Az Olsun Benim Olsun, Küçük Olsun Bizim Olsunu Yaşamaktayız

Abone Ol

Değerli dostlarım; ilimizin her ilçesinde Atatürk İlkokulu unvanı altında bir okul vardır. Hatta bu okul (İlk Mektep), şehrin en merkezi yerinde inşa edilmiştir. İlçem Ula’da da Atatürk İlkokulu ve Atatürk Ortaokulu adlarında, şehrin en merkezi yerinde 1930’lu yıllarda inşa edilmiş okullar bulunmaktadır. Hatta Atatürk İlkokulu’nun bulunduğu yer, 1930’lu yıllara kadar şehrin mezarlığı olarak hizmet vermiş, bu mezarlığın tam da ortasında Tarihi Ulu Camii de varmış. Görülen lüzum!?... Üzerinde hiçbir yıpranmışlığı olmamasına rağmen Osmanlı ve Selçuklu mimarisi ile ayakta olan cami yıkılarak ve etrafındaki mezarlıklar da adeta kürünerek yerine okul yapılması planlanmış. İlçem Ula’da 1930 ve daha sonra dünyaya gelenlerin tümü bu ilkokulda öğrencilik yapmışlardır.

Yıllar yılları kovaladı ve bugünlere geldiğimizde ilçemiz Ula’nın nüfus oranı itibarıyla adı geçen okullar ihtiyaca cevap veremez hale geldi. Ayrıca; 1999 yılı ve sonrasında yapılacak inşaatlarda aranan deprem yönetmeliği esaslarının uygulanması sonucunda yaklaşık 100 yıllık ilkokul ve ortaokul binalarının depreme dayanıksız olduğu ve yıkılması gerektiği anlamında yetkili ve etkili kurum ve kuruluşların verdikleri rapor ile anılan okullarımızın yenilenmesine karar verildi.

Geçen hafta da yazım olmadı. Sebebi ise bu okulun yenilenmesi esnasında nereye yapılmasının daha iyi olacağı anlamında Kaymakamımızın başkanlığında yapılacak olan bir toplantıya davet edilmemdi. Onun için yazım o haftaya yetişmedi.

Değerli İlçe Kaymakamımız, İlçe Milli Eğitim Müdürümüz başta olmak üzere dört mahalle muhtarımızı, son on yılda belediye başkanlığı yapmış olan belediye başkanlarımızı, iktidar partisinin ilçe başkanını ve ilçemiz Ula’daki kanaat önderlerini çağırarak ‘Ortak Akıl’ ile hareket etmek adına güzel bir toplantı gerçekleştirdi.

Öncelikle İlçe Milli Eğitim Müdürümüz oldukça detaylı ve anlaşılabilir bir dille konu hakkında uzunca bir sunum yaptı. Bu sunum bendeniz için de bir giriş ve çıkış noktası oldu. O sunum esnasında Milli Eğitim Bakanlığımızın, ilkokul binalarının şu an konuşlandığı yerin ya 250 metre daha yakınına veya 500 metre daha uzağına yapılabilir anlamında ilke kararı olduğu ve bundan taviz verilmeyeceğini öğrendim. Yani ilkokul binamız mutlaka aynı yerine yapılmak zorunda anlamına geliyor ve bu bir ilke kararı.

İlçemiz Kaymakamı bu sunumdan sonra tek tek katılanlara söz vererek toplantıya gelenlerin fikirlerini aldı ve notlar tuttu. Bir gerçek var Ula ilçemizde. Girişi ve çıkışı aynı olan ve oldukça dar olan bir ana caddemiz olması. Bu okul da bu caddenin üzerinde. İlkokul çağındaki çocuklarımızın okula getirilmesi ve götürülmesi esnasında zaten çok dar olan caddede trafik akışı durma noktasına geliyor. Tüm katılımcılar, ben de dahil, ana cadde olarak kullanılan ve alternatifi olamayan/yapılamayan bu caddenin ‘Özel’ bir düzenleme yapılması halinde okul binasının aynı yere yapılması fikrini benimsedi. Ortak akıl sonucunda bu görüş öne çıktı.

Burada belirtmeliyim ki; bahse konu yapı 1930’lu yıllarda yapılmış. O zamanlar ilçemiz Ula nahiye imiş. 1954 yılında ilçe statüsü kazanmıştır. İlk olarak baktığımızda şu anda kullanılan ana caddenin açılması da çok zorlu şartlarda oluşmuştur denir. Hatta o caddenin bazı kısımlarında 1970’li yıllarda bitişiğindeki evin bir odasının yıkılarak yolun (caddenin) genişletildiğini bendeniz bilirim. Zira hakikaten ana caddemiz trafik güvenliği açısından son derece tehlikeli ve araçları kaldıramaz durumdadır. Bu nedenle okulun başka bir mevkiye yapılması da planlanmış idi. Planlanan mevkide zaten bir okul var, spor kompleksi var ve stad da yakınında. Okullar kampüsü yapılarak çok güzel bir yerleşke içinde güvenli biçimde eğitim ve öğrenim sürdürülebilirdi. Ancak; geçmiş belediye başkanları ve yerel yöneticiler “az olsun benim olsun, küçük olsun bizim olsun” felsefesi ile hareket ettiklerinden ilçemiz Ula’da zamanın şartlarına uygun ve uyumlu güvenli bir mevki bulunamaması sonucunda ve özellikle ilkokulların şehrin merkezinde yapılır ilke kararından sonra okulun yıkılarak aynı yerine yenisinin yapılması, daha uygun olmasa bile daha gerçekçi bir yaklaşım haline geldi.

Hâlihazır okulun yıkım ihalesi 17/Nisan/2026 tarihinde gerçekleşti ve okul yıkılmaya başladı. Oldukça hızlı biçimde ilerleyeceği öngörülüyor. İlçe Milli Eğitim Müdürümüzün sunumundan öğrendiğimize göre yapılacak bu okulda 16 derslik ilkokul ve 12 derslik de ortaokul yapılacak. Bahse konu okulun bulunduğu arsada özel bir imar uygulaması ile %40 imar izinli olup beş (5) katlı bina yapılabilir kaydı da düşülmüş olduğunu yine Müdürümüzün sunumundan öğrendik.

Burada bir konunun daha altını çizerek yazımı sonlandıracağım. İlçemiz merkezinin nüfusu bu ilkokulun yapıldığı yıllarda 4600 kişi civarındaydı. Bu ilk caddenin konuşlandırıldığı yıllarda ilçemiz Ula’nın merkezinde araç yok denecek kadar azdı. Aradan geçen yetmiş yıllık bir birikim elbette bir iki senede çözülemez. Ancak “başlamak bitirmenin yarısıdır” derler. Ula’ya girişin ayrı yerden, çıkışın ayrı yerden yapılamamasının önünde “’Şehrin İmar Planı’nın değişikliği’” yatmaktadır. Bazı ilçelerimizde tek yön uygulaması yapıldı. Amma ilçemiz Ula’da bu ikinci alternatif caddenin yapılabilmesinin önündeki en büyük engel, şehrin 1986 yılında yapılarak 1987 yılında uygulamaya konulan ve o gün bugündür üzerinde kalıcı ve kapsayıcı bir işlem yapılamayan!?... Bu imar planı değişikliğinin çok acele olarak ele alınması ve planlanarak derhal hayata geçirilmesi olmazsa olmazlardandır. Eğer bu plan değişikliği planlanmaz, hamaset kavramına hapsedilirse gelecek nesillerimizin önü alınamaz sıkıntılara düçar kalacakları kaçınılmaz olacaktır. Biz tarihe not düşelim dedik. Hoşça kalınız, sağlıcakla kalınız…