Atatürk Etrafındaki Çemberi Nasıl Kırdı

GEÇEN HAFTAKİ YAZININ DEVAMI

"YETER SÖZMİLLETİNDİR!" sloganıyla, halk kesimleri ayağa kalktı.

1938'den sonrayönetim şemsiyesi Bayar aleyhine ters dönmüştü. 1950 Mayıs'ın da halkkitlelerinden esen Demokrat rüzgâr, şemsiyeyi doğru yöne çevirdi.

Ama bir zaman sonra,öfkesi artan Paşa'nın üflemesiyle çıkan, 27 Mayıs 1960 fırtınası her şeyiyeniden tersyüz etti.

Bir İnönü...

Bir Bayar...

Bu iki zatın siyasalhırsa dayalı didişmeleri, memleketimizde içi öfke, kan ve gözyaşı dolu birsiyasal koridor oluşturup, binlerce insanın ölümüne, on binlercesininmağduriyetine sebep teşkil etti...

Bu büyük kavganın ilkbüyük kurbanları; Başbakan Menderes, Dışişleri Bakanı Fatin Rüştü Zorlu veMaliye Bakanı Haşan Politikan oldu.

Halka değer vermeninonlara fedakârca hizmetin ödülünü

(!) darağacındaaldılar. Ünlü düşünür Farabider ki:

"Bir faziletliinsan öldüğü veya öldürüldüğü zaman insanlar ona ağlamasın. Asıl onu kaybedenülke halkına ağlasın!"

17 Eylül 1961 günü,Türk Halkına insanca yaşamanın onurunu tanıtan bir Başbakan tıkıldığı azaphücresinden alınıp, ucunda yağlı ilmeğin sallandığı darağacına doğrugötürülürken, tüm dünyanın vicdanı hem ona ve hem de genç Cumhuriyetin kolaycaelinden kaçırdığı Demokrasiye yanmıştı.

Türk halkı kırkyıldır, bitmeyen bir acıyla bu üç şehidine ve hem de kalkınma hamlesindeistediği düzeye gelememenin kadersizliğine ağlıyor.

Dönelim, siyasalhırsların yarattığı tahribatın seyrine:

27 Mayıs ihtilalisonrası, ismet Paşa'nın hoşgörüsünden cesaret bulan Yassıada işkenceleri, halkkesimlerinde husumet ve kinin yayılmasına sebep olmuştur.

Türk siyaseti önüalınmaz bir kan davasına dönüştü.

Demokrat Parti'nin mirasınakonmak isteyenlerle, Demokratları ortadan temelli kaldırma eylemi, hırslarınaakıllarının önüne alarak yürüttükleri politika; memleket yararına olmaktançıkıp, dokundukça azgınlaşan, onulmaz bir yara haline geldi.

Büyük mazlumunmirasçıları; 1965 seçimlerinde aldıkları sonuçları, Necip Fazıl'ın:

"Gülen ayva,ağlayan da nar ağacı;

Son baharda yemişverdi, darağacı!"

Dizelerinin taşıdığıanlamla, kamuoyuna sunarken, artık seçim yenilgilerinin baş mimarı haline gelenİsmet Paşa; "Ortanın solu" icadıyla, noktası 12 Eylül 1980ihtilalinde konabilecek, yeni bir kavganın tohumlarını siyaset arenasınaatmakta gecikmedi.

İsmet Paşa,"Ortanın solu" dedikçe, karşısındakiler, "Ortanın solu, Moskovayolu" diye yanıtladı.

Yassıada idamlarındanancak ilerlemiş yaşı dolayısıyla kurtulan, İsmet Bey'in ezeli rakibi CelâlBayar da, bu kaynatılan çorbaya bir avuç kaya tuzu atmakta gecikmedi.

Merhum Atatürk 1946yılına kadar yaşasaydı, bugünkü sıkıntılar hiç olmayacaktı. Çünkü Masondeğildi.

SON