Bağcı dövmekten üzüm yemeye vakit kalmıyor

Abone Ol

Tabii öfkeye neden olan itham ile ilgili Gazeteci Selim Turan’ın da söyleyecek sözü olmalı. Eğer olay Başkan Aras’ın dediği gibi ise ‘Yaptığınız gazetecilik değil’ diye biz de Sayın Turan’ı ve gazetesini protesto eder kınarız...

Bu ifademi dünkü yazımda kullanmıştım. Bodrum Sıcak Haber’in sahibi Selim Turan’ın söyleyecek sözü varmış. Ki, ben dünkü yazımı Hamle’ye gönderdiğimde Gazeteci Turan’ın açıklaması çoktan gelmişti. Açıklamayı bugüne bıraktım. Dünkü yazımda yer vermeye kalksam, oturup yeniden yazmam gerekiyordu…

Gazeteci Selim Turan, “Kamuoyuna Açıklama” başlıklı açıklamasında Başkan Aras’ın söz konusu açıklamasının girişinde yer alan “Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden nemalanma hayallerine olumlu cevap vermediğimiz için” şeklindeki ‘itham içeren’ ifadesine yanıt vermiş. Bende Başkan Aras’ın açıklamasında iki noktaya; birisi bu, birisi de ‘haber ve içeriklerinde imza bulunan, künye sahibi’ olan Bodrum Sıcak Haber ile “itibar suikastının” en aşağılığını “örgütlü olarak” yapan “Sakaraltı Sakarüstü” korsan yayınını aynı kefeye koymasına takılmıştım…

*

Gazeteci Selim Turan, Başkan Aras’ın o ‘itham’ içeren “nemalanma hayali” ifadesine yanıt verirken, kendisinin “karalama kampanyasında bulunmadığını” savunup, tersine kendisiyle ilgili “algı oluşturma çabalarının bulunduğunu” söyleyerek şöyle anlatmış:

Kamuoyunun bilmesini isterim ki yaklaşık iki yıldır düzenlediğim uluslararası motosiklet festivali için daha önce Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden lojistik destek alınmıştır. Geçtiğimiz yıl da talep ettiğim 13 kalem lojistik desteğin bir kısmı Sayın Ahmet Aras tarafından onaylanmıştır. Ancak süreç içerisinde danışman beyin talebi olarak söz konusu destekler karşılığında gazetecilik ilkeleriyle bağdaşmayacak şekilde yönlendirici ve gayri resmi haberler yapılmasının talep edildiği bir yaklaşım tarafıma iletilmiş. Bu tarafımdan kabul edilmemiştir. Gazetecilik mesleğinin temel ilkesi bağımsızlıktır. Bu nedenle herhangi bir kurumdan veya kişiden gelecek yönlendirme karşılığında haber yapılması mesleki etikle bağdaşmaz.

Turan bu konuda söyleyeceklerini şöyle sürdürmüş:

Bu noktadan sonra hem şahsıma hem de firmama yönelik asılsız iddialarla yürütülen bir karalama sürecinin başlatıldığı kamuoyunun da dikkatinden kaçmamıştır. Farklı zamanlarda tarafıma yönelik 10 milyon, 12 milyon, 15 milyon ve son olarak 20 milyon lira talep edildiği şeklinde ortaya atılan iddialar gerçek dışıdır ve tarafımı hedef alan bir algı oluşturma çabasından ibarettir. Ki, söz konusu görüşmelerde para talebi söz konusu olmamıştır. Görüşmelerde yanımda CHP Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın ve dönemin Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı da bulunmuş, talep ettiğim destek tamamen uluslararası motosiklet festivali kapsamında lojistik destekten ibaret olmuştur. Destekler de masa, sandalye, sahne gibi organizasyonlarda kullanılan temel ekipmanlardan oluşmaktadır. Dolayısıyla ortaya atılan para talebi iddiaları gerçeği yansıtmamaktadır. Adı geçenler de bu görüşmelere bizzat şahitlik etmiş durumdadır.

*

Ben yargıç değilim… Gazeteciyim, yargılama işimiz değil, gerçeği ararım. Başkan Aras ve danışmanın ifadelerini dün bu köşede paylaştık. Gazeteci Selim Turan’ın savunması da böyle… Bu olayda “gazetecinin şantajı, tehdidi” mi başka bir şey mi var, kararı size bırakıyorum.

Yaptığınız gazetecilik değil” deyip, Selim Turan’ı ve gazetesini protesto ederek kınayamıyorum.

Selim Turan CHP’den iki önemli ismi tanık gösteriyor. Sayın Ahmet Aras’ta danışmanı dışında tanık göstermelidir…

Şimdi Başkan Aras’ın açıklamasında takıldığım ikinci noktaya gelelim. Ahmet Aras Başkan’ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Şimdi buradan soruyorum; Selim Turan adlı şahıs tarafından yapay zeka ile üretilerek yayınlanan bu itibar suikastı videolarının, Sakaraltı - Sakarüstü operasyonuna konu olan yayınlardan ne farkı var?” şeklinde yer alan soruya da Selim Turan’ın yanıtı şöyle olmuş:

Sakaraltı – Sakarüstü gibi kimliği belirsiz hesaplarla, sorumluluğu ve künyesi açık bir haber platformunun aynı şekilde değerlendirilmesi gazetecilik mesleğine ve yerel basına yapılmış haksız bir yakıştırmadır.

Bodrum Sıcak Haber olarak yaptığımız yayınların tamamı gazetecilik ilkeleri, ifade özgürlüğü ve eleştiri hakkı çerçevesinde yapılmaktadır. Demokratik toplumlarda basının görevi yalnızca olumlu haber yapmak değil; gerektiğinde eleştirmek, sorgulamak ve kamu adına sorular sormaktır. Günümüzde teknolojinin gelişmesiyle birlikte bu eleştiriler zaman zaman yapay zekâ destekli mizahi içeriklerle yapılabilmektedir. Bu içerikler hakaret amacı taşımayan, eleştirel ve mizahi nitelikte değerlendirilmesi gereken çalışmalardır. Bunun yanında yapılan eleştirel ve mizahi yayınların ‘itibar suikastı’ olarak nitelendirilmesi ise basın özgürlüğü açısından son derece düşündürücüdür.

*

Gazeteci Selim Turan’ın Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ve özel danışmanı Levent Arkan’ın ifadeleri karşısında söyleyecekleri varmış, söyledi. Doğrusu bu aşamada benim söyleyecek sözüm yok… “Sapla samanı karıştırmamak lazım” demekle yetiniyorum.

Muğla’yı birileri harman yerine çevirdi…Kim ne derse desin ağır işliyor, ama bu ülkede adalet vardır. Sap samandan orada ayrılıyor…

Herkes işini doğru yapacak. Biz de doğru yapmaya çalışıyoruz.

Orhan Okutan arkadaşımız da Ahmet Aras Başkanınyanar söner hali’ için Fethiye Alternatif Bakış’ta “Eleştiriyle bütünleşen mizahı ‘Bunlardan ders çıkarıyoruz’ diyerek olgunlukla karşılayan Ahmet Aras’ın ‘Yapay Zeka’ sabrı neden taştı?” diye sorup, “Gülen Başkan’dan Öfkeli Siyasetçiye” diye başlık atmış.

MBB Başkanı Ahmet Aras, son günlerde yerel basınla yaşadığı ‘yapay zeka’ gerilimiyle gündemde. Ancak bu gerilimin en dikkat çekici yanı, Aras’ın geçen yıl benzer içeriklere gülerek karşılık vermesiydi. Peki, ne değişti? Siyasetin mizah eşiği neden bir anda ‘itibar suikastı’ çizgisine geriledi?” demiş…

Değişen bir şey yok… Ahmet Aras Başkanı artık hepimiz az çok tanıyoruz. Gülen başkandan öfkeli siyasetçi çıkmaz! Ben o sapla samanın karıştırıldığı açıklamanın Ahmet Aras’a ait olmadığını düşünüyorum…

*

Yazısında “Aralık ayı meclis toplantısında, su sorununa dikkat çeken yapay zeka videolarını ‘Reklamın kötüsü olmaz, bunlardan ders çıkarıyoruz’ diyerek olgunlukla karşılayan Ahmet Aras, bugün neden ‘hiddet’ dolu bir açıklama yapma gereği duydu?” diye soran Orhan Okutan sorusunu “Bu keskin dönüşün arkasında temel kırılma noktası ‘hizmet eleştirisi’ yerine ‘kişilerin merkeze alınması’ olabilir.” diye kendisi yanıt verirken “Konu ve İthamlardaki Doz Aşımı” ara başlığı altında şöyle devam etmiş:

Eski videolar MUSKİ ve su sorunu gibi hizmet odaklı eleştirilerdi. Son videoda ise sadece şahsi dostluklar değil, çok daha ağır bir iddia gündeme getirildi. Yapay zeka yardımıyla hazırlanan videoda; danışmanın belediye gücü üzerinden şahsi kaynak aktarımı iddiasına yol açabilecek replik ve görüntülerinin yer alması, Aras için ‘mizah’ perdesini tamamen kapatmış olabilir.

Olabilir mi? Olabilir… Ki ben de dünkü yazımda “Vallahi yapılan yayınlara bende gülüyorum. Hafta sonunda paylaşılan videoya ise gülemedim. Bu videoda bir zeka pırıltısı ve mizah göremedim. ‘Tadını kaçırmışlar’ dedirten kalitesiz bir çalışma olmuş.” demek durumunda kaldım…

Hizmet eleştirisi” ile “kişiselleştiren, takıntılı yayın” karıştırılmamalı…

Takıntılı yayından okur da hoşlanmaz…

*

Yazısında gerçekten özgün bir “anatomik analiz” yapan Orhan Okutan sonuç olarak “Siyasette ‘Yeni Nesil’ Savaş Başladı” ara başlığı altında önemli bir tespitte bulunarak şu ifadelerde bulunmuş:

Ahmet Aras’ın bu tepkisi, Türkiye’deki yerel siyasetçilerin yapay zeka ve deepfake teknolojilerine karşı takınacağı tavrın da bir ön izlemesi niteliğinde. Siyasetçi için ‘hizmetin eleştirilmesi’ katlanılabilir bir durumken, ‘belediye kaynaklarının şahsi aktarımı’ gibi ağır suçlamaların yapay zeka ile mizahın içine sıkıştırılarak sunulması kırmızı çizgi olarak kabul ediliyor. Görünen o ki; Bodrum semalarında mizahın yerini, mahkeme salonlarında son bulacak bir hukuk savaşı alacak.

Evet, öyle görünüyor… Ama ısrarla söylüyorum, sapla saman karıştırılmamalı…

Nitekim “Sakar Altı Sakar Üstü” dosyasında dün üçüncü dalga yaşandı ve dosyaya bu defa Bodrum’dan bir isim eklendi.

Bodrum Sıcak Haber’in Ahmet Aras Başkan ve danışmanı Levent Arkan ile ilgili son videosu için “örgütlü” bir yayın saldırısı demek doğru olmaz. Gazeteci Selim Turan’ın sahibi olduğu adresi belli bir internet gazetesi… Burada örgütlülükten söz edilemez.

Sakar Altı Sakar Üstü öyle mi?

Kimliği belirsiz kişiler adresi belirsiz bir feyk hesapla kişilerin özel yaşamlarına girmeyi bile göze alıyorlar. Sakar Altı Sakar Üstü’nde bir “suç örgütü” ile karşı karşıyayız. Her dalgada önemli isimler dosyaya giriyor… Bu suç örgütünün sadece “üst aklı” ve “başı” ortada yok…

Umarım onlara da ulaşılır. İşte o zaman kimse “mizah yapıyorum” diye hizmeti eleştirmenin ötesine geçemeyecektir… Ki bu konuda Adalet Bakanlığı’nın çalışması da sürüyor…

---------- -----------

GÜNÜN SÖZÜ:En tehlikeli insanlar, her şeyi bildiğini sananlardır. --Salah Birsel