AYDIN AYAYDIN; “MUSKİ MÜDÜRÜ MASASINI TOPLASIN”
Okurlardan gelen eleştirileri, önerileri hep dikkate almışımdır.
“Aydın Ayaydın, ‘MUSKİ Müdürü masasını toplasın’ diyor. MUSKİ Genel Müdürünü ve O’nu orada tutanı en çok eleştiren sen oldun. Ayaydın’ın sözü sizin için bir şey ifade etmiyor mu?” diye soranlar oldu.
Haklılar.
Aydın Ayaydın seçilmesi halinde bunu yaparsa iyi yapar. Ancak birileri de kalkar, “Sayın Ayaydın acaba DSİ Bölge Müdürünü de görevden aldıracak mı?” diye sorabilir...
xx xx xx
Aydın Ayaydın Milas-Bodrum Hava Limanı’nda AK Partililer ve MHP’liler tarafından bir kere daha karşılandı. Daha önce Ankara’da Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı adaylığı ilan edildikten sonra karşılanan Ayaydın bu sefer de yine Ankara’da Mehmet Tosun’un adaylığının ilan edilmesinden sonra Tosun ile birlikte coşkulu bir kalabalık tarafından karşılandı.
Cumhur İttifakı'nın adayı Aydın Ayaydın ile Bodrum Belediye Başkan adayı Mehmet Tosun, Milas-havalimanında davul zurna ile karşılanırken, yaklaşık 750 araçlık bir konvoyla şehre giriş yapıp AK Parti Bodrum İlçe Başkanlığı önünde yaptığı açıklamada, seçildikleri takdirde Bodrum Belediyesi ve Muğla Büyükşehir Belediyesinin el ele vereceğini, çözülmeyen hiçbir sorunun kalmayacağını ifade etti. MUSKİ ile ilgili şöyle dedi:
“Hiçbir şehirde Muğla'daki gibi yüksek bedelli faturalar yok. Yazık, günah değil mi bu insanlara? Burada yaşayan insanlara hem su vermiyorsunuz hem de çok yüksek meblağlı faturalar gönderiyorsunuz. Göreve gelir gelmez daha önce de söylediğim gibi MUSKİ'nin Genel Müdürünü aynı gün görevden alacağım. Musluklardan her zaman su akacak. Yollarınız delik deşik olmayacak, patates tarlasına dönmeyecek. Kanalizasyonlar yapılacak. Bodrumlu, Muğlalı vatandaşlarım yüksek standartlarda insan gibi yaşayacak.”
xx xx xx
MUSKİ’DE, BÜYÜKŞEHİR DE BAKİ ÜLGEN ÇOK
Bu konuda CHP Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras ne der bilmiyorum. Kendisine ulaşamadım. “Sayın Aydın Ayaydın’a teşekkür ederim, Bodrum’da yaşanan sorunların Bodrum Belediyesi kaynaklı değil, MUSKİ kaynaklı olduğunu söylemiş.” der mi onu da bilmiyorum.
Tabii Aydın Ayaydın’ın bu kararlılığını takdirle karşılıyorum.
Ancak kendisine uyarım, o MUSKİ genel müdürünün görevden alınması ile düzelmez. Orada MUSKİ Genel Müdürü Baki Ülgen’den çok var...
Üstelik öteki Daire Başkanlıkları da evlere şenlik...
Büyükşehir Belediyesinin en iş bilir insanı Genel Sekreter Yardımcısı Osman Can Yenice’nin Genel Sekreterliğe getirilmesi ile Muğla Büyükşehir Belediyesi’nde her şey olmasa da çok şey yoluna girecektir...
xx xx xx
SU ÖNEMLİ SORUN...
Muğla’da su sorunu başat sorun.
Muğla halen Rize’den sonra en çok yağış alan il olmaya devam ediyor. Ama yüz yıllardır olduğu gibi bugün de en çok susuzluk çeken illerden biriyiz.
Nereden biliyorsun diyenler olursa, Muğla’da yol kenarlarındaki tarihi sarnıçlara baksınlar derim... O sarnıçlardan en çok Bodrum’da görülür. Bir nedeni olmalıdır.
Muğla çok yağış alır (bundan sonra ne olur bilinmez, iklimler değişiyor) ama toprak geçirimli olduğu için akar gider. Elimizde ancak “kar suyu” kalır. Eğer kar yağmazsa susuzluk değil, kuraklık yaşar oluruz.
Muğlalı yağmur sularını ziyan etmeden toplamak durumunda. Ki Fethiye’nin ünlü Rum köyü Kayaköy’ü (Levissi) evlerinin çatı sularının evin altında bir haznede toplandığı bilinir.
Evet, barajları ve göletleri çoğaltmak şart.
Bu konuda gerekli atılımları yapmayan, Sandras’tan Menteşe’ye beklenen suyu taşıyamayan DSİ Bölge Müdürü içinde gereği neyse yapılmalıdır. Bunun için Sayın Ayaydın’ın seçilmeyi beklemesi gerekmiyor...
xx xx xx
“SU YAŞAM HAKKIDIR”
Muğla Su İnisiyatifi hareketi yaz aylarından beri bölgemizdeki termik santrallerinin kapatılmasını istiyor.
Bu istek yeni bir şey değil. Bu talep yıllar önce rahmetli Saynur Gelendost ve Gökova Sürekli Eylem Kurulu tarafından ortaya konmuştu.
Gelendost ve arkadaşlarının mücadelesi sonucu bugün üç termik santralde de desülfirizasyon (baca gazı arııtma) tesisi var... Çalıştırılıp çalıştırılmadığını da bilen yok, ama galiba Türkiye’de sadece Muğla’da bulunuyor. Ancak bu gün görüldü ki santraller sadece temiz havamızı yok etmiyor, barajlarda biriktirilmiş içme suyumuzu da yok ediyor...
Bugünkü çevreciler, yaşam savunucuları da santrallerin kapatılmasını istiyor. Bunu isteyenlerden biri de Muğla Çevre Platformundan (MUÇEP) A. Serdar Denktaş... Bu güne kadar “Kömürün Alternatifi Var; Suyun Alternatifi Yok!” mottosu ile kampanyalar düzenledi, düzenliyor.
A. Serdar Denktaş o kampanyalarda “Bodrum yarımadasında yaşayan insanların hakkı olan su termik santrallerin tribünlerinin soğutulması için tahsis edildiği için bugün bölge halkı susuz kaldı. Sorun daha fazla ağırlaşmadan yargı kararı uygulansın ve yaşamlarımızı sömüren termik santraller kapatılsın!” diyor.
Evet Termik Santraller kapatılabilir. Çünkü kaç senedir uygulanmayan mahkeme kararı var...
Şimdi de “Su yaşam hakkıdır!” diyen Muğla Su İnisiyatifi, termik santrallere su tahsis eden DSİ'ye dava açıyor... Bunun için çevreciler, yaşam savunucuları 05.02. 2024 Pazartesi günü saat 14.00 de Muğla İdare Mahkemesi önünde buluşuyorlar...
Doğrusu çok merak ediyorum, CHP Büyükşehir Adayı Ahmet Aras ve Cumhur İttifakı Adayı Aydın Ayaydın termik santraller konusunda ne düşünüyorlar, açıklasalar da öğrensek...
xx xx xx
KIYAMET KOPTU MU?
Önceki gün CHP’de kalan adayı ilan edilmemiş ilçelerin adayları açıklanmadı, kıyamette kopmadı.
Dün açıklanacaktı, gecikti ve bu yazı yazılırken kıyamet yine kopmadı... Dün gece ne oldu bilmiyorum.
Artık sonuçları Pazartesi günü değerlendiririz. AK Parti de kalan ilçeler Pazar günü açıklanacakmış.
Bodrum’dan Ahmet Değirmenci dün yine CHP Genel Merkez’den ilginç bir yazı paylaştı. Bu gün de özetle yazı ile noktalayalım:
“Ankara'nın Kışını geçiririz ancak yediğimiz soğuğu asla unutmayız... Yola çıktıklarımızı da yolda bulduklarımız ile asla değişmeyiz.
Adaylık açıklamalarının son virajına geldik, dün tüm gün genel merkezin koridorlarında adaylaşma için mücadele eden Cumhuriyet Halk Partili başkan aday adayları ile birlikteydim. Hatay'dan, Adana'dan Mersin'den Muğla’dan ve adaylığı açıklanmamış bir çok il ve ilçemizin il başkanları, ilçe başkanları ve milletvekilleri, adayları için canhıraş yanlarında birlikte mücadele ediyor. Bir tek Muğla İl Başkanı ve il yönetiminden tek kimse yok... Milletvekillerimizi başından bu yana genel merkezde görmedim...
Muğla hakkını aldı mı dersiniz?
Sayın il başkanı Kurultay dönüşü Muğla’nın çok güçlendiğini ve bu güçlü örgütün il başkanı olmaktan gurur duyduğunu açıklamıştı. Güçlü başkan böyle olunmaz, güçlü örgüt tüm kademeleri ile birbiri ile barışık dayanışma içerisinde destek vererek olunur.
Koridorlarda yıllardır partimize hizmet eden ilçe ve il başkanlarımız geçmiş dönem belediye başkanı her kademeden kişiler ile karşılaştım, ilerlemiş yaşına rağmen örgütü için mücadele eden 22. ve 24. dönem Adana milletvekilimiz değerli hocam Prof. Gaye Erbatur hocam ile karşılaştım, ‘kadın adaylara sahip çıkın’ dedi. ‘Aday mısın?’ diye sordu, ‘Değilim hocam, örgütümün yanında olmak için buradayım’ dedim. ‘İşte duymak istediğim bu’ dedi...
Koridorlarda en çok Adana ilçeleri ve Muğla ilçeleri vardı Adana İl başkanı örgütünün başında başkan adaylarının yanındaydı... Muğla İl Başkanı neredeydi acaba? Bodrum İlçe başkanı geldi görevini yaptı ve döndü. Peki PM ve YDK üyeleri bu süreci nasıl görüyor ve neresinde diyeceğim ama lüzumu yok onların kimle nerede olduğunun da önemi yok.
Dün tanık olduğum gelişmeler beni örgütüm adına oldukça kaygılandırdı ve üzüldüm... Chp çatısı altında 38.yılım genel merkezi ve örgütü hiç bu şekilde görmedim. Umarım Muğla da bir ilçe kaybetmeyiz asıl kıyamet o vakit kopar ve kurultay sürecini doğru okuyamayan kim varsa kaybedilen bir tek oyun hesabını bedelini öderler.
Belediye başkanı adayları içinde sandık konulsaydı. Hani güçlüydünüz, güçlenmiştiniz! Neden Muğla adaylarının açıklanması en sona kaldı? Güçlü olduğunuz için mi? Neden adayların yanında değilsiniz? Tarafsız olduğunuz için mi?
Tarafsız olmadığınızı biliyoruz gizli kapılar ardında ne dümenler çevirdiğinizi de... Yoksa beceriksiz olduğunuz için mi biz örgüt olarak sona kaldık?
Evet maalesef bilgisiz ve beceriksizliğiniz yüzünden örgütün geldiği nokta bu...
----------------------
GÜNÜN SÖZÜ; Bizim en büyük hastalığımız bencilliğimizdir. --Mahatma Gandi