Ahmet Aras Başkan iddialara yanıt verdi

Sedat Kaya üstadımız Datça’nın Sesi’nde https://datcaninsesi.com/.../ve-ahmet-aras-suc.../ yayınlanan 25 Aralık 2025 tarihli yazısına “ Ahmet Aras Değil, Savcılar ve Muğla Basını Göreve” başlığı attı.

Aklıma ilk gelen biri Sakar’ın altından biri Sakar’ın üstünden gazeteci olduklarını iddia eden, ama gazeteciliğin dışında her şeyi yapan ‘itibar suikastçısı’ iki tetikçinin (köşeme reklam almadığım için adlarını yazmıyorum) sözüm ona “internet gazeteciliği” yaptıkları feyk hesaplar oldu.

Muğla’nın Cumhuriyet Savcıları bu rezalete daha ne kadar sessiz kalacak bilmiyorum  ve Muğla Basınının küçük bir kısmının da bu haysiyet, şeref, vicdan yoksunu facebook teröristlerine yataklık etmelerini sabırla izliyorum.

Bazı dostlar o yayınlara neden yanıt vermediğimi soruyorlar.

Karşımda bir gazete, bir gazeteci veya gazeteciler yok… Olmayana ne cevap verilir ki?

İnançlı olduklarını da sanmıyorum, ama şimdilik Allah bildiği gibi yapsın diyelim…

*

Sedat Kaya üstadımız Datça’nın Sesi’nde şöyle diyor:

Sosyal medyada atılan tek bir tweetin, doğrulanmadan ‘iddia’ya, ardından köşe yazısıyla imaya ve hedef göstermeye dönüştürülmesi gazetecilik değildir. Kanıtsız paylaşımlar üzerinden Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras'ın ve kamu görevlilerinin zan altında bırakılması, üstelik cinsel yönelim gibi bir konunun suçlama malzemesi hâline getirilmesi hem basın etiğine hem hukuka aykırıdır. Bu noktada cevap vermesi gerekenler seçilmişler değil, hukuku işletmesi gereken savcılar ve mesleğin onurunu koruması gereken basın kuruluşlarıdır.

Muğla’da artık her gün yeni bir “basın kuruluşu” ile karşılaşıyorsunuz. Kaça ulaşıldı bilmiyorum. ‘Basını’ yok, ‘kuruluşu’ çok… Gerçi bu anormal bir durumda değil, internette bir sayfa açanın “gazeteciliğini ilan ettiği” bir yerde gayet normal…

Her şey hızla kirlenirken bir “meslek odasına” sahip olamamış tek meslek olan gazetecilik nasıl temiz kalabilirdi ki…

*

Bodrum’da yayın yapan Bodrum Sıcak Haber’in söz konusu haberini sanırım ilk görenlerdenim. Takip ettiğim bir internet gazetesi. Ancak haberin peşine takılmayı düşünmedim. Seviyeyi fazlasıyla düşük buldum…

Sedat Kaya arkadaşımız bir adım ileri gidip, basın örgütlerinin yapması gerekeni yaptı. Savcıları göreve çağırdı. Sedat Kaya’nın çağrısını yaptığı yazının yayınlandığı günde Ahmet Aras Başkan savcılık başvurusunu yaptı…

Bodrum Sıcak Haber’in “İddialar var, sorular ortada, söz sırası Ahmet Aras'ta” başlıklı haberi “Sayın Başkan, Bodrum Belediye Başkanlığı yaptığınız dönemde ‘danışman’ sıfatıyla kamuoyunda sıkça gündeme gelen bir isim bulunuyordu. Muğla Büyükşehir Belediye Başkanlığı görevine geçmenizle birlikte, aynı danışmanın bu kez Muğla’da da görev aldığı yönündeki bilgiler kamuoyuna yansıdı. Ardından ‘Reklam AŞ’ adı altında bir şirket kurulması, belediye ile bu yapı arasındaki ilişkilere dair soruları beraberinde getirdi.” diye başlıyor ve Selim Turan imzalı haber şöyle devam ediyor:

Tüm bu tartışmalar sürerken, son günlerde sosyal medyada yapılan bazı paylaşımlar kamuoyunda ciddi yankı uyandırdı. Söz konusu paylaşımlar, geçmişte CHP Muş Gençlik Kolları Başkanlığı yapmış, ayrıca CHP Spor Kurulu Doğu Anadolu Sorumluluğu ve kamu araştırmacılığı görevlerinde bulunduğu bilinen Erkan Çakır adlı bir vatandaş tarafından Twitter (X) üzerinden dile getirildi.

Aynı kişi tarafından yapılan bir başka paylaşımda ise, yine iddia niteliğinde bazı danışmanlara yönelik ‘madde kullanımı’ gibi son derece ciddi ve ispat gerektiren söylemler dile getirilmiştir. Bu tür ifadelerin doğruluğunu bilmemiz mümkün değildir ve zaten yargı mercilerinin konusudur.

Burada çok net bir çizgi çekmek gerekiyor: Kişilerin özel hayatı, cinsel yönelimi ya da kişisel tercihleri kimseyi ilgilendirmez. Bu konular ne siyasi tartışma konusu yapılmalı ne de kamuoyu önünde hedef gösterilmelidir. Bu ilke tartışmasızdır.

O zaman hem de kanıtı olmayan sosyal medya iddialarını neden haber yapıyorsun kardeşim…

*

Habere göre, “Bu paylaşımlarda, belediyede görev yapan bazı danışmanlara ilişkin çeşitli ifadeler kullanılmış, ‘ileride ortaya çıkabilecek kayıtlar’ gibi söylemlerle kamuoyunda merak ve tartışma oluşmuş” …

Valla bu haber yapılıncaya kadar kimsenin ne haberi ne merakı vardı… Haberde “Bizim burada yaptığımız şey iddia sahiplenmek değildir.” denilse de bu “iddiayı” sahiplenmektir.

Haberde “Bu noktada Sayın Başkan’a şu soruları sormak artık kaçınılmaz hale gelmiştir:” denilerek sorular “Sosyal medyada dile getirilen bu iddialar hakkında bilginiz var mı? Belediyenizde görev yapan danışmanlarınızla ilgili böyle iddiaların gündeme gelmesi sizi rahatsız ediyor mu? İleride herhangi bir kayıt, belge ya da somut bilgi ortaya atılması durumunda kamuoyuna nasıl bir açıklama yapmayı düşünürsünüz?” diye sıralanıyor.

Ahmet Aras Başkan’ın yerinde olsam (elbette olamam) “Bu iddialardan yayınınızla haberdar oldum. İddialarınız kamuoyunu rahatsız ettiği gibi beni de rahatsız etti! İleride ortaya atılabilecek elinizde ne varsa getirin gereğini birlikte yapalım.” diye yanıt verirdim.

Bu yanıt yayın sahibini ne kadar tatmin ederdi bilemem, ama ardından da Ahmet Aras Başkan’ın yaptığını yapardım…

*

Muğla Büyükşehir Belediyesi’ni hedef alan ve sosyal medyada hızla yayılan iddialar, kent gündeminde tartışma yaratırken, Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, doğru olanı yaparak Bodrum Sıcak Haber sitesinde sosyal medya paylaşımlarına dayandırılarak kaleme alınan ve kanıtsız iddialar içeren yazılar hakkında suç duyurusunda bulundu. Başkan Aras’ın başvurusu, kişilik haklarının ihlal edildiği, ayrımcı ve hedef gösterici bir dil kullanıldığı gerekçesine dayanıyor.

Sedat Kaya arkadaşımızın bu konudaki yorumu “Başkan Aras’ın bu adımıyla birlikte, kamuoyunda tartışma yaratan iddialar artık köşe yazılarının ve sosyal medyanın değil, yargının konusu hâline geldi. Sürecin savcılık makamlarınca yürütülmesi beklenirken, hukuki sürecin sonucu kamuoyu tarafından yakından izlenecek. Şimdi sıra Muğla basın kuruluşlarında. Ayrık otları bu meslekten temizlenmeli.” oldu.

Altına imzamı atıyorum…

*

Sıcak Haber’in yayınına ilişkin “Bir iddiayı kamuoyuna taşıdığınız anda artık sadece soru sormuş olmazsınız. Toplumsal hafızaya bir gölge düşürürsünüz. Burada durup sormak gerekir: Bu gerçekten gazetecilik mi, yoksa dedikodunun kamusal dolaşıma sokulması mı?” diyen Sedat Kaya şikayet konusu habere ilişkin şu ifadelerde bulunmuştu:

Bodrum Sıcak Haber adlı internet sitesinde, Selim Turan imzasıyla yayımlanan bir yazıyı okudum. Açıkçası dilim tutuldu. Öyle bir metin ki, insanın mesleğinden utanası geliyor. Başlık şu: ‘İddialar var, sorular var, söz sırası Ahmet Aras’ta.’

İddia ne?

Bir kişinin attığı bir tweet. Tweetin içeriği tamamen kanıtsız, ayrımcı ve hukuken sonuç doğurabilecek nitelikte. Paylaşımda, ‘Muğla Büyükşehir’de eşcinsel danışmanlar varmış’ deniliyor.

Mış. Bu tek paylaşımdan bir “destan” çıkarılıyor ve doğrudan Ahmet Aras’a sesleniliyor: Cevap ver.’ .. Bu gazetecilik değil; akıl tutulmasıdır.

Üstelik sadece etik bir sorun da değildir. Kişilik haklarını zedeleyebilecek, ayrımcı ve hukuka aykırı bir yayın pratiğidir. Bu noktada görev Ahmet Aras’ta değil, savcılardadır.

Eğer ortada kamuoyunu ilgilendiren ciddi bir suç iddiası varsa, bunun adresi köşe yazıları ve imalı sorular değil; savcılık dosyalarıdır. Hukuk gecikmemeli, yargı bu tür yayınlar karşısında refleks göstermelidir.

Ama bu da yetmez. Muğla’da faaliyet gösteren basın kuruluşlarının da sorumluluğu var. Meslek etiğini ayaklar altına alan bu tür örnekler karşısında susmak, onları dolaylı olarak meşrulaştırır. Gazetecilik mesleğinin içindeki bu ayrık otlarını teşhir etmek ve kınamak, asıl meslektaşların görevidir.

Peki Ahmet Aras ne yapmalı?

Ben olsam, vakit kaybetmeden hukuki yollara başvurur, yargı sürecini işletirim. Çünkü suskunluk, bu yöntemi cesaretlendirir.

Ahmet Aras Başkan da Sedat Kaya’nın bu yazısının çıktığı gün öyle yaptı…

*

Sedat Kaya’nın da dediği gibi şimdi sıra Basın Örgütleri’nde… Gerçek Basın Örgütlerinin giderek artan kirlenmeye “Yeter” diyeceklerini umuyorum…

---------------                           ---------------

GÜNÜN SÖZÜ: Hayata katabileceğimizi eklemeye geldik, hayattan ne alabileceğimizi almaya değil. --William Osler