Bakış Açısı...

Abone Ol

Suudi Arabistan veliaht prensi Selman, ABD Başkanı Trump'un davetlisi olarak Beyaz Saray'da .

Prens Selman, ABD'de 1 trilyon dolarlık yatırım yapacağını Trump'a vaat etti.

Trump da, bu yatırımı büyük bir başarı olarak dünyaya servis ediyor.

Prens Selman ABD'deki yatırımı, ABD Hükumeti için yapmıyor.

Suudi ailesi, ABD'de geleceği için yatırım yapıyor.

Bu yatırımın sahibi Suudi ailesi olacak.

Suudi ailesi "Çay her zaman kütük getirmez" mantığı ile hareket ediyor ve petrol sonrası için, yatırım yapıyor.

Petrol devri bitince, Suudi ailesi ABD'ye taşınıp, ABD'de kurdukları tesisler ile varlıklarını ve zenginliklerini devam ettirecekler.

Bedevi Araplar da ataları gibi Arabistan çöllerinde hurma ve deve sütü ile yaşamaya devam edecekler.

İşin özü budur.

Gelelim olayın bizi ilgilendiren yanına...

İnsanlar geleceklerini, torunlarının hatta torunlarının hayatlarını düşünerek hareket ederler.

Bu da çok doğaldır.

Suudi ailesi geleceklerini Türkiye'de arasalar ve trilyonluk yatırımlarını Türkiye'de yapmak isteseler idi, neler olurdu?

Önce "Araplar bizi arkadan vurdu" diye bu yatırımlara karşı çıkanları görür idik.

Sonra da yatırım yapılacak arazinin imar planının yapımı ve onaması sırasında binlerce sorun çıkarır, bu büyük yatırımı engeller idik.

Örneğin, Sudi ailesi Muğla ilini yatırım için seçse idi.

Aile fertleri "Para kazanmak iyi de bir de yaşamak lazım. Muğla ilinde Bodrum, Datça, Marmaris, Dalyan, Sarıgerme, Göcek, Fethiye başta olmak üzere çok sayda güzel yerler var. Ayrıca 1400 km uzunluğunda muhteşem sahili var. Uluslararası iki olmak üzere toplamda da 4 adat hava alanı var. Onlarca yat limanı da var. Muğla ili aynı zamanda Akdeniz'in tam orta yerinde ve bizim için ideal bir coğrafya…" diye Muğla iline yönelseler ne olurdu?

Adamlar, en azından yatırım yapacak imarlı arsa bulamazlar idi.

Bir arazi satın alsalar, arazinin imar planı yapımı ve onaması sırasında, adamları geldiklerine pişman ederdik.

Türkiye'de yatırım yapmanın önündeki en büyük engel, imar planı yapımı ve ruhsat alma sırasındaki engeldir.

Halbuki mühendislik ve mimarlık meslekleri çözüm bulma ve üretme meslekleridir.

Biz de ise, sorunun ta kendisi olmalarıdır...

Dünya yeni yatırımlar ile yeniden şekillenir iken, biz yatırımları geçiştirmek, yatırım yapacak insanların heyecanını törpülemek için elimizden geleni yapıyoruz.

Bakalım ne zaman akıllanıp, memur zihniyetinin esaretinden kurtulacağız?