Dünkü yazıma “Bodrum’un usta kalemlerinden Arena Haber Yazarı Abdülkadir Sevindik, 12 Temmuz 2025 tarihli yazısına ‘Yazılacak Hiç Mi İyi Bir Şey Yok?’başlığı atmış.” diye başlayıp, Muğla CHP örgütleri mensuplarına yönelik gözaltılar, soruşturmalar ve davalarla ilgili “Bütün bunlar olmayabilirdi.” diyerek şöyle noktalamıştım:
“CHP’nin, Alkım Denizaslanı ve Av. Zekican Balcı gibi deneyimsiz ve kifayetsiz ellerde kendini haklı haksız adliye önlerinde daha çok bulacaktır, demeyeceğim, ama umarım bunlar ‘bilinçli’ yapılmıyordur...
Alkım Denizaslanı ve Av. Zekican Balcı milletvekili adaylığına hazırlanıyor olabilirler mi?”...
Ne dersiniz, olabilirler mi? Olabilirler... Herkes olabilir... Kimsenin babasının hayrına siyaset yaptığı söylenemez!
+
Dünkü yazımda, CHP İl Merkezi’nden Muğla Adliyesi’ne CHP İl Başkanı Av. Zekican Balcı’nın “yürüyelim” işaretiyle gerçekleşen ‘izinsiz’ yürüyüşte haklarında “Kamu görevlisine direnme”, “Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu’na muhalefet” suçlamasıyla açılan kamr davasında, geçtiğimiz hafta Muğla 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde ilk kez Hakim karşısına çıkan Marmaris Belediye Başkanı Acar Ünlü ile CHP İl Gençlik Kolları Başkanı Nazım Şardoğan, İl Başkan Yardımcısı Mehmet Barut, Yağız Kalakoğlu, Ali Deniz ve Burak Taşlıcalı’dan söz ettik.
Bu isimlerin içinde CHP Parti Meclisi (PM) Üyesi Alkım Denizaslanı’nın adı geçmiyor. Çünkü O’nun hakkında Muğla 6'ncı Asliye Ceza Mahkemesi'nde açılan kamu davası “İmamoğlu’nun gözaltı ve sonrasında tutukluluğu” ile ilgili protesto eylemleriyle ilintili olmakla birlikte biraz da Muğla Valisi Dr. İdris Akbıyık’a “parmak sallaması” üzerine açılmış bir dava...
Devletin Valisine parmak sallanır mı? Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras’ı Valilikle ilişkilerinde sıkıntıda bırakmaya, üç üniversite gencinin geleceği ile ilgili Valiyi ‘makamına’ karşı zor durumda bırakmaya ne hakkın var?
Bugün bu davaya bakacağız...
+
Alkım Denizaslanı davasına gelmeden bir dava daha var; “Acar Ünlü Davası”.. Ondan da söz edelim... “Onlar neden yazılmıyor?” diye soranlar var... Haklılar...
Geçen hafta 2. Asliye Ceza’da ifade verenler arasında yer alan ve duruşmaları 16 Ekim’e ertelenen Başkan Acar Ünlü yine 19 Mart eylemleri nedeniyle aynı mahkemede açılmış bir başka dava da yargılananlar arasında da yer alıyor. O yüzden “Acar Ünlü Davası” dedim...
Bu davada Başkan Acar Ünlü ile birlikte CHP Menteşe İlçe Başkanı Nail Kızıl, parti üyesi Adnan Barut, Bodrum Gençlik Kolları Başkanı Çetin Avcı, Menteşe Belediye Meclisi Üyesi Dinçer Yıldız, Marmaris Meclis Üyesi İlkay Şimşek, İl Gençlik Kolları Yön. K. Üyesi İzel Soluk, Genel İş Yönetim Kurulu Üyesi Onur Akgül, Menteşe Gençlik Kolları Başkanı Tuğçe Dur ve aynı zamanda CHP İl Yönetim Kurulu Üyesi olan Genel İş Şube Başkanı Uzay Kocabaş yargılanıyor.
Adı geçenlerle ilgili “Basın açıklamasına katılım sağlama, Adliye Sarayı’na doğru geçişleri engelleyecek şekilde yürüyüş yapma, Adliye önünde alanı terk etmeyerek direnç gösterme” suçlamalarıyla açılan kamu davasında da ilk ifadeler alındı ve duruşma 23 Ekim’e ertelendi.
Ekim’de Alkım Denizaslanı’nın da duruşması var. 10 Ekim de... İkisi zaten hukukçu olan CHP Muğla Milletvekilleri anlaşılan Ekim’de Muğla Adliyesi’nde mesai yapacaklar...
+
Ne diyelim, bir il başkanının kifayetsizliğinin mi yoksa basiretsizliğinin sonucu mu diyelim...
CHP Muğla Milletvekillerinden Av. Cumhur Uzun da geçen hafta bir paylaşımında adliyelik olan olaylarla ilgili “19 Mart darbesine karşı demokratik tepkisini göstermek üzere eylem yapan Muğlalı vatandaşlarımıza engel olunmak istenmiş ve sonrasında arbede yaşanmıştı.” diyordu...
Çok merak ediyorum, Av. Cumhur Uzun’un Muğla Baro Başkanlığında “izinsiz eylemi” olmuş mudur? Av. Cumhur Uzun Baro’da bir basın açıklamasının ardından katılımcılara “Hadi buradan Sınırsızlık Meydanına yürüyoruz” dese, katılımcılar “Neden?” diye sorarlar mıydı sormazlar mıydı?
Aslında Milletvekili Cumhur Uzun gibi bir ‘hukukçu’ olan CHP İl Başkanı Zekican Balcı izin almasına da gerek yok, “19 Mart’ta CHP İl Merkezinde bir basın açıklaması yapıp, sonra Adliye önüne yürüyeceklerine” dair “bilginize” diye Emniyet’e bir dilekçe vermiş olsa “eylemlerinin güvenliğinin sağlanmasını” sağladığı gibi, insanlar coplanmaz, biber gazına maruz kalmaz, adliye koridorlarında zaman harcamazlardı... Tabii herkesin yöntemi başka... Bu yöntemle milletvekili olunur mu bilmem...!
+
Tabii usta gazeteci Abdülkadir Sevindik söz konusu yazısında sadece Alkım Denizaslanı’nın Bodrum Adliyesi “macerasını” yazmamıştı. “Yazılacak Hiç Mi İyi Bir Şey Yok” başlıklı yazısında, “İmamoğlu’na sahip çıkma” eylemleri çerçevesinde 11 ilçe ile birlikte Bodrum’da da yapılan eş zamanlı “demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkma etkinliği”nden de söz etmiş ve şu ifadelerde bulunmuştu:
“.. demokrasiye ve halkın iradesine sahip çıkma etkinliği, dün akşam saat 19.30’da Bodrum Belediye Meydanı’nda yapıldı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in tüm Türkiye’deki belediye başkanlarını Ankara’da çağırması nedeniyle Belediye Başkanı Tamer Mandalinci‘nin bulunamadığı etkinlik, yaklaşık 200-250 kişilik bir katılımla gerçekleşti. Emek ve Demokrasi Güçleri bileşenleri, sendikalar, kadın ve gençlik inisiyatiflerinin de destek verdiği etkinlikte, CHP Bodrum Örgütünün katılımının 150 kişi civarında kalması dikkatlerden kaçmadı.12 Bin 750 üyesi ile 62 Bin seçmeni olan Bodrum CHP Örgütünün alanda ortaya koyduğu performansın değerlendirilmesini kamuoyuna bırakırken, birbirinden kopuk CHP’nin kim kime dum duma haliyle ilgili bazı durum tespitlerini de yapmak gerekiyor.”
Sevindik, sözlerini “.. bodrum kat siyaseti yapan grup sözcüsü, ağalarından başka kimseyi tanımayan delegasyon ile olan biteni evinden ve işinden takip ederek sosyal medya üzerinden klavye siyasetini tercih eden üyesinin dolduramadığı meydanların sebebi olan CHP Bodrum Örgütünün dikkatini çekmek lazım..” diye sürdürmüş...
Menteşe’deki eylemde de Menteşe Belediye Başkanı Gonca Köksal Aras Ankara’da olduğu için yoktu, ama Büyükşehir Başkanı Ahmet Aras vardı... İl Başkanı ve Menteşe İlçe Başkanı da vardı... Sadece iki belediyenin çalışanları orada olsa Sınırsızlık Meydanı’na sığmazlardı... O meydanda o gün 500 kişi yoktu!!!
Hadi PM Üyesi Alkım Denizaslanı neyse de İl Başkanı Zekican Balcı’nın dikkatini kim çekecek?
+
Gelelim Alkım Denizaslanı’na... Abdülkadir Sevindik yazısında bu konuda da şu ifadelere yer vermişti:
“Sıradan insanların bile yaşamasının pek mümkün olamayacağı olay, Bodrum Adliyesi’nde görüleceği sanılan CHP’li PM Üyesi Alkım Denizaslanı‘nın davası öncesinde yaşandı. Alkım Denizaslanı’nın yurtlarından atılan öğrenciler için Bodrum’dan Muğla’ya yaptığı yürüyüş sonrasında açılan dava için Bodrum Adliyesi önünde bir araya gelen; CHP PM Üyesi Melisa Uğraş, CHP Muğla Milletvekilleri Av. Cumhur Uzun, Süreyya Öneş Derici, Av. Gizem Özcan, Bodrum İlçe Başkanı Tuna Işın, Gençlik Kolları Başkanı Çetin Avcı, BB CHP Grup Sözcüsü Niyazi Atare ve partililerin birlikte yaşadığı olay yok artık dedirtti”
“Ne olmuş?” derseniz, Abdülkadir Sevindik’in yazısından devam edelim:
“.. davanın görüleceği yerin Bodrum Adliyesi değil, Muğla Adliyesi olduğunun farkına son dakikada varıldı. Haliyle; Muğla’daki duruşmada bulunamayan Alkım Denizaslanı’nın alınamayan ifadesinin, 26 Ekim 2025 tarihinde Bodrum’da alınmasına karar verilirken, ertelenen duruşmanın da 10 Ekim 2025 günü Muğla’da yapılacağı öğrenildi. Olayın düşündüren tarafı; ‘avukata gerek yok’ diyen ve her konuda olduğu gibi bu konuda da kendinden fazlasıyla emin olan PM Üyesi Alkım Denizalanı’nın, kendi davasına sahip çıkamaması...”
+
Kendi davasına sahip çıkmayan veya çıkamayan Alkım Denizaslanı o olaylar sırasında “KYK Yurdundan atılan” 3 üniversite öğrencisine sahip çıkmaya kalkıştı... Üstelik O’na gelinceye kadar Menteşe ve Büyükşehir Belediye Başkanları, Menteşe İlçe örgütü ve Muğla milletvekilleri varken...
Üstüne üstlük “yurttan atılma” da yok!!!
Nitekim o üç gence KYK’dan iyi niyetli birileri “Yurttan atılırsanız, burs ve diğer haklarınızı da kaybedersiniz. Siz kendiniz ayrılın” diye akıl veriliyor. O gençler de öyle yapıyorlar ve onlara CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan sahip çıkıyor. Konaklamalarını sağlıyor...
Alkım Denizaslanı da ilin valisine parmak sallayarak tüy dikiyor...
Basında yer alan haberlere göre, CHP Parti Meclisi Üyesi Alkım Denizaslanı, 10 Nisan'da Menteşe Sınırsızlık Meydanı’nda, İmamoğlu'na destek veren üniversite öğrencilerinin yurtlardan uzaklaştırıldığını ifade ederek, Muğla Valisi İdris Akbıyık'a tepki gösteriyor ve “Bu çocuklar yurtlarına dönmezse Bodrum'dan Muğla'ya yürürüm” açıklamasında bulunuyor. Bir bakıma “tehditte” bulunmuş oluyor...
Ve bu “diplomasi dili” yoksununa sözleri sonrası Muğla Cumhuriyet Başsavcılığınca “2911 Sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanunu'na 'aykırı eylemlere teşvik niteliğinde' olduğu ve 'kamu düzeni açısından tehlike oluşturduğu' gerekçesiyle soruşturma başlatılıyor. Tabii ardından dava geldi ve 10 Ekim de duruşması görülecek...
+
Evet Alkım Denizaslanı bu arada Bodrum’dan Menteşe’ye yürüdü. Ancak yürüyüş, “Türkiye Başkanını Geri İstiyor.” mottosu ile “Adalet Yürüyüşü”ne döndü...! CHP İl Başkanı ve Milletvekillerinin de zaman zaman eşlik ettiği Denizaslanı eylemini CHP İl Başkanlığında miting havasında noktaladı. Bu “şov” yerine, İl Başkanlığı’ndan çıkarak Uğur Mumcu Bulvarı’nda yürüyüp, Kötekli’ye vararak KYK kapısına bir siyah kordelalı buket bıraksa ne olurdu?
Bu soru benim değil, benim sorum; O üç gence ne oldu? Ne durumdalar?
Kulislerde konuşuluyor.. İlk seçimde Sakarın altından Zekican Balcı, Sakarın üstünden Alkım Denizaslanı milletvekili olacakmış.
Tabii Bodrum-Menteşe Yolu ve CHP İl Merkezi ile Adliye arasındaki yol Ankara’ya çıkarsa...
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: Allahım bana taşıyamayacağım unvan, harcayamayacağım para verme... --Anonim