KÖYCEĞİZ DE BEKLENMEDİK SORUŞTURMA
Muğla'da uzun zamandır MUSKİ merkezli olarak CHP'li Muğla Büyükşehir Belediyesi'nde ve ardından yine CHP'li Ortaca Belediyesi'nde operasyon olacağına dair ileri sürümler ve iddialar sürekli gündemde kalırken, operasyon haberi Köyceğiz'den geldi. Köyceğiz Belediye Başkan Yardımcısı Özgür Örnek sabah operasyonuyla dün gözaltına alındı.
Muğla Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talimatı sonrası İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, dün sabah Köyceğiz de operasyon düzenledi. Başkan Yardımcısı Özgür Örnek, evinde gözaltına alınırken Köyceğiz Belediyesi'nde arama yapan görevliler, çok sayıda evrak ile dijital materyallere el koydu.
“Rüşvet, irtikap ve resmi belgede sahtecilikle” suçlanan Özgür Örnek, hakkında şikayetler üzerine inceleme başlatıldığı belirtilirken, CHP’li Köyceğiz Belediye Başkanı Ali Erdoğan, meslektaşımız Ömer Kundakçı’ya yaptığı açıklamada şu ifadelerde bulundu:
“Konunu imarla ilgili eski 8 veya 9 dosyayla ilgilidir. Arkadaşlar dosyayı aldı. Siyasi veya başka bir şey yok. Bizimle de ilgili olan bir olay yok. Ben burada görevimin başındayım. Dosyaların incelemesi yapılacak ve sonra olay bitecek. Biz gerekli müdahaleleri yaptık zaten. Yani gerekli incelemeleri yapılıyor, hiçbir sorun yok.”
+
1 TON KÖMÜR KAÇ PARA, ZEYTİNYAĞI KAÇ PARA?
Menteşe’nin zeytin diyarlarından Yeşilyurt’ta (Pisi/Pisia) ‘pragmatik çiftçilik’ yapan Mustafa Algan dün bir zeytinlik paylaşımında şöyle demiş:
“Hasatta altın yılımızı yaşayacağımız kanısındayım, korkum dalların yükü taşıyamayıp kırılması.”
Mustafa Algan zeytin dallarının “bereket” yüzünden kırılabileceğinin derdine düşerken, Milas/Akbelen’de zeytinlikler katlediliyor...
Dün ‘ChatGPT’ kardeşe 1 ton linyit kömürünün ve 1 ton zeytinyağının kaç para olduğunu sordum. Aldığım yanıt çok çarpıcı oldu...
Birinci kalite yerli yıkanmış kömür ton fiyatı: 5.200 TL’den başlamaktaymış. Zenginleştirilmiş kömür çeşitlerinin 8.000 TL’den başlayan ton fiyatları bulunmaktaymış. Meraklısı için söyleyeyim, İthal (örneğin Sibirya) kömürünün ton fiyatı da 9.600 TL ve üzerindeymiş.
Sibirya’yı da katıp 1 ton kömür 10 bin TL diyelim...
Zeytinyağı ise Edremit Ticaret Borsası’na göre ‘sızma’ kilogram fiyatı 260.000 TL/kg olurken, Aydın Ticaret Borsası’nda ‘naturel ham / sızma’ 160-200 TL/kg aralığında fiyatlanmış. Migros gibi perakende zincirlerinde 5 L sızma zeytinyağı fiyatı ise 1.600-2.000 TL arası işlem görüyor. Yani litre başı 320-400 TL aralığında... Bu verilere dayanarak “sızma zeytinyağı” kilogram fiyatını 260.000 TL gibi yüksek kabul edelim. 1 ton = 1.000 kg olduğuna göre, 1 ton zeytinyağı fiyatı: 260.000 TL/kg × 1.000 kg = 260.000.000 TL yapıyor. Daha düşük kalite veya ham yağ için, örneğin 200 TL/kg gibi bir fiyat kabul edersek: 200 TL/kg × 1.000 kg = 200.000 TL oluyor.
Sonuç; yüksek kalite sızma zeytinyağında ton fiyatı yaklaşık 200 milyon TL-300 milyon TL civarında olabilirken, Orta kalite ton fiyatı yaklaşık birkaç yüz bin TL-bir milyon TL arasında olabiliyor...
+
HASTALIKLI YAŞANIR MI?
Rakamlar size de çarpıcı geldi mi?
1 ton linyit kömürünün en pahalısı 10 bin TL... 1 ton zeytin yağının en ucuz fiyatı 200.000 TL...
Allah aşkına neyin kavgası yapılıyor?
Üstelik tükenme noktasına gelmiş bir avuç kömür için 100 yıllarca zeytin, zeytinyağı vermeye devam edecek kutsal ağaçları katletmek ülkemiz için karlı mı zararlı mı? Hem zeytin ağacı bu zenginliğini, şifa kaynağı ürününü bize verirken bizden büyük masraflar beklemiyor. Kara suyundan başka da zararı yok. Ki onunda çaresi var...
Kömür öylemi? Bulunduğu yerden çıkarmak için bile değerinden çok harcama gerektirdiği gibi, ‘pahalı’ enerjiye dönüşümünde suyumuzu tüketiyor, havamızı kirletiyor, asit yağmurları ile ağaçlarımıza, tarım ürünlerimize zarar veriyor...
Termik santraller olmadan da yaşanır, ama zeytinyağı olmadan yaşanır mı?
Zeytinyağı olmadan da yaşanır tabii, ama damar sertliğinden, tıkanmasından kansere kadar hastalıklı yaşanır...
+
ZEYTİN KATLİAMI... KANDIRILIYORUZ, AMA...
Bodrum’dan Hüseyin Anıl Hocam da “Sevsinler sizin zeytin taşımanızı!” üst başlığı ile şu paylaşımı yaptı:
“Zeytin taşıyorlarmış... Kime anlatıyorsunuz bu yalanları? Bu zeytinleri diken İkizköy-Akbelenli köylüleri, aptal mı sanıyorsunuz? Eylülün 15'inde, bu iklim değişikliği ve kuraklık yıllarında, 38 derece sıcak bir havada, önce zeytinin büyük dallarını budayıp, sonra zeytini söküp, sonra başka bir toprağa dikip, o zeytinin yaşamasını beklemek, öküzün altında buzağı beklemektir. Ayıp, ayıp, ayıp!
Seksen beş milyon insanı utanmadan aptal yerine koyuyorlar, yazık bizim ve ülkemizin geleceğine. Devlet halkına bu yalanı neden atar, bu devlet kimin devleti?”
Kandırıldığımız ortada...
Bu arada Halk TV’de Sedat Kaya arkadaşımız yazmış. Akbelen Ormanı’nda köylülerin gözyaşlarına neden olan zeytin ağaçlarının kökünden sökülmesinin arkasındaki isim Muğla’dan bir AK Partiliymiş.
Sedat Kaya’nın haberine göre, operasyona onay veren ve projede bizzat görev alan Ziraat Mühendisi Muhittin Kayabaş’mış.. Bilindiği gibi Kayabaş, AK Parti’nin Muğla 25, 26 ve 27. dönem Milletvekili adayı olduğu gibi, 2019 yerel seçimlerinde Fethiye Belediye Başkan Adayı olmuştur...
Ne diyeyim...
Bakın ben bir “solcu gazeteci” olarak CHP’li belediyeleri en çok eleştirenlerden biriyim. Çok da tepki alıyorum.. Osman Gürün’ü hep eleştirdim. Ahmet Aras ile farklı olsun istedim, ama O’nu da eleştiriyorum. Eğer ben “Benim belediyem” dersem, “yurtsever” olduğunu söyleyen AK Partili, MHP’li de “Benim iktidarım” der, yanlışa ortak olursa hepimizin başına her türlü bela gelmeye devam edecektir...
+
MİLLETVEKİLİ GİZEM ÖZCAN’IN SORU ÖNERGESİ
Milas Akbelen’de köylüler termikçilere karşı zeytinliklerde nöbete başlarken, CHP Muğla Milletvekili Gizem Özcan, Akbelen de yaşanan katliam ile ilgili Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı tarafından yanıtlanmak üzere TBMM Başkanlığına sor önergesi verdi. Önergesinde “Hukuki süreçler devam ederken şirketin zeytin kesimine başlaması hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşıyor mu?” diye soran Gizem Özcan zeytinliklerin katliamına imkan veren kanun ile ilgili Anayasa Mahkemesi’ne ve Danıştay’a başvurularını anımsatarak şunları söyledi:
“Anayasa Mahkemesi ve Danıştay süreçleri devam ediyor. CHP olarak başvurumuza diğer siyasi partilerden ve bağımsız milletvekillerinden destek gelmiştir. Ekosistemimize geri dönüşsüz zararlar verecek olan bu kanunun yürürlüğünü durdurma ve iptali istemiyle yapılan başvuruya köylülerin ve ekoloji mücadelesi yürüten yurttaşlar da sahip çıkıyor. Söz konusu kanunun teklifi Komisyon ve Genel Kurul aşamasına geldiğinde, Muğla’da yaratacağı tahribatı verilerle ortaya koyduk. 25 köy doğrudan maden sahasında kalacak, toplamda 57 köy etkilenecek; yaklaşık 5.670 bina zarar görecek; 42.550 dönüm zeytinlik alan ve yaklaşık 820 bin zeytin ağacı taşınacak veya yok edilecek; 187.620 dönüm orman alanı, 104.900 dönüm tarım alanı ve 12.980 dönüm doğal sit alanı geri dönülmez biçimde etkilenecektir, dedik. Dinlemediler. Ama biz anlatmaya ve mücadeleye devam edeceğiz.”
+
Millet Vekili Özcan’ın Bakan Yumaklı tarafından yanıtlanması talebiyle verdiği soru önergesinde şu sorular yer aldı:
“• 7554 sayılı Kanun’un Anayasa Mahkemesi’nde iptali için süreç devam ederken şirketin zeytin kesimine başlaması hukuki güvenlik ve hukuk devleti ilkeleri ile bağdaşıyor mu? • 4 Ağustos 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan “Maden Kanunu’nun Geçici 45. Maddesinin Uygulanmasına Dair Usul ve Esaslar” hakkında yürütmenin durdurulması talebiyle Danıştay’a dava açılmışken, bu yargı süreci sonuçlanmadan başlatılan söküm işlemleri; yürütmeyi durdurma kararı verilmesi halinde geri dönülmez nitelikte ekolojik tahribata ve hukuka aykırılığın ağırlaşmasına yol açmayacak mıdır? • Sayım, kesim ve taşıma işlemi yapılan arazilerin, amaç dışı kullanım izni var mıdır? Amaç dışı kullanılmasına dair kamu yararı kararı alınmış mıdır? • Maden Kanunu’nun Geçici 45. Maddesinde “…madencilik faaliyeti yürütülecek kısımdaki zeytin ağaçlarının maden sahalarının bulunduğu ilçe ve il sınırlarına öncelik vermek suretiyle taşınması…” ibaresi bulunmaktadır. Buna göre; ne kadarlık bir alanda kaç adet zeytinlik ağaç nereye taşınacaktır? • Taşıma işlemi için gerekli sökme taşıma izinleri verilmiş midir? Taşınacak bölgenin mülkiyeti kime aittir? • Maden Kanunu’nun Geçici 45. Maddesinde “…Zeytin ağaçlarının taşınmasının mümkün olmadığı durumlarda … iznin öncesinde aralarında biyolog ve ziraat mühendisinin de bulunduğu uzman kişilerden alınan görüşler doğrultusunda Bakanlıkça belirlenecek alanda… ve taşınamayan zeytin ağacı sayısının en az iki katı zeytin ağacı ile oluşan zeytin sahası tesis edilmesi zorunludur” ibaresi bulunmaktadır. Buna göre; taşınması mümkün olmayan kaç adet zeytin ağacı vardır? Kimlerden uzman görüşü / rapor alınmıştır? Bu raporlar kamuoyuna açıklanacak mıdır? • Taşınması mümkün olmayan zeytin ağaçları için nerede, ne kadarlık zeytin sahası tahsis edilmiştir?”
Kutsal zeytinlikleri kıymayın efendiler...
-------------- --------------
GÜNÜN SÖZÜ: İnanılması en zor dedikodular, aptalların belleğinde en uzun süre kalanlardır. --Alfred de Vigny