Geçen hafta Vatan Partisi İl Başkanı Av. Emre Aykın partisinin il merkezinde Muğla ile ilgili Muğla Büyükşehir Belediyesi (MBB)tarafından hazırlanan ve Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından onaylanmış olan 1/25.000 Ölçekli Nazım İmar Planı Revizyonu’nun iptal edildiğine dair ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Osman Gürün ile yönetimi ve meclis üyeleri hakkında hakkında ihtar ve ihbar içeren açıklamada bulunmuş (https://www.hamlegazetesi.com.tr/makale/17597315/ozcan-ozgur/av-aykin-buyuksehire-ihbarla-yanit-veriyor) ve çok geçmeden de Büyük Şehir Belediyesinden Av. Emre Aykın’ın iddialarını doğrulayan, ama sorularını yanıtsız bırakan bir açıklama gelmişti. (https://www.hamlegazetesi.com.tr/makale/17549540/ozcan-ozgur/osman-gurun-ve-yonetimi-hakkinda-suc-ihbari)
Şimdide Av. Emre Aykın’dan önceki iddialarının arkasında duran ve adeta Büyükşehir Belediyesine ‘imar’ ve ‘hukuk’ konularında ders veren uzun bir açıklama geldi. Hafta sonunda Deştinliler ile yaşam savunucularının Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’li üyelerin oyları ile reddedilen “1/5.000 Ölçekli Nazım İmar Planının iptali talebini” ele aldığımız için Av. Aykın’ın açıklamasını bugün paylaşıyoruz...
xx xx xx
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan açıklamayı talihsiz bulan ve bu açıklamanın sonuçlarıylabirlikte tarihe not olarak düşüldüğünü belirten, Vatan Partisi Muğla İl Başkanı Av. Emre Aykın, yazılı açıklamasında “Büyükşehir Belediyemiz, ne yazık ki, ‘Hukuk’ u kendi öznel görüşlerine göre hayal ürünü niteliğinde tasavvur edip sunmaktadır. ‘İmar Mevzuatı’nı da bilimsel nitelikleri ile algılayamadıklarını düşündüğümüz yanıtlar sunmuşlardır. Bu tutumları ile ‘Halk’ın aklıyla oynamaktadırlar.” dedi. Başkan Gürün’ü bir kere daha “istifaya çağırıp” şu ifadelerde bulundu:
“Bu büyük kurumun temsilinde, -eğer ki hukukun üstünlüğüne dair söylemleri gerçek ve samimi ise- bu şekilde art arda vahim hatalar yapan mevcut yönetim ve Başkan Sayın Dr. Osman Gürün’ün ‘saydamlık, objektiflik, iyi niyet ve hukuk devleti’ ilkelerine riayet ederek, daha önce ihtar ettiğimiz üzere, hukuken gerçek olanı itiraf edip Muğla Halkından özür dilemesi gerekmektedir. Hatta kusurlarının ağırlığı, halka mal olmuş yönetici vasıfları karşısında, istifayı da gerektirir. Buna karşılık; hatalı ve yanıltıcı cevaplar ile halkın nabzını kendi lehlerine kontrolde tutma çabalarına anlam veremiyoruz. Halkımızın önünde tüm gerçekleri tüm çıplaklığı ile konuşmak sorumluluğundayız!”
xx xx xx
Vatan Partisi İl Başkanı Av. Aykın, Şehir Plancıları Odası tarafından açılmış dava sonucu iptal edilmiş 1/25.000’lik planla ilgili mahkeme kararının Büyükşehir Belediyesi tarafından itiraz edilmediğinin altını çizerken, belediyenin yanıtı ile ilgili “Bu aşamadan sonra gelişen olaylar ve işlemler ise güven sarsıcı bir imar skandalı niteliğindedir. İptal edilen Planın geriye dönük olarak ortadan kalkması karşısında plansız kalan şehrin imar yönetimi, dayanağı ortadan kalkan Revizyon Planı ile sürdürülmüştür.” dedi.
Bu nedenle MBB’nin “Muğla halkına karşı ağır kusur ve suç oluşturmakta olduğunu” savunan Emre Aykın “Belediyenin bu yolla, kimse sesini çıkarmadığı sürece ‘gayri yasal idare edilebilirlik imkanı verecek’ bir yöntem üzerinden hukuku dolanmıştır.” diyerek şu ifadelerde bulundu:
“Bu da açıkça Büyükşehir Belediyesinin hükmi şahsiyetine, kamu hukukuna, Muğla halkına karşı ağır kusur ve suç oluşturmaktadır. ‘özrü kabahatinden büyük olan’ Belediyenin yanıtında değinilen hususlar dikkate alınırsa: İptal kararına itiraz edilmeme nedeni, 1/25.000 ölçekli planın dayandığı üst ölçekli planların varlığı olarak açıklanmaktadır. İptal edilen plana karşı işlem yapılması gereği olmadığı kanaatine varmışlardır. İmar Hukukunun değişmez ilkeleri ‘Planların Hiyerarşisi’ ve ‘Kademeli Birliktelik İlkesi’dir. Bir alt ve bir üst ölçekli planın 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planına ikame edilmesi yahut yerine uygulanmasının hukuken yolu yoktur. Revizyon İmar Planı da aynı şekilde dayandığı planın ortadan kalktığı koşulda ana plana ikame edilerek uygulanması mümkün bir işlem türü değildir.”
xx xx xx
Mekansal Planlar Yapım Yönetmeliği 6. Maddesi gereğince; Revizyon Planı adı altında planlar hiyerarşisi içinde kademelenen bir plan türü bulunmadığına da dikkat çeken, Av. Emre Aykın, “1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının yokluğunun kabullenilmesi ve sonucunda alternatif çözüm arayışına gidilmesi de hukuka ve yasaya aykırıdır.” derken bu konuda Danıştay 6. Dairesi’nin 09.12.2013 tarihli ve E: 2012/915, K: 2013/8099 sayılı kararını örnek göstererek şöyle devam etti:
“Yanıtta Revizyon Planının 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının iptali öncesinde onaylandığı iddiasına sığınılmakta; ‘Revizyon İşlemi’ imar planı ile aynı hukuki nitelikte bir plan gibi algılatılmak istenmektedir. Bu çabanın hukukumuzda yasal dayanak bulma imkânı yoktur. Revizyon Planının, tek başına müstakil şekilde düzenlenebilir ve salt kendi içeriği içinde ayakta kalabilir bir planmış gibi açıklanması, ayrı bir ana idari işlem niteliğinde sunulması, halkı kandırmaktır. Revizyon Planı mevcut bir imar planı üzerinden yapılan işlem niteliğindedir. Tek başına bir plan türü değildir. Mevcut planının omurgasını sarsma riski nedeniyle de idarece kaçınılması gereken bir işlemdir. 3 nedenle düzenlenebilir: (1) Ana planın ihtiyaca cevap vermemesi (2) Uygulamasının mümkün olmaması (3) Üst kademe plan kararlarına uygun olmaması, ancak ana plana bağlı bir revizyon planının düzenlenmesine cevaz verir.”
xx xx xx
Vatan Partisi Muğla İl Başkanı Av. Emre Aykın, bu açıklamalarının ardından da şu soruları sıraladı:
“Büyükşehir Belediyesi, yürürlüğe girmesini takiben 2 sene içinde tümü iptal edilecek nitelikte Şehircilik İlkelerinden bihaber ve ihtiyaca cevap vermeyen bir nazım imar planı mı hazırlamıştır? Aslında hatalarının da farkında olarak, Şehir Plancıları Odası’nın açtığı iptal davasında dosyanın tekemmül ettiği aşamada ve tarihlerde bugünkü haksız savunmalarına dayanak olsun diye mi kendilerince çözüm niteliğinde dava devam ederken İmar Planının revizyonu işlemine sığınmışlardır? Henüz çok taze olduğu aşamada 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının uygulanamaz bir içerik ve niteliği mi söz konusudur, yeni hazırlanan bir plan için bu kusur affedilebilir mi? Üst kademe plan kararlarından da mı bihaber şekilde plan hazırlanmıştır da, üst kademe plan ile uyum sağlamaması mı revizyon işlemini gerektirmiştir? Bu halde; idari yargıda verilen iptal kararının doğurduğu sonuç huzurunda, İdare Hukukunun ‘geriye yürüyen ve işlemi hukuk dünyasında hiç doğmamış kabul eden’ ilkesi ve ‘iptal edilen işlemi dayanak alan tüm işlemlerin de ortadan kalkacağı’ prensibi karşısında Bilimsel ve Nesnel olarak ortaya aslında Muğla’mızın bugüne kadar Büyükşehir Belediyesince düzenlenmiş geçerli ve yasal 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının olmadığı ve bu yokluğun bugün de sürdüğü sonucu ortaya çıkmamakta mıdır?”
xx xx xx
İptal davalarının özelliği gereği, dava konusu idari işlemin, kurulduğu tarihten geçerli olmak üzere hukuksal varlığına son verilmekte olduğuna ve böylece hukuka aykırı olduğu belirlenmiş olan idari işlemin bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırılarak hukuk düzeninin korunmasının amaçlandığına işaret eden Av. Emre Aykın, “Bir başka anlatımla iptal davalarıyla idarenin hukuka aykırı tasarruflarda bulunması, kararlar alması önlenerek, hukuka bağlılığı sağlanmaya çalışılmaktadır.” ifadesine yer verdiği açıklamasında “İmar Hukukunun en önemli ilkesi işlemin sebebinin hukuka uygun olmasıdır. İmar planının iptali halinde buna dayanılarak tesis edilen uygulayıcı işlemler de dayanaksız kalırlar. Öyle ki bir işlem hukuka aykırı bulunarak iptal edildiğinde, buna dayanarak kurulan diğer tüm işlemler hukuken dayanaksız duruma gelirler; diğer deyişle zımnen iptal edildikleri kabul edilir.” diyerek şu görüşleri ortaya koydu:
“Yine Belediye açıklamasında; 1/25.000 ölçekli Nazım İmar Planının bütünün iptaline yönelik herhangi bir karar verilmediği iddia edilerek davanın temyiz sürecinde olduğu vurgusu üzerinden (halen talihsizce) sanki ortada geçerli bir plan varmış, kesinleşmeyen bir karar var da hüküm ifade etmesi mümkün değilmiş gibi davranılmaktadır. Bilinsin ki bu aldatmacanın son noktasıdır! Öncelikle; idarenin yasal sorumluluğu, ortadan kalkan nazım imar planı dayanak alınarak yapılmış tüm plan ve işlemleri de, 2577 sayılı İdari Yargılama Usul Kanunu md.28/1 gereğince en geç otuz gün içinde ortadan kaldırmaktır. Tutumu ve tavrı hukuktan yana olmayan Büyükşehir Belediyesinin (iptal kararı sonrasında gerekli iş ve işlemler yapılmıştır) iddialarının aksine bu yönde gereğini yapmadığı görülmektedir. Diğer deyişle; revizyon planının iptal edilmesi için ayrı bir davaya da ihtiyaç bulunmamaktadır.”
xx xx xx
“Büyükşehir Belediyesinin, bir yandan yargı erkinin karar ve takdirine halen direnme çabası içinde iken, diğer yandan halkın öngörülebilirlik hakkını ve hukuki güvenliğini elinden almakta olduğunu” savunan Vatan Partisi Muğla İl Başkanı Av. Emre Aykın son olarak Büyükşehir Meclisinde temsil edilen partilere de yüklenerek, şu ifadelerde bulundu:
“Kendi eliyle ve kusuruyla meydana getirdiği bu sonucu siyasi rant kaygısıyla kabullenmekten kaçınıp, demagojik yanıltıcı söylemler ile halkın nabzını yönetmek isteyen Büyükşehir Belediyesi Yönetiminin sorumsuzca sunulmuş açıklamaları, Yerel Yönetimin itibarını da, bağlı bulundukları siyasi partinin itibarını da zedelemiştir. Yine; Büyükşehir Meclisinde kararlarda irade gösteren üyeler ile siyasi partilerin bu konuya karşı sessizliği, akıllara, ‘Halkın menfaatlerinin ve anayasal ilkelerin önüne geçmiş bir işbirliği mi var?’ sorusunu akıllara getirmektedir. Bu tabloda da en çok Demokrasi ve Hukuk Devleti zarar görmektedir.”
Av. Aykın açıklamasında Vatan Partisi olarak, halkı kandıran veya karşısına alan her türlü eylem, tasarruf, kurum ve kişinin karşısında olmaya devam edeceklerini de kaydetti.
--------------------------
GÜNÜN SÖZÜ: Başarılarımızdan değil, başarısızlıklarımızdan ders alırız! --Bram Stoker