Ekonomi

Altını olanları heyecanlandıran açıklama ünlü ekonomistten geldi!

Şu sıralar piyasaların gözü kulağı 24 Temmuz'da yapılacak Fed toplantısında. Tabii bir yandan da Orta Doğu'dan gelen haberlerle hop oturup hop kalkıyoruz; jeopolitik tansiyon resmen yatırımcının pusulasını şaşırtmış durumda. İşte tüm detaylar...

Abone Ol

Ekonomist Muhammet Bayram bu sisli havada rotamızı nasıl bulacağımızı anlatırken çok net bir uyarı yapıyor: Bu ortamda yapılacak en büyük hata, panik butonuna basmak. Hele ki enflasyon canavarına karşı altının o bitmek bilmeyen direnci ortadayken...

Hürmüz Boğazı'nda sular bir türlü durulmuyor ve bu belirsizlik piyasaların üzerine adeta karabasan gibi çöktü. Normalde barış ve sükunet ortamında parlayan altının, bu peş peşe gelen krizlerle ezberi bozuldu diyebiliriz. Üstüne bir de NATO zirvesi sonrası Trump cephesinden gelen, ateşkes umutlarını suya düşüren çıkışlar eklenince, küresel oyuncular haklı olarak yoğurdu üfleyerek yiyor.

Fed'den Ne Çıkar? Tahviller Neden Gözde?

Yaklaşan Fed toplantısından öyle piyasayı bayram yerine çevirecek bir faiz indirimi bekleyenler hayal kırıklığına uğrayabilir. Kriz ikliminde faiz artırımı pek olası görünmese de, uzmanlara göre "indirim" kelimesini telaffuz etmek için henüz çok erken. Altın yatırımcısının canını asıl sıkan detay ise ABD tahvil faizlerindeki durdurulamaz tırmanış. 10 yıllık tahvil faizleri %4,60 sınırına dayandı.

Altında Kritik Eşikler: Hangi Rakamlara Dikkat Edeceğiz?

Piyasadaki bu fırtınalı günlerde uzmanların çizdiği sınırlar hayat kurtarıyor. Muhammet Bayram'ın teknik analizlerine bakarsak, radarımızdan çıkarmamamız gereken seviyeler oldukça net:

  • Ons Altın: Küresel arenada 4.000 dolar seviyesi artık en sağlam kalemiz, yani ana destek noktamız olarak görülüyor.

  • Gram Altın: Bizim iç piyasada ise gözler 6.000 TL sınırında. Bu rakam resmen gidişatın kaderini çizecek.

Dolar Alışkanlığı ve Gerçek Kazancın Sırrı

Tüm bu karmaşada merkez bankaları boş durmuyor; arka planda harıl harıl altın stoklamaya devam ediyorlar ve küresel rezervler 159 milyar doları buldu bile. Dolar tüm dünyada ağırlığını iyice hissettiriyor; Euro ile arasındaki o bitmek bilmeyen bilek güreşinde ise ibre şu sıralar 1,14 civarında takılı kalmış durumda.

İşin Türkiye tarafına bakarsak, o bildik "döviz candır" psikolojisinden, yani dolarizasyon sevdasından bir türlü tam anlamıyla kopamıyoruz.