Atamalar “siyasi kramplara” neden olmuş olabilir mi?

İl Başkanı ilin başkanıdır. İlin patronudur. AK Parti teşkilatında bu böyledir. İl Başkanına herkes tabidir. Milletvekilleri de dahil. İl Başkanı program yapar, program yaparken önce ilçe başkanlarının fikrini alır, milletvekilleri ile istişare eder ve programı sahada uygular. Vekillerde ona uyar. İl Başkanı kime tabidir?

Soruyu AK Parti’nin Muğla Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı’nda Milletvekili Kadem Mete sormuş.

Yanıtını “ders verir” gibi verirken de “teşkilat disiplininden, il başkanlığı protokolünden, milletvekili - il başkanı ilişkilerinden” söz etmiş. Daha doğrusu “milletvekili olarak görülmemesinden” yakınmış...!

Tabir caizse basında, sosyal medyada yer alanlara, yazılanlara bakılırsa Sayın Mete, mevkidaşı Milletvekili Yakup Otgöz ile birlikte adeta “karın ağrılarını” anlatmış, adlarını vermeden AK Parti İl Başkanı Haluk Laçin ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Muğla’nın ağabeyi” dediği Prof. Dr. Aydın Ayaydın’a yüklenmiş.

Anlaşılan en son AK Parti Gençlik Kolları Başkanlığı’nda ve İl Sağlık Müdürlüğü’nda arka arkaya yaşanan “değişim” siyasi kramplara neden olmuş... Rahatsızlık yaratmış. Kulislerdeki yorum böyle...

+

Dün Prof. Dr. Aydın Ayaydın’ı aradım ve “Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı” ile ilgili değerlendirme yapmasını rica ettim. Danışma Meclisi’nde olmadığını belirterek, “Bulunmadığım bir toplantının değerlendirmesini yapamam.” dedi.

Bu noktada “Milletvekili Kadem Mete’nin konuşmasını” sormaya kalktım, “Yapılan danışma meclisidir. Orada konuşan herkes partimizin, milletimizin menfaatleri için, parti disiplini içinde kalmıştır. Konuşmalar kaybedilen ilçelerin yeniden kazanılması, partimizin Muğla’da daha iyi yerlere gelmesi için umut verici ve aydınlatıcı olmuştur diye düşünüyorum.” ifadesinde bulundu.

Bir gazeteci olarak ne kadar çabaladıysam da şöyle “caf caflı” bir başlık attıracak açıklama alamadım...

Sanıyorum Aydın Hoca her zamanki gibi “parti sorumluluğu” içinde kalmak istedi. Partisini yıpratma olasılığı olabilecek bir “polemik” içinde olmak istemediğini hissettirdi...

Aydın Hoca her zamanki Aydın Hoca... Sorumluluk bilinci içinde... Tabii “Muğla’nın ağabeyi” sıfatını taşımanın sorumluluğu da var... Üstüne daha fazla gitmenin alemi yoktu...

+

Benim anlayamadığım, bu “danışma meclisi” nereden çıktı.. Galiba 25 Mayıs’ta AK Parti Kültür ve Sanat Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Yayman’ın katılımıyla bir “Danışma Meclisi” yapılmıştı. Neredeyse her ay bir ‘danışma meclisi’ yapılıyormuş. Bazen üç haftada bire denk geldiğini söyleyenler de var.

Hafta sonunda yapılan danışma meclisi “kaçıncı meclis”ti bilmiyoruz, 25 Mayıs’ta yapılan Hüseyin Yayman’ın varlığından mı ne daha kalabalıkmış. Milletvekili Kadem Mete, 28 Haziran’da üniversitenin Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) yapılan danışma meclisini yeteri kadar kalabalık bulmamış eleştirmiş.

Toplantıya AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın da katılmasına rağmen, bin 700 kişi beklenirken, bin 250 kişilik salon doldurulamamış.

Allah başka keder vermesin! Evet danışma meclislerinde AKM’nin taştığı ve dışarıya dev ekranlar kurulduğunu da biliyoruz... Ancak o zaman AK Parti’nin Muğla’da 7 belediyesi vardı! Salon belediye başkanlarının bindirilmiş kıtaları ile “gövde gösterisi” arenasına dönüyordu...

Bir de Fatma Betül Sayan Kaya hep Muğla’da... Unutkanlık diyelim. Oysa ne kadar başkan o kadar köfte...

+

Evet 28 Haziran Cumartesi günü yapılan Muğla İl Danışma Meclisi İl Başkanı Haluk Laçin’in divan başkanlığında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya’nın katılımıyla gerçekleşti.  MSKÜ Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen danışma meclisine, Fatma Betül Sayan Kaya’nın yanı sıra Isparta Milletvekili ve Muğla Koordinatörü Osman Zabun ile Muğla Milletvekilleri Yakup Otgöz ve Kadem Mete, İl Başkanı Haluk Laçin, ilçe başkanları, kadın ve gençlik kolları başkanları ile çok sayıda partili katıldı. Toplantıya Milletvekili Kadem Mete’nin konuşması damga vurdu..

Kadem Mete “Eğer birilerinden korkunuz varsa Sayın Cumhurbaşkanımızın dediği gibi evde karınızın yanına oturun.” ifadesini kullandığı konuşmayı Hüseyin Yayman’ın katıldığı toplantıda değil de neden bu toplantıda yaptı merak uyandırdı. O toplantı kalabalıktı, bu toplantının kalabalık olmayacağını biliyormuş olabilir mi?

Tabii başta da belirttiğim gibi, İl Gençlik Kolları Başkanlığı’ndaki ve İl Sağlık Müdürlüğündeki değişim bardağı taşırmış olabilir...!

+

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya, “Teşkilat olarak bir olacağız, iri olacağız, diri olacağız ve beraber olacağız. Güçlü Türkiye'nin inşasında tarihi sorumluluğumuzun farkında olacağız.” demiş....

Kadem Mete’nin konuşmasına tüy dikmiş...

Kaya, konuşmasında, “gönüller kazanan, insana değer veren, insana dokunmanın siyasetin en önemli hareket noktası olduğunu ifade eden liderin yol arkadaşları olduklarını” anlatırken, “O halde AK Parti kadroları olarak bizler de insanların kalbine dokunacağız.” diyerek şu ifadelerde bulunmuş:

Onların dertleriyle dertleneceğiz ve o dertleri çözmek için hep birlikte birlik beraberlik içerisinde seferber olacağız. Yanlış üsluplara mahal vermeden, haklıyken haksız duruma düşmeden, milletin hareketi, milletin partisi olarak her alanda örnek olacak davranışlar sergileyeceğiz. Biz gücünü milletten alan, geleceğini milletle inşa eden bir kadroyuz.

Muğla'da kazanmadık gönül bırakmayacaklarını belirtirken, yeni atanan AK Parti Muğla Gençlik Kolları İl Başkanı Mehmet Ali Kalay ve ekibini de tebrik eden Kaya, AK Gençlik'e inanıp güvendiğini kaydetmiş.

+

AK Parti Muğla Milletvekili Kadem Mete de konuşmasında AK Parti Muğla İl Başkanı Haluk Laçin’i sert sözlerle eleştirmiş. Mete, Laçin’in milletvekillerini dışladığını savunurken, Yakup Otgöz ve kendisine “milletvekili değillermiş” dibi davranıldığını öne sürerek şu ifadelerde bulunmuş:

Bugüne kadar İl Başkanımızın bütün bakanlık ziyaretleri, tek başına yaptığı ziyaretler. Biz milletvekili değilmişiz gibi. Arkadaşlar böyle bir teşkilatçılık olmaz. Siz gideceksiniz bir bakanla görüşeceksiniz, üç gün sonra o ilin milletvekilleri gidecek. Bakanlık demez mi ‘Bu nasıl bir il teşkilatıdır, birbirlerinden haberleri yok’.. Arkadaşlar böyle bir teşkilatçılık olmaz. Bakın ben bundan son derece rahatsızım ve kafamı kuma gömmeyeceğim. Ben sadece Muğla’da hatırlanacak bir milletvekili değilim. Ben Ankara’da da milletvekiliyim ve benim teşkilatım Ankara’ya geldiği zaman ziyaret edilmesi gereken bir şahsiyetim. Ne sorunumuz varsa, ilçe başkanlarımız bazıları gelebiliyor, yasaklara rağmen. Ben Trabzon koordinatörlüğü yaptım. İl başkanları toplantısı sonrası Trabzon’un ilçe başkanları beni ziyarete geldi. Ama bir tane Muğla’nın ilçe başkanı gelemedi. Hepsini de davet ettim. Ha birkaç tanesi aradı, ‘Şöyle bir sorun var onun için gelemiyoruz’ dedi. Öbürleri gelmedi. Birilerinden korkuluyor. Siyaset cesur adamların yapacağı bir iştir. Eğer birilerinden korkunuz varsa Sayın Cumhurbaşkanımız dediği gibi ‘Evde karınızın yanına oturun.

+

Kadem Mete bu ifadelerde bulunurken, Milletvekili Yakup Otgöz de, “Biz olmayınca oylar artacaksa, gereğini yaparız” diyerek parti içi hesaplaşmalara sert bir çıkışla dahil olmuş.

İyi de Sayın Vekiller nasıl olmayacaklar? Milletvekilliğini mi bırakacaklar? Yoksa bu ifade bu anlamda bir mesaj mı?

Kendi partilileri tarafından kendi ifadeleriyle “milletvekili görülmeyen” iki vekilin eleştirileri salonda gerginliğe neden olmuş. Davetli teşkilat mensubu partililerin seslerinin yükselmesi üzerine basın mensupları dışarı çıkarılmış. Gergin toplantının devamı kapalı oturumla sürdürülmüş. Tabii ne konuşulduğu bilinmiyor.

Cesaret mi şov mu? Kadem Mete'nin sözleri partiyi karıştıracak? AK Parti Muğla’da yol ayrımı mı?

Sorulacak çok soru var. Yarın sorarız.

Bu arada biz danışma meclisinde yanıt vermeyip, salonun gerilmesine katkı yapmayan İl Başkanı Haluk Laçin olayın üzerinden iki gün geçtikten sonra bir açıklama yapar mı diye beklerken, açıklama CHP Muğla İl Başkanı Av. Zekican Balcı’ya geldi. AK Parti İl Başkanı Laçin açıklamasının başında “Sayın Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi; AK Parti, milleti ile kader birliği yapan bir partidir. AK Parti de küslük ve darılma olmaz. AK Partinin her kademesinde ülke ve bölge sorunları özgürce konuşulur, tartışılır ve halkımızın refahı, mutluluğu ve kalkınması için gerekli en doğru kararlar alınır ve uygulanır. Partimizde dayatma yoktur, üyesinden milletvekiline kadar herkes bu konudaki görüşlerini serbestçe kürsüde dile getirir.” diyordu.

CHP İl Başkanı ne yapmak istemiş, gündem mi değiştirmek istemiş anlayamadım. Bu konuya da döneriz...

---------------                 ---------------

GÜNÜN SÖZÜ; Bir davaya, onu akıllıca eleştirenler değil, onu ahmakça savunanlar zarar verirler. --M. Tınaz Titiz