kadar suyu en düşük tarifeden kullanabilecek. Önceki tarifede bu aboneler, 1-15 metreküp kullanım için metreküp başına 30,74 TL ödüyordu. Yeni düzenlemeyle birlikte 1-50 metreküp arası kullanım için 34,87 TL sabit fiyat uygulanacak. Bu sınırın aşılması durumunda 51-100 metreküp arası için 70,74 TL olarak ücretlendirilecek.

Umarım atılan taş ürkütülen kuşa değer...

+

Habere göre, “Sürdürülebilir Turizm Belgeli” tesislere özel üç kademe tarife uygulanacakmış.

Bu konuda “Daha önce sürdürülebilir turizm belgesi olan ya da olmayan turizm işletmeleri için özel bir su tarifesi uygulanmıyordu. Bu işletmeler konut tarifesinden yararlanamıyor, ticari tarife kapsamında değerlendiriliyordu. Yeni uygulama ile birlikte, sürdürülebilirlik belgesine sahip tesisler için ilk kez özel ve kademeli bir indirimli tarife yürürlüğe girdi.” deniliyor.

Buna göre de ‘Sürdürülebilir Turizm Sertifikası’na sahip işletmelerin, birinci aşama belgesi bulunan tesisler 1 metreküp suyu 95 TL’den, ikinci aşamayı tamamlayanlar 90 TL’den, üçüncü aşamaya ulaşan tesisler ise 81 TL’den kullanabilecek.

Bu kararları eleştirecek değiliz... Ancak sorgulamadan da edemiyoruz...

Çünkü başkasının malı bağışlanmakla tükenmez. Popülizmde de sınır yoktur... Hayallerimiz gibi...

+

TÜRKİYE, BODRUM-MUĞLA DEĞİL... SUSUZ TURİZM YAPAMAZSINIZ

Sürdürülebilir Turizm Belgeli” tesisler önemli... Ben Kültür ve Turizm Bakanı Nuri Ersoy’un ilk 6 ay değerlendirmesine katılıyorum. O zaman başta Bodrum olmak üzere kıyılarımızın turizmcileri neden ağlıyor?

Basit, 2 aylık bir sezonları var ve o 2 ayın geliri turizmcinin harcamalarını bile karşılamayabiliyor olmalı... Ancak Bakan Ersoy’un değerlendirmesi Türkiye geneli ile ilgilidir... Bugün Tunceli de, Diyarbakır’da, Gaziantep ve Mardin’de de turizm var. Urfa’da da, Van’da da... Karadeniz Araplardan geçilmiyor...

Acaba diyorum, “Sürdürülebilir Turizm Belgeli” tesislerin dışındaki tesisler yavaş yavaş tasfiye edilse, tesisler ciddi talep doğuncaya kadar dondurulsa, “ucuzculuğa” son verilse ve bu ayakta kalan kaliteli tesislerin kaliteli hizmet verip daha çok kazanmasını sağladığı gibi, kalan ormanlarımızın, kıyılarımızın, koylarımızın talan edilmemesini sağlamaz mı?

Muğla Büyükşehir Belediyesi biraz da bunlara kafa yorsa...

Muğla Büyükşehir Belediyesi fuar fuar gezebilir, birilerini de gezdirebilir... Gezerken iş de yapın... Muğla’yı 12 ay turizm yapılır hale getirin. Önceki gün Bakan Ersoy’un ağzından “sezon” sözcüğü duymadık... Türkiye’nin 12 ayını değerlendiriyordu... Türkiye’de 12 ay turizm yapılıyor... Muğla’da yapılmıyor... Bunu içme suyu tarifesi ile sağlayamazsınız. Hadi MUPA bir planlama yapsın, işe yarasın...

Siz önce ikinci konutların, sitelerin artezyenlerini, havuzlarını halledin... Burnunuzun dibinde Karabağlar Yaylası “sayfiye” oldu. Artezyenden, havuzdan geçilmiyor...

Beyler susuz Muğla’da turizmi 2 ay bile yapamazsınız...

--------- -----------

GÜNÜN SÖZÜ; İyi ki egoları kadar yer kaplamıyor insanlar yeryüzünde, yoksa bu dünyaya sığmamız imkansız olurdu.--Tom Robbins