Armegedon Savaşı ve Biz…

7 Ekim 2023 gününden beri Gazze şeridinde büyük bir afet yaşanıyor.

7 Ekim 2023 günü Hamas İsrail'deki bir konsere baskın yapmış bazı İsrail vatandaşlarını rehin almış idi.

Bu baskını bahane eden Netanyahu tüm gücü ile Gazze şeridine saldırmış idi.

Tarihten biliyoruz ki, bir olay kendiliğinden olmaz, olay yaptırılır.

Bir olay olduğu zaman "Bu olaydan kim karlı çıktı?" diye bakılır.

İsrail bu olay üzerine, 70 bin çoluk çocuğu Gazze şeridinde vahşice öldürüldü.

Hala da öldürüyor.

Yerle bir edilen Gazze'deki enkazın altında da en az o kadar Filistinli insanın cesedi bulunuyor...

Netanyahu liderliğindeki İsrail devleti orantısız güç kullanarak Gazellileri yok etme çalışıyor.

Bunun için Netanyahu, Hamas'ın elindeki İsrail'i rehineleri bahane ediyor.

Bu saldırılar, 7 Ekim saldırısının kimler tarafından yapıldığını anlamamıza yetiyor

Filistinlilerden temizlenen Gazze şeridinde Trump ABD'si ile Netanyahu İsrail'i, Rivyera benzeri bir tatil ve eğlence sitesi inşa etmek istiyorlar.

Trump ve Netanyahu'nun, öldürülen Gazzeli çocuklar umurlarında bile değil.

İsrail Maliye Bakanı Betzotel Smotriç 17 Eylül 2025 günü gülerek TV’de "Gazze için çok masraf ettik. Gazze şeridini temizledik. Sıra ganimeti ABD ile paylaşmaya geldi. Gazze şeridinde ABD ile birlikte modern turistik büyük bir şehri inşa edeceğiz" deme küstahlığını gösterdi.

Trump ve Netanyahu'nun bu projesine Avrupa sessizce seyrediyor.

Almanya Başbakanı Merz de tüm bu acılar yaşanır iken, Münih şehrinde bir Sinagogu’n açılışında ağlayacak "Yahudi düşmanlığının Almanya'da ilerlemesine asla izin vermeyeceğiz dedi.

17 Eylül 2025 günü de İngiltere kralı ve eşi ABD Başkanı Trump'u akil almaz bir lüks içinde Londra'da ağırladılar.

21. Asrin ilk çeyreği bitmek üzere, hala insanın en büyük düşmanı, yine insan.

İsrail devleti seküler bir devlet değil.

Israil devleti Yahudi şeriatı ile yönetiliyor.

Yahudiler, " Yahudilerin efendi, diğer insanların ise, köle olduğuna inanıyorlar.

Bu inanca da, ABD ve Avrupa'daki bazı insanlara inandırmışlar...

İngiltere’nin yardımı ile 1948 yılında kurulan İsrail devleti, ilk işgal ettikleri toprakları bir maya gibi kullanarak, kendilerine vaad edildiğini söyledikleri Nil nehri ile Fırat nehirleri arasındaki toprakların peşine düştüler.

Vadelimis topraklar içinde, bizim Çukurova, Kapadokya ve Güney Doğu Anadolu toprakları da bulunuyor…

Aslında hedef tahtasında biz varız.

Biz 70 yıl yemedik içmedik GAP projesini hayata geçirdik.

Netenyahu GAP bölgemize göz dikmiş vaziyette.

Su yok ise, vadedilmis topraklar da yok demektir.

Bu tehlike gözümüzün önünde yaşanır iken Cumhuriyeti kuran CHP'sinin gündeminde bu konular yok.

CHP tüm gücünü, iç politikaya teksif etmesi, akil alır gibi değil.

Türkiye " Var olma veya yok olma " tehlikesi ile karşı karşıya iken İçerideki sorunlar, teferruattır.

İsrail hedefine ulaşmak için,, Dünya'mızı Armegedon denilen büyük bir savaşa sürüklüyor.

Bu gerçeği görme zamanıdır.

Bu gerçeği gören ve pay almak için, İstanbul - Fener Patrigi Bartrlemeos, Eylül ayında Beyaz Saray'da Başkan Trump'a Türkiye'yi şikayet ediyor.

ABD'dek Ortodoksların Patriği, Beyaz Saray'da Trump'a "Siz, kutsal bir lidersiniz. Sizi Costsntinepolis bekliyor. Bu kutsal şehrimizi kurtarın" diye gaz veriyor.

Biz tarih sahnesinin 9 Eylül 1922 günü kapandığını sanıyoruz.

Halbuki tarihin sahnesi açık ve kirli oyun devam ediyor.

İç sorunlarımızı erteleme ve birlik olma zamanıdır.

Alman vakıflarının yurdumuzda çevreci maskesi ile oynadığı tuzaklara düşmemeliyiz.

Netanyahu, Türkiye Cumhuriyetini açıkça tehdit ediyor.

Uyanma zamanıdır.

ABD'nin Yahudilerin yörüngesine girdiğini görmeliyiz.

Güçlü olmalıyız.

Uzay ve yapay zeka dünyasında önde olan ülke olmak zorundayız.

ABD'de en güçlü lobiler olan Yahudi, Rum ve Ermeni lobilerinin ülkemiz toprakları üzerinde emelleri bulunuyor.

NATO üyesi olmamıza rağmen 1964 yılından bu yana, bize nasıl davranıldığını, yaşayarak öğrendik.

Zehrin, bal ile servis edildiğini unutmayın.

Güçlü ve beraber olmanın zamanıdır.

Yarın çok geç olabilir…