Anlamakta zorlandığımız konu

28 Mayıs 2023 Pazar günü yapılan seçimde tekrarCumhurbaşkanımızı seçtik.

Batı, Recep Tayyip Erdoğan'ı istemiyordu.

Erdoğan'ı engellemek için batı elindeki ekonomik vebasın kartlarını sonuna kadar kullandı.

Ama başarılı olamadılar.

Fransa Başkanı Macron "İşimin en zor yanı Erdoğanile konuşmak" diyerek Erdoğan'a olan hazımsızlığını açıkça ifade ediyordu.

20 yıl önceki ve bugünlerde acılan AB gizlibelgelerden de bazı çarpıcı bilgilere ulaşabiliyoruz.

Almanya, Başbakanı Merkel ile Hollanda Başbakanı, başbaşa konuşurken Türkiye için "Ne yapacağız? Bunlar Müslüman, aramıza nasılalırız? Türkleri kaybetmek de işimize gelmez. Onun için Türkleri, AB'yealacakmış gibi yapıp, oyalamalıyız" diye konuştukları da gün yüzüne çıktı.

Yani, AB yönetimini günümüzde bile Hıristiyan inancıve önyargıları ile hareket ediyorlar.

O zaman, "Bu Batı neden bizi hiç sevemiyor?Avrupa hâlâ laik bir yönetime ulaşmadı mı?" diye kendi kendimize sorularsorup duruyoruz.

Erdoğan, 29 Mayıs seçimini kazanınca, bu sefer hiç birşey olmamış gibi batı başkentlerinden Erdoğan'a tebrik mesajları gelmeyebaşladı.

Tüm bunları yaşarken "Neler oluyor?" diyesormayacak mıyız?

Olayın aslı şudur:

MS. 325 yılında Bursa ili, İznik ilçesinde zamanınRoma İmparatoru Kostantin tarihi İznik Konsilini topladı.

İznik Konsülü, Hıristiyanlığın içerisinde tartışılanbazı konuları netleştirmek amacı ile toplanmıştı.

Hz İsa'nın Tanrının oğlu olduğunu iddia edenler ile Hzİsa'nın bir Peygamber olduğunu iddia edenler İznik Konsülünde karşı karşıyageldiler.

İskenderiyeli Arius, "Hz İsa'yı Meryem anamızdoğurdu. Emzirdi. Altını temizledi. O'na baktı. Tıpkı bizim annelerimizin bizibaktığı gibi.

Hz. İsa bizim gibi bir insandır. Tanrı tarafındanbizlere Peygamber olarak gönderilmiştir.

Eğer Hz. İsa bir Tanrı ise, hepimizin de Tanrı olmasıgerekir" diye Hz İsa'nın Tanrı oğlu Tanrı olduğunu savunanlara karşıçıktı.

İskenderiyeli Arius'un bu düşüncesi ret edildi.

İznik Konsülü " Baba ile oğlunun aynı özdenolduğuna" karar verdi.

O günden sonra Hristiyan dünyası Hz. İsa'yı Tanrınınoğlu Tanrı olarak kabul ederek yoluna devam etti ve halen devam etmektedir.

Hristiyanlar "Baba, Oğul, Kutsal Ruh"üçlemesi ile istavroz çıkararak ibadet ederler. Tanrıdan merhamet ve yardımdilenirler.

Sonra, MS. 610 yılı ile 633 yılları arasında yanı 23yıl boyunca Kuran-ı Kerim gökten indi.

Kuran-i Kerim'in 42,- 25, Furkan Süresi şunlarısöylüyor:

1- Alemleri uyarmak üzere kuluna, hakkı batıldan ayırteden Furkan'ı indiren Allah'ın şanı yücedir.

2- O, göklerin ve yerin hükümdarlığı kendisininolandır.

O hiç çocuk edinmedi, hükümdarında ortağı yoktur.

O her şeyi yarattı, onu bir ölçü ile ölçerekyapmıştır.

3- Kâfirler, Allah'ı bırakıp, hiçbir şey yaratmayan,bilâkis kendilerini yaratmış olan, kendilerine ne zarar ne de fayda verebilen,öldürmeye ve diriltmeye ve ölümden sonra canlandırmaya güçleri yetmeyenTanrılar edindiler."

Bursa - İznik Konsülünde Hristiyan dünyası Hz İsa'nınTanrının oğlu Tanrı olduğuna karar verirken, Konsülden 300 yıl sonra inenKuran-ı Kerim de " Allah'ın hiç çocuk edilmediğini" söylüyor...

Yazdıklarım, Hristiyan dünyası ile İslâm dünyasıarasındaki en büyük fay hattını gösteriyor.

Bu fay hattı aramızda dururken, Batı ile nasıl biraraya gelip, sorunlarımıza akıllı, kalıcı çözümler bulanacağız?

"Efendin Seküler bir dünyada yasıyoruz, insanlıkbu fay hatlarını çoktan geçti" diyerek kendinizi avutamayız.

Maalesef, fanatiklik Batı'dan kaynaklanıyor, bizdendeğil.

Hâlâ "Siz Müslümansınız. Sizi AB'yealamayız" diyen ve bize yalan söyleyen bir Batı dünyası ile karşı karşıyaolduğumuzu görmeliyiz.

Erdoğan seçimi kazanınca mazlum ve İslâm dünyasındakihalkın sevincini de bu pencereden bakmakta fayda vardır.

Batının lisanını akıcı şekilde konuşmak, batılı gibigiyinmek ve yaşamak, batılı insanları kesmiyor.

Herkes hangi takımın oyuncusu olduğunu bilmekzorundadır.

Romantik olmanın kimseye faydası yoktur.

Gerçekler ortada.

İnsanın inancı, aklının önünde hâlâ.