“Aydın Ayaydın karşıtlığı ideolojik sınır tanımıyor”

ORHAN OKUTAN ÖZETLEDİ

Başlık bana ait değil... Fethiyeli meslektaşımız Orhan Okutan “Fethiye Alternatif Bakış”a “Siyasi Cepheleşme: Aydın Ayaydın karşıtlığı ideolojik sınır tanımıyor” diye başlık atmış. Yazımın başlığını buradan aldım. Orhan Okutan 24 Mayıs tarihli yazısını, üzerinde “AK Partililer ile CHP'liler, hizmet üretmek için ortak bir zeminde buluşamazken, konu Aydın Ayaydın olunca ideolojik sınırları darmadağın edip, bir anda aynı merkezde buluşuveriyorlar.” ifadesinin yer aldığı görselle desteklemiş.

Bayıldım.. Bu kadar güzel anlatılır. Yazının ara başlıkları da dikkat çekiciydi:

- “Sayan Başlattı Başarır Adres Gösterdi

- “Savcı Sayan Sahne Işıklarını Seven Müdavim Gibi

Orhan Okutan’ın yazısının tamamını https://www.facebook.com/ookutan1 tıklayarak okuyabilirsiniz...

+

TANDOĞAN UYSAL MİZAHINI YAPTI...

Tandoğan Uysal da Bodrum Gündem de “Savcı Sayan'dan Siyasete Yeni Akım” başlığı ile kaleme aldığı 25 Mayıs tarihli yazısında Sayan’ın paylaşımı ile ilgili “İsim verme, ima et, sonra ‘Ben seni kastetmedim’ de... Ortaya Karışık Linç Menüsü: Herkese Bir Parça Şüphe.” diyerek özetle şu ifadelere yer vermiş:

Savcı Sayan bir tweet attı, ama öyle bir tweet ki... PKK var, FETÖ var, medya var, devlet arazileri var... Bir de AK Parti’yi ‘babasının malı gibi kullanan biri’ var. Ama isim? Yok.

‘Ben sadece ortaya konuştum, kim üstüne alınırsa...’ mantığı. Linç mi Dediniz? Ama Gayet Kibarca Yapıldı! Linç Ayaydın’a yapılmaya kalkışıldı...

Tabii yanlış anlaşılmasın, Aydın Hoca’ya linç girişiminde bulunan Savcı Sayan değildi, ama CHP PM Üyesi Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır ve her kimse onlar Muğla’dan oldukları ifade edilen birileri oldu... Tandoğan Uysal’ın “Savcı Sayan'dan Siyasete Yeni Akım” başlıklı yazısının tamamı için https://www.bodrumgundem.com/.../savci-sayandan-siyasete.../ linkini tıklayabilirsiniz...

+

SAVCI SAYAN VE LİNÇ GİRİŞİMİ..

Ali Mahir Başarır’ın linç girişimine çanak tutan açıklamasından önce Sayan’ın @SavciSayan tweet adresli paylaşımına bakalım. “Sayın Cumhurbaşkanına en yakın benim deyip her tarafla işini hallediyorsun.” diye başlayan ‘linç paylaşımı’ şöyle devam ediyor:

PKK ve FETÖ'yü idare, CHP'yi dizayn ediyorsun. AK Parti'yi babanın malı gibi görüp yönetmeye kalkışıyorsun. Sayın Cumhurbaşkanımıza düşman iş adamları ve siyasetçilerle iş tutuyorsun. Medyanın ve büyük şirketlerin el değiştirmesinde etkin oluyorsun. Beş kuruş vermeden büyük şirketlere %60 ortak oluyorsun. Devletin arazilerine doymuyorsun. Yurt içi ve yurt dışı bütün ballı işler/rantlar sende. Sayın Cumhurbaşkanımızın yanında el pençe dururken, arkasından özel toplantılarda atıp tutuyorsun.

Bence senin karakterin okullarda tez olarak okutulmalıdır. Lakabında 100 numaralı siyasetçi ve iş adamı olmalıdır. Bu memleket senin gibilerden çok çekti. Bu gidişle çekmeye de devam edecek. Allah seni bildiği gibi yapsın.

Tandoğan Uysal’ın dediği gibi “Her şey var, ama isim  yok”... İnsanın ‘Allah topunuzu bildiği gibi yapsın’ diyesi geliyor...

+

ALİ MAHİR BAŞARIR KİMİN KİMLERİN GAZINA GELDİ ACABA?

Savcı Sayan’ın paylaşımının AK Parti’de karşılık bulması gerekirken CHP’li Ali Mahir Başarır’ın atlaması şaşırtıcı oldu. Aslında Başarır’ın Savcı Sayan’ın ‘itiraf’ veya ‘ihbar’ gibi paylaşımı ile ilgili Cumhuriyet Savcılarını göreve çağırması yerinde ve isabetli olmuş, ama Muğla’dan birilerinin gazına gelerek Sayan’ın tarif ettiği ‘kirli kişinin’ Aydın Ayaydın Hoca ‘olabileceğine’ dair imada bulunarak Hoca’nın toplumsal ve siyasal lince maruz kalmasına çanak tutmuş olması talihsizlik olmuş ve inandırıcılığını tamamen kaybetmiş.

CHP Milletvekili Başarır, Sayan'ın ifadelerindeki iddiaların yenilir yutulur cinsten olmadığını belirterek Cumhuriyet Savcılarını da göreve çağırırken “Savcı Sayan çıktı, sarayla ilişkisi olan siyasetçiyi tarif etti. Aldığı ihaleleri söyledi, arazileri söyledi. Aslında biraz Muğla'ya doğru gidiyor her şey ama her isim olabilir. Ben soruyorum, Aydın Ayaydın mı? Saraydaki bir danışman mı? Şu anda bir milletvekili mi? Çünkü ipuçları onu gösteriyor ama bildiğim bir şey var. Ben aldığım bilgiler, delillerden yola çıkarak bir ismi mesela soruyorum, bu Aydın Ayaydın mı? Çünkü Muğla'dan gelen bilgiler, valinin değişmek istemesi, milletvekillerinin tepki vermesi bunu gösteriyor.” ifadelerinde bulunmuş.

Vali ne zaman değişmek istemiş? Tepki veren milletvekilleri kimler ve neye tepki göstermişler? Başarır’ın açıklamasında bu soruların yanıtları da olsa güzel olurdu, ama bence de bir Savcılık Soruşturması açılmalı ve Başarır da Sayan da dinlenmelidir... Bildiklerini anlatsınlar... Üstelik Sayan’ın açıklamasında Muğla’nın adı geçmediği gibi, Aydın Hoca’nın adı hiç geçmiyor. Ayrıca Başarır, Muğla Valisi’nin buradan gitmek istediğini nereden çıkarmış anlayamadım. Valimiz Dr. İdris Akbıyık dürüst ve çalışkan bir bürokrat... O Muğla’dan, Muğla O’ndan memnun... Bari dürüst bürokratları siyasete alet etmeyin...

Ali Mahir Başarır, acaba Muğla’dan Aydın Hoca’nın tekerine çomak sokup usulsüzlüklerini engellediği birilerinin dolduruşuna gelmiş olabilir mi? Yoksa Başarır, Muğlalıların sevgisini kazanan Aydın Ayaydın’ı siyasi polemiklerin içine çekmek istemiş olabilir mi? Ne işlerine yarayacaksa...

+

“TRİBÜNLERE OYNAMAYA ÇALIŞANLAR, TRİBÜNDE KALDI”

Prof. Dr. Aydın Ayaydın meslektaşım ve seçimlerde tanımış olduğum, şaibesiz bir dostumdur. Kendisinin Muğla’da ne bir yatırımı, ne de bir ihale işi var... Ne yerel yönetimlerden ne de genel yönetimden bir beklentisi bulunmuyor. Merak edenlere buradan duyurayım, gelecekte ne milletvekili ne de belediye başkan adayı değildir. Hiçbir beklentisi olmadan bir Bodrumlu olarak Muğla için çalışıyor.

Bir yanlışı olsaydı şimdiye kadar dostluğumuz bozulurdu. Ki, Muğla’ya hiç kötülüğü olmadı, iyilikleri oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bağlılığı nedeniyle Muğla’da yaşanan yanlışları, olumsuzlukları da görmezden gelemediği gibi, engellemeye kalkıyor. Muğla’daki bazı AK Partililerin kendisine olan sevgisizliğini, tahammülsüzlüğünü anlıyorum. Nedenini de biliyorum. Ancak CHP’deki sevgisizlikleri, tahammülsüzleri anlamakta güçlük çekiyorum. Tamer Mandalinci Başkan örneğinde olduğu gibi, isteyen CHP’liye elinden gelen varsa yardım etmekten başka hangi CHP’li belediyeye, başkanına kötülüğü oldu?

Elbette CHP’liler ve hatta AK Partililer de hocayı sevmek zorunda değiller. Ancak hocanın haksız eleştirileri, ve saygısızlığı hak ettiğini de düşünmüyorum.

O ‘sevgisizlere’ geçen hafta AK Parti’li Savcı Sayan’ın bir paylaşımı üzerinden CHP Milletvekili Ali Mahir Başarır’ın da katılmasına gerçekten şaşırdım. Daha önce CHP Muğla İl Başkanı ve Fethiye İlçe Başkanının katılımına da şaşırmıştım.

Ayaydın Hocanın x hesabından yaptığı iki paylaşım sonucu Gazeteci Yazar Tandoğan Uysal’ın deyişiyle “Tribünlere oynamaya çalışanlar, tribünde kaldı”...

+

AYDIN HOCA’DAN SİYASET VE NEZAKET DERSİ

CHP’lilerin daha çok “Baykalcılığı” ile tanıdığı Savcı Sayan, Ekrem İmamoğlu’nun ANAP’tan AK Parti’ye transferini engelleyip, CHP’ye kazandıran kişi olarak da bilinir. Siyasi geçmişine bakıldığında, güvenilirliği sorgulananlardan olan Sayan, gündem yaratmaya alışmış bir siyasetçi olmakla da tanınır. Bu olayda da amacına ulaştı. Ancak Aydın Ayaydın, Ali Mahir Başarır’ın kendisine ima yoluyla yönelttiği suçlamaları “Ne biliyorsan açıkla” diyerek kesin bir dille reddedip, hukuk önünde hesaplaşacağı mesajını verirken, Savcı Sayan’a da “O ismi açıkla” çağrısında bulundu.

Aydın Hoca x hesabından yaptığı açıklamalarla siyaset ve nezaket dersi verdi...

Tam da burada Orhan Okutan’ın yazısından şu ifadeleri alıntılamak uygun düşer sanırım:

Ancak şu an için, kamuoyu ve siyaset kulisleri yalnızca bu tartışmaların nereye evrileceğini merak ediyor. Bunun yanında geçtiğimiz yerel seçimlerin en önemli argümanlarından biri de Ak Parti içinde bir grubun Ak Partiye seçim kaybettirmek için Ak Parti ve Cumhuriyet Halk Partisini şekillendirdiği iddialarıydı. Yine bir Ak Partili tarafından Cumhuriyet Halk Partisinin şekillendirilme iddiası var. CHP’nin Muğla’da önüne gelenin şekillendirildiği bir yapı gibi gösterilmesi de ilginç.

Orhan Okutan arkadaşımızın ima ettiği seçim ise, Fethiye seçimleri mi acaba?

Ha bir de o meçhul kişinin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın isimlerden olsa da Aydın Hoca olmadığı anlaşıldı, ama o ‘tarife’ uyanları Muğla’da bulmak bence de mümkündür...

+

“AYDIN AYAYDIN: ZARAFETİN SESİ, SİYASETİN DURU GÜCÜ”

Neyse merak edenler Tandoğan Uysal’ın bu yazısını https://www.muglagazetesi.com.tr/aydin-ayaydindan-savci-sayana-siyaset-dersi-sessizligi-bozdu-golgeyi-dagitti linki tıklayıp okuyabilirler...

Biz bu yazıyı, Tandoğan Uysal’ın Muğla Gazetesi’nde çıkan “Aydın Ayaydın’dan Savcı Sayan’a

Siyaset Dersi: Sessizliği Bozdu, Gölgeyi Dağıttı” başlıklı yazısından alıntı ile noktalayalım:

Bir gün içinde siyasetin nabzı Muğla’dan tutuldu. Sabah saatlerinde Prof. Dr. Aydın Ayaydın, sosyal medyaya bir rest bıraktı: ‘Eğer beni kastediyorsan, açık ol. Yoksa sus, çünkü bu tavır partimize zarar verir.’.. Birkaç saat sonra telefon çaldı. Arayan Elbette ima sanatlarının ustası: Savcı Sayan. Ama bu sefer suskun değildi, mahcuptu.

Bu sisli söylemin içinde ise zarafet arayan bir kişi çıktı: Ayaydın. Ama bunu öyle bir üslupla yaptı ki, karşısındakini yerin dibine sokmadan da ezici olunabileceğini gösterdi. İşte buna siyasi kalite denir.

Ayaydın topu yere düşürmeden, fileye sert bir voleyle geri gönderdi. Tribünlere oynamaya çalışanlar, tribünde kaldı. Ayaydın, ne çamura battı, ne algıya sığındı. Çünkü şunu çok iyi biliyordu: Çamura düşmemek için önce diz çökmemek gerekir. O da dik durdu, Sayan sustu. Sayan’ın isimsiz salvosu, Ayaydın’ın imzalı cevabıyla tarihe gömüldü. Ve biz buradan ilan ediyoruz: Artık ‘ima siyaseti’ devri bitti. Yeni dönem başladı: Ayaydın Dönemi.

Tandoğan Uysal’ın yorumunda Ali Mahir Başarır eksik kalmış. Sayan’ın adının yanına O’nun adını da ben koymuş olayım...

---------------                           ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bölgede İsrail’in karşı çıktığı çözüm doğru çözümdür. --Ahmet Davutoğlu