Anadolu Gezi Notları - 5

KÜLTÜR HAZİNESİ SANDIKLI

Rivayetlerden bir rivayet Selçuklu Beyi Emin Sanduk Bey 1072 yılında fethetmiş ve ilçenin adı o gün Sanduk’tan dolayı Sandıklı olmuş.

Rivayetleri hep sevmişimdir. O, tarihin bilinmezine yolculuğa çıkarır aynı zamanda günümüze de ışık tutar. Rivayetlerin şehri Sandıklı’dayım.

Günlerden Cuma’ydı. Bir pazar alışverişi molası verdim. Köylüler bir yanda manavlar bir yanda bağırıyordu. Taze ürünleri önüne dizmiş. Alıcısını çağırıyordu. Güzel kıvrımlı çizgileri olan harım domatesi ve yeşil kütür kütür biberlerden almadan edemedim. Sesler ve kalabalık ardımda kaldı. Şehrin ışıkları birer birer yanıyor. Herkes evine çekiliyordu. Bu sessizliği değerlendirmek istiyordum. Hamamönü Camii’ne varıp kapıyı araladım. Bir Germiyanoğlu hediyesi olan bu küçük camii her yönüyle tarih kokuyordu. Sadelik ve güzellik de nişane gibiydi. Ayrılık vakti gelince dinlenmek için yola koyuldum. Yarın ne vaat ediyor onu merak ediyordum.

Sabah kuş sesleri arasında uyanmışım. Cıvıltılar güneşle birlikte yerini sakinliğe bıraktı. Hava iyice ısınmadan Hisar Kalesi’ne uğramak için yola koyuldum. Restore edilmiş eski evler arasında kaleye vardım. Burası Sandıklı’yı ayaklar altına arıyor. Hoş bir seyir imkânı sunuyordu. Kalenin daha derli toplu şekilde olmasını hayal etmedim değil. Çünkü orası bir milletin hatırasıydı. Restore edilmiş evler arasında çarşıya geldim. Sandıklı cömertti. Bize sunduğu güzellikleri vardı. Patatesli ekmek ve lokuma yolum düşmeden olmazdı. Hemen ikisinden de bol bol aldım. Arasta içinde biraz dolandım. Birkaç kişiyle sohbet ettim. Güler yüzlü insanlar diyarında çayı yudumlayıp sohbete doymak da başka bir şeydi. Heybeler hediye ile gönüller sohbetle dolmuştu.

Bir zaman önce yaren gecesine katılmıştım. O geçip giden dört beş saati hiç unutamam kadim Türk kültürünün seyirlik oyunlarının, türkülerinin, ikramlarının, neşesinin yansımasıydı. Yeniden yaren gecesinin yapıldığı konağa gittim.

Konağa biraz değinmek isterim şimdi kültür ve san’at evi olarak adlandırılmış lakin tarihi kıymetli. Erken cumhuriyet dönemi eseri olarak kayda geçmiş. 2006 yılında bi paraya satın alınmış. Sonra büyük bir emekle restorasyon başlamış. Çöplü sınavın kullanılması için Muğla’dan kireç getirtildiği, hırçın ve söz dinlemez bir ustanın kahrının altı ay çekildiği, ahşap işçiliği için sedir ağacının kullanıldığı, binlerce yumurtanın kırılıp akının sıvaya karıştırıldığı bilgisinden sonra konağı hayranlıkla seyrettim. Şimdi de Sandıklı yaren gecelerine ev sahipliği yapıyordu. Bir yarenle karşılaşıp geçmiş günü yad etmek de ne güzeldi. Bir gün yeniden katılmak dileğiyle ayrıldım. Ama aklım orada kaldı.

Oyuncak müzesini de ziyaret etmek istiyordum. Yeniden çarşıya geldim. Ulu Camii yanına varmıştım. Oyuncak müzesi ara sokakta kalıyordu. Müzenin gönüllü elçisi dükkândan anahtarı getirip teslim etti. İçeri girdiğimde çocukluğumda oynadığım bazı oyuncakları görünce mazi gözümde canlandı. Bizim nesilden de önce oynanan bazı oyuncaklar vardı. O dönemi hatırlamadığım için bir nevi geçmişin nostaljisi gibiydi. Küçük ama hafıza niteliğinde olan bu mekânın da kapısını yavaşça kilitledim.

Yunus Emre türbesi ziyaretini en sona sakladım. Gitmeden bir dua bir de veda cümleleri oraya kaldı. Hoş Yunus Emre’nin Anadolu’nun her yerinde mezarı vardı. Öyle çok sahiplenilmişti ki hangi memlekete sorsan bizim orada mezarı diyordu. Türbe kapısına vardığımda huşu içinde duaya durdum. Bizim Yunus’tu o.

Maharet güzeli görebilmektir, sevmenin sırrına erebilmektir, demiş Yunus Emre. Sandıklı’yı güzel gördük. Güzel sevdik.

Zaman geçip gidiyordu. Veda vakti gelmişti. Sandıklı yabancısı olmadığım ama hep de uğrayamadığım bir yerdi. Elbet yine gelirim diyerek el salladım. Gün akşama yol alıyordu.

Sandıklı için: Patatesli ekmek alın, Sandıklı yaren çayı iç, Hisar tepesine-kalesine çıkın, kaplıcalara gidin, lokum yemeden dönmeyin, Yunus Emre Türbesi’ne uğrayın, çarşıda esnafın çayını için.

Sandıklı’da şunlar da olsaydı: Hisar Kalesi düzenleme bekliyor, Sandıklı evleri yıkılmadan hızlıca restore edilmeli, Yunus Emre Türbesi etrafı çevre düzenlemesi bekliyor, tanıtım için daha çok çaba sarf edilmeli.